KEMAL GÖKTAŞ
Anayasa Mahkemesi (AYM), medya patronlarının en büyük özlemlerinden birini giderdi ve gazetecilerin ödenmeyen fazla mesailerine günlük yüzde 5 faiz uygulanacağına ilişkin kuralı iptal etti. İptal kararıyla cezaevi, gözaltı, dava, yurt dışına çıkış yasağı, işsiz kalma, patron ve iktidar baskısı gibi nedenlerle artık yok olma noktasına getirilen gazeteciliğe ve gazetecilere önemli bir darbe daha vurulmuş oldu. Hemen her gazetecinin her gün yaptığı ve patronların genellikle ödemeye yanaşmadığı fazla mesai alacakları bu kararla kuşa çevrilmiş oldu.
Oysa aynı konu, 11 yıl önce de AYM’nin önüne gelmiş
ve mahkeme o tarihte iptal istemini reddetmişti. Kararda diğer işçiler için tanınmayan bu hakkın gazetecilere tanınmasının Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olmadığı şu ifadelerle belirtiliyordu: “Fazla çalışma ücretiyle normal ücretin yüzde 5 fazlasıyla ödenmesine ilişkin bu kuralların zamanında ödenmeme koşullarına bağlı oldukları çok açıktır. Ayrıca bu kuralların basın özgürlüğü yönünde önemli bir işlev gördüğünü de yadsınamaz. Gazetecinin görevinin haber alma, verme, basma ve yayma gibi kamu düzenini de yakından ilgilendiren niteliği de göz önüne alındığında, kuralların başlı başına çalışma barışını bozacak nitelikte oldukları söylenemez. Yaptıkları işin özelliği nedeniyle basın çalışanlarının ödenmeyen ücretleri konusunda korumaya yönelik düzenlemelerin Anayasa’ya aykırı bir yönü bulunmamaktadır.”
Gazeteciler günlük yüzde 5 faiz mi alıyordu?
İşin vahimi, AYM bu karardan tam 11 yıl sonra Bakırköy 2’inci İş Mahkemesi’nin başvurusu sonunda söz konusu kanun maddesini
iptal ederken uygulamayla ilgisi olmayan bir hesabı temel aldı. Kararda, günlük yüzde 5 faizin yıllık yüzde 1825’e varabilen yüksek oranda fazla ödeme yapılması zorunluluğunu öngördüğü ileri sürülerek bu oranın orantısız olduğu belirtiliyor. Yani kararı okuyanlar, gazetecilerin ödenmeyen fazla mesai alacakları için yıllık yüzde 1825 faiz aldıklarını sanabilir.
Oysa Yargıtay içtihatlarına göre mahkemeler fazla mesai alacakları için önce yüzde 30, ardından bu miktardan da yüzde 90-95 ‘hakkaniyet’ indirimi yaparak tazminatları belirliyordu. Yani yıllık yüzde 1825 gibi astronomik faizlerle hesaplanan tazminatlar değil, diğer işçilere göre daha fazla olsa da gazetecilik mesleğinin kamusal işlevine ve risklerine nispeten uygun bir tazminat ödemesi yapılıyordu.
‘Medya patronlarının teşebbüs özgürlüğü’
Aslında AYM de gazetecilerin alacakları için ayrı bir faiz
oranı belirlenmesine gazetecilik mesleğinin doğası gereği itiraz edemiyor
ve kararda bunun ‘nesnel ve makul bir temele dayanmadığının
söylenemeyeceğini’ belirtiyor.
Cümleyi tersten kursa da mahkeme, aslında kendisinin de nesnel ve
makul olduğunu kabul ettiği bir kuralı iptal ettiğini kabul etmiş oluyor.
İptal gerekçesi olarak da medya patronlarının ‘ali çıkarları’ gösteriliyor.
Çünkü mahkemeye göre bu ölçüde bir faiz ‘işverenin ekonomik varlığını
ve geleceğini ağır bir şekilde etkileyebileceği için teşebbüs ve çalışma
özgürlüğüne orantısız bir sınırlama getirdiği için’ iptal edilmesi gerekiyor.
Yargıtay ve yerel mahkemelerin yaptıkları indirimlerle aslında AYM’nin aradığı orantılılık zaten uygulamada fiilen sağlanmış durumdaydı. Üstelik bu tazminatlar ödenmeyen ücret alacaklarıyla ilgiliydi, yani medya patronu zamanında bu ücreti ödediğinde tazminat yüküyle karşı karşıya kalmıyordu.
AYM kararına baktığımızda manzara şu: Mahkeme,
gazetecilerin ödenmeyen fazla mesai alacaklarına diğer işçilerden daha
yüksek bir faiz ödenmesinin nesnel ve makul bir nedeni olduğunu kabul
ediyor ama faiz oranını orantısız bulduğu için iptal kararı veriyor. Bu
durumda mahkemenin diğer işçilere nazaran daha yüksek ama günlük
beşten daha az, yani orantılı bir faiz oranını tespit etmesi için neden Meclis’e süre vererek iptal tarihini ileriye atmadığı sorusu ortaya çıkıyor.
Birçok davada bu yola giden AYM’nin bu davada bundan imtina etmesi,
aslında kendisinin de kabul ettiği ‘nesnel ve makul’ uygulamayı toptan
ortadan kaldırma kararlılığını gösteriyor.
Karar neden değişti?
Peki ne oldu da AYM, Anayasa’daki ‘aynı konuda 10 yıl
geçmedikçe karar verilemeyeceği’ yasağının dolmasından hemen bir yıl
sonra kararını değiştirdi?
Nitekim, dörde 12 oyla alınan karardaki karşı oy yazıları da 2008 yılındaki
karara atıfta bulunarak AYM’nin çelişkisine dikkat çekiyor. Yanıt aslında basit: Çünkü mahkemenin yapısı da basının yapısı da değişti. AYM 2008 yılında düzenlemenin iptal istemini reddederken yazılı ve görsel basında iktidar tam bir hegemonya kuramamıştı.
Oysa mahkemenin iptal kararını verdiği bugün, medyanın yüzde 95’i
doğrudan iktidar yanlısı sermaye tarafından (esasen doğrudan iktidar
tarafından demek yanlış olmaz) sahiplenilmiş durumda. Medya sahipliğindeki bu dönüşümün AYM kararını etkilemediğini söyleyebilmek zor.
Geçmişe yürüyecek mi?
AYM kararının Resmi Gazete’de yayınlanmasıyla
gazeteciler ödenmeyen fazla mesai alacaklarına ilişkin diğer işçilerle
aynı statüye tabi olacaklar, yani onların ücretlerine de sadece yasal faiz
işleyecek.
Ancak mahkemelerin basın iş davalarında kabul ettiği beş yıllık
zamanaşımı süresinde, yani 19 Kasım 2014’ten sonra doğmuş fazla
mesai ücretlerinde günlük beş faiz almak için dava açmaları mümkün. Bu
durumda Yargıtay’ın önceki içtihatlarına uyumlu olacak şekilde AYM kararlarının geriye yürümeyeceği kuralına göre karar
vermesi gerekiyor.
“Karar verecek” yerine “Karar vermesi gerekiyor” diyoruz, çünkü burası
ne yazık ki, emeklilik sistemi nedeniyle ekonomisi çökmüş bir İskandinav
ülkesi değil…
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları





























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.11.2025
28.06.2025
5.02.2025
4.12.2024
7.11.2024
6.05.2024
1.08.2020
11.07.2020
28.06.2020
24.06.2020