Ahmet ALTAN
Son PKK eylemleri şimdi başka bir tehlikeyi yaratmaya başlamış görünüyor.
Devletin şahinleşmesi.
Küçük küçük haberleri mozaik parçaları gibi yan yana koyup uzaktan baktığınızda ürkütücü bir tablo çıkıyor karşınıza.
Dersim dağlarına, Kato’ya, Cudi’ye, Gabar’a binlerce “profesyonel” asker indiriliyor, “düz” askerler geri çekiliyor.
Bu yeni birlikler savaşmayı bilen komandolardan oluşuyor.
Ağır ağır dağları sarıyor, çemberi daraltıyorlar.
Yakın zamana kadar Hakkâri ile Şırnak’ı PKK yönetimine bırakmış olan devlet aygıtı, şimdi bütün gücüyle Güneydoğu’ya ve PKK’ya yöneliyor.
Devlet bölgedeki gücünü arttırırken PKK eylemleri de ardı ardına fiyaskolara dönüşüyor, en zayıf halkalardan biri olduğu anlaşılan Siirt’teki karakol baskınında üç ölü bırakıp kaçmak zorunda kalıyorlar.
Siirt’te Emniyet’i basacağız diye gidip genç kızları tarıyorlar.
Batman’da eyleme giden PKK’lılar hamile bir kadınla çocuğunun öldürülmesine yol açan bir çatışmadan sonra öldürülüyorlar.
Daha önce karşılaşmadığı bir savaş ortamında sıkışmış ve beceriksizleşmiş bir PKK görüntüsü, devletin içindeki şahinlerin iştahını açıyor.
Şimdi PKK, son zamanlarda göründüğü kadar güçsüz ve beceriksiz olmadığını kanıtlamak için mutlaka çok büyük bir eylem yapacaktır ama o eylemin sonucu ne olursa olsun şahinlerin “inancı” değişmeyecektir.
Değişik kalemlerden çıkan yazıları okuyup, televizyonlardaki konuşmaları dinleyince, “PKK’yla ne müzakeresi, bunlarla müzakere olmaz, yok edin PKK’yı” anlayışının sahiplerinin epeyce kalabalık olduğu ve devlet içinde gittikçe daha fazla ağırlık kazandığı seziliyor.
Devletin en azından bir bölümünün “PKK’yı silahla yok edebileceğine” inandığı, PKK’nın her başarısız girişiminin de onları biraz daha fazla cesaretlendirdiği ortada.
Şerafettin Elçi’nin “Bu kadar mağrur olma, kibri bırak” diye uyardığı Başbakan’ın da özellikle seçimlerden sonra iyice coşan cengâverliğiyle “PKK’yı bitirme” fikrine yakın durma ihtimali yüksek.
Eğer ben bu tabloyu yanlış okumuyorsam, devletin içinde bir bölüm “büyük saldırı” için gün sayıyor.
PKK yönetimi, hayatın gerçeklerinden kopuk bir hayal âleminde yanlış hesaplarla yanlış stratejiler kurdu, müzakerelerden çekildi ve şimdi ağır bir bedel ödüyor.
Gittikçe daha vahşi, daha beceriksiz, daha yolunu kaybetmiş gözüküyor.
Kendi tabanının inancını yitiriyor.
Eğer aynı akılsızlığı devlet yaparsa, devletin de sonu bugünkü PKK gibi olur.
Her şeyi eline yüzüne bulaştırır, ülkeyi de cehenneme çevirir.
Kürt meselesi, “kim daha akılsız” yarışmasıyla çözülecek bir mesele değil.
PKK’yı sıkıştırmak, kışlık hazırlıklarını engellemek, kamplarını bombalamak başka bir şey “bütün örgütü yok edeceğim” diye yola çıkmak bambaşka bir şey.
PKK’yı yok edemezsiniz.
Bunun için uğraşırsanız büyük bir “desperado ordusu” yaratırsınız, ideolojiden, idealden, akıldan, amaçtan iyice koparlar ve sadece “intikam” için dövüşen nefret dolu bir örgüt haline gelirler.
Böyle bir örgüte yetecek kadar nefret var Kürt gençleri arasında, onlar sadece Türklerden değil, Kürtlerin büyük bölümünden de nefret ediyorlar.
PKK’nın yok olması değil tam aksine “var olması” ve “saygı görme” isteğini kaybetmemesi gerekir, PKK’yı akıl yoluna çekebilecek tek ölçü onların “saygıdeğer” olma isteğidir.
Kürtlerle Türklerin anlaşabilmesi için Kürtlerin “gururlu” durmasını sağlayacak, “beni kızdırırsanız size gösteririm” diyebilmesine olanak verecek, kendisini “ezilmiş” hissetmemesine yardımcı olacak bir silahlı örgüte ihtiyaçları var.
O silahlı örgüt orada durduğu sürece siyasete daha rahat girecek, daha rahat hakkını talep edecek, daha rahat konuşacak ve hakkını aldığında da daha rahat barışacaktır.
Bugünkü şartlarda biraz ters bir mantık gibi gözüküyor ama barış için PKK’nın varlığı şarttır, PKK’yı yok ederseniz Kürtleri yenmiş olursunuz ama Kürtlerle asla barışamazsınız ve çözüm Kürtleri yenmek değil, Kürtlerle barışmaktır.
PKK’yı yok etmeyi amaçlayan askerî hazırlıkları hızlandırarak, KCK operasyonlarını arttırarak bir “ezme” girişimine sapmak yapılabilecek en büyük hata olur.
Ciddi bir devlet gibi karakollarınızı iyi korur, kentlerinizin asayişini sağlar, PKK yönetimini hayal âleminden çıkartırsanız zaten PKK gerçekleri görmek zorunda kalır, varlığını ve onurunu koruyabilmek için kendine çekidüzen verir, PKK içinde daha şimdiden gerçekleri gören çok sayıda insan bulunması ihtimalini de yabana atmamak gerekir.
Amaç PKK’yı yenmek, ezmek, onurunu kırmak değildir, amaç barıştır, Kürtlerin haklarını alabilmesi, bu ülkede yaşayan herkesin kendini eşit, özgür, mutlu hissedebilmesidir.
Savaşsız bir çözüm var.
Budalalıktan vazgeçmek herkese o çözümü gösterir zaten.
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları






































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.05.2020
21.01.2020
6.02.2019
28.11.2019
23.11.2019
11.11.2019
21.03.2020
25.09.2018
19.09.2018
26.08.2018