Yıldıray OĞUR
‘Yeni Taraf’ın 2004 MGK’sından beri AK Parti Gülen cemaatini bitirmeye çalışıyor haberleriyle ilgili fikri takibe devam. En son fişleme haberlerine bakıyorduk. Türkiyeokurları için mesele fazla uzayıp, sıkıcı bir hal almasın diyerek Serbestiyet’te sürdürelim.
Serinin ilk üç yazısını kaçıranlar için sırasıyla linkler gelsin önce:
http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yildiray-ogur/576994.aspx
http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yildiray-ogur/577030.aspx
http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yildiray-ogur/577076.aspx
Burada yerimiz bol olduğu için daha uzun alıntılar ve fotoğraflarla malzemeye bakıp, sonra da belki bu kez “Kaç para aldın”, “Koltuk sevdası için neler yapıyorsun” dışında bir cevap alabiliriz. Önceki yazılardan istedikleri yerleri kırpıp, hatta esprileri bile kötüye kullanıp türlü hakaretler ve iftiralar çıkarmayı başaranlar içinse en başta uyarımızı yapalım: Bu yazıda da kötü niyetlilerin alıcılarını bozacak söz sanatları ve satirizm kullanılmıştır.
‘Yeni Taraf’ın fişleme haberi hakkında önceki gün AK Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik MİT yetkilileriyle görüşüp bir açıklama yaptı. O açıklamadan uzun bir alıntı yapalım:
“MİT müsteşarıyla da ilgili müsteşar yardımcısıyla da hepsiyle teker teker görüşmemin sonucundaki bilgileri sizlere aktarıyorum. Hiçbir kurumda ve kişiyle bu bilgiler paylaşılmamıştır. Ve MİT’in veri tabanında bir araya getirilen bilgiler birileri tarafından içerdekiler tarafından bu adı geçen gazeteye servis edilmiştir… Orada bir nottan söz ediliyor. Efendim şöyle bundan sonra bilgiler şöyle verilecek, şöyle yazılı verilmeyecek, sözlü verilecek. Şu şu eğer yapılırsa bazı problemler doğacak. Arkadaşlar bu aslında hiçbir şekilde işleme girmemiş olan bir belgedir. Bizatihi müsteşarın ve müsteşar yardımcısının bile onaylamadığı bir belgedir. Böyle bir belge doğrudur. Bırakın siyasi iradenin bilgisi ve talimatı paralelinde siyasi iradenin bilgisi dahilinde bırakın bir tarafa, bizatihi MİT müsteşarı ve müsteşar yardımcısının bile onaylamadığı dolayısıyla uygulamaya girmemiş olan bir belgedir. Bunu özellikle belirtmek isterim fakat tekrar altını çiziyorum, oradaki bilgileri hiç kimseyle hiçbir suretle paylaşılmamıştır. Bir kez daha altını çiziyorum, bu fişleme meselesi ile ilgili olarak böyle bir alçaklığa AK Parti hükümeti, AK Parti göz yummaz, kendi insanımıza yönelik biz böyle bir tavır içerisinde olamayız. Esasen Milli İstihbarat Teşkilatı bundan sonra en azından son yıllarda kesinlikle cemaatleri hedef olmaktan kendisi de kurtarmıştır… Bunu bir paranoya dönüştürmenin anlamı yoktur.”
Şimdi bir de Taraf’ın o haberindeki esas iddianın ortaya konduğu bölümü hatırlayalım:
“Taraf ’ın her gün yayımladığı belgelerle ilgili hükümet kanadından “yok hükmündedir, gereği yapılmadı, hayata geçirilmedi” diye açıklamalar yapıldı. Son açıklama ise MGK kararlarını zaman içerisinde hayata geçiren dönemin Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer’den geldi. Dinçer, kendisine bağlı Başbakanlık Uygulama Takip Koordinasyon Kurulu’nun 2010’da tarihe karıştığını ve tüm uygulamaların kaldırıldığını açıkladı. Ancak Taraf, Dinçer’i yalanlayan yeni bilgi ve belgelere ulaştı.
Kaldırılan kurulun yerine Başbakanlık’ta oluşturulan birim, iktidara ters düşen cemaatleri, özellikle de devlet kurumlarında çalışan ya da görev alacak olan Fethullah Gülen Cemaati’ne yakın kişileri fişlemiş. Öyle ki, devlette 30 yıldır görev yapan kişiler bile atamalar öncesi fişlenip, Başbakanlığa rapor edilmiş. Belgelere göre, Gazeteci – yazar ve Ekonomi Profesörü Mehmet Altan’ın bir konferansına izleyici olarak katılan bir devlet memuru bile fişlenmiş.
MİT tarafından yapılan fişlemeler, Başbakanlığa resmî yazıyla gönderilmiş. Fişleme belgeleri Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala tarafından toplanıp, gereğinin yapılması için klasörlere konmuş. Resmî yazı ve fişleme belgelerine bakıldığında, 2004 MGK’sında alınan kararların, 2011, 2012, 2013 yılında da hayata geçirildiği görülüyor. MİT tarafından Başbakanlığa gönderilen resmî yazışmada, fişleme yapılan kişilerle ilgili belgelerin özenle korunması gerektiği, bunların medyanın eline geçmesi hâlinde değişik komplikasyonlara neden olacağı uyarısı da var.
MİT tarafından fişlenip, Başbakanlığa gönderilen kamuda görevli kişiler ile kamuya yeni alınacak kişilerin listelerini, isimlerinin baş harflerini vererek yayımlıyoruz. İşte o skandal fişleme belgeleri. Kaymakam Adayları 2013:”
http://www.taraf.com.tr/haber/hukumete-ters-dusen-cemaatler-fisleniyor.htm
Sorulara geçmeden önce Taraf’ın haberinde yer alan resmi belgeyi de bir kenara koymamız gerekiyor. O belge haberdeki tek resmi belgeydi. Gazetedeki versiyonu pek okunaklı değildi. O yüzden aşağıdaki belgeyi internetten postmedya.com sitesinden şu linkten okuyabilirsiniz: http://www.postmedya.com/d/other/taraf-fisleme-belgesi—02.12.2013.png
Belgeyi okuyunca görüleceği gibi manzara net. Ve şimdi sorularımızı sorabiliriz.
1-Taraf’ın haberine göre fişlemelerin adı Kaymakam Adayları 2013. Fişlemelerin MİT tarafından Başbakanlığa gönderildiği ve Müsteşar Efkan Ala tarafından gereği yapılmak üzere dosyalandığı söyleniyor. Bunun belgesi de konu kısmında Başbakanlık ile yapılan şifahi bilgi paylaşımı yazılan Arz notu. Herhalde eski gazetem bu kadarını yapmaz diyerek bunun 2013 Kaymakam Adayları 2013 fişlemesi olduğunu kabul ederek buna devletin Güvenlik Soruşturması dediğini yazmıştım. (Güvenlik Soruşturması’nın resmi fişleme olduğunu söyleyip uzun uzun eleştirerek. Bu arada “Güvenlik soruşturması böyle yapılmaz” diyenleri ve merak edenleri yönetmeliğe gönderelim:http://mevzuat.meb.gov.tr/html/24018_0.html)
Eski gazeteme o kadar güvenmişim ki belgenin tarihini kaçırmışım. Çünkü 2013 Kaymakamlık Adayları fişlemesinin bağlandığı MİT belgesinin tarihi 2011. MİT’in gelecek projeksiyonu Azınlık Raporu filmindekinden hallice değilse, belgede sahteciliğin ilki burada.
2- Burada bitmiyor. Habere göre 2013 yılına ait fişlemeler işte bu 2011 tarihli belgeyle Başbakanlığa gönderilmiş. Hatta isim veriliyor: Efkan Ala tarafından alınıp, dosyalanmış. Belgeye tekrar bakalım: Kaymakam yok, fiş yok, Efkan Ala yok. Başbakanlığa sunulduğuna dair bir emare bile yok. Kurum içi hazırlanmış bir arz notu bu. Alttaki imzalara bakılırsa Başkanlık düzeyinde kalmış, Müsteşar’a bile çıkmamış. Konu da Başbakanlık’tan ivedi atamalar için şifahi bilgi istendiğinde bakılacak mevzuat. Konu kısmında Başbakanlık yazınca, Başbakanlığa gitmiş havası verdirilmiş. Hedef kitle de dikkatsiz okurlar olmalı. Belgede ikinci sahtekarlık da bu.
3- Bu belge ilginç. İkinci maddede güvenlik soruşturmalarıyla ilgili atıf yapılan 4-12-2002 tarihli Başbakanlık Talimatı Gül’ün Başbakanlığın ilk ayında MİT’e gönderdiği bir talimat. Talimatın konusu güvenlik soruşturmaları. Talimatı Çelik’in sözleriyle açıklayalım:
“Abdullah Gül tarafından 58. Hükümet döneminde Milli İstihbarat Teşkilatı’na gönderilmiş bir talimatnamedir, bir emirdir. O gün bugündür de bu yürürlüktedir. Bakın ne diyor bu talimat. Tam tarihini söyleyeyim. 4.12.2002 tarihlidir. Bu tarihte ‘MİT müsteşarlığına’ adıyla, başlığıyla gönderilmiştir. Tabii hepsini okuyacak değilim ama can alıcı noktaları sizinle paylaşmak isterim; suçun şahsiliği evrensel kuralı çevresinde Ahmet Mehmet’i araştırıyorsunuz, onun teyzesi de şu gün suç işlemiş halası da işte şuydu, onun kardeşinin de şöyle eğilimleri var, babasının da şu derdi var gibi bir güvenlik soruşturması, makbul bir güvenlik soruşturması değil. Çünkü suçların ferdiliği prensibi hukukun temel kuralıdır. Suçun şahsiliği evrensel kuralı çerçevesinde kişilerin doğrudan şahısları ile ilgili olmayan veya maddi bir delile dayanmayan, sadece soyut duyumlardan elde edilen istihbari bilgilerin gönderilmeyerek yalnız adli makamlara intikal eden eylemlerin yazılı olarak bildirilmesini talep ediyor. Bundan sonra güvenlik soruşturması arşiv araştırması dediğimiz böyle yapılacaktır diyor Sayın Abdullah Gül.”
Yani MİT’e AK Parti 2002 yılında güvenlik soruşturması yaparken insanları mesnetsiz yere fişleme talimatı vermiş. Peki MİT ne yapmış? Fişlemelere devam etmiş. Çelik’in MİT’e dayandırdığı açıklamasına göre bu fişlemeler MİT’in veri tabanındaki fişlemeler. Yani bunlar Taraf’ın iddia ettiği gibi Başbakanlığa sunulan Kaymakam Adayları 2013 belgesinden değil.
Böyle bir belge olup olmadığını bilmiyoruz. Taraf’ın haberinde sadece üç kelimeden ibaret bi bilgi bu. Yani bu fişlemelerin hangi yıla ait olduğunu da bilmiyoruz. Taraf Kaymakam Adayları 2013 tarihli Başbakanlığa sunulmuş MİT belgesini yayınlamazsa tabii. O güne kadar bunlar veri tabanından seçmece (muhtemelen en ilginçleri) gibi durmakta. YaniTaraf’a MİT’in veri tabanından seçmece fişlemeler geldi, onlar da bunu MİT’ten Bbaşbakanlığa sunulmuş Kaymakamlık Adayları 2013 belgesi diye sundular. Yanına başka hiçbir alakası olmayan bir MİT belgesini ekleyerek. Belgede sahtecilik üç oldu.
4- Toparlayalım. Taraf’ın haberlerinin temel tezi neydi:
“2004 MGK’dan beri AKP Gülen hareketini bitirmeye çalışıyor, işte bunlar da 2013 yılında MİT’in Başbakanlığa gönderdiği, Başbakan müsteşarı Efkan Ala’nın dosyaya koyduğu hükümet karşıtı Kaymakam adayı cemaatçilerin fişlemeleri”
a)Bu fişlemeler 2013 yılına ait Kaymakam Adaylarına ait fişlemeler değil, MİT’in veri tabanındaki fişlemeler. ( Bu arada 60 yaşındaki Kayseri Emniyet Müdürü 2013 yılında Kaymakam adayı olmasa gerek)
b)Bu fişlemelerin MİT tarafından Başbakanlığa gönderildiğinin bir belgesi, emaresi yok.
c)Bu fişlemelerin Efkan Ala tarafından alınıp, dosyalandığı iddiası tamamen havada.
d)Haberde iddia edildiği gibi Başbakanlık Takip Kurulu’nun kaldırılmasından sonra Başbakanlık’ta Gülen hareketini takip için başka bir birim kurulduğu iddiası tamamen temelsiz.
e)Fişlemeler içinde Avrupa Türk Demokrat Birliği gibi doğrudan AK Parti’nin kurdurduğu bir örgütle ilişkili diye, MÜSİAD bağlantılı diye fişlenenler olduğuna göre bunun hükümet karşıtı cemaatlerle ilgili bir fişleme olduğu tezi de çöküyor.(Dikkat espri: Ehh bunlar lehte fişleme değilse tabii. Jyazıyla: gülücük işareti. Hatta gazetecilikten, bir metnin yorumlanmasından ne anladığını görünce Kamboçya’ya da İngilizce öğretmeni olarak cemaatin daha çok yararlanacağını düşündüğüm Bülent Keneş için smiling face)
f)AKP hükümeti iktidara gelir gelmez 2002’in sonunda MİT’e talimat verip, güvenlik soruşturmalarında keyfiliği yasaklamış. Yani bu fişleme Başbakanlık talimatıyla yapılmış olamaz.
g)Bu fişlemeleri 2004 MGK tavsiye kararına bağlamak ise ancak sahtecilikte ısrarlı kötü bir gazetecilik egosuyla mümkün.
Haberin bütün iddiası çökmüş durumda. Tek doğru tarafı MİT’in fişleme yaptığı. Hangi yıla kadar, hangi kurumsal talimatla yaptığı ise meçhul. Ama bu fişlemeleri, cemaate karşı 2004’teki MGK planına göre yapıp Başbakanlığa bildirdiğine dair Taraf’ın iddialarının hiçbir temeli yok.
5- O halde Çelik’in MİT müsteşar ve yardımcısıyla görüşerek verdiği bilgiyle gidelim: MİT bu fişlemeleri yapmış, veri tabanına atmış. Ama bunlar veri tabanında kalmış, belge olarak bir makama (Taraf hariç) sunulmamış. Bu veri tabanındaki fişlemelerin de tasvip edilmediğini de bizzat MİT Müsteşarı’nın ağzından Hüseyin Çelik’in açıklamış oldu. Yani AKP, 2004’ten beri orduyla, şimdi de MİT üzerinden cemaati bitirmeye çalışmıyormuş. Evrakta dördüncü sahtekarlık.
Geldik hikâyenin sonuna. Gökten düştü dört elma.
İlki, bu fişlemeleri kurumsal olarak tasvip etmediğini açıklasa da eski alışkanlıklarından, vazgeçmediği, en azından arşivini ayıklamadığı anlaşılan MİT’in başına…
İkincisi, yakın bir zamanda ellerindeki fişleme veri tabanı Taraf’a düşüp benzer bir tasvip etmiyoruz açıklaması yapmak zorunda kalmasını ümit ettiğimiz Emniyet’in başına…
Üçüncüsü, hâlâ muğlak ifadelerin yer aldığı Güvenlik Soruşturması yönetmeliğinin uygulamasını, 2002’deki talimata rağmen değiştirmeyen MİT’e ve Emniyet geniş takdir hakları bırakan iktidarın başına…
Ve elmaların en büyüğü, politik dertleri, tezleri uğruna eline geçen belgeleri yamultan, bağlamı dışında kullanan, çarpıtan ve bunun için özür dilemeyip hala üste çıkmaya çalışan, haberlerini eleştirenlere bel altından saldıran en başta kendi okuyucularını kandıran ‘Yeni Taraf’ın başına…
İnşallah bu hikâye mutlu sonla biter…
Fişleme haberinin şantajla savunulmasının olağan karşılandığı bir ülke bunu hak ediyor mu emin değilim…
http://serbestiyet.com/yaptigina-santaj-denir-boyle-habere-montaj-denir/
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Furkan günleri ve fitne zamanları
17.01.2026 - Rojava hayali ve hayalkırıklığı
13.01.2026 - Halep’te “hendek direnişi” kararını kim verdi?
10.01.2026 - Halep’te çatışma, Paris’te görüşme ve Almanya’da çıkan bir gazete…
7.01.2026 - Neden ‘Saraydan Kız Kaçırma’dan daha kolay oldu?
5.01.2026 - Mahmur ve performatif aktivizm
3.01.2026 - Havf ve reca arasında yeni bir yıla...
31.12.2025 - Bizi esas ilgilendiren çarpık ilişkiler…
24.12.2025 - Halkı kin ve nefrete Murat Övüç mü tahrik ediyor?
23.12.2025 - Belki de çürüyen toplum değildir?
17.12.2025
Yazarlar
-
Taha AkyolÇankaya şişmanı... 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTrump şaşırtmaya devam ederken… 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciÇöken CHP mi AK Parti mi? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSuriye’nin bir ucunda oyun içinde oyun 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSuriye’nin “normal”i inşa ediliyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİçişleri bakanı ne demişti, gerçek ne çıktı? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKDışarıdan ABD, içeriden mollalar: İranlılar ne yapacak? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAGün Rojava’yı Savunma Günüdür; Ortak Geleceğe Yönelik Tehdit... 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUHakan Fidan’ın anlamadığı 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluCumhurbaşkanı 23 yıl sonra niye hâlâ şikayetçi? 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURBuyurun tekrar çözüm sürecine... 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRSURİYE'DE İHLALE SUKUNET MORFİNİ 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanGrönland kavgası: Ne Trump NATO’yı feda edebilir ne Avrupa 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUToplumsal gidiş nereye doğru? 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİAranan baron İmamoğlu muymuş? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRGül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“Terörsüz Türkiye” süreci ne alemde? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERSefalet ücreti 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAdaletsizlik Müslüman toplumların kaderi olabilir mi? 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraZamanımızın Bir Kahramanı 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürtlerle Suriye’de savaş, Türkiye’de barış: Ne kadar mümkün? 12.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKABD terörü ve rızanın çözülüşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalSiyonist evanjelist yayılmacılığa karşı demokratik konfederal dayanışma 4.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANDavutoğlu’nun “öfkeli çocuklar”ı 3.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları






































































































Ad Soyad Giriniz...
fettullah gulen bir mossat ajanidir.
adil ozcan
necmettin erbakan bir mossat ajaniydi.