Süleyman Seyfi Öğün
Modern dünyânın en büyük sorunsallarından birisi, “sermâye” ile “devlet” arasındaki ilişkilerde hangisinin diğerini güdümleme kuvvetine sâhip olduğudur. Bunu daha kabaca “ekonomik” güçlerle, “siyâsal” güçler arasındaki mücâdeleler olarak da değerlendirebiliriz. Düşünüş târihinin bu soruya verdiği cevaplar hayli farklıdır. Ama bu soruya verilen farklı, hattâ çelişkili cevapların ortak paydası basitlemeciliktir. Yâni birileri , devletlerin sermâyenin bir “âleti “veya daha bilinen kavramlaştırmayla “aygıtı” olduğuna hükmetmiştir. Meselâ kaba, ortodoks marksizmin yaklaşımı bu şekildedir. Ekonominin hâkim gücü olarak târif ettikleri sermâyedarlar (kapitalistler) devletleri de ellerine geçirmişler ve işçi sınıfının “devrimci” mücâdelesini bastırmak için kullanmaktadır. Althusser ve Poulantzas gibi yapısalcılar başta olmak üzere , ortodoks marksizmi eleştirenler ise devletlerin “göreceli özerkliğinden” bahsetmişlerdir.
Tabiî ki, bu bakışın zıt kutbunda; ağırlıklı olarak devletleri üstün, hattâ mistik birer tapınma odağı olarak gören muhtelif sağ düşünüş örüntüleri mevcuttur. Geleneklere bağlı olmayı ilke edinmiş “sağ” için de bu çok tabiî sayılmalıdır. Çünkü sağ, bir şekilde gelenekten kopuk bir gelecekçilikten rahatsızlık duyar. Geleneğin hüküm sürdüğü “altın zamanlar”ı bozan en büyük gelişmelerden birisi sermâyenin-bunu ekonomi olarak da okuyabilirsiniz- , devletler karşısında kendisine alan açmış olmasıdır. Hâlbuki “altın zamanlar”da “servet” büyük ölçüde “devlet” tarafından kontrol edilebiliyordu. ana akım sağ; özellikle de paternalist olan kesimi, “devlet-servet” ilişkisini “devlet-sermâye” ilişkisine projekte etmeyi sevmiştir.
Şahsî bakışım îtibârıyla ; “sermâye-devlet” ilişkisine , bir “tepeleme” ilişkisinden çok ; mesâfe taşıyan; lâkin eş anlı olarak “rekâbet” ve “işbirliği” ihtimâllerini içeren bir etkileşim olarak bakmayı daha manâlı bulurum. Mesâfe kaçınılmaz görünüyor. Çünkü “orijinâl” olarak “devlet aklı” veyâ “siyâsal akıl”, egemenlik temelinde , tâyin edilmiş sınırlarla düşünür. Hâlbuki sermâye veyâ ekonomik akıl, kendi asimptotunda kendisini maksimize etmeyi düşünür. Yâni baştan tâyin edilmiş sınırlardan hoşlanmaz. Bu sınırların kültürelleşmesi ise yine sermâye aklının peşinen îtiraz edeceği bir husus olacaktır.
Pekiyi sermâye ile devlet nasıl uzlaşabilir? Biliyoruz ki, akılcı bürokratik işlemlerin yaygınlaşmasıyla , ekonomik akılcılığın yaygınlaşması ve kurumsallaşması arasında bir târihsel bağ mevcuttur. Merkantilizm bunun meyvaya durmasıdır. Diğer taraftan palazlanma ve krizler düşünüldüğünde nekahat devirleri sermâyenin devletlere ihtiyaç duydukları dönemlerdir. Ama , bu dengeler hep geçicidir ve asla ezelî ve ebedî bir ittifak doğurmaz. II.Genel Savaş sonrası, sermâyenin yeniden-bölüşümcü bir doğrultu kazanması devlet-sermâye ilişkisini başka bir örüntüye oturtmuştu. Devletlerin sosyalleşmesi o zamanlar için pek makbûldü. Ama sermâye, özellikle de finansal bir büyüme içine girince bu ilişkiyi feshetmekte bir lâhza tereddüt etmedi. Her yerden, devlet karşıtı söylemler yükseldi. “Sivil toplumculuk”, “daha az devlet, daha çok toplum” tekerlemeleri aslında mâliyetleri artmış sosyal devletlerin sermâyenin nazarında ne kadar da “non grata” olduğuna delâlet eder.
Dünyâ , hattâ bölge tahlillerinde basit olarak devletleri aktörleştirmek çok yanıltıcı olabilir. Maalesef genel geçer uluslararası ilişkiler yaklaşımı da budur. Hâlbuki, dikey seyreden; yukarıdan aşağıya kesen ve ayrıştıran devletlerarası ilişkileri, yatay kesen başka etkenler vardır. Bunu “ekonomi dünyâ” veyâ “sermâye dünyâ” olarak da târif edebiliriz. Ama görmek gerekir ki, sermâye de artık homojen değildir. Reel ekonomilerin ; özellikle de militer ekonomilerin aklıyla , devlet aklı örtüşüyor. Böylece reel sermâye, kendisine bir tutunum elde ediyor. Buna mukâbil ulusu, devleti, hattâ yuvası olmayan “finansal sermâye”nin ve “siber sermâye”nin cârî ve muhtemel etkileri açığa çıkıyor ve ilkiyle çelişiyor. (Siber sermâyenin karizmatik figürlerinin sigâya çekilmesi ve deyim yerindeyse burunlarının sürtülmesini unutmayalım).. Bu da târihsel durumları ve oluşları daha da karmaşık kılıyor. Keşke herşey bununla sınırlı kalsaydı. Gelin görün ki özellikle enerji alanı , özellikle de yeni kaynakların bulunmasıyla- demek ki iktisat derslerinin kıt kaynaklar varsayımı iyice yalan oldu- durumu ve ilişkileri daha da karmaşık hâle getirdi. Bunun, finansal sermâyeyi de bölen bir etki doğurduğu kanaâtini taşıyorum. En son olarak “bitcoin-dolar” kavgasını da bu bölünmeye dayandırıyorum.
Kavga, Adam Smith’i bile çok ürkütmüş olan “siyâsal ekonomiler” ile David Ricardo gibileri heyecanlandırmış olan “ekonomik siyâsetler” arasında. İlki kendisini tahkim ediyor, diğeri ise, Delueze’ün hârika tasviriyle “sızıyor”. Kavga “tahkimat” ile “sızma” arasında. Bakalım hangisi kazanacak?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları






















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2021
29.04.2021
22.04.2021
4.06.2020
22.04.2019
4.02.2019
14.02.2019
11.02.2019
4.02.2019
28.01.2019