Yasin AKTAY
Arap baharı sürecinin ilk kıvılcımının yandığı Tunus'ta Devrim sonrası düzenlenen yeni anayasaya uygun olarak yapılan seçimlerde Laik-liberal Nida Tunus partisi oyların yüzde 39'unu alarak ve Nahda'yı geride bırakarak birinci parti oldu. Nida Tunus, bu oy oranıyla 217 sandalyelik parlamentonun 85'ini alırken, Nahda yüzde 32›lik oy oranıyla 69 sandalyede kaldı.
Bu sonuçlar bütün Arap Baharı sürecinin başından itibaren seçimlerde İhvan veya İslamcı akımların girilen seçimlerde ilk kez geride kaldıkları, laik liberal kesimlerin ilk kez öne çıktığının resmidir.
Türkiye Arap Baharı başladığından beri, doğal, sosyolojik mecraında gerçekleşen bir hareket olarak, halkın iradesinin yanında durmayı tercih etti. Bu destek ne birilerine rejim ihraç etmek anlamına geliyordu he de bazı ülkelerin iç işlerine müdahale. Türkiye Hüsnü Mübarek'in, Zeynelabidin bin Ali'nin veya Muammer Kaddafi'nin kendi halklarının taleplerini kanla bastırmaya kalkışmasına karşılık vicdanın sesini dillendirdi. Bu direnişin çaresiz olduğunu aklın ve insani sorumluluğun gereği olarak hatırlattı ve halkların yanında durdu.
Nitekim süreç Türkiye'nin duruşunu kısa süre içinde doğrulayacak ve halkların taleplerini kanla bastırabilecek diktatörleri döktükleri kanlar iktidardan süpürecekti. Gerçekleşen devrimleri kimin gerçekleştirdiği, devrimler neticesinde kimin iktidara geleceği belli değildi. Hatta hiç kimse bu devrimlerin neticesinde İhvan›ın veya İslamcı partilerin iktidara gelebileceğini öngörmüyordu. Ne de olsa devrimleri İslamcılar değil, ekmek, özgürlük ve onur talep eden kitleler gerçekleştirmişti.
Türkiye de bu süreçleri kimin iktidara geleceğini önemsemeksizin destekledi. Asıl olan, insanların özgürlük, onur ve ekmek taleplerine karşılık verilmesiydi çünkü.
Oysa devrimlerin sonrasında kurulan bütün sandıklar ya İhvan veya İslamcı çizgideki partileri iktidara getiriyordu ve Türkiye için bunun sorun edilecek bir tarafı yoktu. Demokratik prosedürler işletildiğinde, seçimin sonuçlarına saygı göstermeyi kabullenmiş tarafların kazanması neden sorun olsundu?
Türkiye doğal olarak seçimi kazanan herkesle iyi ilişkiler kurdu. Seçimi İhvan değil de başka partiler kazanmış olsaydı da Türkiye seçimi kazananlarla o ülkeleri temsil eden aktörler olarak muhatap olmaktan asla geri durmazdı.
Türkiye'nin ayrıca kendi seçimi var mıydı bu süreçte? Kimilerine göre Türkiye İhvanı seçmiş ve sadece onların iktidara gelmesi için çalışıyordu. AK Parti hükümetinin İhvan ve diğer Demokrat çizgideki İslamcı partilerle ilişkisinin iyi olduğu doğru, ancak bu iyi ilişki o ülkelerin yönetimlerine kimin hangi yolla geleceğini tayin eden bir ilişki olduğu birilerinin çok yararlandığı bir vehimden ibaret. Neticede halkta hiç bir karşılığı olmayan bir partiyi Türkiye veya AK Parti istediği kadar desteklesin, bunun ne gibi bir sonucu olabilir?
Nitekim, Bilahare seçilmiş yönetimlere karşı halkın iradesini yok sayarak yapılan kanlı darbelere karşı Türkiye, bunlar İhvan›a karşı yapılıyor diye karşı çıkmış değil. Bu darbelere hala darbe bile diyememiş, bu darbelerin döktüğü kanlara hala gereken insani tepkiyi ortaya koyamamış olanların, dönüp Türkiye'yi bütün dış politikasını İhvan›a bağlamış olmak dolayısıyla iflas etmiş olmakla tavsif ediyor olmaları onları en hafifinden bu insanlık suçluları, demokrasi karşıtlarının suç ortağı kılıyor.
Oysa Türkiye bu kanlı darbe veya karşı-devrimlere asla İhvan›a karşı yapılıyor diye değil, sadece darbe oldukları, halka karşı oldukları ve insanlığa karşı suçlar irtikap ettikleri için karşı çıkıyor. Bu darbeler İhvan tarafından başkalarına karşı yapılıyor olsaydı da tutumumuz değişmezdi.
Nitekim Tunus'ta başarılı yürüyen ulusal diyalog sürecinin sonucunda girilen seçimlerden Nahda değil Nida Tunus'un zaferle çıkmış olması asla bizi rahatsız etmez. Tunus halkının iradesi bu yönde gerçekleşmiştir ve Türkiye Tunus halkının kararını saygıyla karşılıyor, Nida Tunus'u da Nahda'yı da, seçim sürecine katılan diğer bütün partileri de tebrik ediyor. Bu seçimin sonucundan Arap Baharı süreci, yani halkların iradesi kazançlı çıkmıştır.
Türkiye Arap Baharı sürecini dışarıdan müdahale etmeden halkların iradesinin tezahürü olarak destekledi. Oysa bugün aynı devrimler dışarıdan binbir türlü entrikayla, darbeyle, katliamlarla, savaş kışkırtmalarıyla ve doğrudan müdahalelerle boğulmaya çalışılıyor. Bütün bu süreçlere insanlık adına bir nebze tepki göstermesi beklenenler, kendilerinden beklenen asgari insanlık, demokratlık veya medeniliği sergilemek yerine dönüp Türkiye'nin bu süreçten ne kadar zararlı çıktığının, ne kadar yalnızlaştığının seyran-u sefasına dalmışlar.
Türkiye yalnızlaşmış da kim hangi ittifakla biraraya gelmiş de güçlenmiş? Türkiye bu süreçte kaybetmiş de kim kazanmış?
Bu darbeleri ve bu kanlı süreçleri destekleyerek Orta Doğu'yu yangına çevirenler çok mu şey kazanıyor şimdi? Körfez ülkelerinin hepsini yıkılmadan yok olup gitmeyecek, uykularını kaçıran ölümcül bir paranoya sarmış durumda. Hiç kimse yerinde tam da işledikleri cürümler, bu cürümlerdeki ortaklıkları yüzünden rahat değil.
ŞİMDİ BÜTÜN BUNLARI GEL DE CENGİZ ÇANDAR'A ANLAT
Geçtiğimiz günlerde bir mülakatımı 'çıplak gözle' izlediğini söyleyen Cengiz Çandar'ın gözünün önündeki onca perdeyle neyi ne kadar görüp anlayabileceğini sormuştum. Şimdi de Wall Street Journal'a verdiğim mülakatı 'ipe sapa gelmez' diye nitelemiş.
Çandar'ın beni eleştirdiği bütün sözlerimin yabancı basına yansıyan sözlerim olması, gözlerinin önündeki perdenin mahiyetini yeterince gösteriyor zaten. Ama yarım yamalak iki cümlem üzerine bir sürü laf sıralamış. Lafların hiç birinde dış politikaya dair 'ipe sapa gelir' tek bir cümle yok, ama her iki yazısında da benim Profesörlüğüme takmış, ne alakaysa?
Şu son yazılarıyla gazetecilik dışında her türlü vazife icra eden haline bakmaz da bizim Prof. vasfını taşımamızı dert etmişse, sorunu beni aşar. Ben bu noktada arkadaşı Salih Tuna'ya havale ederim.
Söyle Salih, bu arkadaşın derdi ne ola? Epeydir ilgilenmiyorsun ondan mıdır?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları

































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
3.06.2020
6.01.2019
16.10.2019
14.10.2019
9.09.2019
8.07.2019
8.07.2019
22.04.2019
1.02.2019
25.02.2019