Abdulmenaf KIRAN
Neden Yeterli Halk Desteği Alamıyoruz!
8.04.2024
405
Neredeyse çeyrek asra yakındır, fiilen siyasetin içindeyim, hem pratikte çalışırım. Hem de teorik çalışmalar yaparım. Mesleki faaliyetlerim dışında, hemen hemen her zaman, bu işe kafa yorarım. Başarısızlığımızın nedelerini enine boyuna değerlendirmeye çalışırım. Hatalarımı, eksiklerimi, nerede neyi kaçırdığımı durmadan gözden geçiririm. Bu arada mensubu olduğum Hak ve Özgürlükler Partisini de sık sık değerlendirmeme alırım. Ne kendime, ne de Partime torpil geçmem.( Her şeyin torpille yürüdüğü bu zamanda, benim bu kadar nesnel olmama inanılmamasını da anlarım!)
Siyaset, sorun çözme sanatıdır denilir. Ama bunu çiftdüşün olarak okuduğunuzda aynı zamanda sorun yaratandır da. Siyaset doğrudan Devlet olgusuyla ilgilidir. Siyasal erk, devleti idare eden erktir. Nikola Maakyavel ( Niccolò Machiavelli) “ Siyasi İktidar maddi ve manevi tüm değerleri dağıtan güçtür.” der. Bununla pek çok şey demek istiyor. Hem müktedir olduğunu hem de güce dayandığını anlatmak istiyor. Bu tespiti 16. Yüzyılın başlarında yapmıştır. Yaklaşık 400 yıl önce. O tarihlerde okuma yazma oranı çok düşük. Yüzdeyle değil, bindeyle ifade ediliyor. O tarihlerde dünyada te tük üniversite vardır. Bu gün artık kasabalarda bile Üniversite ve Yüksek Okullar mevcuttur. Bu gün toplumda okur yazar oranı neredeyse yüzde yüzdür. Dahası neredeyse, toplumun yarısına yakını Yüksek Okul mezunu.
O gün de siyaset güce dayalıydı, bu gün de güce dayanıyor. Sakın cehaleti taktir ettiğimi sanmayın. Her kes profesör olsa dahi siyaset yine güce dayanacaktır!
Ben güce tapanlardan değilim. Fakat nesnel gerçeklik bu. Güç sadece kas gücü değildir. Beyin gücü de güçtür. Ama siyasi gücün esası sahip olunan imkan ve olanaklardır. Beşeri ve kapital sermaye şarttır. Bilgi, birikim, bu sermayeyi doğru kullanmaya yarar. Siyasette çok bilgi sahibi olmak yeterli değildir. Halk sizin bilginize bakmıyor. Hele ki günümüzde hem bilgili insan sayısı çok hem de bilgiye ulaşmak da çok kolaylaştı. Nasıl ki toplum içinde, bazı meslekler eski cazibesini yitirdi ise, bilgi de eski cazibesini yitiriyor. Şimdilerde değişim yaratan , insan hayatına olumlu yada olumsuz dokunan bilgi caziptir….
Fikirlerimiz halk üzerinde beklediğimiz etkiyi yaratmıyor. Eskiden de bu böyleydi, şimdi de böyle. Pratik adımlar, alınan müspet sonuçlar, halk açısından daha caziptir. Kitleler, teorik ayrıntılarla uğraşmaz, pratik sonuçlarla ilgilenir. Eskiden köylerde, çatılı dam yoktu. Önce şehirlere geldi. Halk pratik yararlarını gördü. Artık loglamaya ihtiyaç kalmadı. Her kar yağışında çatıda kar küremeye de ihtiyaç kalmadı. Üstelik çatının yazın sıcağı azalttığı, kışın soğuğu hafiflettiği görüldü. Şimdi neredeyse tüm köylerde evler çatılı yapılıyor.
Konumuz dönecek olursak, siyaset güce dayanıyor. İnsanların çoğu, pati programlarını okumaz. Seçim bildirgelerini pek az kişi okuyor. Kaldı ki okusa dahi, okuduğundan değil, yapılanlardan etkileniyor. Halk bir partiyi değerlendirirken, kimler tarafından kurulduğuna, kadrolarının nitelik ve nicel yeterliliğine, sahip olduğu mali imkanlara bakarak destek veriyor. Her yerde çalışan, aktif örgütleri olan bir parti ile kadro ve mali imkansızlıklardan dolayı, sahada görünmeyen, ama sosyal medyada görünen bir parti aynı değildir. Halk gözüyle gördüğüne, yanında bulduğuna önem verir. Halk siyasilerin ne söylediğine değil ne yaptığına bakıyor. Söylevinin güzelliğine değil, topladığı kalabalığa bakıyor. Siyasette mitingde ne söylediğin çok önemli değil, kaç kişi topladığın önemli. Ne kadar göründüğün, ne söylediğinin önüne geçiyor. Halkın desteğini almanın en önemli yolu gücünüzdür.
Biz HAK-PAR’ı, kurarken, aslında şiddetten uzak, demokratik ve Kürtler için statü talep eden bir alternatif oluşturmak istedik. Bizden sonra, kimi bizden ayrılan, kimiyse aynı fikirleri savunup ama fiilin partimize katılmamış insanlarca, neredeyse bir düzine parti daha kuruldu. Bu durum hem HAK-PAR’ın halkta yarattığı olumlu beklentiyi kırdı, hem de yeni ama alternatif bir gücün olmasını engelledi. Bir suçlama için söylemiyorum. Bu benzer partiler, her seçimde doğal müteffik olması gerekirken,siyasi öngörüsüzlük, rekabet dürtüsü, bunun yarattığı kıskançlık durumu, kenarda durmuşlar görüntüsüne neden oldu. Bir birine benzer bu partiler birlikte sahada halka güven vermesi gerekirken, bölük pürçük durarak, hatta bir birini manipüle ederek, halkımızda “ bunlardan bir şey çıkmaz” algısı yarattı.
Sonuç, aslında biz statü isteyen Kürt siyasetçileri, hiçbir statü istemiyor durumuna geldik.
Bu sonuca gelmemizde, siyasi öngörüsüzlüğümüz neden oldu. Hiç kimse kusura bakmasın, altını çizerek belirteyim, kimseleri suçlamak için de söylemiyorum, HAK-PAR’dan sonra kurulan ve fakat benzer fikirleri savunan partilerin, gelinen bu sonuçta, aslan payları vardır. Sorun halkta değil, siyaset erkanındadır. Ya kendimize çekidüzen verir, sonuç almaya odaklanırız. Ya da ilelebet bu statusüzlük durumuna hizmet ederiz. 08.04.2024
Arb.Av. Abdulmenaf KIRAN
Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları





















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.08.2025
8.04.2024
23.05.2020
30.03.2020
27.06.2019
28.05.2019
27.06.2018
24.04.2018
14.02.2018
4.02.2017