Mustafa PAÇAL
Önceki baskıcı siyasî ve ekonomik dönemlerden farklı olarak özellikle son altı yılın her günü, her anlamda derslerle dolu bir dönem oldu.
Hukuksuzluk, zorbalık, insan hakları ve medya özgürlüğü alanlarındaki baskının ortaya çıkardığı sonuçlar üzerinden alınacak çok dersler bulunmaktadır.
Ve bu dönem henüz bitmedi ve daha neler olacağı da belli değil…
Çünkü halen meclis, yargı, medya ve devletin tüm olanakları bir merkezin elinde bulunuyor.
Bu gücün kanun yapma, yalan haber yayma, tutuklama ve ceza vermeden tutunda para dahil pek çok araçla iktidarını tahkim etme ve muhalefeti ezme adına tüm polis devleti şiddetini gözünü kırpmadan kullanma durumu var.
Bunu her gün gösteriyor da zaten…
Hattâ savaş çıkarma ve tüm bölgesel çatışmaların içine ülkeyi sürükleme yetkisi var.
Diğer yandan Rusya’dan S-400 satın alınmasının ABD ve NATO ile olan ilişkilerini etkileri şimdilik tam ortaya çıkmış gözükmese de orta ve uzun vadede Rusya, Çin veya ABD, AB ekseni arasında yaşanması muhtemel bir gel-git sürecinin bedelini ödenmesi de işin bir başka önemli yanını gösteriyor.
Şimdi bu güç merkezine karşı siyasî ve toplumsal alanda bir cephe siyaseti bilinci oluştu ve bu bilinç eksikte olsa ittifak yapan muhalefet partileri üzerinde kendisini gösterdi.
CHP, İYİP ve Saadet Partisi arasındaki diyalog ve işbirliği oldukça umut verici bir siyasî gelişme olarak görülse de bu ittifaka HDP’nin vermiş olduğu destekte en az onun kadar değerli bir siyasî gelişme ve başarıdır.
Şimdi bu somut durumu daha geniş bir demokratikleşme programının siyasî zemini olarak değerlendirmek her bir muhalefet liderinin topluma ve ülkeye karşı sorumluluğudur.
31 Mart ve 23 Haziran yerel seçim sonuçları bu umudu ortaya çıkardı.
Ancak ortaya çıkan bu umudu siyasî alanda nasıl bir program ve nasıl bir işbirliği üzerinden nereye doğru taşınacağının belirsizlikleri devam ediyor.
Bunun bir nedenini muhalefetin içindeki “iktidar güçlerinin” etkisi olarak görmekse de diğer bir nedenini ise demokratik ve dönüştürücü siyaset için yeterli isteği oluşmamış olması olarak görmek gerekir.
Bu açık nedenlerinden biri de muhalefet içinde HDP’ye karşı konulmak istenen siyasî mesafe ve hattâ zaman, zaman düşmanca tavırdır.
HDP bizim adaylarımızın seçilmesi için her türlü desteği dışardan versin “ki veriyor, vermese seçim kazanılmaz” ancak muhalefet bloğu içinde olmasın, birlikte görünmeyelim.
Böyle düşünülüyor ve davranılıyor olması açık bir siyasî ironi oluşturuyor ki, AKP ve MHP sözcüleri bu durumu siyasî ranta bile çeviriyor.
Türkiye’de siyasî alanda alanda oluşan kutuplaşmanın oyuncuları belli, bunun saklanacak yanı kalmadı.
Bu durum diğer yandan ise birlikte oluşturulacak bir demokrasi programını tartışılmasını ve onun siyasî ayaklarını oluşturulmasını da geciktiriyor.
Kürt sorununun çözümsüzlüğü üzerinden kaybedilen yıllara mı yanalım. Demokratik yeni bir anayasa yapamadık buna yanalım. 15 Temmuz sonuçlarıyla mağdur olan onbinlerce insanın dertleriyle hemhâl mi olalım...
Tüm bunlar için 31 Mart ve 23 Haziran seçim sonuçlarının ortaya çıkardığı moral ve özgüvenin yarattığı siyasî dalga üzerinden geniş bir demokrasi ittifakı üzerinden konuşulabilir.
Bu HDP’siz olacak bir siyasî durum değildir.
Ancak HDP’de daha geniş bir muhalefet bloğu içinde ortak bir program ve işbirliği içinde olacağının ve buna uygun hazırlıklara diğer ittifak partileri gibi kendini hazırlamalıdır.
Öncelikle AKP’nin “yargı reformu” diye gündeme getirdiği yasa değişiklerini içerik olarak “daha kapsamlı bir yargı reformu” talebiyle geri çevirmekten ziyade hâkim güvencesi, âdil yargılama hakkı ve insanî muamele sorun alanların da iyileşmelerin sağlanmasına öncelik verilmeli ve diğer yandan AB ile geri kabul anlaşması paketinin içinde olan Schengen vizesi öncelikleri arasında AB tarafından talep edilen 72 ayrı kriterin içinde bulunan “terör olayı, terörist, terör örgütü ve terör örgütü propagandası” alanlarında bulunan tanım ve yorum uyumsuzluklarının yeniden hukukî ölçülerde düzenleyen bu kriterlerle yargı reformu paketini eş zamanlı gündeme alınmalıdır.
Diğer yandan demokratik yeni anayasa için de ciddi adımların atılmasına destek olacak bir siyasî birikim ve deneyim bulunmaktadır.
Gerek Meclis Anayasa Komisyonu çalışmaları ve kabul edilen anayasa değişikliği maddeleri ve gerekse farklı şekillerde yapılan platform çalışmaları bu birikim ve deneyimi gösteriyor.
Ancak yeni anayasa çalışmaları günümüzde bulunan acil sorunların çözümünün yerine konulacak bir çalışma değildir demektense, anayasa çalışmaları için oluşan siyasî iklimin sağlayacağı diyalog ve işbirliği fırsatları da göz önünde tutulmalıdır.
Kürt sorunu, yapısı gereği daha geniş bir coğrafya üzerinden yürüyen ve daha çok ortaklı, bölgesel ve uluslararası bir sorun olacağı önceden de biliniyordu.
Bugün bu öngörü şimdi çok daha sıcak bir gündemle günlük siyasî, ekonomik ve toplumsal hayatımızı etkiliyor.
Kürtler için de ve Türkiye dâhil diğer bölge ülkeleri içinde ortak bir kaderin yolcuları olarak bu meseleyi düşünmek gerekir.
Suriye, Irak Kürtleri ile İran ve Türkiye Kürtleri diğer halklar ve kültürlerle ortak bir gelecek kurmak zorunda.
Karşılıklı şiddetin üzerinde ısrar eden politikaların hepsi iflas etmiş ve barış içinde demokratik bir hayat arzusu fiilen şiddeti yenmiştir.
Ancak ne ki Türkiye’yi elinden bulunduran iktidar güçleri bu gücünü kaybetmemek için başvurmayacağı çılgınlık yoktur.
Ancak düne göre bugün manevra alanları siyasî ve askerî olarak daralmıştır.
Batı eksenini bırakmak istemesinin tek nedeni de budur.
Demokratik ve hukukî değerler bakımında Batı tarafından denetlenmek ve eleştirilmek istenmediği için Rusya ve Çin’e yanaşmak istiyor.
Çünkü onlar sadece domateste kurtçuk çıktı veya demir biraz paslanmış gibi sorun çıkarıyorlar.
Ne insan hakları ne hukuk devleti umurlarında bile değil…
İktidar güçlerinin zorbalık, hukuksuzluk ve yolsuzluk yaptıkları alanları daraltmak ve giderek bunun hesabını sorabilecek cesur ve kararlı bir muhalefet enerjisi yaratılabilir.
Bunun toplumsal ve siyasal potansiyellerinin olduğu son seçimlerde görüldü.
Yeter ki muhalefet olan her kesim ve partiyle güç ve işbirliği yapmaktan çekinmeyelim.
AKP destek alacağını bilse “şeytanla” bile iş tutar.
Bunu da unutmayalım… İttifak şart.
Yazarlar
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları




















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025
4.01.2022
15.04.2021
10.02.2021
13.01.2021
23.12.2020