Ümit KIVANÇ
[ İZAHAT - Bu yazıyı 24 Ekim gecesi saat 03:00 civarında yayımladım, akşamüstü geçici olarak kaldırdım. Şimdi gerekli notlar ve düzeltmelerle tekrar koyuyorum. Bu operasyona sebep, Twitter'da gazeteci Fehim Taştekin'in mesajlarını görmem oldu. Bölgede olup biteni iyi bilen ve izleyen Taştekin'in verdiği kısacık bilgiler ve gün içerisinde duyduğumuz çeşitli açıklamalar ışığında yaptığım değişiklik ve düzeltmeleri metnin arasına yerleştirdim. Bu değişiklikleri iyi ki yapmışım, çünkü birbiri ardına eklenen haber ve ayrıntılar olayı pek bir acayipleştirdi. ]
23 Ekim Perşembe günü, Özgür Suriye Ordusu'nun Kobanê'ye 1300 kişilik bir kuvvet göndereceği haberleri duyuldu. Bir süre, YPG veya PYD'nin bu konuda tavır belirtip belirtmeyeceği beklendi. Resmî açıklama yapılmadı. Gün içinde, Kobanê'deki YPG komutanlarından Meryem Kobanê ile Meysa Ebdo'nun gayriresmî beyanlarını öğrendik.
ANF muhabiri Sedat Sur'un (Twitter FF> @SedatSur3) aktardığına göre, Meryem Kobanê, "ÖSO bize yardım edecekse Til Ebyad'da İD ile savaşsın," demişti. Ebdo da, ÖSO'nun kuvvet gönderme kararını "kendilerine danışmadan" aldığına dikkat çekmiş, ÖSO'nun "Kobanê dışındaki İD mevzilerini vurmasını" önermişti. Ebdo, ÖSO ile ancak Kobanê için kurulmuş bulunan Burkan El Fırat ittifakına katılırlarsa işbirliği yapacaklarını söylemiş, "Ama aksi olmaz," demişti.
[ EK - ÖSO konusunda hepimizin kafası karışık. Bu karışıklığa yolaçan, "Özgür Suriye Ordusu"nun, ordu kavramının çağrıştırdığı merkezî yapı ve komutadan yoksun, bileşimi sürekli değişen, kesin tanımlanamayan bir yapı oluşu. ÖSO bünyesindeki birçok grup şu anda İD'e katılmış durumda. Başka bazı gruplar, Fırat Volkanı grubu bünyesinde YPG ile birlikte İD'e karşı savaşıyor. ÖSO'nun bazı unsurlarının İD veya El Nusra Cephesi'nden ne farkı var, anlamak kolay değil. ]
Ancak YPG komutanının "olmaz" dediği, tam da Al Jazeera'nın "ÖSO komutanlarından" diye sunduğu Abdulcabbar Akidi'nin olmasını istediği şey. Al Jazeera'nin Kobanê konuluCanlı Blog'undan öğrendiğimize göre, Akidi, Kobanê'ye 1300 kişilik silahlı güç gönderme konusunda şöyle konuştu: "Bu bizim görevimiz. Kobanê, Halep'e bağlı ve Suriye'nin bütünlüğünü korumak adına bunu yapıyoruz. Allah'tan zafer umuyoruz. Biz sadece YPG için değil, oradaki sivillere ve ordumuza bağlı güçlere de destek vermek için gönderiyoruz bu gücü. Bu kararı vicdani olarak kendiliğimizden aldık."
[ EK - Fehim Taştekin, Akidi'nin artık ÖSO'nun komutanlarından olmadığını, ÖSO adına konuşmaya yetkisinin bulunmadığını belirtiyor ki, bu bir "tezgahın" varlığının ilk kanıtı. Taştekin ayrıca, şu anda Kürtlere yardımdan sözeden bu şahsın vaktiyle sarf ettiği "PKK'nin kökünü kurutacağız!" sözünü hatırlattı: "ÖSO Komutanı: PKK'nın kökünü kurutacağız". ]
Görüldüğü üzre, bu sözler arasında Kürt siyasetçilerini telaşlandırabilecek yeterince unsur var. Akidi, açıkça, "Kobanê Halep'e bağlıdır, Suriye'nin parçasıdır"ı vurguluyor ve Kobanê'de muhtemel bir YPG zaferinin neredeyse kaçınılmaz hale getireceği Rojava özerkliğini kolay kolay kabul etmeyeceklerini belli ediyor. Bu sözlerin arkasına eklediği cümleyse, meseleyi berraklaştırıyor: "Erbil'den Peşmerge güçleri gönderilirken bizim bu şekilde elimiz kolumuz bağlı beklememiz mâkûl olmaz."
Öyle anlaşılıyor ki, ÖSO içindeki birtakım gruplarla giriştikleri ittifak, Rojava Kürtlerini tam anlamıyla rahatlatmayacak. Esad karşıtı cephenin Sünni-Arap unsurları, her türlü muhalefetin kendi otoriteleri altında kalması konusunda hassaslar. Böylece, İD'den kurtarıldığında Kobanê'ye hakim olmak için, bir tarafında YPG ile Peşmerge'nin, öbür tarafında ÖSO unsurlarının yeralacağı yeni bir mücadele başlayacak. YPG'nin şu anda birlikte savaştığı Fırat Volkanı'ndaki ÖSO unsurlarıyla ilişkisinin ne kadar kalıcı ve güvenilir olduğu da herhalde bu aşamada ortaya çıkacak.
[ EK - Yine Fehim Taştekin'e göre, ÖSO bu "1300 savaşçı gönderme" faslıyla alâkası olmadığını açıkladı. Bu, birilerinin, Kürt topraklarına ÖSO'ya rağmen ÖSO'cu gönderme tezgahı içinde bulunduğuna bir başka kanıt. ]
"Kobanê'ye ilave ÖSO kuvveti" planının arkasında ÖSO'nun "özgür iradesi" dışında birtakım güçlerin olup olmadığı zaten daha ilk andan tartışılmaya başlanmıştı. Al Jazeera'nın Akidi'den aktardığı sözlerin arasındaki "kararı özgür irademizle aldık" vurgusu bu şüpheyi davet etti. Bu soru ortaya atılır atılmaz akla ilk gelen perde gerisi aktörü, Ankara oldu. Başlarına çorap örülmeye çalışılan her durumda haklı olarak Ankara'yı suçlayan Kürtler hemen, kendileri için neredeyse kesinlik taşıyan bu ihtimale dikkat çektiler. Ankara'dan "bu meseleyle ilgimiz yok" yollu bir açıklama duyulmadığı gibi, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, önce bir defa daha, Kobanê'de İD ile savaşanların "iki bin terörist" olduğunu iddia edip Kürt hakimiyetine ÖSO aracılığıyla set çekme planının arkasında AKP hükümetinin olabileceği şüphelerini güçlendirdi. Ardından, 1300 ÖSO'cunun gelmesini PYD'nin kabul ettiğini ileri sürdü ki, bunu PYD yalanlıyor.
Öyle anlaşılıyor ki, Suriye'nin kuzeyinde özerk Kürt bölgeleri oluşmasını/varolanların yaşamasını önlemek üzere yeni yeni tezgahlara girişilecek.
[ EK - REUTERS'İN HABERİ
Akidi ile Suruç'ta (yani Türkiye'de!) görüşen Reuters haber ajansı, ÖSO nezdindeki konumundan bir türlü emin olamadığımız bu şahsa atfen, Kobanê'ye 1350 savaşçının iki-üç gün içinde aktarılacağını bildirdi. Ancak sağolsun, araya sıkıştırdığı cümlelerle olan bitenin gerisindeki bir miktar anlamamızı sağlayan Akidi bu sefer de ilgi çekici bir söz etmiş, şöyle demişti: "Bu savaşçılar Kuzey Suriye kırsalından gelecek. Bunlar, Esad rejimiyle savaşın sürdüğü cephelerden çekilmeyecek. Bunlar yedekler." Bu ne tuhaf bir laftır!? ÖSO'nun bir tarafta bekleyen "yedek güçleri" varmış! Hem rejimle hem İD'le savaştığı iddia edilen bir kuvvetin bir kenarda böyle binlerce kişilik yedek kuvvetlerinin bulunması, bir içsavaşın koşulları ve mantığı içerisinde, pek tuhaf değil mi? Akidi'nın adı nerede geçse orada bir acayiplik var. ]
[ EK - PYD/YPG'den yeni açıklamalar. PYD Eşbaşkanı Salih Müslim, ÖSO ile görüştüklerini, ancak aralarında 1300 savaşçının Kobanê'ye gelmesine dair herhangi bir anlaşma olmadığını söyledi. Müslim, ANF'den Ali Güler'e, "Türkiye devletinin kafa karıştırmak için ortaya attığı bir haber," dedi. YPG Sözcüsü Polat Can da, ÖSO'ya, İD'le savaşta yeni cephe açabilecekleri yerler önerdi. ]
[ EK - Ufuk Çalışkan'ın Diken'deki haberine göre, Akidi 4 Kasım 2013’te Özgür Suriye Ordusu Halep Askeri Devrim Konseyi’nden istifa etmiş. Akidi, istifa nedenlerini anlattığı konuşmasını Youtube’da yayınlamış. Yine bu habere göre, ÖSO Halep Devrimci Askeri Konsey Komutanı Tuğgeneral Zahir El Saket, Akidi'nin Askeri Konsey'le ilişkisinin olmadığını doğruladı. ]
[ EK - Ve bu da bir Anadolu Ajansı haberi: "PYD Erbil Temsilcisi Garip Hiso, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) birliklerini Kobani'de istemediklerine yönelik iddiaları yalanlayarak, 'ÖSO'nun gelişi PYD'nin bilgisi dahilindedir' dedi." AA'ya güvenmemek için her türlü sebebimiz var; yine de zikrediyorum. ]
[ EK - Al Jazeera Türk'ün geceyarısına birkaç dakika kala yayımladığı habervardığımız kanıyı değiştirebilecek nitelikte. Bu habere göre, Salih Müslim, AJ Arapçakanalına şöyle dedi: "...evet onlarla (ÖSO) iletişim halindeyiz şu an. Fakat sayı söylendiği gibi bin 300 değil. Bununla ilgili görüşmelerimiz sürüyor." Bu haberde, haberin güvenilirlik dozunu artıran bir soru-cevap da var. Müslim'e "niye oyalama taktiği güdüyorsunuz?" diye soruluyor, o da gayet diplomatik bir cevap veriyor. Bir de, kafalarımızı yeniden karıştıracak ayrıntı. Görüşülen ÖSO komutanı olarak, mâlûm Abdülcabbar Akidi'nin adı geçiyor! ]
İzlemeyi burada kesiyorum. Çünkü gördüğünüz üzre, ortadaki çelişkiler başa çıkılacak gibi değil, çok özel bilgi kanalları olmadıkça doğru sonuçlara varmamız da mümkün değil.
http://riyatabirleri.blogspot.com.tr/2014/10/kobaneye-iliskin-yeni-kirli-planlar.html#more
Yazarlar
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları


























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2025
30.12.2024
24.12.2024
15.12.2024
1.12.2024
15.11.2024
21.10.2024
7.10.2024
22.09.2024
5.07.2024