Zekeriya Kurşun
Yıllardır dünyanın gündemini meşgul eden İran’ı en çok tanıması gereken ülke Türkiye olmalıdır. Ancak gerçek bu değil. Türkiye’nin İran hakkındaki bilgileri ve hele Türk İran İlişkilerini şekillendirecek olan tahlilleri yok denecek kadar yetersizdir. Kısa bir süre önce ziyaret ettiğim İran’da Türkçe bilen bir akademisyen bu durumu şöyle izah etmişti: Türk televizyonlarında İran hakkında konuşanları dinlerken “acaba benim yaşadığım yerden başka bir İran mı var, diye düşünüyorum”. Aslında bu ironik anlatım hakikati yansıtıyor. Türkiye’de İran çalışmaları uzun zamandır yetersiz olan Farsça eğitimi ile sınırlı kalmış. Son zamanlarda Ankara’da kurulan İRAM dışında İran ile ilgili çalışmalar yapan genellikle İngilizce kaynaklar üzerinden tez yapan bazı sosyal bilimler bölümlerimiz mevcut. Peki, İran’da durum nedir?
İRAN’DA TÜRKİYE
İran bizim onları anlamak isteğimizden daha fazla bir istekle Türkiye’yi anlamak istiyor. Bunun hem kendileri için itiraf etmedikleri zorunlu bir yanı ve hem de reelpolitik gerekçeleri bulunuyor. Nüfus spekülasyonlarına girmeden İran’da önemli sayıdaki Türk varlığı onları buna mecbur ediyor. Son zamanlarda İran Türklerini inkâra kalkan bazı kesimler olsa da rencide etmemek için konuya dini lider bizzat sahip çıkarak Türklerin gönlünü aldı. Bir noktada bu mesele İran’ın yumuşak karnıdır. Diğer taraftan İran Türklerinin kendilerine uygulanan bazı kültürel politikalardan rahatsız olmalarına rağmen İran’a bağlılıklarında hiç kuşku yoktur ve ülkenin eşit ortaklarıdır. Ancak yönetimin İran topraklarının asırlarca Türk hanedanları tarafından yönetilmesi ve bıraktıkları mirasa karşı bir hassasiyet geliştirdiği ve kalan kültürel izlerden kurtulma arzusu duyduğu da bir gerçek. Bu yüzden 1979 devrimi dışarıya pazarlandığı gibi bir İslami devriminden ziyade bir Fars devrimidir. İmamiye Şiiliği ile iç içe geçmiş Fars milliyetçiliği, Pehlevi’nin ürettiği sahte milliyetçilik dahil, tarihin hiçbir devrinde bu kadar belirgin olmamıştır.
Tahran Üniversitesi’nin eski öğretim üyelerinden oldukça entelektüel bir araştırmacı ve aynı zamanda Kum mollalarından olan Resul Caferiyan (halen Tahran Üniversitesi Kütüphanesi Başkanı) yakınlarda çok ilginç bir kitap neşretti. İran’da Şiileşme Tarihi (Tarih-i Teşeyyu-i Der İran) adını taşıyan bu eser, Şiilik ile Farsiliğin ne kadar iç içe geçtiğinin bir ispat gayretidir. Zira eser, İranlıların Safevilerden sonra Şiileştikleri teorisini reddetmeyi amaçlamaktadır. Özellikle Araplar tarafından son zamanlarda kendilerine yöneltilen “Safevicilik” karşısında bir duruş sergilemektedir. Şiiliğin İslam’ın erken dönemlerinde Hz. Ali’nin yanında yer alan Huzaa kabilesinin Irak üzerinden Horasan’a ve aynı zamanda bir Fars diyarı olduğunu iddia ettiği Bahreyn’den Beni Kays kabilesi aracılığı ile İran’da yaygınlaştığını anlatan Caferiyan bir taraftan tarih yaparken, diğer taraftan da Fars milliyetçiliğine ciddi katkılar sunmaktadır. Aslında bu durum resmi söylemin hemen tamamına hâkimdir.
İRANLILAR NEYİ MERAK EDİYOR?
İran Dışişleri Bakanlığı’nı Türkiye konusunda bilgilendiren ve özellikle Astana sürecinde Türkiye’nin siyasetini analiz eden raporların hazırlandığı Ortadoğu ve Stratejik Araştırmalar Merkezi’nde katıldığım panel büyük ilgi gördü. Paneli bizzat merkezin başkanı Esadullah et-Taharî yönetti. Diğer konuşmacı ise oturum başkanının kahraman diye nitelediği -muhtemelen Hizbullah’ın kuruluşunda aktif olmuş- eski bir diplomat ve Körfez uzmanı Rıza Mirabyan idi.
Esadullah et-Taharî gerek yaptığı yorumlar ve gerekse sorduğu sorular ile Türkiye’yi yakından takip ettiğini ortaya koydu. Türk-İran ilişkilerinin alışılmışın dışında bir seyir takip ettiği için sadece akademik sorular ile anlaşılamayacağını ileri sürerek, “Türkiye şu anda Afrin’de ne yapıyor?” sorusu ile gerçekte daha nereye kadar gidilebileceğini sorguladı. Bunda şaşılacak bir durum yoktu. Zira İran hem Fırat Kalkanı ve hem de Zeytin Dalı Harekâtı’na karşı idi. Ama asıl mesele İran’ın Türkiye’nin Arap coğrafyasında nüfuzunun artmasından ve özellikle ilişkilerin normalleşmesinden korktuğu anlaşılıyor. Daha büyük korkusu ise Irak’ta yaşanabilecek gelişmelerdir. Zira her iki durumda da kendi nüfuz sahasını kaybedeceğinden korkmaktadır. Zira İran’ın her iki bölgede aktör olarak görünmesi onu aynı zamanda uluslararası arenada da söz sahibi yapmaktadır. Bir kere daha düşündüm. 1979’dan beri dünyadan azledilmiş seksen milyonluk bir İran, Irak ve Suriye olmazsa ne kadar ciddiye alınacaktır?
KÖRFEZ, İRAN VE TÜRKİYE
Tabii bir de Körfez politikaları var. Rıza Mirabyan iyi bir Körfez uzmanı ve gelişmeleri yakından takip ediyor. Ama orada da bir Muhammed b. Selman takıntısı var. Ona göre İran esasında Körfez’de komşuluk siyaseti gütmek istiyor. Bunu da tolerans politikaları ile sürdürmek amacında. Hatta bu sayede Bahreyn’i Suudi işgalinden kurtardıklarına inanılıyor. Fakat Şii-Sünni çatışması başkalarının kullanımına (ABD’yi ve İsrail’i kastederek) açık hale geldiğinden normalleşmenin imkansızlığına değiniyor. MBS’nin 2030 projesini yerinde ve zekice bularak, bunun Suudi Arabistan’ı dağılmaktan kurtardığını söyleyen Mirabyan, ABD ile birlikte hareket etmesinin ise MBS’yi İsrail’in kucağına ittiğini belirtiyor.
Suudi-İsrail İlişkilerinin gelişmesini ciddi bir güvenlik tehdidi olarak gören İran, Katar’da aktif rol üstlenen Türkiye’nin bu konudaki düşüncelerini merak ediyor. Tabii ki bu merakın arkasında Türkiye-İsrail ve Türkiye ABD ilişkileri yatıyor. Zaten bunu da doğrudan söylüyor... Siz, ABD ile çatışırken müttefikliğinizi, ‘Filistin’in menfaatlerini savunurken İsrail ile ilişkinizi nasıl sürdürüyorsunuz?’ diye soruyor. Her ne kadar İran ve Rusya ile de benzeri şartlarda Türkiye’nin ilişkilerini sürdürebildiğini söylesek de yeterince ikna edici bulunmuyor. Zira İran’ın 1979’dan itibaren geliştirdiği “abartılı söylem” politikası ile işleri yürütürken, dış politikada “esneklik kavramını” da yitirdiği anlaşılıyor. Astana süreci ile bu kavrama dönmesine rağmen bir hayli zorlanıyor.
Aslında salondaki akademisyen, öğrenci ve medya mensubu kişilerin yorum ve soruları da en az Tahari ve Mirabyan’inki kadar önemli ve tartışmaya değer. Fakat bu yazının sınırlarını aşar. Ancak şunu söylemek mümkündür. İran reel-politik gerekçeler ile hareket ederek bir devlet politikası gütmeye çalıştığını iddia ediyor. Kısmen de doğrudur. Fakat konuşmalar sırasında edindiğim intibaya göre; bütün bunların -Evanjelistler gibi-, “Mehdi-i Muntazır” (Beklenen Mehdi) için yapıldığı iması şayet bir takiyye değilse, her şeyi altüst ediyor.
Peki, halk ne âlemde ne düşünüyor?
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları


















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.06.2020
1.02.2019
18.03.2019
18.02.2019
4.02.2019
10.01.2019
3.02.2019
17.12.2018
22.11.2018
12.11.2018