Ahmet ALTAN
John Le Carré gibi kendisi de casuslar dünyasının içinden gelen yazarların kitaplarını okuduğunuzda, istihbaratçıların kendilerine mahsus ve zaman zaman çok kanlı bir “mizah” anlayışları olduğunu, birbirlerine tuhaf şifrelerle meydan okuduklarını veya çeşitli sembollerle mesajlar gönderdiklerini görürsünüz.
Biliyorsunuz dün Topkapı Sarayı’na tümüyle anlamsız görülen bir saldırı düzenlendi.
Görünürde bir talebi, bir mesajı olmayan bir adam, ava gider gibi silahlanıp saraya saldırdı, iki kişiyi yaraladı, kendisi de öldürüldü.
Ama biraz yakından bakınca saldırı “mesajlarla”, simgelerle doluydu.
Saldırılan yer neresi?
Osmanlı İmparatorluğu’nun İstanbul’daki ilk sarayı, Osmanlı’nın günümüzdeki en önemli simgelerinden biri.
Peki, ağır ağır bir sıcak savaşa doğru ilerlediğimiz Suriye’nin diktatörü Beşşar Esad geçenlerde ne demişti?
“Türkiye, Osmanlı olmak istiyor.”
Peki, saldırganı olay yerine getiren arabanın plakası ne?
Suriye plakası.
Saldıran kim?
Libyalı bir adam.
Peki, son çıkan haberler ne?
“Suriye’ye Türkiye’den 600 silahlı Libyalı gönderildi.”
Saldırganın Suriye plakalı bir araçla Saray’a gelmesi, saldırıyı Suriye’yle bağlantılı kılan açık bir işaret.
O kadar “açık” ki insan bunun Suriye tarafından yapıldığından kuşkuya düşüyor.
Ama bütün işaretler, Osmanlı’yı, Suriye’yi, Libya’yı biraraya topluyor.
Bir örgüt, bu üç özelliği içinde toplayan bir mesaj gönderiyor Ankara’ya.
Mesajları gönderen Suriye istihbaratı mı yoksa “onların gönderdiğinin” düşünülmesini isteyen başka bir örgüt mü, artık onu istihbaratçılar bulacak.
Burada kesin olan, saçma sapan gözüken bir eylemle, Türkiye’ye, istihbaratçıların anlayacağı bir mesajın gönderilmiş olduğu.
Birisi, Türkiye’yi Suriye konusunda uyarmak istiyor.
Otuz yedi yaşındaki bir Libyalı neden kendisini İstanbul’da bir sarayın bahçesinde öldürtmeye razı olur?
Bunun cevabını bilmek de çok zor.
Böylesine açık ve kesin bir ölüme razı olanlar genellikle kendini bir “davaya” adayanlardır.
Bir Libyalı hangi “davaya” bağlılığı nedeniyle böyle bir saldırıyı yapmaya razı oldu acaba?
Tabii, bu işin göründüğünden daha “derin” olduğunun başka işaretleri de var.
Saldırgan Libyalı Türkiye’ye iki gün önce giriş yapıyor.
Bir otelde, kimliği henüz gazetelere yansımamış biriyle birlikte kalıyor.
İki gün içinde “birileri” ona silah tedarik ediyor.
Suriye plakalı bir araba buluyor.
Ve, Topkapı Sarayı’na kadar o arabayla getiriyor.
Demek ki İstanbul’da silah, para, araba bulabilen ve varlığını bugüne kadar “sezdirmemeyi” başarabilen bir örgütün elemanlarından söz ediyoruz.
Öyle pek hafifsenecek bir iş değil bu anlayacağınız.
Bu işi kimin yaptığını, “mesajın” ne olduğunu bu işten anlayan görevliler bulacak herhalde.
Bizim toplum olarak çıkartacağımız sonuçlar daha değişik elbette.
Türkiye, Ortadoğu’da güçlendikçe ve önemli roller üstlendikçe, bundan hoşlanmayanlardan değişik “mesajlar” alacak.
Bu “mesajlar”, Topkapı baskını gibi “heyecan yaratan” ama etkisiz mesajlar olmayabilir her zaman.
Onun için, “dışarıda” güçlenmek isteyen Türkiye mutlaka içeride sorunlarını halletmek zorunda.
Kışkırtılmaya hazır din, ırk, mezhep gibi sorunlarını çözmeden, bütün toplumu kavrayan eşitlikçe ve özgür bir ortam yaratmadan, “dışarıda” güçlenmek için hamle yapmak, Türkiye’yi içeride çok “zayıf” ve “yaralanmaya” açık bırakabilir.
Türkiye, Ortadoğu’da ve dünyada önemli, ağırlıklı bir devlet olmak istiyorsa, “içerisini” sağlam tutmalı, “yumuşak karnı” bu kadar geniş olan bir ülke kolay vurulur çünkü.
İstihbaratçıların bu saldırıdan nasıl sonuçlar çıkartacağını bilemeyiz.
Ama siyasetçilerin çıkartması gereken sonuç açık.
Bir an önce toplumsal sorunları çözmeli, “fay” hatlarını tamir etmeli ve bütün toplumu sarıp sarmalayan bir demokratikleşme hamlesiyle güçlenmeli.
Aksi takdirde, hem dışarıda güçlü olmak isteyip hem içeride böyle “zayıf” olursanız böyle çok “mesaj” alırsınız ve her zaman da Topkapı baskını gibi hafif atlatılmayabilir o mesajlar.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları









































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.05.2020
21.01.2020
6.02.2019
28.11.2019
23.11.2019
11.11.2019
21.03.2020
25.09.2018
19.09.2018
26.08.2018