Berrin Sönmez
Çocuğun cinsel istismarı suçuyla rıza kavramı yan yana anılamayacak şekilde düzenlenmeli kanun. 15 yetmiyor zaten 18 olmalı. Uluslararası sözleşmelerde 18 yaş altı bireyler çocuk kabul edilir. Akran deneyimleri ilgili maddeye yeni bir fıkra olarak eklenmeli. Akran şiddeti kavramını kesinlikle hafife almayalım.
Çocuğun cinsel istismarıyla mücadele için altı bakanlıktan oluşan komisyon çalışmaları devam ederken hükümet sözcüsü Bekir Bozdağ’ın açıklamaları sayesinde bilgileniyoruz. Pazartesi günü bakanlar kurulu toplantısı üzerine yapılan basın açıklamasında biraz daha detaylı bilgiler geldi. İstismar hükümlülerinin ömür boyu takibi ve kimi meslek dallarıyla kamu görevi almalarının yasaklanacağı yönündeki fikirler yerinde. Nasıl düzenleneceği ve ne kadar uygulanabileceğine bağlı olmakla birlikte, alınması gerekli tedbirlerden bir kısmı takip, iş yeri ve meslek kısıtları. Bir de istismar hükümlülerinin afişe edilmesi eklenmeli bu tedbirlere ki çalışma kısıtları da uygulanabilsin.
Aktarılan bilgilerin içerdiği sorunlar da önemli. Kademeli ceza konusu bunlardan birisi. Mağdurun yaşına göre cinsel istismar cezalarının kademelendirilmesi ve 12 yaşındaki mağdura “rıza sorgusu” getirilmesi korkunç hatalardan. Yaşa bağlı ceza kademelendirmesi hakkında “Bu konuda hükümetimizin bir ısrarı yok” ifadesi içimize su serpebilirdi eğer devamı garip iddialarla parti savunmasına dönüşmeseydi: “AYM kararını okudukları zaman atılmak istenen adımın ne olduğunu görürüz. Suçun mağdurlarına göre cezayı artıran ve azaltan bir kademelendirme her yerde var.” Birilerini koruma kastı yoktur. Bazıları buradan AK Parti’ye zarar vermeye çalışıyor. Bu istismarcıların tamamına biz aynı gözle yaklaşıyoruz.” Örtük biçimde itirazları yargı kararından habersiz olmakla suçlaması kabul edilemez. AYM iptal kararından bile önce Bafra Ağır Ceza Mahkemesi’nin yaptığı iptal başvurusu üzerine konu, tartışılmaya başlanmıştı. Defalarca okundu yazıldı karşı çıkış gerekçeleri. Sorun çözülünceye kadar bıkıp usanmadan tekrarlanacağı için çaresiz bir de bu yazının konusu olacak.
TCK M.103, İPTAL TALEBİ, İPTAL GEREKÇESİ
Altı bakanlıktan oluşan komisyon kapsamlı bir bir çalışma yapmak niyetini beyan ve sayın sözcü yargı kararını işaret ettiğine göre bu yazıda başa dönüp gelişmeleri tekraren ve birer birer gözden geçirelim. Niyetlerinde samimi iseler, bütüncül düzenlemelerin ihtiyaç duyduğu pek çok idari yapı istismar komisyonu çatısı altında bir araya gelmişken, sorunun özüne eğilmeleri gerekir. Milli eğitim, aile ve sosyal politikalar, sağlık, adalet, maliye, gençlik ve spor bakanları şüphesiz daha çok bakanlık bürokratlarıyla yürütülen komisyon, gerçekten kapsamlı düzenleme için gereken idari güce ve siyasi iradeye sahip olmalı. Öncelikle anılan madde ve fıkraların iptal istemine konu davaların içeriğine göz atmalılar.
Çocuğun cinsel istismarı suçunu düzenleyen TCK M.103/2 için iptal isteyen Bafra Ağır Ceza Mahkemesi’nin gerekçesi ve ilgili dava konusu incelendiğinde, 12 yaşın rızaya açılması için bahane olarak kullanıldığı görülür. Maksat rıza yaşını geri çekmek, bahane zanlının çocuk olması. Zanlıya ilişkin hukuktaki boşluğun doldurulması ve zanlı için yaş düzenlemesi istemek yerine yargı mağdur yaşına kademeli ceza istiyor.
Bafra Ağır Ceza Mahkemesi “…mağdur ya da fail olarak çocuğun korunması…” gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne iptal hükmü için başvuruyor. Dava konusu olay, sanığın da reşit olmadığı bir vaka. Ancak mahkeme iptal gerekçesinde sanığın yaşına göre düzenleme gereken bu konuda mağdur yaşıyla ilişkili talepte bulunuyor. Çarpıklık buradan başlıyor. Sorun zanlının da çocuk olması. Ama mahkeme mağduru rıza sorgusuna almak ve faile verilecek cezayı indirmek istiyor.
15 yaş altı istismar mağdurlarında rıza aranmayacağını hükme bağlayan ilgili fıkranın iptalini istiyor. Anayasa Mahkemesi de asıl sorunun mağdurun değil sanığın yaşıyla ilişkili olduğuna hiç değinmeksizin iptal hükmü veriyor. Defalarca yazıldığı gibi siyaset ve yargı çeşitli tarikat, cemaat ve onların uzantısı vakıf derneklerin evlilik yaşını aşağı çekme yönündeki baskılarına boyun eğmiş oluyor. Yargı iptal ediyor, siyaset rıza yaşını 12’ye çekiyor. Son üç yıldır m. 103 hep gündemde bu nedenle.
Yargı, hukuki gerekçeler sunar gibi yapsa da hiç masum değil bu konuda. Zira ilgili başvuru gerekçesinde mahkeme, “suça sürüklenen çocuklar” kavramının arkasına saklanmış. Hatırlanacağı üzere “taş atan çocuklar” tanımıyla dilimize yerleşmiş TMK (Terörle Mücadele Kanunu) mağduru çocuklar için kullanılmıştı bu ifade. Akran deneyimi kapsamında değerlendirilebilecek ergen cinselliğinin yargıya taşınması sonucu, küçük yaştaki sanığın da çok yüksek cezalar almasına itirazın, suça sürüklenmeyle ifade edilişi, yargının sorunu çözme değil meseleyi kitabına uydurma kolaycılığını açıkça gösteriyor. Yüksek yargı masum mu? Hayır. Anayasaya aykırılık yönünden değerlendirip sadece bir oy farkla iptal ettiği fıkrada gerekçesini açıklarken o da sadece mağdur yaşı açısından konuyu değerlendirmiş. Ancak bununla da yetinmeyip gelenek, görenek, toplumsal davranışlar şeklinde 15 yaş altı çocukların cinsel istismarını rızaya açmanın da ötesinde asıl muradı ifşa etmiş ve 15 yaş altını evliliğe açmış oluyor.
YAPILMASI GEREKENLER
Siyasete düşen bu iptal hükümlerinden sonra kapsamlı bir yasayla gençlik hukukunu düzenlemekti. En azından iptal edilen hükümler yeniden düzenlenirken ilgili maddeye akran şiddeti ve akran deneyimi kavramlarını yerleştirerek bu hukuk boşluğunu doldurmaktı. 2016 Kasım-Aralık aylarını bu tartışmalarla geçirdikten sonra karşımıza tam da iptal gerekçesinin içerdiği yanlış bakış açısını destekleyerek rıza kavramını 12 yaşa çeken düzenleme yapıldı. Hatada ısrar, hukukta boşluk ve artan istismar artan şiddet, siyaseti bugün yeni bir komisyon kurmaya mecbur etmişken artık bakış açısı değişmeli.
-Bakış açısı değişmeli. Ceza kademelendirilmesi açısından cinsel istismar suçunun mağduruna değil failine bakmayı bilmeli hukuk.
-Çocuğun cinsel istismarı suçuyla rıza kavramı yan yana anılamayacak şekilde düzenlenmeli kanun. 15 yetmiyor zaten 18 olmalı. Uluslararası sözleşmelerde 18 yaş altı bireyler çocuk kabul edilir. İmzacısı olduğumuz sözleşmelere uyarak çocuğun cinsel istismarı suçu dile geldiğinde o çocuk ifadesinin 18 yaş altı bütün bireyleri kapsadığını kabul edelim. Unutulsun rıza. Rıza yok. Bir yetişkinin 18 yaş altı bireylere yönelik her türlü cinsel eylemi, rıza sorgusuna açık olmayan istismar hükmünde olmalı.
-Akran deneyimleri ilgili maddeye yeni bir fıkra olarak eklenmeli. 15-18 yaş arası cinsel deneyimler bu fıkrada şiddet içerdiği takdirde yargı konusu olacak şekilde hükme bağlanmalı. Akran şiddeti kavramını kesinlikle hafife almayalım. Rıza kavramını da tam olarak burada eylemin şiddet sayılıp sayılamayacağını anlamak için kullanmak gerekiyor sadece. Çocuklar arasındaki yaş farkı en fazla üç olduğu takdirde rıza sorgusu yapılabilmeli.
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları






























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.12.2025
22.11.2025
3.11.2025
19.10.2025
12.10.2025
4.10.2025
21.09.2025
23.08.2025
17.08.2025
10.08.2025