Aydın Selcen
Yakın dönemden beri, günümüzde demeli hatta, hem belki bir anlamda ayağımızı bastığımız bölgemizde, hem yine belki bir anlamda yüzyıllardır yüzümüzü döndüğümüz Batı’da, Batı Avrupa’da, pek bu kadar üst üste gelmesine alışık olmadığımız, sık rastlamadığımız gelişmeler yaşanıyor. Bu bağlamda, ben de sanki mikadonun çöplerini masaya bırakır gibi yamalı bohça yazılar yazdığımın bilincindeyim.
Dileğim, bu başlangıçta birbirlerinin üzerine ne biçimde oturduğu konusunda bütüncül bir anlayışa henüz sahip olamadığımız çubuklara verili andan bakmak, belki artan ivmeyle yaklaşmakta olan geleceğimizi görmeye çalışmak. Tüm bu olan bitenin bizlere kendimiz ve ülkemiz hakkında anlattıkları üzerinde bir yargıya varmaya yönelik görüş alışverişinde bulunmak, deyim yerindeyse düşünceyi tahrik etmek. Ufuk turuna başlayalım.
Her üçü de uyuşmuş ve umutsuz gözüken Lübnan, Irak ve İran’da birden patlayan halk hareketleri, bunlara ilaveten İsrail’deki siyasi kriz, Suriye’de ve Libya’da bilfiil taraf olduğumuz çatışma ortamını bir yana bırakarak şimdilik, sözünü edeceklerimin bölgesel bölümü. İspanya’daki seçim sonuçları, Britanya’da 12 Aralık’ta yapılacak seçimler, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un NATO ve AB konusundaki açıklamaları ve Fransız çiftçi, köylünün Paris’e yürüyüşü, Almanya’da kariyerinin günbatımındaki Merkel sonrasının belirsizliği ise, Trump’ın azil sürecini de ekleyebilerek, Batı ayağı.
Irak’ta göstericiler arasında güvenlik kuvvetlerince öldürülenlerin sayısı dört yüzü aştı. Buna karşılık, halk ilk kellesini aldı ve Başbakan Abdelmehdi istifasını meclise sundu. Bunun, yeni anayasaya dek yönelecek bir çorap söküğünün ilk adımı mı olduğu yoksa meclisin toplanmayarak bir alicengiz oyununa mı girişeceği henüz belirsiz. IKB açısından olası sonuçları da öyle. Ayrıca, Necef’te İran Başkonsolosluğu’nun yakılması, nereden bakarsanız bakın, gerçekten olağanüstü bir durum. Taklit mercisi Uzma Ayetullah Sistani’nin halk isyanının yanında yer almasını da kayda geçirmeli.
İran’da binlerce gözaltı var. Rehber Ayetullah Hameney o her türlü baskıcı rejimlerden tanıdık “yabancı güçlerin oyununu bozduk” açıklamasını yaptı bile. Bir sonraki istasyona hızla vardırmak istenilen bir buharlı lokomotifin, emniyet supabını tıkayıp, kazana kömür atmaya devam ederek basıncı yükseltmeye devam etmek demek bu. Basınçla birlikte itici güç doğru orantılı artacaktır kuşkusuz, ancak istasyona girmeden lokomotif havaya mı uçar, orası belli değil pek. ABD yaptırımlarının da o muhayyel lokomotifin bir yandan supabını tıkarken, diğer yandan da kömürünü eksilttiği söylenebilir.
Lee Falk’un yazıp, Ray Moore’un çizdiği Phantom/Kızılmaske ilk kez 1936’da ABD’de yayımlanmıştı
Lübnan yakın tarihin en kanlı iç savaşlarından birini 1975-92 yılları arasında yaşadı ve hem İsrail hem Suriye işgallerini deneyimledi. Tüm yöneticilerin yolsuzluktan beslendiği ve nüfusun çok kısıtlı bir kaymak tabakası o gün bugün ceplerini doldururken, halkın temel hizmetlerden bile yoksun kaldığı ortada. Halk, ona dayatılan ve öğrenilmiş düşmanlıklarını aşmayı bilmişe benziyor. Buna karşılık, genel kural olarak çatışmaların halk arasında değil kendi dar siyasal ve ekonomik çıkarlarını korumak uğruna silahlanmış milis ve benzeri çeteler arasında başladığı düşünülürse ve son günlerdeki bazı olaylara bakılırsa, yeni bir cehennemin kapıları halkın ağır basan barışçıl eğilimine rağmen açılabilir.
İsrail’de Başbakan Netanyahu* hakkında dava açıldı. Ancak, geçici de olsa ucu açık biçimde koltuğunu koruyabilecek. Netanyahu karşıtları da, yandaşları da sokağa çıktılar. Seçim sisteminin sonuç üretmediği cihetle reforme edilmesi gereksinimi bulunduğu vurgulanıyor. İstikrar adına, ifade özgürlüğü yahut yargı bağımsızlığını kısıtlamak gerektiğini ileri süren yok da, parlamentodaki temsil ve seçim barajı gibi konuların elden geçmesi zamanının geldiğini söyleyen var. Seçimi kazanan çoğunluğun meclisteki temsilde ödüllendirildiği Fransa ve Yunanistan gibi seçenekler bu bağlamda akla geliyor.
İspanya’nın “caudillo” (“reis”) Franco’nun 1975’teki ölümüyle demokrasiye geçtiği söylenir. Gerçekten de yeni anayasa 1978’de kabul edilmişti. Franco’nun kalıntıları ancak bu yıl, yani 44 yıl sonra anıtmezarından taşınabildi. Yine ilk kez bu yıl, 44 yılın ardından Frankocular Vox Partisi’yle parlamentoya, hem de üçüncü güç olarak girebildi. Komşumuz IKB gibi, Katalonya özerk bölgesi 2017 yılında akim kalan bir bağımsızlık referandumu yapmış ve o girişimin beyni olan seçilmişlere bu yıl yüksek mahkeme onar yılı aşan cezalar vermişti. Vox’un yükselişinde, yasadışı göçe ve idaredeki başıbozukluğa olduğu denli, Katalanlara da belirli toplum kesimlerinde duyulan tepkinin etmen olduğu söylenebilir.
Fransa’da Sarı Yelekliler hareketini iyi-kötü atlatabilen Cumhurbaşkanı Macron ise, bu defa Paris’in ana akslarından birini traktörleriyle tıkayan çiftçi, köylünün tepkisiyle karşılaştı. Tarımla geçinenler, çevrecilerce sürekli şeytanlaştırıldıklarını ve sübvansiyonlara bağımlı kılınarak, emekleriyle geçinme haysiyetlerinin ellerinden alındığını, özcesi “ne yapak, taş mı yiyek” konumuna itildiklerini söylüyor. Macron da hazır Britanya AB’den ayrılır, Merkel zorunlu emekliliğe yaklaşırken, Kuzey Makedonya ve Arnavutluk’a genişleme kapısını açmak yerine, entegrasyonu öne çıkararak, esasen Fransa’yı AB’nin lider ülkesi konumuna getirme çabasında. Ayrıca, ABD’nin fişini çekme eğiliminde olduğu NATO’yu da özellikle Türkiye’nin Suriye harekâtlarındaki ataleti vesilesiyle eleştirerek, “beyin ölümü” çıkışını yaptı.
Ingram Pinn’in Financial Times gazetesinde geçtiğimiz günlerde yayımlanan bir karikatürü
Britanya’da üç yıldır süren Brexit didişmesi artık ayyuka çıktı. Kamuoyu yoklamaları Johnson’un Brexit Partisi’ni yuttuğunu ve Corbyn’in İşçi Partisi’yle arayı açtığını gösteriyor. Brexit’e oy verenler yaşlılar ve Londra dışındaki küreselleşmeden payını alamayan çalışan kesimdi. Üstelik, iki milyon seçmenin ilk kez bu yıl kayıt yaptırdığı ve bu oyların da İşçi Partisi’ni güçlendireceği öngörülüyordu. Corbyn, kendi seçmeni Brexit konusunda yarı yarıya bölünmüş göründüğünden, liderlik aranan bir dönemde minderden kaçan bir izlenim verdi. Kamuoyu yoklamaları yanılmazsa sola çıkacak faturanın tuzlu olacağı anlaşılıyor.
Tüm bunlar bize, burada, şimdi ne anlatıyor? Bir şey anlatmalı mı? Erdoğan, Macron’a “asıl beyin ölümü gerçekleşen sensin” deyip, bunu gelecek hafta NATO Zirvesi’nde yüzüne de yineleyeceğini belirtti. Türkiye’nin Libya’da SİHA savaşının tarafı olduğu haberini hazmedemeden, Pakistan’la nükleer işbirliği rivayeti çıktı. Rejimin özgüven patlaması, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın’ın Tim Sebastian’ın sorularına yanıt verirken takındığı cüretkâr tavırda cismini buldu. MGK, Barış Pınarı harekâtının bitmediğini aksine sürdüğünü ve gerek görüldüğü müddetçe süreceğini bildirdi.
Kostaklanma, meydan okuma, neredeyse daimi belâ arama, baskın anlatının ana hatlarını oluşturuyor. Kayyımlar, İstanbul’un susuzluk meselesi, İBB meclisinde anamuhalefet (!) AKP’nin su zammını şanlı direnişle durdurması, yasaklamalar, gözaltılar, tutuklamalar, İçişleri Bakanı Soylu’nun Amedspor çıkışı gibi her gün karşı karşıya kaldığımız, dinmek bilmeyen bir uğultudan kendi sözümüzü kendimiz duyamıyoruz. O arada yaşadığımız çağın ruhu yaratıcı kaosa mı evriliyor, yoksa bu dönemin ardından bir “bölüm sonu canavarı” ile mi karşı karşıya kalacağız, belki güdük gündemimiz dışında bunlar üzerine de kafa yormakta yarar var.
*İsrail’deki durum hakkında iyi bir değerlendirme okumak isterseniz bkz. Karel Valansi “Netanyahu’nun Savaşı”
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları










































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.04.2025
23.02.2025
27.01.2025
9.12.2024
19.11.2024
11.11.2024
2.11.2024
1.08.2024
14.06.2024
14.04.2024