Süleyman YAŞAR
Vatandaş döviz alıyor. Bankadaki mevduatını dövize çeviriyor. Merkez Bankası’nın verilerine göre; bir haftada döviz mevduat hesapları 1 milyar dolar arttı. Ve döviz mevduat hesapları 182,3 milyar dolara ulaştı. Hemen hatırlatmakta fayda var, döviz mevduat hesaplarının tutarı bir yıl önce 162,2 milyar dolardı. Böylece toplam mevduatlar içerisinde döviz mevduatlarının payı 12 ayda yüzde 36’dan yüzde 40’a yükseldi. Yani dolarizasyon arttı.
Gelelim dolarizasyonun ne olduğuna…
Bir ülkenin vatandaşları kendi yöneticilerine güvenemediklerinde, kendi ülke para birimleri yerine güvendikleri ülke paralarını tutmaya başlarlar. İşte bu sürece dolarizasyon adı verilir. Yanidolarizasyonun artışı ülkeyi yönetenlere güvenin azalması anlamına gelir.
Neye dayanarak bu tespiti yapıyoruz peki?
Şuna dayanarak yapıyoruz; Türkiye’de 2012 yılının haziran ayında dolarizasyon oranı yüzde 28 düzeyindeydi. Bu bize AKP yönetimine olan güvenin o tarihte yüksek olduğunu gösteriyor. Yani daha çok vatandaş parasını Türk Lirası olarak tutmayı tercih ediyordu.
O hâlde son dönemde dolarizasyonun artıp, yönetime güven azaldığına göre 2012 yılından sonra neler olduğuna bakmakta fayda var.
Bakalım.
Bildiğiniz gibi 2012 yılından sonra Türkiye’de büyüme hızı düşmeye başladı. Ve 2012-2015 yılları ortalama büyüme hızı yüzde 3,1 oldu. Tabii büyüme hızı düşerken tuhaf biçimde Türkiye’nin dış borçları arttı. 2012 yılında 339 milyar dolar olan toplam dış borçlar 2015 yılında 406 milyar dolara yükseldi. Bu arada milli gelir 822 milyar dolardan 722 milyar dolara geriledi.
“Peki, dış borç artarken milli gelir niye geriler” sorusu hemen akla gelebilir.
Şöyle geriler; alınan dış borçlar, milli geliri artıracak dış ticarete konu malları üretecek yatırımlara yöneltilmeyip ihracat artırılmazsa milli gelir dolar olarak geriler. Çünkü döviz ihtiyacı nedeniyle dövize talep artar dolayısıyla döviz fiyatları yükselir. Dolayısıyla milli gelir dolar olarak düşer.
O hâlde alınan dış borçların lüks AVM, lüks konut ve lüks otomobile aktarılması nedeniyle milli gelirin dolar olarak hızla gerilediğini söylemek hatalı olmaz herhalde.
MERKEZ BANKASI KIRILGANLAŞIYOR
Gelelim şimdi diğer önemli bir soruna…
Merkez bankalarının kırılganlığı olarak bilinen bir sorun var iktisat yazınında. Buna göre; para arzı ile merkez bankalarının döviz rezervleri arasındaki orana bakılır. Ve geniş tanımlı para arzı, merkez bankası rezervlerine bölünür. Çıkan rakam yükseliyorsa merkez bankasının kırılganlığının arttığı söylenir. İşte bu kırılganlık Türkiye’de sürekli artıyor. Geniş tanımlı para arzı artarken döviz rezervleri azalıyor. Yani son 12 ayda geniş tanımlı para arzı (M2) 1042 milyar liradan 1212 milyar liraya yükseldi. Ama döviz rezervleri altın hariç aynı dönemde 108,2 milyar dolardan 93,9 milyar dolara geriledi. İşte bu durum tehlike çanlarının çaldığını bize gösteriyor.
O hâlde ne yapmalı?
Kısa vadede Merkez’in döviz rezervlerini çoğaltması mümkün değil. Sorun siyasi düzeyden kaynaklanıyor. Siyasi düzeyin, yatırım iklimini düzeltilmesi şart.
Peki, nasıl yapılacak bu?
Derhal jeopolitik risklerden uzaklaşıp, küresel hukuk kurallarına uymakta fayda var. Aksi hâlde sorun daha da büyüyecek.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.07.2016
13.07.2016
4.02.2016
2.02.2016
1.02.2016
10.06.2016
31.05.2016
27.05.2016
18.05.2016
17.05.2016