Merve Şebnem Oruç
ABD Başkanı Trump’ın kabul edilemez Kudüs açıklamasının ardından, İslâm İşbirliği Teşkilatı (İİT), dün nadiren gördüğümüz bir karara imza attı ve “Başkenti Doğu Kudüs olan Filistin Devleti'ni tanıdığını” ilan ederek dünyayı da, “Doğu Kudüs’ü Filistin Devleti’nin işgal altındaki başkenti olarak tanımaya davet etti.” Kuşkusuz İİT’nin dönem başkanı olan Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tüm dünyanın görmezden gelemeyeceği şekilde giriştiği çaba, bu kararın alınmasında belirleyiciydi. Eğer Kudüs’ü önceleyen böylesi olağanüstü bir çaba gösterilmeseydi, Suudi Arabistan ve BAE gibi Körfez ülkeleri liderleri, İsrail’le bilinen yakınlıkları nedeniyle konuyu zamana yayarak gündemden düşürebilir; Tahran’ın ve nüfuzu altındaki devlet ve devlet dışı aktörlerin yapacağı sert çıkışlar, Kudüs’ü Körfez ve İran arasındaki mevcut gerilimin yeni bir malzemesi haline getirilebilir, dolayısıyla konu bugüne kadar olduğu gibi bambaşka bir yöne çekilebilirdi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kudüs konusunda daha en baştan ortak bir bildiriye imza atar ve iktidarı muhalefetiyle tek vücut ABD’nin bu kararını tanımazken yine de Türkiye’de de bazı ayrık otları, “Aman başımıza bir de 3 milyon Filistinli çıkmasın” gibi cümleler kurarak, “Kudüs’ten bize ne?” deme gafletine düştü.
“Kudüs bizim neyimiz olur?” sorusunu kendisine hiç yöneltmemiş olanlara bunun üzerine biraz düşünmelerini tavsiye ederim. Kudüs, biz Müslümanlar'ın kutsalıdır; Yahudi ve Hıristiyanlar'ın da kutsalı olduğu için, bugüne kadar verilen Kudüs mücadelesi gereken saygı çerçevesinde verilmiştir. Kudüs dinî bir mesele olmasının yanısıra ve ötesinde, insani bir meseledir. Kudüs işgal altında bir devletin başkentidir; İsrail işgaliyle başlayan hukuk dışı ve gayri insani İsrail politikaları, sadece Müslümanlar'ın değil Filistinli Hıristiyanlar'ın da devasa bir ayrımcılığa ve ırkçılığa maruz kalmasına sebeptir. Sadece küçük bir örnek: Filistinli Hıristiyanlar yıllardır, Yahudiler'in sokakta kendilerine tükürmekten vazgeçmelerini istemektedir.
Yine de, “Bunlardan bize ne, bize dokunmayan yılan bin yaşasın” diyenlerdenseniz, İsrail’in bizim için oluşturduğu güvenlik tehdidinin de farkında değilsinizdir demektir. Lübnan’a, Ürdün’e, Suriye’ye ve Batı’ya gitmek zorunda kalan milyonlarca Filistinli, bu ülkeler konuya müdahil olduğu için değil, İsrail Filistin topraklarını Filistinliler'den temizlemek istediği için yurtlarından olmuştur. Yani yeni bir mülteci akışına olsa olsa ABD ve İsrail’e 'dur' demek değil, dememek sebep olabilir.
İsrail işgalinin yalnız Kudüs’ü değil, ülke topraklarımıza varan bir coğrafyayı hedef aldığı kör göze parmak durumundadır. “Orta Doğu’dan bize ne?” diyenler, hiç tarihe dönüp bakmamış mıdır? 2. Dünya Savaşı’nda Fransa’ya gelip Almanlar'la savaşan İngilizler'in bunu neden yaptığını bile sorgulamamış mıdır? İngilizler, “Manş’ın ötesinde bir katliam varsa ev dediğimiz yer güvende değildir,” diyerek mevcut tehdidi kendilerine ulaşmadan durdurmak için Kıta Avrupası’nda savaşmışken, bizim gerçekten, “Kudüs’ten bize ne?”, “Şam’dan, Halep’ten, Humus’tan bize ne?” deme lüksümüz var mıdır? Sınırımızın ötesinde katliam, işgal, terör ve savaş varken, ev dediğimiz, vatan dediğimiz ulus-devlet sınırlarımız içindeki yer güvende midir?
- Heathrow Havalimanı'ndan Türk insanı manzaraları
- Avrupa’daki hava muhalefeti hafta başında büyük bir kaosa sebep oldu. Sadece Pazar günü Amsterdam’da 300, Brüksel’de 200, Frankfurt’ta 300’den fazla sefer iptal olurken, Londra’nın en büyük havalimanı Heathrow’un ana taşıyıcısı British Airlines Pazar ve Pazartesi 270’den fazla uçuşu iptal etti. Hava muhalefeti, kar ve buzlanma uzun ve çileli rötarlara neden olurken, IATA kuralları gereği uçucu ekiplerin uçuş sürelerinin dolması devamında gelen uçuş iptallerinin başlıca nedeniydi.
- Biz de bir grup gazeteciyle birlikte Heathrow’da 40 saate varan bir çile yaşadık. Havayolu taşımacılığında herşeyin başında güvenlik gelir. Bir yerden bir başka yere kazasız belasız gidebilmek için, hele bir de olumsuz hava şartları yaşanıyorsa, beklenmedik gecikmeleri ve aksamaları en baştan kabul etmelisiniz. Yani lüks bir ulaştırma biçimi olarak algılansa da, havayolu gideceğiniz yere vaktinde varabileceğinizin garantisi değildir.
- Bu gibi kriz durumlarında, taşımacı şirketin yolcuları bilgilendirme ve yönlendirme kabiliyeti, kaosun minimize edilmesi ve kaosun önlenmesinde altın bir dokunuş gibidir. Pazar günü Heathrow’dan Atatürk Havalimanı'na uçan TK-1972 kodlu Türk Havayolları (THY) uçağının 250 küsur yolcusu maalesef bu altın dokunuştan mahrum kaldı. Yedi saate yakın rötarın ardından uçağın kapılarının kapanmasına rağmen yaşanan iptal sonrası, THY Londra Müdürü’nün orada olmasını, yolcularla gerekli enformasyonu paylaşmasını, en azından yer ekibini iyi yönetmesini beklerdik. Bunu görememek Türkiye’nin en büyük uluslararası markası olan THY açısından üzücüydü. Yer ekibi kadar, söz konusu A-330 uçağının kabin amirinin de böylesi bir kriz durumunda ortalıkta gözükmemesi, havada yaşanabilecek farklı bir kriz durumunda, -Allah göstermesin- neler olurdu diye düşündürdü. Kabin ekiplerinin ana görevi, uçuş güvenliği, yolcu bilgilendirmesi ve yönlendirme değil mi?
- Hal böyle olunca, tüm yolcular Heathrow’da kendi başının çaresine bakmak zorunda kaldı. Böyle kriz zamanları, yanında gelen stres, yorgunluk gibi faktörleri de devreye girince insanların iyi ve de kötü yanlarını ortaya çıkarır. Tek bir yolcu bile diğer yolcularla gerilim yaşasa, yeni bir huzursuzluk çıkarsa, zaten çok yorucu olan bu deneyim iyice çekilmez hale gelebilir. Bizim yaşadığımız tecrübede böyle bir şey olmadı. Aksine, normal zamanda birbirlerinin hayatlarının yanından temas etmeden geçip gidecek insanların ve özellikle Türk yolcuların birbiriyle dayanışması, sağduyusu, bilgi paylaşımı çok ama çok çarpıcıydı. Öfke ve taşkınlıklara rahatlıkla sebep olabilecek aksilikler zinciri, tüm yorgunluğa, gecikmeye ve yıpratıcılığına rağmen sonunda gülümsemeyi başardığımız bir anıya dönüştü. Ve açıkçası, 'kutuplaştı kutuplaşıyor' denen Türkler'in tüm farklılıklarına rağmen ortak dertte nasıl birleşebildiğini göstermesi açısından fazlasıyla umut vericiydi.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları





























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.02.2020
4.02.2020
5.01.2020
29.12.2019
8.02.2019
29.07.2018
22.07.2018
15.07.2018
12.07.2018
5.02.2018