Gülay GÖKTÜRK
Legal Kürt partileri yıllardır "Türkiye partisi olma" hedefi koyuyorlar kendilerine. HDP'nin kuruluşu ve Kürt milletvekillerinin BDP'den istifa edip HDP'ye geçmesi de epeydir savunulan bu projenin bir sonucu...
Doğrusu epeydir düşünüyorum taşınıyorum ve bir türlü akıl sır erdiremiyorum bu projeye. Neden Kürt partileri kendilerine Türkiye partisine dönüşmek gibi bir hedef koymak zorunda? Kürt partisi kimliğiyle kalsalar olmaz mı?
Hele hele, halka açılmak ve Türkiye'nin partisi olmak adına açıla açıla kimlere açıldıklarını görmek ise ayrı bir hayalkırıklığı... Düşünün ki halkın daha geniş kesimlerine açılmak için, halktan tamamen kopuk marjinal sol gruplarla çatı partisi kuruyorsun. Bir siyasi hareket açılayım derken kendini tecrit etmek için bundan daha uygun bir politika bulamazdı herhalde... Ama işin bu yanını şimdilik bir yana bırakalım ve meseleye daha genel bakalım.
Bu proje, yani Kürt partilerinin Türkiye partisi haline dönüşmesi, siyaset yazıp çizenlerin çoğunluğu tarafından da sempatiyle karşılanıyor.
Bu sempatide birçok etken rol oynuyor. "Etnik temelde örgütlenme" fikrine hâlâ şu eski 141'inci maddenin oluşturduğu "bilinçle" bakanlar var bir kere... Ne kadar aşmaya çalışırlarsa çalışsınlar etnisite vurgusuyla siyaset yapmayı bir türlü meşru görememe durumu... TCK 141 o kadar uzun süre yürürlükte kaldı ki, şimdi kendisi ortadan kalmış olsa bile zihinlerde yarattığı tahribat tam olarak tamir edilebilmiş değil.
Tabii "Türkiye partisi" formülasyonunu, kalplerinde yatan asimilasyon arzusunun Kürtler tarafından gönüllü bir biçimde kabullenilip gerçekleştirilmesi olarak algılayıp alkışlayanları da unutmayalım.
Ama daha geniş bir çoğunluğun hareket noktası başka.
Onlar, Kürt partilerinin Türkiye Partisi'ne dönüşmedikçe, Türkiye'nin bütün sorunlarını kapsayan bir program oluşturmadıkça, oy tabanını genişletmesinin ve iktidar alternatifi olmasının mümkün olmayacağını düşündükleri için ısrar ediyorlar ille de Türkiye partisi olsun diye...
İşte benim itirazım da tam bu noktada.
Tematik partiler de güçlü ve etkili olabilir
Bir partinin güçlü ve etkili olabilmesi için ille de ülkenin bütün meselelerinde söyleyecek lafı olması, bütün kesimlerin sorun ve taleplerine cevap vermesi gerekmez. Dünyada tek bir tema etrafında kurulmuş birçok siyasi parti var ve ülkenin siyasetinde önemli rol oynuyorlar. Tek temalı bir parti de güçlü ve önemli olabilir. Gücü ve önemi de yaygınlığına bağlı olarak değil parlamentoplatformuna getirdiği sorunun o ülkenin siyasetinde ne kadar önemli yer tuttuğuna ve tabii o partinin bu sorunu ne kadar doğru temsil ettiğine bağlı olarak değişir.
Bunun tam tersini de söyleyebiliriz. "Türkiye partisi" olmak ve daha geniş kitleleri kucaklamak adına izlenen siyasetin, söz konusu partinin kişiliksizleşmesi, silikleşmesi ve çekirdek kitlesini tatmin edemez hale gelmesiyle sonuçlanması tehlikesini de göz ardı etmemek gerekir. Daha açık ifadesiyle, bütün halkın partisi olayım derken Kürtler'in partisi olamama halinden söz ediyoruz.
İktidar alternatifi olma meselesine gelince...
İyi de bu şart mıdır? Böyle bir hedef her şartta doğru mudur?
Ben "siyasi partiyseniz mutlaka iktidar hedefiniz olmalıdır" görüşünün de içi fazla kurcalanmamış bir klişe olduğunu düşünüyorum.
Birçok durumda, bir grup insan bir araya gelip siyasi parti kurmaya karar verdiğinde, onları bir araya getiren ortak sorunun toplumun çoğunluğu tarafından paylaşılmadığını bilirler; dolayısıyla da daha baştan hiçbir zaman çoğunluğu kazanamayacaklarının ve iktidar olamayacaklarının farkındadırlar. Ama bu onları parti kurmaktan alıkoymaz. Onlar için, temsil ettikleri duyarlılığın siyaset platformuna taşınması, yasama organında temsil edilmesi; kurdukları partinin yasama faaliyetlerinde etkili olabilmesi yeteri kadar önemlidir. Bazen varlıklarıyla anahtar rolü oynayabilir, bazen koalisyonlara katılabilir; hiçbirini yapamasalar da parlamentoyu ve kamuoyunu etkilemek için siyaset yaparlar.
İmtiyazsız sınıfsız kaynaşmış bir kitle olmadığımıza göre, parlamentoda farklı çıkarları temsil eden ve ilelebet azınlıkta kalmaya mahkûm olan partiler de olacaktır. Özellikle Kürt sorununun bizim siyasetimizdeki önemi göz önüne alındığında, Kürt duyarlılığını temsil eden tematik bir partinin parlamentoda bulunması hayati önemdedir.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları



































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.01.2016
8.02.2016
3.02.2016
31.12.2015
29.12.2015
27.12.2015
25.12.2015
22.12.2015
21.12.2015
18.12.2015