Ömer F. Gergerlioğlu
Barış istemek suç olamaz. İnsan hakları istemek suç olamaz. Yöneticilerin uygulamalarını eleştirmek demokratik, hukuk devletinde suç olamaz. İnsanların ölmemesini istemek bir insan olarak herkesin isteği olmalıdır.
Türkiye'de hukuk maalesef siyasetin seyrine göre değişiyor. Bir dönem sarf edilen bir ifade hukuken sorunlu olmuyorken, bir başka dönem suç ilan ediliyor. Evrensel hukuka ulaştığımızı zannederken geldiğimiz yer son derece vahim.
Bugünlerde ard arda gelen düşünce özgürlüğüyle ilgili yargı kararları insanları çileden çıkarıyor. Altan'lar ve Ilıcak hakkında verilen çok ağır ve haksız kararlardan sonra şahsım hakkında da böyle bir karar verildi. Suçumuz(!) çocukların ölmemesi, anaların ağlamaması isteğinden başkası değil. Yıllardır söylediğimizi siyasi konjonktüre göre değiştirmemek ikinci suçumuz (!) Çünkü yıllardır demokrasi, insan hakları, eşit vatandaşlık ve özgürlük diyoruz. Çözüm süreci öncesinde de, sırasında da , sonrasında da hep aynı sözleri söyledim.
Türkiye'nin insan hakları sorunları çok ve çözüleceğine çözümsüzlük yönünde ilerletiliyor. Oluşturulan yanlış kurguyu hakka, hukuka uygun bir şekilde düzeltmek varken, devlet tornasıyla yontma dışında başka düzeltme kabul edilmiyor. Bu da sorun üretiyor, daha huzursuz sorunlu bir devlet oluyoruz, insanlar ülkeden gitmek istiyor, uluslararası bilimsel tüm insani ve hukuki endekslerde geriye gidiyoruz.
Benim davam da böyle bir dava oldu ve seyri de Türkiye gerçeklerinden farklı olmadı. Çözüm süreci sırasında duran kanın tekrar akmaması, gerçek,kalıcı ve esaslı bir çözümün sağlanması için çok gayret sarf ettik. Fakat olmadı, sorunlar aşılamadı, tekrar eski deverana döndük. Dünya çatışma çözüm örneklerini teorik ve pratik olarak incelemiş ve sürekli takip eden birisi olarak bu topraklardaki kalıcı çözüm ve barışın, başarı sağlanmış çok ülkeden daha kolay olduğunu düşündüm hep. Çünkü bu topraklarda binlerce yıl birlikte yaşamış insanların sınırların ayrılmasıyla bozulmayacak kardeşlik bağları çok güçlüydü. "Siyah, beyaz" düşmanlığına düşmemiş bu topraklarda çözüm girişimlerinin şansı daha büyük olmalıydı.
Yıllardır Türkiye ve dünya insan haklarının farklı sorunlarıyla ilgili açıklamalar yaptım, makaleler yazdım. Hepsinde de yöneticilerin haksız uygulamalarına karşı ezilen bireylerin yanında oldum. Bu paylaşımlarım suç ithamı olarak sonunda karşıma çıktı. İlk önce kamu görevimden zulmen ihraç edildim, sonra hakkımda adli dava açtılar. Sosyal medyada iki tarafın maket tabutlarının olduğu fotoğrafın önündeki annelerin mesajını barış temasıyla güçlendirme isteğim, Kolombiya'da başarılan barışın Türkiye'de de olabileceğine dair bir paylaşımım, bir web sitesindeki barış yönünde yapılan çağrıya devletin kulak kabartmasını dile getirmem, Öcalan'ın mesajıyla barışın gelmesinin konjonktürel olarak mümkün olmadığını belirten bir makalem ve sonradan kapatılmış olan IMC TV isimli bir kanala program konuğu olmam. Yanlış okumadınız, oradaki konuşmalarımdan bahsedilmeyen sadece legal yayında olduğu sürelerde konuk olmam.
"Kral çıplak" demek suç sanırım, bu ülkede yıllardır çatışmalar yaşanır, PKK ve T.C. devleti karşılıklı birbirine zayiat verdirir, ve evlere tabutlar gelir. Bu, kimi evde iki kardeşin farklı yerlerden gelen tabutu olmasıyla sonuçlanır. Kimi ailede kardeşin biri dağa çıkmış, PKK'ya katılmıştır, kimisi de askere gitmiştir. Hatta öylesine vakalar bilirim ki iki tarafın silahlı çatışması sonrası aynı eve iki ayrı yerden kardeşlerin cenazesinin geldiği vakalardır bunlar. İşte bu vb. vakalardan hareketle oluşturulan mizansen bir fotoda tabutların arkasında duran annelerin mesajını kuvvetlendirme çabamdı suçum (!). 'bu fotografa bakıp niye bu savaşın bitirip tüketmekten başka bir anlamı olmadığını anlarsınız. Analar aynı, bayraklar farklı..!Ölünce farkımız kalmıyor birbirimizden..! Çocuklarımızın tabutu yan yana duracağına, dirisi yan yana dursun, eşitçe, kardeşce ve omuz omuza..!' dememdi suçum (!). Gerçekler çıplak gözle görününce suç olmamalı, gerçekler acıdır ve bu toplumun insanları sorunlara çare bulmalıdır.
Kolombiya'da başarılan bir sürecin Türkiye'de de olabileceğini söylemem de yine suç ithamlarındandı. Esaslı bir şekilde çözüm ve barış çabasının başarıldığına kıyas yapmanın suç olarak itham edilmesi karşısında denilebilecek tek bir cümle yok sanırım.
Bir web sitesindeki devletin adım atmasıyla barışın gelebileceğine dair bir çağrı için (PKK: Devlet adım atarsa barış 1 ayda gelir ) haberi için, "bu çağrı hakkıyla değerlendirilmeli, bu işin sonu yok, Öcalan devreye girerse olur diyorlar " ifadem suç olarak gösterilmişti. Çözüm süreci sırasında devlet onayı ve izniyle yasal akrabası olmadığı halde defalarca çeşitli heyetler İmralı'ya gidip, gelmişti, Öcalan'ın mektupları Diyarbakır'da 3 kez meydanlarda okutulmuştu. 2014 yılında çıkartılan çözüm yasası halen caridir. Buna rağmen süreç bittiğinde çözümün, barışın adını ağzınıza almanız suç oluyor.
15 Temmuz darbe girişimi sonrası İmralı'ya saldırı düzenlendiğine dair haberler üzerine adaya giden Öcalan'ın kardeşinin getirdiği "yeni adım atılırsa barışın gelebileceği" mesajı üzerine yazdığım "Öcalan'ın mesajıyla barış gelir mi?" isimli makalemde "Öcalan'ın mesajına devlet tarafından olumlu bir karşılık geleceğini sanmıyorum."..."Öcalan'la görüşmeyi sağlayarak bir barış kıvılcımı oluşturarak umut beklemek gerçekçi değildir." gibi ifadelerimle bu isteğin şu anda mümkün olmadığını anlatmıştım. Ancak bu makalem de "propaganda" ithamındaydı.
IMC TV programlarına her partiden, STK'dan siyasinin katıldığı, hükümet kanadından da katılanların olduğunu belirttim. Ancak orada yaptığım konuşmanın içeriğini tartışma yerine sadece konuk olmamın suç olduğu ithamı yapıldı. Bu suçlamaları hukukla telif etmek mümkün değildir.
Ben ve avukatım savunmalarımızı yaptıktan sonra Savcı 6 farklı ithamın 5'inden vazgeçtiğini, bunların suç olamayacağını, sadece paylaştığım bana ait olmayan legal bir web sitesi haberi için ceza istediğini belirtti. Açıklanan Hakim kararıysa "terör örgütü propagandası" yaptığım şeklinde en üst sınırdan verilen bir ceza oldu.
Ben 27 yıllık doktorum, binlerce hastanın hayatını kurtardım, gece gündüz mesaimi buna hasrettim, can kurtarmaya çalıştım. Tabii ki insan hayatından yana olacağım. Bana statüko tarafından çizilen siyasi yönlendirmeler dışında insanı eksen alacağım. Ayrıca bir insan hakları aktivisti olarak yaptığım askerlikte bile silah kullanmayı reddetmiş bir insanım, bilerek öğrenmedim, kullanmadım, kullanmam. Silah karşıtı bir pasifistim. Bana verilen şiddeti övme vb. suçlamalarının kabul edilemezliği apaçıktır. 2.5 yıllık ceza bu yüzden hukuken ve vicdanen tamamen haksız ve yersiz bir karardır. Barış isteği bu denli hoyratça kırılmamalıdır.
Benim içim rahat, gerekeni söyledim ve suçlu değilim, aksine hata yapanlara hatasını hatırlatanım. Allah'a şükür ki zalime karşı, mazlumun yanındayım. "Geçmiş olsun" dileklerini ileten binlerce mazlumun yaptığı dualar bana yeter, onları beraatim olarak görüyorum. Biliyorum ki gerçek beraat, Allah'ın yanındadır ve mazlumların duasındadır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları











































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018