Banu Güven
Arşiv - Hanau'daki ırkçı saldırıda hayatını kaybedenlerin resmedildiği bir panonun önünde, kurbanlardan Gökhan Gültekin'in abisi Çetin Gültekin (Frankfurt - 19.06.2020)
Hanau Almanya’nın göbeğinde, Hessen eyaletinde bir şehir.
Yaklaşık 100 binlik nüfusunun yarıya yakınını, ailesi Almanya’ya göçmüş insanlar oluşturuyor. Sadece Türkiye’den değil, Kuzey Afrika’dan ya da Avrupa Birliği'ne sonradan katılan eski Doğu Bloku ülkelerinden gelip buraya yerleşen aileler de var.
Hanau'un adı, geçen yıl 9 kişinin hayatına mal olan ırkçı saldırıya kadar hep Grimm Kardeşler’le anılırdı. Bu şehirden çıkan Grimm Kardeşler’in hayat dersi niteliğindeki masalları tüm dünyadan çocuklara ulaştı. Bizler de o masalları, yüreğimiz ağzımızda, kim bilir kaç defa dinledik. Bremen Mızıkacıları’nda birbirinden farklı hayvanların güç birliğini görüp dayanışmanın önemini farkettik. Kırmızı Başlıklı Kız ve Hänsel ile Gretel’de kötülüğü tanıdık, masallardaki çocuklar kurtulduğunda ne kadar sert hikaye edilse de, kurt ve cadı yenildiğinde her seferinde sevinip rahatladık. Ne var ki, Hanau’da gerçek hayat Grimm Kardeşler’in masallarındaki gibi gitmedi. Adı faşizm ve ırkçılık olan kötülük, bir adamda vücut buldu ve geçen yıl, 19 Şubat 2020 akşamı 9 genç insanın canını aldı.
Alman makamları, aynı Grimm Kardeşler’in masallarında olduğu gibi, bu kötülüğün çocukların hayatına kastetmek üzere harekete geçtiğini aslında biliyordu. Katil peş peşe ırkçı nitelikte suç duyuruları yapıyor, manifestolar yayınlıyordu. Kişilik bozukluğu olduğu da biliniyordu, buna rağmen bir değil, üç silah almasına göz yumulmuştu. Irkçılığını ve komplo teorilerini bas bas bağıran Tobias Rathjen adındaki bu adam, sanki masal karakteriymiş gibi davranıldı.
Alman makamları, polis, savcılık bu adamı yakın takibe almadı. Adam gerçekti ve bir akşam planlı şekilde cinayetlerini işledi. Daha çok göçmen ailelerinin çocuklarının gittiği nargile kafeleri, burada "Kiosk" tabir edilen marketleri hedef aldı. Önceden araştırmasını yapmıştı. Şehir merkezinde başladığı katliamı, kendi oturduğu bölgede, Kesselstadt’ta bitirdi. Onu engellemek üzere peşine takılan, bu arada üç kez polisi arayan ama ulaşamayan Vili Viorel Paun adlı genci burada, arabasının içinde öldürdü.
Bir başkası, Mercedes Kierpacz iki çocuk annesiydi. En yakın arkadaşıyla beraber pizza almaya gitmişti. Büyük dedesi toplama kampında öldürülmüş olsa da, dedesi 57 yıl önce Polonya’dan Almanya’ya göçmüştü. Aile bir daha böyle bir dram yaşamayacağını düşünüyordu. Irkçılık Hitler döneminde kalacak diye düşünüyordu. Ama o ırkçılık 3 kuşak sonra gelip Mercedes’in ve 8 kişinin hayatına son verdi.
Bu saldırıda Vili ve Mercedes’ten başka, Ferhat Unvar, Hamza Kurtovic, Said Nesar Haşemi, Gökhan Gültekin, Kaloyan Velkov ve Sedat Gürbüz can verdi. Çoğu Almanya'da doğmuş, Alman vatandaşı olan, "Memleketim Hanau, buradan gitmem" diyen gençlerdi. Katil de çoğuyla aynı mahallede oturuyor ve kim bilir, belki onları ve onlar gibi göç geçmişi olanları uzaktan izleyip duruyordu. Bu insanlar en yakınlarında bulunan, komşuları olan bir ırkçı tarafından öldürüldüler.
Ailelerin daha ilk gece sordukları sorular, aradan bir yıl geçmesine rağmen cevaplanmış değil. Polis o gece neden telefonları açmadı, neden bu kadar geç gelindi? Yerde yatan Ferhat Unvar’la tam olarak ne zaman ilgilenildi? Unvar’ın ölüm raporu neden olaydan saatler sonrasında düzenlendi? En önemlisi, bu katil, ruh sağlığının yerinde olmadığı bilinmesine rağmen, neden silah ruhsatı alabildi? Bütün suç duyuruları ve nefret dolu manifestolarına rağmen, nasıl oldu da "tehlikesiz" sayılabildi?
WDR Cosmo için röportajlar yapmak üzere geçtiğimiz günlerde ziyaret ettiğim aileler hala cevapsız bırakılan bu soruların ağırlığıyla yaşıyor, yasları da bu bilinmezlikle beraber ağırlaşıyor. Aileler ve onlarla yan yana duranlar, katliamın önüne geçmeyen kim varsa ortaya çıkarılmasını ve cezalandırılmasını talep ediyor. 19 Şubat İnisiyatifi çatısı altında yan yana durup güç topluyorlar.
Biliyorlar ki, 19 Şubat’ta anma törenlerinde ya da açıklamalarda, ırkçılığa karşı en kararlı ifadeler kullanılacak. Politikacılar ağır özeleştiriler yapacak. Ama asıl önemli soru şu: Sonra ne olacak? NSU cinayetlerinin soruşturmasında ortaya çıkan, ırkçılığı yeterince önemsemeyen tutum devam mı edecek, yoksa bu katliamdan bir ders mi çıkarılacak?
Bir göç toplumu olan, ama bununla henüz tam olarak barışamayan Almanya’daki sistem, toplum, resmi makamlar, polis, yargı ve medya büyük bir yüzleşmeyi göze almak zorunda.
Almanya’nın kendisiyle yüzleşmesi için yer Hanau, vakit şimdi!
Banu Güven
© Deutsche Welle Türkçe
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları




























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.05.2024
29.03.2024
8.02.2024
29.01.2024
18.01.2024
9.01.2024
9.08.2021
2.08.2021
5.07.2021
10.05.2021