Aydın Selcen
Fırat’ın Doğusu konusunda elimizde üç maddelik bir uzlaşı metni var. Bu defa, Türkiye ve ABD taraflarının açıklama metinleri harfiyen birbirleriyle uyumlu. Uzlaşıya göre, Türkiye’nin güvenlik kaygıları giderilecek, güvenli bölge tesisinin ABD ile birlikte eşgüdümü ve yönetimi için bir “ortak harekât merkezi” (OHM) kurulacak ve Türkiye’deki Suriyelilerin ülkelerine geri dönmeleri için ek önlemler alınacak.
Böylece ABD sınıra ordu büyüklüğünde yığınak yapan Türkiye’yi Fırat’ın Doğusu’na tek yanlı askeri harekâttan caydırmış oldu, zaman kazandı. Türkiye de ABD’yi Fırat’ın Doğusu’nda “güvenli bölge” kurmaya razı etti. Yani ABD Fırat’ın Doğusu’nda Türkiye sınırı boyunca uzanan şeritte, kendi desteğinde SDG eliyle sahip olduğu egemenliği paylaşmaya ikna oldu. Nasıl, ne büyüklükte, hangi zaman diliminde soruları ise yanıtsız.
Türkiye uzmanı Aaron Stein’in aktardığına göre, ABD beş km. derinliğinde SDG tümsek ve hendeklerinden arındırılmış bir şerit oluşturularak, buranın üçüncü tarafça denetlenmesini önermiş. ABD önerisine göre bunun altında dokuz km. derinliğinde bir şeritte daha, yani toplam 14 km. derinlikte SDG ağır silahları olmayacak.
Devamla, bu 14 km. şeridin üzerinde “uçuşa yasak bölge” ilan edilecek, bu bölge havadan Türk ve ABD kuvvetlerinin silahsız uçak ve İHA’larınca denetlenecek. Denetim, OHM’den izlenecek. Söz konusu 14 km.ye ek, 18 km.lik bir dilimde yine havadan gözetim yapılacak. Özsavunma dışında silah kullanmayacak olan TSK ve SDG fiilen bir ateşkes ilan etmiş olacak. Bunlar hep Stein’in ABD önerisine dair aktardıkları.
Türkiye tarafında vurgular hep eyleme yönelik: Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzlaşıyla ortaklaşa adım atıldığının altını çizdi. MSB Akar, YPG’nin elindeki ağır silâhların toplanması ve bölge dışına çıkarılması ile tünel, tahkimat ve mevzilerin tahrip edilmesine dikkat çekti. DİB Çavuşoğlu, Münbiç Yol Haritası benzeri bir oyalamaya izin verilmeyeceğine atıfta bulundu.
ABD tarafından çıkan sesler ise farklı. DİB Pompeo, tam totoloji yaptı, güvenli bölge kurulmasının barış ve güvenlik için bir adım olduğunu belirtti. Suriye ÖT BE Jeffrey “Kuzey ve Doğu Yönetimi” (KDY?) gibi bir terimi dolaşıma sokarak, bilinçli veya bilinçsiz “IKB Yönetimi” çağrışımı yapmış oldu. Jeffrey, bu KDY’nin kabul etmeyeceği hiçbir şeyi dayatmayacaklarını taahhüt etti.
Guardian’dan Martin Chulov’un konuştuğu bir eski ABD yetkilisi ise anlaşmanın temel olarak konuşmayı sürdürme uzlaşısı olduğunu vurguluyor. Söz konusu yetkili, Trump’ın Suriye’de askeri varlığı sürdürme taahhüdü olmadığını anımsatıyor ve bu denli az sayıda (<1000) personelle ABD’nin “güvenli bölge” tesisine katkı sunmasının söz konusu olamayacağını dile getirerek, anlaşmayı bir tür niyet beyanı olarak niteliyor.
Şam, kendi koşullarında haklı ve cılız bir tepkiyle egemenlik ihlâli itirazında bulundu. İlginç belki, Kılıçdaroğlu’nun Suriye konferansı toplama önerisine dahi tepki veren SDG görebildiğim kadarıyla sessiz. Ortadoğu Uzmanı Nicholas Heras ise Ankara’daki güvenli bölge görüşmelerinin cereyan tarzının eşanlı olarak ABD tarafınca SDG ile paylaşıldığını iddia etti.
Uzlaşının Suriyelilerin ülkelerine dönüşüne dair son maddesi en müphem olanı. Bunlar hangi Suriyeliler? Fırat’ın Doğusu’ndan ayrılmış 800 bin kadar sığınmacı mı? Ankara, orada nüfus değişikliği, zorunlu iskân siyaseti mi güdecek? Sızan başka bilgilere göre, ABD her hal ve kârda, TSK’yi Kobane ve Kamışlı’dan dışarıda tutacak. Tersten okursak, Tel Abyad/GreSpi vb. ara ceplere mi Arap nüfus kaydırılacak? Öyleyse, Tel Abyad’ın dahi 2011’den bu yana değişen nüfusu yeniden mi dönüştürülmeye çalışılacak? Pekiyi, ülkemizdeki Suriyeliler bu işe ne diyor, rızaları var mı?
Güvenli bölge uzlaşısı ABD ve Türkiye makamlarınca duyurulurken, Ankara bir üçüncü “muhatap” olarak Öcalan’ı da devreye soktu. Avukatlarınca paylaşılan açıklamada Öcalan “Kürtlere yer açmaya çalıştığını, bu çerçevede Kürtlerin başkaca bir devlete ihtiyacı olmadığını; ancak ‘Kürtlerin bir hukuku olacak mıdır?’ diye de sorduğunu” belirtiyor.
Ayrıca deneyimli gazeteci Murat Yetkin, Öcalan’ın açıklamasının “hükümet doğu ve güneydoğuda 430 kadar mülkî yetkiliyi değiştirip kayyumlara verilen yetkileri artırıyorken ve HDP’li belediyelere yeniden kayyum atanmaya başlanacağı konuşuluyorken” yapılmış olduğu boyutuna değiniyor.
Erbil’deki Osman Köse suikastının öncesinde KCK Yürütme Kurulu üyesi Diyar Garib’in öldürülmesiyle başlayan, anlık istihbarata dayalı nokta atış operasyonlar sürüyor. Bugüne dek örneğine rastlanmayan bu hedeflerini tam isabetle vuran hamleler, KDP (Parestin) ve/veya ABD (CIA) ile etkin istihbarat paylaşımı olmadan yapılabilir mi? Pençe Harekatı, Hakurk yöresinde kalıcılaşmaya evrilirken, Bağdat’ ile “3+3” formatında temasların Şengal ve Mahmur’da sonuç almaya yönelik olduğunu da BE Yıldız açıkladı.
Türkiye’nin Fırat’ın Doğusu için asgari hedefi, Cerablus’tan Derik’e yaklaşık 460 km. boyunca uzanan Suriye hattına kabaca 15 km. derinlikte koşut biçimde uzanan M4 karayolunda denetimi SDG’den almak. Erbil ve Bağdat üzerinde tatlı-sert baskı kurarak biricik nefes borusu konumundaki Semelka kapısının yönetimine en azından ortak olmak. Böylece hem sınır boyunca yerleşim birimlerinin yüzlerini zoraki Şam’a doğru döndürmek, hem Kandil bağlantısını kesmek.
Değindiğim “nokta atışlar” da herhalde yine Kandil’in yalıtılmasına yönelik. Osman Köse suikastını düzenleyen zanlılar arasında Sıtkı Kerimhan Bradosti’nin bulunması ve Diyar Garib’in görevleri arasında lojistik desteğin olması iddiaları da bu resmi tamamlar nitelikte.
ABD’nin Fırat’ın Doğusu’ndaki askeri varlığının sürekliliği ve büyüklüğü sorgulanır olduğu müddetçe komşu Türkiye’nin kol bükme potansiyeli yerinde duracak. Gerek son YAŞ kararlarıyla terfi alamayan ve erken emekliye sevk edilen isimler, gerek ABD ile varılan uzlaşının “KDY’yi” dolaylı yoldan resmi muhatap kıldığı yorumu, ulusalcı, Avrasyacı vs. malum mahfilleri diyelim, çileden çıkardı. İlginç biçimde, adeta aynı pozisyonun aynası gibi, kimi Kürt siyasi hareketi mensupları da TSK’nin henüz Suriye’ye girmemiş olmasından bir haklı çıkma, zafer kazanma, direnişte başarı öyküsü devşirdi.
Oysa görünen o ki cumhuriyetimizin geçmişe dönük anlatı ve geleceğe yönelik ortak tasarım konularında, ekseninde Kürt meselesi olan temel burulması yerli yerinde duruyor. Öcalan da son mesajında bu burulmanın gevşetilmesinde etkin rol oynama talebinde bulunuyor. İki taraftan da katı tutum sahiplerine göre çözüm, çözülmek demek. Halbuki çözümsüzlük er ya da geç yıkım getirecek.
Verili tarihsel bağlamda, özellikle ana muhalefetten beklenen, ulusal güvenliğin münhasıran askeri yöntemlerle, güvenlikçi politikalarla mı sağlanması gerektiği yönünde sorgulayıcı olması, inisiyatif alması, somut seçenek sunması, özetle yaratıcı davranması. CHP PM üyesi Prof. Dr. Taşkın’ın Artı TV’deki son “Dünya Ve Biz” programımda ve Genel Başkan Yardımcısı BE Çeviköz’ün basın toplantısındaki ifadeleri umut verici. Bunların ardından gelen Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin düzenleyeceği Suriye konferansına dair ifadeleri ise maalesef, değerli Ümit Kıvanç’ın tümüyle katıldığım tanımlamasıyla, “iç bunaltıcı, yürek tüketici bir ezber tekrarı.”
Siyasal çözümler ne tarihsel ne demografik anlamda mükemmel olabiliyor. Siyasal çözüm, ortak zeminde, asgari müşterekte buluşmak demek. Bunun yolu diplomasiden, müzakereden geçiyor. Ortadoğu’da diplomaside sonuç almak, zoru yani askeri gücü pazarlığın ardına koyarak mümkün oluyor çoğu zaman. Bununla birlikte, yine Ortadoğu’da pazarlık kisvesi altında müzakerenin karşı tarafını topyekun imha veya boyun eğdirme de saklı niyet olabiliyor.
Sonuç alıcı müzakerelerde demir tavında dövülüyor. Müzakerelerin sonuçsuz kalmasına neden olarak da “kaplanın sırtına binmek”, “maksimalist talepler” gibi yaklaşımlar gösteriliyor. Geçmiş başarı örneklerinin bize anlattığı bir başka ders ise, kalıcı barışa muharip taraflar arasında değil, vizyoner ve meşru kamuoyu desteğine sahip siyasi liderlerce ulaşıldığı.
Bilvesile herkese iyi bayramlar dilerim.
Yazarlar
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları






































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.04.2025
23.02.2025
27.01.2025
9.12.2024
19.11.2024
11.11.2024
2.11.2024
1.08.2024
14.06.2024
14.04.2024