Ali Türer
10 yıl önce İsa’nın son 12 saatini anlatan (adı Tutku’ydu galiba) bir film izlemiştim. İsa’ya yapılanlardan dehşete düşmüş kendime bir soru sormuştum:
“Şu insanoğlu işkenceyle katlettiğini “günahımın kefaletini çekti” deyip bir gün kendine Tanrı ilan edebiliyor, işkence aletini haç yapıp boynuna asabiliyor. Bu değişim gücünü insan nereden alıyor? Bugünün firavunları da yarın lanetle anılacak, mazlumları bağırlara basılacak mı? Bunu ümit etmek iyi bir şey mi, yoksa çok mu acı verici?
İstatistikte “sabit” diye bir kavram vardır. Bir değişken ölçülemez hale gelmişse sabittir. Bir takıntıyı kırmızıçizgi haline getirdiğinizde bu olur. Aşırı endişe, kaygı ve korku ile sahip çıkıyorsanız kırmızıçizginiz paranoya haline gelebilir.
1999 yılında Balıkesir’de bir lisede edebiyat öğretmenliği yapıyordum. Bir sınıfın rehber öğretmenliğini üstlenmiştim. Sınıfımda anne babasının ayrılmasının yol açtığı kaygı ve endişeyi yaşayan, bunun için kendini suçlayan bir kız öğrencim vardı. Bir gün ellerini kollarını, vücudunu jiletle doğradığını fark etmiş dehşete düşmüştüm.
İnsanlar gibi toplumlarında bir takım saplantıları, takıntıları, paranoyaları olur. Siz katılmasanız bile bu takıntılar, paranoyalar yaşamınızı derinden etkiler. Bölünme parçalanma duygusu bu topraklara damgasını vurmuş en kadim paranoyalardan biridir. Galiba dağdan gelip bağdakini kovmakla, “ele geçirdiğimi bir gün elimden alırlar” korku ve endişesi ile yakından ilgisi var bunun.
Büyük bedeller ödediğiniz, sahip çıktığınızı koruma güdünüz kırmızıçizgiler üretir. Bazen savunma durumunda onurunuzu korumak için bu kırmızıçizgileri üretmeniz de gerekir, bunu anlarım. Fakat bu kırmızıçizgiler birlikte bir yaşamı paylaştığınız, paylaşmak zorunda olduğunuz diğerleri için dayatmaya dönüşüyorsa takıntılar, giderek paranoya üretmeye başlarlar.
Paranoyalarla nasıl mücadele edeceksiniz?
Bu mücadeleyi takıntı sahibini düşmanlaştırarak başarılı biçimde sürdüremezsiniz. Takıntı sahibi ile takıntıyı birbirinden ayrı tutmanız gerekir. Paranoya sahibini bir çeşit hasta olarak görüp, asıl mücadeleyi hastalığa karşı yürütürseniz başarma şansınız olur. Yoksa bir girdaba paçanızı kaptırırsınız, takıntı sizi nefret ettiğiniz karşıtınıza dönüştürür.
Takıntı haklı bir nedene dayansa da sonuçta takıntıdır. Değişkeni “sabit” haline getirirseniz takıntıya esir düşersiniz. Oysa değişken ölçülebilir, kontrol edilebilir özelliğini koruduğu sürece mücadeleyi sürdürme, değişkeni (durumu) farklılaştırma şansınız vardır. Takıntı haline getirdiğinizde sizin kontrolünüzden çıkar.
“Başkanlık” Cumhurbaşkanının, “öz yönetim” de PKK’nın ve onun bileşenlerinin takıntısı hale geldi. Takıntıların nasıl birer paranoya haline geldiğine, etrafına dehşet saçmaya başladığına yaşayarak tanık oluyoruz. Toplumu iki uçtan geriyor. İkisinin de temelinde bir şeyleri koruma, yeniden inşa etme var.
Tanzimat’ın başaramadığını, II. Abdülhamit, II. Abdülhamit’in sürdüremediğini, İttihat ve Terakki gerçekleştirmeye çalıştı. Hepsinde ortak nokta, merkeziyetçi yapıyı yeni tarzda güçlendirilerek dağılmanın önüne geçebilmekti. Bunun karşısına da hep ademi merkeziyetçi önerilerle çıkıldı. Süreç bugün de bütün şiddetiyle devam ediyor.
Kimi yediği nanelerin bedelini ödememek adına, korkuyla içinden çıkılamayacak bir yola girdi, kimi geleceğine sahip çıkma tutkusuyla yaşama alanını cehenneme çevirdi. Ama çocuklar, gencecik fidanlar telef oluyor, anaların bağrı yanıyor.
Ben de istiyorum sorunların azami ölçüde yerelde çözülmesini, insanların yerelde kendi kendilerine yönetebilecek kadar yetkinleşmesini, yönetime katılma kanallarının açılmasını. Ben de karşıyım yetkilerin merkezde bu kadar toplanmasına, vekâlet verdiklerimin beni tahakkümü altına alarak yola getirmeye çalışmalarına. Sorunun çözümü yetkiyi tek elde toplamada değil, mümkün olduğunca tabana yaymada yani demokraside. Er ya da geç bu yola da döneceğiz, bunu biliyorum.
Fakat bunun için bugünden fiili bir durum yaratıp yaşadığım alanın etrafına ille hendek mi kazmam gerekiyor. 15-18 yaşında çocukların eline silah verip okulları mı yıktırayım? Yaşama alanımı hendekler içinde mi korumalıyım? İçimdeki isyanı bastırmak için vücuduma jilet mi atayım?
Yoksa sokağa çıkma yasağı ilan edip 10 bin askerle şehir içinde insan avına mı çıkayım. Uyuşturucu kullanan gence deli gömleği giydirip hastaneye tıksam iyileşir mi?
Şiddet, bu topraklarda hep merkeziyetçi yapının değirmenine su taşıdı, bu gün de bunu yapıyor.
PKK’nın Doğu ve Güney Anadolu’da oluşmasına yardım ettiği kargaşa ve şiddet ortamı birilerinin elinde “başkanlık” yolunda yürümeyi meşrulaştırıcı, kolaylaştırıcı yol haritası haline dönüştü, dönüşüyor. “Seni başkan yaptırmayacağız” ile yola çıktınız, şimdi Cumhurbaşkanı başkan olmaya çok yakın. Siz ise her geçen gün müttefik kaybediyorsunuz. Yıllardan beri yerinden yönetim için mücadele edenlerin elini zayıflatıyorsunuz. Bizi yalnız bıraktınız diye sitem ederken, hiç yoldaşlarınızı yalnız bırakmış olabileceğiniz aklınıza geliyor mu? Ortaya çıkan sonuçta sizin hiç mi payınız yok?
Bir başka kırmızıçizgiyi de Diyanet İşleri Başkanımız açıklamış. Cem Evlerinin ibadethane hale getirilmesini din işlerimizin Sünni başı “kırmızıçizgi” ilan etmiş. Alevi’nin nerde ibadet edeceğini karar vermeye hakkım var mı yok mu, diye kendine sormuyor, çünkü takıntısı çok büyük.
İki gün sonra Balat’ta bir Sinagog ibadete açıldı. Şu insanoğlu ne garip, en fazla acıyı kendine en yakın olana çektiriyor.
Şimdi Aleviler ne yapsın, cem evlerinin etrafına hendek mi kazsın?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları




















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.11.2025
15.11.2025
6.09.2025
18.07.2025
12.06.2025
22.12.2024
3.12.2024
26.09.2024
2.09.2024
5.08.2024