Amberin ZAMAN
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül dün Tarabya’daki Huber Köşkü’nde internet medyası temsilcileri dâhil bir grup gazeteciyle biraraya geldi.
Yaklaşık iki saat süren sohbet toplantısının ana teması Cumhurbaşkanı’nın imzaladığı internet yasasıydı. Belli ki Gül yasayı imzaladığı için maruz kaldığı eleştirilere cevap vermek ihtiyacını hissetti. Nitekim Gül yasada rahatsızlık yaratan iki maddede kendi talebi üzerine yapılan değişiklikleri ayrıntılı şekilde anlattı. Bunları burada tekrarlamaya gerek yok. Medyada uzun uzun yazılıp çizildi.
Özetle yeni düzenlemeyle birlikte artık Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) bir siteye erişimi engellerken 24 saat içerisinde mahkemeden onay alması gerekiyor. Diğer değişiklik ise internet kullanıcıların iki yıl saklanacak (ve TİB’in talep edebileceği) kişisel verilerine sınırlama getirilmesi. Yasaya yönelik itirazlar sürse dahi Gül “Yapılan değişikliklerden tatmin oldum“ dedi. Sosyal medyayı yoğun biçimde kullandığını hatırlatarak “Hangi tedbirleri getirirseniz getirin [internet sitelerine] ulaşımı engelleyemezsiniz“ şeklinde sözlerini sürdürdü. Gül önüne daha yeni gelen tartışmalı HSYK yasasını imzalayıp imzalamayacağı konusunda net cevap vermekten kaçınırken “Bakacağım“ demekle yetindi. Ancak yasanın 12 maddesinde Anayasa’yla çelişen 15 unsur olduğunu açıkladı. Bunların ne olduğunu ise söylemedi. 7 Şubat’ta MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı ifadeye gitmesi yönünde telkinde bulunduğu iddiaları yalanlayan Gül “olayın basında duyulmadan kapatılması gerektiğini“ savundu. Memleketteki bunaltıcı iklime inat gayet neşeli ve rahat görünen Gül son dönemde Türkiye ile ilgili algının olumsuz olduğunu teslim etti. “Oluşan algı ortamı hepimizi yıprattı“ dedi. Türkiye’yi orta gelirli ülkeler seviyesinden yukarıya taşıyacak tek yolun “özgürlükler, hukukun üstünlüğü ve evrensel normlarda bir demokrasinin“ olduğunu vurguladı. “Türkiye’nin esas gücü yumuşak gücü.. reformları her zaman yakinen takip eden bir kişiyim... günlük tartışmalara girmeden sonuca bakıyorum... kendi doğrularım ve prensiplerim üzerinden gidiyorum,“ dedi.
Gül kendini savunurken internet yasasını veto etmiş olsaydı yasayı az dahi olsa iyileştirme fırsatını heba etmiş olacağını ifade etti. Zira yasayı veto edip Meclis’e iade ettiğinde Meclis yasayı eski hâliyle yeniden onaylanacaktı. AK Parti’nin kurucularından olduğunu, dört ay başbakanlık yaptığını ve o dönemde kendiyle birlikte görev yapan bakanların halen mevcut olduğunu hatırlatan Gül şu âna kadar sadece altı yasa veto ettiğini açıkladı. İktidarla diyalogu sayesinde daha Meclis’e gelmeden yeni yasalarla ilgili itirazlarını dillendirebildiğine dikkat çeken Gül bu sayede talep ettiği değişiklilerin yapıldığını ekledi. Bu gibi durumların defalarca yaşandığını belirten Gül “Bilmediğiniz daha çok şey var“ dedi. Kendisine yönelik eleştirilerin haksız olduğunu “sizin sandığınızdan çok daha fazla direniyorum ama bunu bağıra çağıra değil ikna yoluyla yapıyorum“ demeye getirdi.
Şahsi kanaatime gelince...
1. Cumhurbaşkanı olsa dahi Gül’ün işlevi değişmedi. Eskisi kadar etkili olmasa dahi halen Başbakan Erdoğan’ı dengelemek, hatta icabında frenlemeye gayret ediyor. Tıpkı Başbakan yardımcısı ve Dışişleri bakanı iken olduğu gibi.
2. Gül kendisinden bir Spartaküs olmasını yani Erdoğan’a karşı net tavır koymasını bekleyen ve kendisini her geçen gün daha net bir dille eleştiren liberallere verdiği mesaj şu: “Uygulanan yöntemlere her zaman katılmasam da Türkiye düzlüğe çıkması için paralel yapıyla mücadele etmek, devlet içerisinden ayıklamak ve iktidarı rehin almasın engellemek şart. Bu süreci minimum hasarla atlatmamız gerekiyor. Sabırlı olun. Bana güvenin.“
3. Her hâlükârda dananın kuyruğu yakında kopacak. Belediye seçim sonuçlarına göre “siyaset yapmıyorum“ diyen Gül’ün siyasi geleceği belli olacak. Eğer AK Parti yüzde 40’ın üstünde oy alırsa Erdoğan yeniden cumhurbaşkanlığına soyunacak. Köşke çıktığında ise AK Parti olağanüstü kongre yaparak Gül’ü genel başkanlığa getirecek. Ve en geç kasıma kadar seçime gidecek. Gül başbakan seçilecek. Türkiye yeniden rayına girecek. Yani reformlara ağırlık verilecek, toplumsal barış sağlanacak, dış politika rasyonel bir zemine çekilecek. En optimal senaryo bu. Diğeri ise AK Parti yüzde 39’un altına düşer. Erdoğan parti tüzüğünü değiştirerek baskın genel seçim yapıp dördüncü kez başbakan olur. Gül bu kez halk tarafından cumhurbaşkanı seçilir. Bu sayede mevcut konumundan daha güçlü bir hâle gelir. En kötü senaryo ise AK Parti seçimlerden yüzde 45’in üzerinde aldığı takdirde Erdoğan’ın yine Çankaya’ya çıkması; ancak seçmenden aldığı gaz ile Akbulut modeline yönelmesi. Yani kukla bir başbakan ile ülkenin tek adamı olmaya devam etmesi. Ancak 17 Aralık operasyonu olmasaydı birinci senaryonun gerçekleşme olasılığının çok daha yüksek olacağını iddia edenler var. Aynı çevreler bu bağlamda Erdoğan’ın “pasifize“ edilmesini isteyen Fethullah Gülen Cemaati’nin büyük bir hesap yanılgısı yaptığını savunuyorlar. Bu senaryoların hangisinin gerçekleşeceğini şimdiden kestirmek zor. Belki bambaşka bir tabloyla karşılaşırız. Ancak şu kesin. Abdullah Gül her ne kadar iktidarla bütünleşti algısı yerleşmiş olsa dahi yakın gelecekte siyasi hayatımızda belirleyici olma özelliğini koruyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
27.08.2018
18.08.2018
31.07.2018
3.02.2018
24.06.2018
14.06.2018
3.02.2018
20.05.2018
1.02.2018
23.04.2018