Yıldıray OĞUR

6 Şubat depreminin birinci yıldönümünde, depremin olduğu saat 04.17’de Hatay, Adıyaman, Maraş ve Malatya’da on binlerce insan sokaklara çıktı.
Anma için toplanan adreslerden biri de Malatya Mehmet Buyruk Caddesi üzerindeki bir boş arsaydı.
Etrafında apartmanlar olan boş arsaya dev harflerle “Adalet, 6 Şubat, Hakimbey, 04.17” yazılmıştı.
Bu hem bir adalet çağrısıydı hem de bu boş arsada bundan bir yıl önce ayakta olan apartmanın adıydı: Hakimbey Apartmanı
Hakimbey Apartmanı, etrafındaki diğer binalar ayakta kalmışken 6 Şubat saat 04.17’deki 7 saniye içinde yıkıldı.
79 insan gözlerini açamadan enkazın altında can verdiler.
Peki 79 insanın ailesinin adalet arayışında bir yılda ne oldu?
Önce bütün Türkiye’nin rakamlarına bakalım.
DW Türkçe’nin derlediği rakamlara göre son bir yılda 6 Şubat depremiyle ilgili 2 bin 622 kişi hakkında soruşturma başlatıldı.
259 kişi tutuklandı, 946 şüpheli hakkında adli kontrol kararı alındı.
190 iddianame hazırlandı, 154’ü kabul edildi. Davalar başladı. Bu davalarda 126’ü tutuklu olmak üzere 461 sanık yargılanıyor.
Mahkemeler tarafından henüz kabul edilmeyen 36 iddianamede de 8’i tutuklu, 55 şüpheli bulunuyor.
Peki bu şüpheliler ve tutuklular arasında herhangi bir kamu görevlisi var mı?

DW Türkçe’ye konuşan Adıyaman Baro Başkanı Bilal Doğan, Adıyaman’da şüpheli kamu görevlisi olmadığını söylüyor:
“Deprem soruşturmaları kapsamında savcılıklara gelen bilirkişi raporları var. Bu raporlarda kamu görevlilerine de kusur atfedildi. Ancak şu ana kadar kamu görevlilerine açılmış bir soruşturma da yok dava da yok. Onunla ilgili prosedür işliyor. Soruşturma izni alınması lazım. Ancak bildiğimiz kadarıyla verilmiş bir soruşturma izni yok.”
Kahramanmaraş’ta da durum aynı. Kahramanmaraş Baro Başkanı Muhammed Burak Gül neden böyle olduğunu da anlatmış:
“Bilirkişi raporlarında kamu görevlilerine tali kusur atfediliyor”
Hatay ve Malatya’da da soruşturmaların ucu kamu görevlililerine bir yılda ulaşmadı.
Malatya’da 167 soruşturma sonunda şu ana kadar 58 dava açıldı. Açılan davalarda 245 sanık yargılanıyor. Bilirkişi raporu beklenen 31 dosyanın da yakın zamanda tamamlanması bekleniyor.
Yargılanan şüpheliler müteahhitler, mimarlar, mühendisler, yapı denetimcilerinden oluşuyor.
Yargılanmaların temeli de binaların çökme sebebiyle ilgili üniversitelerden alınan bilirkişi raporları.
Ama o raporlarda büyük sorunlar var. Bazı raporlar şehre bile gelmeden masa üstünde hazırlanmış.
Bazılarında deprem yönetmelikleri karıştırılmış. Deprem için hazırlanan son yönetmenliğin üzerinde olan ivmesi hiç hesaba katılmamış.
Hem inşaat mühendisi hem de avukat olan Levent Mazılıgüney bu davalardaki bilirkişi sorununa dikkat diyor:
“1997 ve 2007 deprem yönetmeliklerine göre 1. Derece deprem bölgelerinde öngörülen tasarım depremi için azami yer ivmesi 0,4 g (yer çekimi ivmesinin 0,4 katı, yani yüzde 40’ı) büyüklüğündedir. 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde elbette her yerde değil ama bazı alanlarda tasarım depremi büyüklükleri aşıldı. Örneğin Hatay merkezde ortalama ivme 1,0 g mertebelerinin üzerinde değerleri buldu. Kahramanmaraş’ta 2,1 g azami yer ivmesi ölçülen istasyonlar oldu. Vücudumuza yatay yük olarak ağırlığımızın yüzde 40’ı ölçüsünde peş peşe yumruk gelmesiyle yüzde 100’ü ölçüsünde peş peşe yumruk atılması aynı mıdır? 40 kg, 100 kg ya da 200 kg kuvvetinde yumruklar aynı etkiyi mi oluşturur?
1000 tonluk bir yapı düşünün. Yatayda gelen kuvvet için (detay hesaba girmeden) 0,4 g ile 1,0 g veya 2,0 g aynı etki midir? Binalar deprem yönetmeliğinin öngördüğü 0,4 g için tasarlanmışsa, mühendisin veya müteahhidin sorumluluğu nereye kadardır? 4 bin dosyaya bakan üniversitemizin raporlarının hiçbirinde depremin büyüklüğüyle ilgili bir değerlendirme yok.”
Yani devlet yine tuttuğunu yakaladı, vicdanları rahatlatmak için davalar açıldı, neden bu felaket başımıza geldi diye dürüst ve cesur bir kamu soruşturması açılmadı.
Binlerce davadan biri de Malatya’daki Hakimbey Apartmanı davası.
Malatya’da 6 Şubat depremlerinde yıkılması sonucunda 78 kişinin enkaz altında kalarak vefat ettiği Hakimbey Apartmanı davasında da dört kişi yargılanıyor: Mimar, iki inşaat mühendisi ve proje müellifi.
2000 yılında inşa edilen binanın müteahhiti yıllar önce ölmüş.
1975 yönetmenliğine göre yapılan Hakimbey Apartmanı’nın diğer yıkılan binalardan bir farkı var.
Aslında apartman bundan üç yıl önce bir uyarı vermişti.
24 Ocak 2020 tarihinde Elazığ Sivrice’de deprem meydana geldi.
Malatya da o depremde sarsıldı, 4 bin 947 binanın ağır hasarlı hale geldi.
Hakimbey Apartmanı’nın da zemin kattaki asansörünün etrafında, otoparktaki kolonlarında gözle görünen çatlaklar oluşmuştu.
Korkudan dört gün boyunca kimse apartmana giremedi.
İlk gelen yetkililer apartmanın ağır hasarlı olduğunu şifahen söylediler.
24 Ocak depreminden 2 gün sonra Hakimbey Apartmanı’nın sakinlerinden 32 yaşındaki Gülen Öner, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne bir dilekçe yazdı:

“İkamet ettiğimiz aşağıda açık adresini belirttiğimiz apartmanımızda ve dairemizde 24.01.2020 tarihinde meydana gelen depremde hasarlar ve çatlaklar oluşmuştur. Bu nedenle evimizde ikamet edemiyoruz. Hasar tespiti için yerinde testlerin yapılması için arz ederiz.”
Dilekçenin sonuna bir de not düşmüştü:
“Evde kalamıyoruz. Gelindiğinde yukarıdaki numaramdan iletişime geçilmesini rica ediyoruz”
Dilekçenin sonucunu beklerken Gülen Öner ve ablası Fatma Öner 2 ay boyunca evlerine girmediler.
Ama bir türlü dilekçeye cevap verilmedi.
124 gün sonra 30.05.2020 tarihinde Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, apartmana “Hasarsız” raporu verdi.
Apartmanın kapıcısı Cumhuriyet Savcısına daha sonra verdiği ifadede, Sivrice depreminden sonra zemin kattaki bir dairedeki kolonlarda çatlaklar gördüğünü, giriş kattaki merdivenlerde fayansların düştüğünü söylemişti ama Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü “sıva çatlağı” deyip geçiştirmişti.
İkna olmayan kapıcı bedava oturduğu apartmandan başka bir yere taşınıp, kapıcılığa devam etmişti.
Bu öngörüsüyle ailesinin ve kendisinin canını kurtardı.
6 Şubat 04.17’de “hasarsız” Hakimbey Apartmanı’nın yıkılması 7 saniye sürdü.
79 kişi uykularında enkaz altında kaldı.
Enkaz altında kalanlar arasında “hasarsız” raporunun ardından çaresizce apartmana dönen Gülen Öner ve ablası da vardı.
Cesetleri enkazdan ancak 9 gün sonra çıkarılabildi.
Depremin ardından Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı, yıkılan diğer binalar gibi Hakimbey Apartmanı için de soruşturma açtı.
1997 yılında yapılan binanın inşaat mühendisi tutuklandı. Daha sonra 25 yıl önce bu binanın inşaatında görev almış mimar, mühendis ve yapı denetimcisi gözaltına alındı.
Halen bir kişinin tutuklu yargılandığı davada konu bir türlü 3 yıl önceki hasarsız raporuna gelemedi.
Hasarsız raporunu veren Malatya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü uzmanı savcılığa tanık olarak ifade verdi.
“Gözlemsel bir tespitle” hasarsız raporu verdiklerini söyledi. İki gün sonraki dilekçeye rağmen incelemeyi de resen yaptıklarını iddia etti.

Peki, bu doğru olmayan ve sorumluluğunu itiraf eden ifadenin sonunda ne oldu?
“Hasarsız” raporunu veren şube müdürü terfi aldı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Şube Müdürlüğü’ne vekaleten atandı.
Malatya’yı ayağa kaldıracak bakanlığın ildeki bir numaralı koltuğuna oturdu.
Peki, mühendis ve mimarları yargılanırken bu binaya ruhsat veren belediye yetkilileri?
Savcı, depremden 11 gün sonra dönemin Malatya Belediyesi İmar Müdürlüğü çalışanı beş kişi hakkında soruşturma izni istedi.
Ama Battalgazi Kaymakamlığı bu izni ancak 8 ay sonra, Hakimbey Apartmanı skandalını KayısıHaber’in başındaki Mahir Temur yazınca verdi.
Dün Hakimbey Apartmanı’nın enkazı önündeki anmada, yıkılmaması için üç yıl mücadele ettiği binada ölen Gülen Öner’in kardeşi Sevgi Öner de konuştu:
“Biz yaşamıyoruz, 6 Şubat’ta onlarla beraber öldük. Ablam (Gülen Öner) her zaman adaletten yanaydı, herkesin hakkını arayarak gitti. 24 Ocak 2020 depremi sonrası Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne “Eve giremiyoruz, korkuyoruz. İncelemeye geldiğinizde bu numaradan bize ulaşın” diye bir dilekçe yazmıştı. Şimdi incelemeye gelip “O bina çok sağlam” diyenler, şimdi gelsin bir daha “O bina çok sağlam” desinler. Ağır hasar raporu verilen binayı az hasara çevirdiler, ablam Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne gidip “Tekrar inceleme yapmazsanız o binaya girmem” demiş. Üç kişi gelmiş, ellerinde çekiçle kolonlara vurup “Sağlam” diyorlar. O üç kişi gelsin. Üç kez incelemeye geliniyor; ağır hasar, az hasar ve hasarsız raporları veriliyor. Bu ekiple buraya gelsinler; yaşına girmemiş bebeklerin, annesiz babasız bizi dışarıda bıraktılar, bunun hakkını ödesinler. O zaman adalet yerini bulur”
Dün Adıyaman’daki anmalarda birden bire ortaya çıkan slogandaki gibi bu “sahipsiz memlekette” ölmemek için devlete karşı mücadele etmek de yetmeyebiliyor.
Ama şiirde dendiği gibi “Sussan olmuyor, susmasan olmaz” hakim bey!
Yazarlar
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÇankaya şişmanı... 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTrump şaşırtmaya devam ederken… 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciÇöken CHP mi AK Parti mi? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİçişleri bakanı ne demişti, gerçek ne çıktı? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUHakan Fidan’ın anlamadığı 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSuriye’nin bir ucunda oyun içinde oyun 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAGün Rojava’yı Savunma Günüdür; Ortak Geleceğe Yönelik Tehdit... 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKDışarıdan ABD, içeriden mollalar: İranlılar ne yapacak? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSuriye’nin “normal”i inşa ediliyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRSURİYE'DE İHLALE SUKUNET MORFİNİ 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluCumhurbaşkanı 23 yıl sonra niye hâlâ şikayetçi? 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURBuyurun tekrar çözüm sürecine... 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanGrönland kavgası: Ne Trump NATO’yı feda edebilir ne Avrupa 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUToplumsal gidiş nereye doğru? 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“Terörsüz Türkiye” süreci ne alemde? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRGül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİAranan baron İmamoğlu muymuş? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERSefalet ücreti 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraZamanımızın Bir Kahramanı 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAdaletsizlik Müslüman toplumların kaderi olabilir mi? 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürtlerle Suriye’de savaş, Türkiye’de barış: Ne kadar mümkün? 12.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKABD terörü ve rızanın çözülüşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalSiyonist evanjelist yayılmacılığa karşı demokratik konfederal dayanışma 4.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANDavutoğlu’nun “öfkeli çocuklar”ı 3.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları


































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
31.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
17.12.2025