Cemil ERTEM
Az gittik, uz gittik, dere tepe düz gittik... Bu tekerlemenin devamını biliyorsunuz, ‘bir de baktık bir arpa boyu yol gitmişiz’... Bu tekerleme aslında esaslı bir eleştiridir. Ezbere yaslanan, araştırmaya, sorgulamaya karşı olan, bunu tehlikeli gören statükoya zekice bir eleştiridir. Yani, yalnız gözünüzün gördüğü, size öğretilen, ezberletilen yoldan ‘dümdüz’ giderseniz, alternatif yolları, sizi hızlandıracak patikaları keşfetmezseniz, ‘gittiğinizi’ sanırsınız ama geriye baktığınızda bulunduğunuz yerden pek uzaklaşamadığınızı görürsünüz.
Demokrasinin olmadığı, kapalı, siyasi olarak diktatörlük ya da diktatörlüğe meyilli toplumlarda ‘yoldan sapmak’ da ayrıca hainliğe varan bir siyasi suçtur. Peki, bu yol hangi yoldur da topluma hep bu yoldan dere-tepe düz gitmesi öğütlenir, az gitmesi hatta yerinde sayması önemsenmez, hızlı gidilirse hızlı gidenler eleştirilir hele (bu) yoldan sapılırsa bu sapkınlar da sallandırılır. Türkiye için şimdiye değin bu ‘düz’ yol, Kemalist ideolojinin biçimlendirdiği, kökenini ‘aydınlanma’ perspektifinden alan ‘batıcı’ modernist anlayıştı. Bu modernizm, kimi kere şekilsel-sınırlı bir temsili ‘demokrasiye’ kimi kere de açık bir askeri diktatörlüğe büründü ama özü hiç değişmedi. Örneğin ekonomide IMF, Dünya Bankası gibi kurumların reçeteleri ‘istikrar’ adı altında uygulanırken, ülkenizdeki siyasi rejimin, askeri diktatörlük ya da temsili ‘demokrasi’ olmasının operasyonel anlamda o kadar önemi yoktu.
Bu eğitimde de böyleydi. Örneğin okullarda yıllar yılı Ortaçağ denen bir dönem anlatıldı ve bu dönemin insanlık için karanlık bir dönem olduğu ezberletildi. Oysa bu Avrupa merkezli bir tarih yanlışıdır. Ortaçağ karanlığı deyimi dünyayı değil, Batı Avrupa’yı anlatır. Ama bu yanlış deyim, Batı Avrupa dışında, bir dünyanın da olmadığını zimmî olarak söyler. Ortaçağ diye anlatılan ve MS 500-1500 arası olarak genelleştirilen dönemde, Osmanlı dahil, İslam dünyası ve doğu toplumları yok sayılır. Batı için tarih (‘aydınlık’ çağlar) ancak 1495’te İspanya kıyılarından ‘yeni’ dünyayı bulmak ve yağmalamak için kalkan gemilerle başlar. Biz bütün bu dönemi, kendimizi de yok sayarak, okullarda ‘Ortaçağ karanlığı’diye anlattık. İşte dere-tepe ‘düz’ gitmek budur. Şimdi, tarihin bir ironisi olarak, İspanya kıyılarında bir yeni Ortaçağ mı başlıyor; öyle gibi...
Herkes Alman Anayasa Mahkemesi kararını ‘piyasalar’ sevindi, Almanya kurtarma fonuna onay verdi diye anlatıyor. Ne kadar yanlış, Almanya hangi sıfatla bir AB mekanizmasını kilitler ya da açar; AB’de bütün üyelerin söz hakkı eşit değil mi? Üstelik Alman Anayasa Mahkemesi, onay merkezi olarak Avrupa Parlamentosu’nu değil, Alman Meclisi’ni işaret etti. Almanya büyük ekonomi falan, bunları geçin, bugün krizin en ciddi nedenlerinden birisi yaşlı Alman sanayinin kendisini yenileyememesidir. Almanya bugün 4. Reich peşindedir. Roma-Cermen İmparatorluğu, (962-1806) 1. Reich’dır. Bismarck ve Prusya’nın önderliğinde 2. Reich ise (1871-1918) insanlığı 1. Dünya Savaşı’na, Hitler’in 3. Reich’ı (1933-1945) da insanlığı faşizmler ve 2. Savaş belasına sürüklemiştir. Şimdi Almanya tıpkı, geçmişte yaptığı gibi, Avrupa ve Ortadoğu’da yeni bir ‘balkanlaştırma’ oluşturmak istiyor. İspanya’da özerk bölgeleri kışkırtıyor, el altından Suriye rejiminin devamını için çalışıyor.
Berlin merkezli bir Avrupa ve Ortadoğu 4. Reich hedefidir. Bu, aynı zamanda, ABD’nin bıraktığı boşluğu doldurma ve Türkiye başta olmak üzere, gelişmekte olan Asya’nın G-20’de ve ileride BM’de ağırlığını hafifletme çabasıdır. İşte bunun için, Alman Anayasa Mahkemesi’nin kararından hemen sonra AB Komisyonu Başkanı Barroso, AB’nin üye ülkelerden oluşan bir federasyona dönüşmesi çağrısı yaptı. Bu, Birleşik Avrupa Devletleri demektir.
Dönemleri bitenler
Peki, bu büyük dönüşüm olurken Türkiye ne yapıyor/ ne yapması lazım? Açık; Türkiye’nin gaza basması ve ekonomi yönetiminin de Davutoğlu’na ayak uydurması lazım. Şimdi bazı çevreler ekonomi yönetiminin iki kilit saygın ismini (Babacan ve Şimşek) eleştiriyorlar. Bence haksızlık yapıyorlar. Bu iki sayın bakan, şimdiye kadar üzerlerine düşeni yapmıştır. Ama bundan sonrasının onların ‘düz’ çizgisini aşacağını düşünüyorum. Türkiye’nin ‘eski’ batı ezberlerinden alınmış, (neo-liberal) iktisat politikalarına ihtiyacı yok. (Yani ‘finansal istikrar olursa büyürüz, finansal istikrar adına’ falan diye başlayan konuşmalar mesela) Washington Uzlaşısı kaynaklı bu politikalar yalnız geminin su almamasını sağladı. Ancak Türkiye, su almamak adına, batı limanlarına demir atacak bir gemi değil artık.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları

























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2018
24.10.2018
18.10.2018
17.10.2018
25.09.2018
21.09.2018
18.09.2018
11.09.2018