Cengiz AKTAR
Kürt siyaseti artık ısrarla barış inşası için hukukî altyapı gerekli diyor. Bayık, Demirtaş, Kışanak, Karayılan, hepsi art arda gerçek ve kapsamlı müzakere için Öcalan’ın en başında işaret ettiği hukukî temeli hatırlatıyorlar. Ancak burada muhteşem bir paradoks yatıyor. Barış inşası için hayatî olan hukuku hiçe sayan bir hükümetle nasıl barış inşa edilecek?
Geçen hafta perşembe İMC televizyonunda “Kürtler çıtayı düşürdü” derken hukukî ihtiyacı işaret ediyordum. Kürt siyaseti açmazın farkında. En son Demirtaş hukukî teminat olursa Erdoğansız da barış olur derken bu noktaya işaret ediyor. Bu hafta “bir yıldır PKK sınır dışına çıktı bekliyor. Orada mı bekleyecek, kurda kuşa yem mi olacak, inmeyecek mi? Hani bunun yasası? İmralı ile bütün konuları müzakere etmek için görüşme yapacağız, hani bunun yasası” diye sorarken yine hukuka vurgu yapıyor. Ancak karşısında bir anti-hukuk abidesi var!
AB İLE SİYASÎ DİYALOG
Pazartesi siyasî diyalog toplantısı vardı. Hükümet yetkilileri, Genişleme Komiseri Füle’nin HSYK ve İnternet konularında Twitter veya basın bildirisi yoluyla yaptığı eleştirilerden rahatsız olunduğunu dile getirmiş. AB tarafı da, öyleyse daha önce taslakları bizle veya Avrupa Konseyi ile paylaşsaydınız demiş. Siyasî diyalog tam da bu demek! 1989 sonrasında AB’ye aday doğu Avrupa ülkelerini kıtanın batısının hukuk ve demokrasi kurallarıyla buluşturmak üzere düşünülmüş, aday Türkiye de bu sisteme dâhil edilmişti. Yani aday ülkelerin iç meseleleri diyalog kapsamına alınmıştı. Daha hâlâ, AB üyeliğinin bir dışpolitika konusundan ibaret olmadığını kavrayamamak nasıl bir şuur hâlidir?
2013’ÜN SİCİLİ
Dördüncü rapor Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nden. Dünya İfade Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye yerini koruyarak yine 180 ülke arasında 154. sırada yer aldı. Ama son 10 yılda 56 sıra geriledi. Tebrikler AKP.
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN (2)
Her şeye rağmen bir yerel seçime gidiyoruz. Abuk sabuk seçim vaatleri dışında yerellikten bahseden neredeyse yok. Yerellik için İstanbul Sözleşmesi’nden söz etmiştim. Artık Antalya, Batman, Rize’de benzer şehir sözleşmeleri oluştu. Bu cuma sözleşmenin ikinci bölümü...
“Gelişen İstanbul’da haklarımızı yeniden tanımlamalıyız:
• Konut, sağlık, ulaşım, kültüre erişim, temel insan hakkıdır. İstanbul’da yaşayan her yurttaşın bu haklara en kolay, en az maliyetle ulaşması yerel yöneticilerin öncelikli görev ve sorumluluğu.
• Kentliler her türlü afet riskine karşı bilinçlendirilmeli, doğacak risk ve zararın en aza indirilmesine yönelik acil eylem planları oluşturulmalı ve uygulanmalı.
• Kentsel dönüşüm ve yenileme projeleri, bölgesinin sosyal, kültürel ve yerel dokusu ele alınarak, mülksüzleştirmeden ve hak sahipliği korunarak, orada yaşayanların katılımıyla ve kimse yerinden edilmeden birer iyileştirme çalışması olarak gerçekleştirilmeli.
• Kentte yaşayan çocuk, yaşlı, yaya, bisikletli, engelli herkesin dilediği yere zamanında, tehlikesiz ve sağlıklı ulaşımı için çözümler bulunmalı.
• Yerel yönetimler, kadınların adil ve eşit olarak, sosyal, kültürel, kamusal yaşama ve üretime katılması için her türden tedbir ve teşviki, kadınların geniş katılımıyla planlamak ve uygulamakla yükümlü.
• Yöneticiler, şehirdeki bütün kimliklerin, inançların, kültürlerin özgürce yaşanabilmesini sağlamak ve her tür ayrımcılık, şiddet ile mücadele etmekle yükümlü.
• Yerel yönetimler kent kültürünün yaratıcı ve çok sesli bir şekilde geliştirilmesini sağlamalı. Sanat eğitimi, üretimi ve sunumunun desteklenmesi amacıyla belediye bütçelerinde pay ayrılmalı, kentlilerin ve kar amacı gütmeyen kurumların sanat-kültür projeleri desteklenmeli.”
Kim böyle bir metni sahiplenmez ve altına imzasını atmaz? (www.istanbulhepimizin.org)
Yazarlar
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları




































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.01.2022
18.05.2021
10.05.2021
24.04.2021
24.03.2021
23.02.2021
20.01.2021
12.01.2021
28.12.2020
22.12.2020