İbrahim Karagül
Kuzey Irak’taki gelişmeyi bize sadece Barzani meselesi olarak pazarlayanlar yalan söylüyor. Türk-Kürt meselesi olarak pazarlayanlar yalan söylüyor. Durumun vahametini gizleyenler, “niye bu kadar büyütüyorsunuz” diyenler, “Barzani ayrı PKK/PYD ayrı” diyenler yalan söylüyor. İran yayılmasına karşı Kuzey Irak’taki “Sünni direnç zayıflatılmasın” diyenler yalan söylüyor.
Referandum için “Türkiye için bir tehdit oluşturmuyor” diyenler, tıpkı Ayn el-Arab’da (Kobani) milletimizi oyuna getirdiği gibi yalanlarla yeni bir kamuoyu çalışması yürütüyor. Tıpkı Suriye’nin kuzeyinde terör koridoru oluşturulup Türkiye çevrelenirken kamuoyunu oyaladıklarıgibi yalanlarla yine kamuoyunu oyalıyor, siyasi aklı bulandırıyor, milli refleksi kırmaya ve devletin durduğu zemini yumuşatmaya çalışıyor.
Bütün bunların tamamı, açık ve net olarak, 15 Temmuz’daki çokuluslu saldırının patronları tarafından yönetiliyor, yeni bir müdahale dalgasına zemin hazırlamak için yapılıyor.
Bize “sus” diyenler çok büyük bir oyun kuruyor
Yeni çokuluslu müdahalenin Güney’den, Irak ve Suriye’nin kuzeyinden geleceği apaçık ortaya çıkmışken, “Yeni Sevr” planları masa masadolaşırken, “ülke küçültme” ittifakları gizlenemez hale gelmişken, Barzani ve PKK üzerinden bir ortak harita çizilirken, İsrail’den sonra ilk kez coğrafyamızın merkezinde bir “yabancı garnizon” oluşturulurken, sınırlarımızın sıfır noktasına yabancı ordular yerleşirken, bunun bir adım sonrasının “Türkiye cephesi” olacağı bilinirken, bölgemizde büyük bir paylaşım ve talan yapılırken bize “sus” diyenler çok büyük bir oyun tezgâhlıyor.
O geleneğin mirasçıları bu planları yutmayacak
Bizler, etnik meselelerin çok ötesinde coğrafya algısına sahip bir siyasi geleneğin mirasçılarıyız. Birinci Dünya Savaşı’nı, Gazze savaşlarını, Kanal Savaşı’nı, Kutu’l-Amare’yi, Kudüs’ün nasıl düştüğünü, “İngiliz Ortadoğu’su” projelerinin nasıl uygulandığını, masalarda ne tür haritaların ne kadar maharetle çizildiğini, kimlerin nasıl ihanet ettiğini bilen bir siyasi gelenekten geliyoruz.
Hiçbir tecrübe eksiğimiz yok, bilgi eksikliğimiz yok, ufuk eksikliğimiz yok, coğrafya ve dünyayı okuma cehaletimiz yok.
19. Yüzyılın ve 20. Yüzyılın ilk yarısının travmaları hala hafızalarımızda. Oyunun nasıl kurulduğunu, “Amerikan Ortadoğu’su” hesaplarının nasıl yapıldığını, kimlerin bu amaçla seferber edildiğini, DEAŞ ve PKK gibi unsurların istila öncülerinin sürüsü olarak sahaya sürüldüğünü, bu yıpratma savaşlarının ardından nelerin geldiğini anlayabilecek bir idrake sahibiz.
Ya büyüyeceğiz ya küçüleceğiz..
Bugün, şimdi, derhal, bütün zihin operasyonlarına, engellere, ihanetlere rağmen bir şeyler yapmazsak, bir tarihi kaçıracağımızı, bunun bir daha geri dönüşü olmayacağını, yakın gelecekte Irak’ı tartıştığımız gibi bize Türkiye’yi tartıştırmak isteyeceklerini anlamalıyız.
Selçuklu’dan beri siyasi tarih bu bilinçle, bu kimlikle, bu düşünce tarzıyla yapıldı. Osmanlı bu düşünce ve basiret üzerinde yüzyıllar sürdürdü. Anadolu direnişinin, Türkiye Cumhuriyeti’nin temelinde işte bu refleks var. İşte Anadolu direnişinden sonra bu sefer tarih, yeni bir yükseliş ya da yok olma aşamasındadır. Türkiye ya büyüyecek ya da küçülecektir.
Onların coğrafya okuması bizim için yol göstericidir
Bugün, benzer bir tercihle, kararla karşı karşıyayız. Bin yıllık bölge tarihinde hep bu kritik kararları doğru zamanda aldığımız için varolduk. Eğer aynen devam etmek istiyorsak, sağa sola bakmadan, tarihin akışına doğru, sancılı da olsa kararlar vermek zorundayız. Bu yüzden böylesine büyük bir meseleyi, sadece Barzani’ye, onun hesaplarına, Türkiye içinde bazı çevrelerin duygusal hesaplarına göre algılayamayız.
Tam tersine coğrafyaya müdahil olan merkez ülkelerin entrikalarına, bölgenin tamamını hedef alan 21. Yüzyıl hesaplarına, Türkiye’yi durdurmak ve yeniden Anadolu’ya hapsetmek isteyenlerin onu daha da küçültme planlarına iyi bakmak zorundayız. Adımlarımızı böyle atmak, kararlarımızı böyle vermek tarihsel bir sorumluluktur.
Tarihî kırılma anlarında büyük liderlerin, Alparslan’ın, Kılıçarslan’ın, Fatih’in, Abdülhamid’in siyasi duruşu, perspektifi, coğrafya ve gelecek okuması bizin için yol gösterici olabilir.
Erdoğan Türkiye’ye ve dünyaya ne anlatıyor?
Evet, Cumhurbaşkanı Erdoğan bu iklimden, bu derinlikten konuşuyor: Kuzey Irak üzerinden dönen oyunun Türkiye’yi nasıl tehdit ettiğini ve edebileceğini anlatıyor. Meselenin sadece Barzani olmadığını, Irak ve Suriye üzerinden Türkiye’nin kuşatmaya alındığını, bir istila dalgasının Türkiye dahil her ülkeyi tehdit ettiğini söylüyor. Bunun bir adım sonrasının ne olduğunu anladığına işaret ederek, “Bu oyunu bozacağız, bozmalıyız” diyor.
Selçuklu-Osmanlı-Türkiye Cumhuriyeti siyasi geleneğine, o derin siyasi akla dayanarak bütün Türkiye’ye ve dünyaya bir şeyler söylemeye çalışıyor. Büyük tarih dönüşlerindeki siyasi akla dayanan, güçlü kararlara dayanan işaretler veriyor.
Kürt meselesi, Barzani hayalleri olarak pazarlanan senaryonun aslında çok büyük olduğunu, Türkiye’yi de içine alan bir coğrafya tasarımı olduğunu, Birinci Dünya Savaşı sonrası yeni haritaların masaya yatırıldığını, işin “Türkiye’yi durdurma” aşamasına getirileceğini anladığını, hissettiğini gösteriyor.
Erdoğan konuşuyor, hemen bir el operasyonu başlatıyor
Erdoğan’ın konuşmasının hemen ardından bir el, Türkiye içindeki nüfuz çevrelerini harekete geçiriyor. Bu söylemi sulandırmaya, tehdidi gizlemeye, milletimizin zihinlerini karıştırıp gözlerini kör etmeyedönük müthiş bir operasyon başlatılıyor.
Her kafadan bir ses çıkıyor. Sanki hepsi Erdoğan’ın sözlerini boşa çıkarma yarışına giriyor. Ağırbaşlılık adı altında aptallık telkin ediyor. Çok bilmişlik adı altında nüfuz casusluğu yapıyor. Türkiye’ye doğru yolu gösterme adı altında hikmetli sözlerle, birilerinin ellerine tutuşturduğu “müthiş öneriler”le sahne alıyor.
Siyasette, medyada ve iş dünyasında “görevli”ler..
Bazıları kişisel çıkarlarını, bazıları Avrupa ve Atlantik ötesi patronlarının çıkarlarını düşünüyor. Bazıları etnik reflekslerle, “İslamcı” ve “muhafazakar” kimlikler altına gizlenmiş etnik reflekslerle oyunun içinde yer alıyor.
Siyasetteki, medyadaki, iş dünyasındaki, sivil toplum kuruluşlarındaki, devletin içindeki, sivil alandaki “görevli” çevreler tam bir koordinasyon ve uyum içinde Türkiye’nin milli refleksini, tarih dönüşünü boşa çıkarmaya başlıyor.
Güneyden gelen tehditle iç işgalciler birleşiyor, Barzani ve PKK/PYD üzerinden yürütülen çokuluslu senaryoyu ayakta tutmaya, müdahaleler zincirinin devamını sağlamaya çalışıyor.
Biz bu oyunu gördük, bir adım sonrasını gördük…
Biz bu oyunu gördük. Tehlikeyi gördük. Bir adım sonrasını gördük. Gözlerimizi karartmaya çalışanların yöntemlerini gördük. Bu büzden bu bir Türkiye savunmasıdır. Bir vatan bilinci inşa etme çabasıdır. ”İç işgal”ve “içeriden tehdit”lere dikkat çekme çabasıdır.
İslam kamuflajı altında servis edilen etnik milliyetçiliğin emperyal hesaplar için bir silaha dönüşmesine, çokuluslu işgal hesaplarına karşı uyarıdır. Bu yüzden K. Irak’ı değil, sadece Irak’ın bütünlüğünü değil Türkiye’yi tartışıyoruz. Bir adım sonrasına bakıyoruz, ona göre duruş belirliyoruz.
Hiç kimse bizi bu tartışmadan alıkoyamaz.
Hiç kimse bizi bu yoldan döndüremez.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları



































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021