Hadi ULUENGİN
İŞTE kaç gündür kömür ocağında boğuluyoruz. Facia kuyusunu kaplayan toz, duman, is, silikon teneffüs borularımızı tıkadı. Nefes alamıyoruz. En azından ben alamıyorum
Dolayısıyla, az biraz temiz hava soluyabilmek için bugün Lüksemburg’u yazacağım.
***
O Lüksemburg ki kendine has bir dili yoktur. Zaten de nasıl olsun?
Adı Büyük Dükalık ama aslında mini minnacık bir devlet numunesinden söz ediyoruz.
Yarısı yabancı olmak üzere bugünkü nüfus taş çatlasa yarım milyon civarındadır.
Ülkenin hafif engebeli ve sakin nehirli coğrafyası da Kafkaslar’a benzemediğinden, Yecüc Mecüc kavimlerinin aksine burada vadilere özgü bir dil yaratmak ihtiyacı doğmamıştır.
Lüksemburgça, adıyla sanıyla Almancadır. O kadar!
***
DAHA doğrusu ahalinin gündelik dili Renanya Almancası veya Orta Almanca denen genel Cermen branşın bir şivesi, hadi bilediniz bir lehçesidir. Köken, gramer, sentaks aynıdır.
Zaten Almanlar da “ağzında patatesle Almanca konuş, Lüksemburgça olur”derler.
Nedenini açıklamak için Karlman ertesindeki miras kavgasına kadar çıkacak değilim.
Sadece I. ve II. Savaş’taki Lüksemburg’la o olmayanLüksemburgça arasındaki ilişkiyi vurgulamak ve buradan itibaren de milli kimliklerin şekillenme sürecine değinmek istiyorum.
***
YUKARIDAKİ iki savaşta da Reich orduları Büyük Dükalık’ı işgal etti.
Artı, Berlin Lüksemburgluları “safkan” (!) Alman addettiği için, askerlik mecburiyeti dâhil sözkonusu ülke tebaasına kendi vatandaşlarına eş yükümlülükler dayattı.
Ve garip gelecek ama işgalciye karşı mukavemet de işte tam bu noktada başladı.
Ancak bir Cermen lehçesi olan Lüksemburgçayı sahiplenmek direniş ateşini fitilledi.
Kasten ağzında patatesle konuşmak; aynı kelimeleri ayrı fonetikle yazan gizli bildiri dağıtmak; Londra BBC’sinden bu şiveyle çağrı yapmak milli kimliğin simgelerine dönüştü.
Başka bir deyişle, kendi ulus aidiyetini ediniş süreci aslında esas ulusun lisanını reddetmek, en azından onunla “ben” arasına kalın bir çizgi çekmek dinamiğinde gelişti.
Bugün Dükalık’ın resmî dili Fransızca, milli dilleri ise Almanca ve Lüksemburgçadır.
Buradan itibaren kendimize dönmek istiyorum.
***
MALÛM, Kürt nefretinde en başı çeken ulusalcı faşistler inkârcılığa mazeret olarak Kürtçenin“geri kalmışlığını”(!) ve farklı lehçe ve şivelere bölünmüşlüğünü gösteriyorlar.
Bu argüman tamamen fasa fisodur! Minareye kılık uydurmak çabasıdır!
Düşünün ki ne edebiyatı, ne üniversitesi, ne akademisi olan; daha önemlisi, esas Almancanınancak bir varyantını konuşan yarım milyonluk ve avuç içi kadar bir Lüksemburg bile kendi milli kimliğini böylesine cılız bir nüans ve detay üzerine inşa etti.
Dolayısıyla, şu kadar milyon nüfuslu ve koskoca satıhlı Kürtlerin aynı aidiyeti yine dil ekseninde oluşturmasından daha doğal, daha normal ve daha meşru bir şey olabilir mi?
***
EVET, ulusalcı avene Kürtçeyi ne denli hakir görürse görsün, köken, gramer ve sentaks itibariyle Türkçeyle hiçbir ilişkisi olmayan o Kürtçe tabii ki temel kimlik vektörüdür.
Mem û Zinlisanı yazılıyormuş veya yazılmıyormuş; bilimde kullanılıyormuş yahut kullanılmıyormuş; hatta konuşuluyormuş ya da konuşulmuyormuş, bunların hepsi ikincildir!
Sadece ve sadece kendine ait bir dilin; belki de Büyük Dükalık örneğindeki gibi bir lehçenin, bir şivenin, bir ağızın varlığını biliyor olmak bile “ben”i tanımlamak için yeterlidir.
Önce alt kimlikler, sonra da şartlar uygunsa milli kimlikler buradan itibaren oluşur.
Ulusalcılarboşa madik atmasın, Kürtçenin Lüksemburgçadan çoğu vardır, azı yoktur!
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları






































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.02.2016
12.02.2016
6.02.2016
29.01.2016
22.01.2016
18.01.2016
15.01.2016
8.02.2016
1.02.2016
25.12.2015