Aydın ENGİN
Tamam bayram tatilindeyiz.
Tamam -bencileyin- tatil yapmayan ya da yapamayanlar bunaltıcı sıcaklarla boğuşmakta. Bu koşullarda İstanbul’da Çağlayan Adliyesinde olup bitenlerin ne kadar iyi ve ne kadar yakından izlendiğini bilemiyorum.
Dünün “kahraman”, bugünün “paralel yapı” polisleri sorgulanıyor; hatta sorgulanamıyor; polisler polisleri adliye binasının giriş salonunda çembere almış, kaçmalarını önlemekte; AKP’nin yasa torbasının içine tıkıştırıp çıkardığı yasa ile tutuklama ya da serbest bırakma kararları artık özel olarak görevlendirilen sulh ceza yargıçları tarafından veriliyor.
Polislerle ilgili kararı verecek olan yargıçın odasında “Kaç İsmail” komedisi oynanıyor; İsmail kaçıyor; İsmail’in kimliği nihayet açıklanıyor; MİT ajanı değil, TEM’de görevli bir polis olduğu belirtiliyor; ancak bir TEM polisinin o hakimin odasında ne aradığı üstüne “tık” yok.
Cemaat’a yakın kalemler canlarını dişlerine takmış gözaltındaki polisleri savunuyorlar. AKP medyası da canını dişine takmış, gözaltındaki polislerin marifetlerini sayıp dökmekte.
Ortadoğu fokur fokur kaynarken, nasılsa vakit bulan Başbakan ise Yalakaspor – Çokyalakaspor maçında santrafor oynayıp 15 dakikada üç gol atıyor.
(Yeri gelmişken: Bu harikulade yazı konusunu sadece bir gün sonraya bırakışımdan yararlanıp muhteşem bir hiciv yazısı döktüren Hakan Aksay’a hepinizin önünde teessüflerimi bildiririm).
Yine bunca hengâme arasında bu ülkenin Başbakanı, Çağlayan adliyesinde gözaltında tutulan polislerin cep telefonlarının ellerinden alınmayışıyla ilgilenip Adalet Bakanına “Derhal telefonlar alınsın” talimatı verdiğini kasıla kasıla ilan ediyor…
Peki bütün bu hırgürü, bütün bu komedi sınırında olup bitenleri,ayrıntılardan arındırırsak geriye kalan ne?
Bazı polislerin görevlerini kötüye kullandıkları iddiası ile savcılık soruşturmasına uğramaları ve yargılanacak olmaları.
Bundan ibaret...
Derdim polisleri savunmak değil. Aynı polislerin Ergenekon davaları gibi Türkiye’nin darbecilerden kurtulmasını sağlayacak bir hukuk sürecinin nasıl içine ettiklerini; bizzat Tayyip Erdoğan’ın sırt sıvazlamalarından cesaret alıp nasıl kuruların yanına yaşları da doldurup bir hukuk sürecini bir intikamcılık ve hukuksuzluk rezaletine dönüştürdüklerini unutmak mümkün değil.
Derdim Başbakanın şahsında AKP iktidarının gözünü karartarak, porselen dükkanıa dalmış fil misalı zaten aşırı sorunlu yargı sistemini, hukuk düzenini tuzla buz etmeleri; tamiri çok zor bir tahribata uğratmaları.
Bir başbakanın, aday olduğu cumhurbaşkanlığı seçimi kampanyasını yürütürken ülkenin en önemli sorunları arasına bir avuç polis memurunu (evet: Memurunu) oturtmasını; onların gözaltıdayken cep telefonu taşımaları gibi ayrıntılarla bizzat uğraşıp, Adalet Bakanı’na (İstanbul polis şefine değil, ülkenin Adalet Bakanı'na) konuyu çözmeleri için talimat vermesi doğal mı, bir Başbakan için anlaşılabilir bir tutum mu?
* * *
Bu tuhaf, bu zembereği boşalmış, frenleri patlamış otomobilden farksız tutum nasıl açıklanabilir?
Kin?
2002’de iktidarı birlikte kurup pekiştirdikleri; ordu ve yüksek yargıdaki siyasal ve ideolojik düşmanlarını elele etkisizleştirdikleri Gülen Cemaati'nin şimdi onun karşısına geçmesinden kaynaklanan bir kin olabilir mi?
Olabilir!..
Korku?
Gezi olaylarını, diktatörler deviren Arap Baharı benzeri bir kalkışma olarak değerlendiren ve devlet şiddetini gözünü kırpmadan kullanmaya yönelten paranoyak analizi düşünürsekkorku etkeninin de bal gibi geçerli olabileceğini görürüz.
O sınırsız bir iktidar peşindeyken, iktidardan pay isteyen her güç onda derin korkular yaratıyor.
* * *
Sonuçta kendilerini islami referanslarla tanımlayan iki güç, bu ülkede benzeri hiç yaşanmamış bir savaşa tutuştular. Savaşın başlangıcı üç – dört yıl öncesine dayanıyor. Su yüzüne çıktığı 17 Aralık’tan bu yana sekiz ay geçti ve iki tarafta direnmekte, diz çökmemekte…
Tayyip Erdoğan’ı çığırından çıkmış bir kin ve iktidarı kaybetme, en azından paylaşma korkusu sardı.
Kin gözleri kör, vicdanları sağır ve aklı felç eder.
Korku o kini daha da koyulaştırır…
Arada olan hukuka, demokrasiye, insan haklarına olmasa, bu itiş kakışı çubuğumu yakıhp keyifle seyredeceğim ama ne çare…
Ortada ne hukuk kalıyor, ne demokrasi, ne insan hakları…
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Bunlar iyi günlerimizmiş, çok zor günler geliyor
31.01.2022 - Türkçe yazıldığı gibi okunur (mu?)
29.01.2022 - Eyvah İmamoğlu iyi yaptı; yaşasın İmamoğlu kötü yaptı
28.01.2022 - Sanıklar dün AKP’nin yargısını, iktidarını ve Reisi’ni yargıladılar
18.01.2022 - Safra kesesinin intikamı
17.01.2022 - Boğaziçi’nde bir yıl önce dün, şimdi bugün ve yarın…
3.01.2022 - Diyelim birkaç milyon liram var…
24.12.2021 - Sevinmek varken sövmek…
13.12.2021 - Yine promptersiz konuştu: İstanbul’un sahibi AKP imiş
6.12.2021 - Avrupa Konseyi'nin uzun sürecek sınavı başladı
4.12.2021
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları

































































































Ismail Karadag
1.Gerek Suriyeli,gerekse disardan gelip Esada karsi savasanlari kimler destekliyor? Misirda diktatore destek cikan Suudi Arabistan, Suriyede kimleri destekliyor? 2.Amerika ve Ingiltere simdiye kadar girdigi hangi ulkeye istikrar ve demokrasi getirdi?3.Amerikanin Vietnamda kullandigi kimyasallar yuzunden hala dogan cocuklar ozurlu dogarken;Amerikanin Suriyede kimyasal silahlara karsi cikmasini samimi buluyormusunuz? Amerika, Irak ve Afganistana niye geldi, sonuclari nasil oldu? Amerika oteden beri Esadin gitmesini istiyor, neden? Amerika, Iran icin; demokrasi, insan haklari, dusunce ozgurlugu yok iddiasiyla elestrirken; S.Arabistan icin neden boyle bir sey yapmiyor?Turkiye, Suriyedeki diktatorlukten surekli bahsederken;S.Arabistan ve Sudan icin niye birsey soylemiyor? Daha sorulacak cok soru var.. Bu soylediklerim kuskusuz Esadin demokrat oldugunu,diktator olmadigi sonucunu cikarmamali.. Bununla sunu anlatmak istiyorum: Kimse demokrasi, insan haklari, ozgur dusunce pesinde degil!.. Pesinde olduklari para ve siyasi guc.. Bunu insan haklari, inanc ozgurlugu gibi insani degerler uzerinden soyleyerek;kendi insalik disi amaclarini gizliyorlar!.. Sonuclarini kestiremedikleri bir savasi yaktilar.. Simdi de sondurme telasini yaiyorlar!.. Goturmek istedikleri belli.. Bunda mutabiklar.. Ama onun yerine gelecek olanlarda anlasamiyorlar..