Fehim TAŞTEKİN
Kürtler Afrin’i kaybettikten sonra Menbic’de de denklem dışı bırakılırlarsa bundan sonra nasıl bir yol haritası izler? Kuşkusuz Kürtler uzun zamandan beri işaret ettiğimiz kritik kavşağa yaklaşıyor.
Suriye’de aktörler manevra limitlerini öylesine tükettiler ki artık herkes her istediğini yapacak durumda değil. Sağa sola kımıldamak biriyle müzakereyi, ötekiyle hırlaşmayı, berikiyle anlaşmayı gerektiriyor. Bu minvalde lafımın büyüğü Menbic’e. Düne kadar kerli felli stratejistlerimiz dahil kimse Menbic’i bilmezdi. Kimsenin de umurunda değildi. Hatta stratejinin en derinine inmiş Ahmet Davutoğlu bile! Kentin adının yazılışını bile hâlâ tutturabilmiş değiliz: Manbij, Munbij, Menbiç, Minbiç, Minbic, Münbiç, Menbic vs…
IŞİD 2016’da buradan çıkartıldığında kenti kurtaranlar da, kenti kurtarıcısından kurtarmak için Fırat Kalkanı’nı şahlandıranlar da Menbic’in ne denli önemli bir kavşakta yer aldığından bahseder oldu. Elbette bir yer fethedilecekse anlamı da büyük olmalıydı!
“4 bin yıllık şehir” denilmeliydi mesela! Ya da Romen Diyojen’in Alparslan’a Malazgirt ve Erciş’e karşı Menbic’i teklif ettiği hatırlatılmalıydı. Ha bir de Abbasiler Bizans’ı durdurmaya çalışırken burayı tahkim etmiş, Avasim eyaletinin başkenti haline getirmişti. Bu da ilave edilmeliydi. Nureddin Zengi’nin, Selahaddin Eyyübi’nin de buradan geçtiği söylenmeliydi. Şaka değil bunların hepsi söylendi de. Neden mütevazilik yapıp “12 bin yıllık şehir” diye söze başlamadıklarını anlamadım.
Hititler, Makedonlar, Selefkoslar, Sasaniler, Romalılar, Araplar/Abbasiler, Fatimiler, Eyyübiler, Moğollar, Memluklar, Osmanlılar ve Fransızlar gelip geçti. Bir anlatıya göre Moğollar taş üstünde taş bırakmadığında kenti terk eden son sakinleri Türkmen’di. Menbic dahil Suriye’nin kuzeyinde toprağı biraz derin kazarsanız altından Aramiler-Aşuriler çıkar. Onlar tarihin en unutulmuş tarafı.
Kâbe gibi tanrıya adanmış evlerin (Beyt’ul Allah) bir örneği de Menbic’teydi. ‘Pınar’ anlamına gelen Menbiç (Manbug) Aramilerin inancında Tanrıça Atargatis’in evine atfen ‘Kutsal Kent’ (Hierapolis) idi. O yüzden bu isimle de anılırdı. Madeni paralar üzerine resmedilmiş Atargatis’in tapınağı bu kentteydi. Tapınak Menbic’i bölgede dönemin en önemli şehirlerinden biri haline getirdi.
Yine anlatıya göre bugün British Museum’da sergilenen M.Ö. 9-10’üncü yüzyıla tarihlenmiş Hititler döneminin ‘Karkamış Tanrıçası’ Kubaba’nın bir elinde nar bir elinde ayna ile betimlenmiş stelinin ve Luvice yazılmış kaidenin çıkarıldığı yer de Menbic idi.
Fetihçiler işte bu tarihsel arkaplanı pek sevmez!
Ruslar 1860’larda Kafkasya’dan Çerkesleri sürdüğünde Osmanlı değerli nüfus olarak gördüğü bu halkı Ortadoğu’nun farklı yerlerine ‘ileri karakol’ misyonuyla serpiştirmişti. Metruk şehir Menbic de 1878’de Çerkeslerin yeni mekânlarından biri oldu. Söylenen o ki Osmanlı dağılırken Menbic’te Çerkeslerden başka fazla bir halk yoktu. Bunların Hatay-Reyhanlı’daki Çerkeslerle ilişkileri hep olageldi. Buradaki Çerkesler zamanla Halep ve Şam’a doğru dağıldılar.
Fransızlar da Menbic’te üç simgesel bina bıraktı: Hükümet binası, bölge idarecisinin konağı, Menbic Kız Okulu. Ve bir de su kanalı. Fırat’ın yanında olması, tahıl ambarının başında durması, Halep’e giden yolu tutması Menbic’i tarihsel olarak önemli kıldı. Menbic onlarca şairin çıktığı bir şehirdir aynı zamanda. Fakat bugün Halep Vilayeti’ne bağlı olan Menbic’i gezerken karşılaştığınız şey tarihle hiçbir alakası olmayan yığılma bir şehirdir. Krizden önce nüfusu 100 bin civarındaydı.
***
2016’dan beri iki NATO gücü Türkiye ile ABD’yi kim kontrol edecek diye kafa kafaya getiren bu kentte bugün Arapların yanı sıra Kürtler, Çerkes, Türkmenler, Ermeniler yaşıyor. Bugünkü kavgada yukarıda sıraladığım tarihselliğin ya da stratejik bağlamların öneminden bahsedemeyiz.
Temmuz 2012’de kent Türkiye’nin Batılı ve Arap ortaklarıyla desteklediği gruplar Menbic’i ele geçirdiğinde ‘Yeni Osmanlılar’ bunu kendi namlarına bir fetih gibi algıladı. Halep’i düşürmek için kurulan koalisyona, “Halep’in Fethi” denilmesi de bu anlayışın bir yansımasıydı. IŞİD sayıları 30’u bulan muhalif gruplardan ayrışıp 2014’te Menbic’i ele geçirdiğinde Türk hükümeti bir şeyleri kaybetmiş gibi feveran etmedi. Dışa vuran tek rahatsızlık bu grupların rejime karşı savaşı bırakıp kendi kendilerini yok etmeye başlamasından dolayıydı. Batı-Körfez destekli gruplar IŞİD karşısında çaresiz kalırken Kürtler, ABD’nin desteği ile Kobani’den sonra Cerablus’u temizleyip Türkiye sınırlarına paralel Afrin’e ulaşmak üzere hazırlık yaparken Ankara “Akdeniz’e Kürt koridoru açılıyor” diyerek alarma geçti. Bu şekilde kuzey koridoru tehlikeye girince Kürtler Menbic üzerinden bir güney koridoru açmaya yöneldi. Türkiye operasyonun YPG’den arındırılmış bir koalisyonla yapılması için bastırdı ama ABD ikna olmadı. Nihayetinde Menbic’i IŞİD’den kurtarmak ABD’nin desteği ve YPG’nin öncülüğünde kurulan Menbic Askeri Konseyi’ne nasip oldu. Askeri Konsey’in 13 bileşeni arasında Türkmenlerin kurduğu Menbic Türkmen Taburu ve Selçuklu Tugayı da vardı.
Türkiye’nin YPG’nin maskesi olarak görüp dağıtılmasında ısrar ettiği Menbic Askeri Konseyi’nin ilk komutanı da anne tarafından Çerkes olan Adnan Ebu Emced idi. 2017’de Rakka operasyonu sırasında öldüğünde ABD’nin özel temsilcisi Brett McGurk, “Ebu Emced ile tanışmak benim için onur. IŞİD’e karşı bir savaşçıydı” diye taziye mesajı yayımlamıştı.
IŞİD’in yenilgisinin ardından 5 Nisan 2016’da kenti yönetmek üzere Arap, Kürt, Çerkes ve Türkmenlerden oluşan 43 kişilik Menbic Yürütme Meclisi kuruldu. Meclisin eşbaşkanlığına Kürt Sozdar Halid ve Arap Faruk el Maşi seçildi. Aslında etnik realiteye uygun bir kompozisyon oluşturuldu. Haliyle Ankara’nın “Menbic’i Menbicliler yönetsin” lafı politik manipülasyondan öteye geçmiyor.
Fırat Kalkanı Harekâtı, El Bab’dan sonra Menbic’e yönelince ABD, keskin bir fren yaptırmıştı. El Bab’ı alttan çevirerek Fırat Kalkanı’nın önünü kesen Suriye ordusu da Menbic’in güney cephesine kadar çıkarak YPG’nin çekilmesi halinde boşluğu hızlıca doldurabileceğini gösterdi.
Gelinen noktada Bilad’üş Şam’ın (Suriye, Lübnan, Ürdün, Filistin) efendisi olma hayallerini daralta daralta Suriye denklemine, oradan ‘devrimin başkenti’ Halep kırsalına çekenler, şimdi geri kalan bütün ihtiraslarını Menbic cebine bağlamış durumda.
Ankara’nın hareketlerinde birkaç saikten bahsedilebilir:
– Birincisi yeter ki Kürtler Suriye’de belirleyici bir aktör olmasın.
– Kenti Türkiye’nin güdümündeki rejim karşıtı gruplar kontrol etsin.
– Türkiye’nin Suriye sahnesinde elini güçlendirecek cepler büyüsün. Burası Türkiye sınırına 40 km ötede. Fırat Kalkanı, kentin kuzeyindeki Sacur nehrine kadar bölgeyi kontrol ediyor. Menbic’i de ele geçirirlerse Fırat’ın batısı tamamen Türkiye’nin nüfuz alanına dönüşecek. Bu da Türkiye’ye Suriye’nin geleceğinde daha fazla söz hakkı verecek.
– Suriye iç politika malzemesi olarak da fütursuzca kullanılıyor. Afrin’den kaldırdığı krediyi çabuk tüketen iktidar şimdi Menbic’te bir ‘fetihçi poz’ için yanıp tutuşuyor.
Ankara’nın hesabı aşağı yukarı böyle.
***
Zeytin Dalı Harekâtı’ndan sonra “Sıra Menbic’te” diyerek ABD üzerinde baskıyı artıran Türkiye nihayetinde Menbic’in ortak idaresi konusunda 4 Haziran’da Washington’la bir yol haritası belirledi.
ABD’nin ketum davrandığı ve belirsizlik politikası izlediği mutabakatla ilgili Türk tarafının sızdırdığı bilgiler gayet köşeli: YPG 30 gün içinde çekilecek, 45 günün sonunda ABD ve Türkiye kenti kontrole başlayacak, 6 aya kadar yerel unsurlardan yönetim belirlenecek. Amerikalı yetkililer ise Türk ya da Amerikan güçlerinin şehrin içine girmesinden söz etmezken istikrarı sağlayan yerel güç olarak niteledikleri Menbic Askeri Konseyi’nin yerinde kalması gerektiğini söylüyorlar. Türkiye ise bu konseyi YPG’nin maskesi olarak görüyor.
Genelkurmay Başkanlığı, “Menbic Yol Haritası’nın 12-13 Haziran’da ABD’nin Stuttgart’taki Avrupa Komutanlığı Karargâhı’nda müzakere edildiğini, mutabık kalınan metnin her iki ülkenin üst makamlarına sunulmasının kararlaştırıldığını” açıkladı ama hâlâ detay yok. Kürtler bu mutabakata paralel olarak şehirde kalan askeri danışmanları da çektiklerini söylüyorlar. Ankara için bu açıklama bir şey ifade etmiyor.
Türkiye, 2016’da ABD’nin “YPG Menbic merkezinden çekildi” beyanatını yerinde tespit için bir heyet göndermişti. Ankara YPG’nin görünür olmaktan çıkmasını tatminkâr bulmamıştı.
Şimdi kafasında Afrin’e İslamcısından yağmacısına kadar bir sürü örgütü taşıdığı gibi Menbic’e de muhtemelen IŞİD’in defettiği grupları götürmek var. “ABD nereye kadar Türkiye’nin kafasındaki plana geçit verir” ya da “Menbic’i fiilen yöneten aktörlerin tepkisi ne olur” sorusunun yanıtını vermek kolay değil.
Kürtlerle ortaklık kuranlar kuşkusuz kentte kontrolün yeni bir aktöre geçmesini istemez. Genel anlamda IŞİD’den kurtulmanın ve istikrarın getirdiği bir memnuniyet var. Beri taraftan Kürtlerin süreçleri belirleyici bir pozisyonda olmasından rahatsızlık duyan Arap aşiretleri de var. Bunlar arasında 2012-2014 arasında kentteki silahlı gruplarla bağlantısı olup da rejimin kendilerini cezalandırmasından korkanlar Türkiye’nin kente girmesini tercih edebilir. Arap aşiretlerinin önemli bir kısmı ise eğer patron değişecekse bu gücün Türk değil Suriye ordusu olmasını ister.
Kürtler Afrin’i kaybettikten sonra Menbic’de de denklem dışı bırakılırlarsa bundan sonra nasıl bir yol haritası izler? Kuşkusuz Kürtler uzun zamandan beri işaret ettiğimiz kritik kavşağa yaklaşıyor. Menbic pazarlığı Kürtleri nereye götürür? Kürtlerin Şam’la yeniden diyaloğa yönelmesi ne anlama geliyor? Yarın devam edelim…
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları






























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025