Yüksel TAŞKIN
Seçim sonrasında CHP örgütü, koalisyon ve erken seçim ihtimalleriyle meşgul olduğu için seçim sonuçları yeterince tartışılmadı. Beklenen oy artışı yakalanamadı. Yapıcı eleştiri ve tartışmaların ötelenmemesi gerekiyor.
CHP, AK Parti ve MHP’de art arda gelen seçimlerden dolayı bir yorgunluk olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu üç parti de yeni bir seçimde yeni söz söylemekte ciddi olarak zorlanacaklar.
AK Parti istikrar kartına oynama avantajına sahip görünebilir. Ne var ki, kısa süre önce tek parti iktidarına sahiplerdi ve ülkede kutuplaşmayı zirve yaptırarak istikrarsızlığın en önemli adresi oldular. Ciddi bir inandırıcılık sorunları var.
Erken seçim olursa en diri duracak parti, HDP olacaktır. HDP, seçim boyunca kendisine yapılan saldırılardan sonra, yaklaşık bir aydır haksız biçimde günah keçisi yapılmış durumda. MHP’nin HDP’ye yönelik tavrı, en basit ifadesiyle demokratik duruştan son derece uzak.
HDP, tüm bu saldırılara karşısında olgun ve yapıcı tavrını sürdürürse, buradan da güçlenerek çıkar. HDP, AK Parti’nin etik sınırları zorlayan haksız saldırılarından büyüyerek çıktı. Galiba bu dersi almayanlar hâlâ mevcut.
CHP’nin seçim sonrasında her partinin koalisyon kurabileceği tek parti görüntüsü verebilmesi gayet olumludur. CHP’de son yıllarda hafife alınmaması gereken bir rasyonelleşme yaşanmakta. Hayat tarzı üzerinden kutuplaşmaya prim vermeyen parti, Kürt meselesinde de çözüm sürecinden yana tavır sergiliyor.
Yine sosyal meseleleri öne çıkaran bir kampanya yürütülmesi de son derece olumlu olmuştur. CHP, sağ kesime sıkışan potansiyel sosyal demokrat oyların peşini asla bırakmamalıdır.
CHP’de sağlıklı iç tartışmaların yapılması gerektiği hâlde buna dair işaretler görmememizin bir nedeni de ulusalcı parti ve çevrelerin son seçimde yaşadıkları büyük yenilgidir. Bu yenilgi, parti içindeki ulusalcıların bayrak açmasını da zorlaştırıyor. İçten içe şunu biliyorlar: Kazayla partiyi ele geçirsek dahi büyütemeyiz. Çakılırız.
CHP’de Kılıçdaroğlu’nun doğrultusu konusunda önemli bir uzlaşma olduğunu söyleyebiliriz. Bu doğrultuyu yenilgiye uğratabilecek bir ekip, enerji veya yeni bir söz, partide yok. Ama bu durumun partiyi atalete sürüklemesine de izin verilmemeli.
Seçimler öncesinde CHP kampanyasını değerlendirirken, gençlik ayağının eksik kaldığını vurgulamıştım. Sadece söylemler düzeyinde değil, gençliğin kampanyada özne hâline getirilmesi açısından da ciddi eksiklik vardı. Sonuçta yapılan farklı değerlendirmeler, aynı gerçekliğe işaret ediyorlar: CHP, gençlerden değil, yaşlılardan oy alan bir parti.
KONDA’nın bulgularına göre, 18-28 yaş aralığındaki her 100 seçmenden sadece 24’ü CHP’ye oy vermiş. Bu oran, partinin ülke ortalamasıyla aynı. Sözkonusu oranlar, MHP için 33, HDP için 32 görünüyor. CHP oylarının yüzde 45’i, 43 yaş üstü kesimden geliyor.
CHP, gençlerin partide etkinleşmesi için çok detaylı projeler hazırlamalı. İstanbul İl Örgütü’nün bu konuda lokomotif rolü üstlenmesi gerekiyor. Mevcut il ve ilçe örgütü şemasıyla bahsedilen sıçrama gerçekleştirilemez. İl Başkanı Karayalçın’ın öteden beri bu yönde eleştiri ve önerileri olduğunu, örgüt yapılanmasını etkinleştirmek istediğini biliyoruz.
Yukarıdaki veriler, parti örgütünde kimlerin aktif olduğu gerçeğiyle de yakından alakalı. CHP’de elli yaş üstü erkek üyeler çok daha etkililer ama parti başarısına en büyük katkıyı kadınlar sunuyor.
CHP’yi sürükleyen en önemli dinamik kadınlar. CHP’li kadınlar, partinin en önemli avantajıdır. Kariyerizmden ziyade sorumluluk ve inançla hareket ediyorlar. Son yıllarda edindikleri sokak deneyimi de asla hafife alınmamalıdır. Bu emeğin karşılığında, parti içinde hak ettikleri konuma gelebiliyorlar mı? Buna şimdilik evet demek mümkün değildir.
Görüldüğü gibi CHP’de yapılacak çok iş var. Parti içi eleştiri ve muhalefet arayışlarının hizipçiliği, şahısçı siyaseti aşarak, bu meselelerde öneriler geliştirmesini diliyoruz.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- CHP’nin Yerel Seçim başarısı ve iktidar yürüyüşüne dair bazı gözlem ve öneriler (1)
20.04.2024 - Popülizm Tartışmaları Üzerinden Son Yerel Seçimleri Anımsamak
15.12.2019 - 31 Mart-23 Haziran Seçimleri Türkiye Sağı Açısından Ne Anlama Geliyor?
26.07.2019 - Kudüs Tartışmasının Gösterdikleri: Benzin Kovalarıyla Medeniyetler Çatışmasına Koşmak
18.12.2017 - İki meselede netleşemeyen bir muhalefetin şansı olmaz
27.09.2017 - Şerif Mardin: Sosyal Bilimlere Saygınlık Kazandıran Bir Bilim İnsanının Ardından
19.09.2017 - Yaşam tarzı siyasetini veya yüzde 50’ye sıkışmayı reddetmek
10.08.2017 - Hakikat bükücüleriyle nasıl mücadele etmeli
27.07.2017 - Adalet Yürüyüşünün gösterdikleri
10.07.2017 - Bir mezuniyet töreni vesilesiyle
26.06.2017
Yazarlar
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları




































































Hikmet Pala
Sayın Akın Gazeteciliğiniz hakkında konuşmaktansa bırakın da gazeteciliğiniz konuşsun. T24 hakikaten severek güvenerek okuduğumuz bir yayın. Taraf okuruna da hitap eden, ender bulunan güvenilir ve entellektüel açıdan meydan okuyucu bir yayın. Taraf’ın içi büyük ölçüde boşaldığına göre bir ihtimal sizin tıklanmanız epey artacak! Dilerim tahayyülünüzün alabileceğinden daha da fazla artsın... Hatta bu arada reklam gelirleriniz de artsın ve katkıda bulunanlara daha da cömert davranabilin! Ama maddi imkansızlıklar içinde yayınlandığınız, en büyük kendisi olan kendileri tarafından en öz kendisel çabaları ile yediyüzbinonmilyonikitrilyar zorlukla çıktığınızı o kadar sıkça tekrar ediyorsunuz ki gına geliyor. Tamam, kahveniz taze koksun, haberiniz kavi ve hakiki olsun, köşe yazıları ile katkılar daha da renkli, çeşitli, akıl ve düşünceye meydan okuyucu, ‘beyin kaslarını’ zorlayıcı olsun, hatta Taraf’tan ayrılanlar da size gelsin ve “Sürgün’de Taraf” olsun ve birilerini çatlatsın! Ama çabalarınızı kafamıza kakalar gibi habire ısıtıp ısıtıp sürmeyin lütfen!