Etyen MAHÇUPYAN
Değişimci olmak eleştirel bakmayı, yanlışları vurgulamayı ima eder.
Aksi halde var olanı değiştirmek istemenin bir mantığı ve meşruiyeti olmaz. Öte yandan eleştiri de ilkesel bir bakışa dayanmak durumundadır. Yoksa değişim önermesi fazlasıyla öznel kalır ve toplumsal anlam taşıyamaz. Sol ideolojinin evrensel 'özü' budur... Hele elinizde insanlığın tüm tarihsel macerasını sistemleştiren bir ilkesel yaklaşım bulunmaktaysa, sırtınızı sağlam bir duvara dayamış olmanın verdiği güvenle, bugünü daha kesin bir dille eleştirebilir ve değiştirmek üzere gereğinde zor kullanmaktan çekinmezsiniz.
Marksizm'in cazibesi de buydu... Bugünün yanlışlarını geçmişin ve geleceğin kesin teşhisi üzerinden tanımlıyor ve takipçilerine düşünme gereği bırakmıyordu. Böylece Marksizm bir klişeler yığınına dönüşürken, bu ideolojiyi sahiplenmek hem kolaylaştı hem de bir tür kahramanca tavır olarak algılanmaya başlandı. Sosyalistlik mağdur olmak, eziyet çekmek, anlaşılmamak, ama aynı zamanda toplumun öncüsü olmak gibi siyaseten garip bir misyon yüklendi. Toplum için neyin doğru olduğunu bildiğini düşünürken aynı toplum tarafından neredeyse dışlanmak, psikolojik olarak taşınması zor bir durum. Sorumluluğu topluma atamazsınız, çünkü o durumda toplum için çaba harcamanız pek anlamlı olmaz. Dolayısıyla suç, toplumu 'bu hale' getiren sistemde aranır ve sisteme tabi olan toplumun kendi halini takdir edememesi de kabul edilir bir gerçek haline gelir.
Bu durumda 'siyaset' sistemin kendisiyle uğraşmak anlamını taşırken, toplumun içinden üreyen 'dar bakışlı' siyasetler ise genelde horlanır. Sonuç bir yabancılaşmadır ve nitekim günün pratik siyasetine ilişkin her durum sosyalistleri zor durumda bırakmaya adaydır. Örneğin bugünlerde revaçta olan bir eleştiri, AKP'nin samimi olmadığı, devletle anlaştığı, reformları yarıda bırakacağı önermesi... Bu tespit, sanki reformları başlatan sosyalistlermiş de, şimdi kendi başladıkları işin yarıda kalmasından endişe ediyorlarmış havası içinde söylenebiliyor. Öte yandan aynı AKP için muhafazakâr, sağcı, milliyetçi türünden kavramlar eşliğinde özsel analizler yapılıyor. Ne var ki bu analizler doğruysa AKP'nin reformcu olması zaten beklenemez ve yeterince reformcu olmadığı için eleştirilmek bir yana, yarım reform yaptığı için müteşekkir kalınması gereken bir parti olarak algılanması gerekir.
Bu tür tutarsızlıklar sosyalistleri rahatsız etmiyor. Çünkü onlar kendilerini gündelik siyaseti aşan bir 'üst' siyasetin aktörleri olarak görme ihtiyacı içindeler. Bu konumu sürdürmek ise temiz, steril, yanlışsız, ahlakçı pozisyonları savunmayı gerektiriyor. Söz konusu tavrın en kolay yolu ilkesel karşı çıkışlar... Örneğin bir yerde adaletsizlik varsa, mağdur olanın siyasetinin koşulsuz kabullenilmesi gibi... Böylece devletin Kürtlere yaptığı baskı ve eziyetten hareketle PKK'nın şiddet kullanımını anlayışla karşılama noktasına gelinebiliyor. Oysa siyaset daima tercihleri ima eder ve devlet nasıl şiddeti 'tercih' ettiyse, PKK da bu 'tercihi' yapmış durumda. Çünkü eğer şiddet bir zorunluluk olarak tanımlanırsa, ortada siyaset de kalmamış demektir ve bizzat bu tanımlamayı yapanın siyaseti ortadan kaldırmayı da 'tercih' ettiğini görmek gerekir. Diğer bir deyişle PKK'nın şiddet siyasetinin zorunlu olduğunu önermek, bu örgütün Kürtler üzerinde baskı oluşturduğunu ve dolayısıyla meşruiyet zaafı taşıdığını da kabullenmeyi ima eder.
Kısacası hiçbir siyaset bir zorunluluk olarak tanımlanamaz. Siyasetin doğası tercihler üzerine kuruludur ve kaçınılmaz olarak toplumsal konuşmayı ve karar üreten süreçlerin varlığını gerektirir. Çünkü siyaset bugünün sorunlarını çözerken yarını da inşa eder ve gelecek üzerinde hemfikir olunmadan, bugünün sorunlarının nasıl çözüleceğini 'bilmek' genellikle mümkün olmaz.
Buradan çıkan sonuç birçoğumuza garip gelebilir ama şiddeti bir siyaset yolu olarak tercih etmek, aslında 'siyaset dışı' kalmayı, apolitik olmayı getirir. Nitekim bu nedenle şiddeti seçenler kolay kolay onu bırakamazlar. Siyasete alışık olmadıkları ve siyaseti bastırarak kendilerine yol açtıkları için, siyaset yolunun açılmasından ürkerler. Türkiye'de devlet bu hastalıktan muzdaripti ve ancak çok yönlü reform adımlarıyla, tedricen o noktadan uzaklaşabiliyor. Kürt toplumunun işi daha zor... Çünkü orada mağduriyet, o mağduriyeti şiddet siyasetine dönüştüren bir siyasi aktör ve bu şiddeti anlayışla karşılayarak siyasetin yolunu tıkayan sosyalist bir sempatizan çevresi var... Aynen devleti haklı gören ve onun şiddetini anlayışla karşılayan Türk milliyetçileri gibi.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Kemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (2)
25.10.2025 - Kemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (1)
25.10.2025 - Kürt ‘açılımı’nın nedeni Suriye değil, Türkiye!
15.03.2025 - Muhalefet için bir not: İktidar (sanılanın aksine) tutarlı ve başarılı!
20.02.2025 - İktidarın Kürt ‘açılımı’ üzerine bir not
15.10.2024 - Çocuklar anayasa yapabilir mi?
24.09.2024 - Mustafa Kemal’in büyümeyen çocukları
19.09.2024 - Nasıl bir ordu isterdiniz?
10.09.2024 - Yeni İttihatçılık havuzunun bilinçsiz balıkları
2.09.2024 - Seçimlerden kim kazançlı çıkacak?
13.04.2024
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları


























































































Ortak Noktacıoğlu
türk ve kürdün bu topraklardaki ortak noktası 1915 Ermeni Soykırımı nda silahsız erkeksiz Hristiyan Ermeni halkına yaptıkları alçaklıklardır. Ermenilerden 3 posta silah toplanmış, 1914 te Ermeni erkekler osmanlı ordusuna askere alınmış daha sonra gruplar halinde katledilmişlerdi. Alçaklıklar etnik temizlik şeklinde diğer Hristiyan anatolia silahsız halklarına da yapıldı. türk ve kürdün içlerinde tecavüz eziyet etmeden öldürenler de vardı. inkar alçaklığını kürtler bıraktı çoktan.
Onur Dinçer
Ay yıldız tertibi Osmanlılar tarafından sonradan kullanılmaya başlamış. Dolayısıyla, onun Selçuklulara veya İslam ananesine filan dayandığını iddia etmek hakikatle örtüşmez.
Türkkan Bayraktaroğlu
türk bayrağı da; türk milleti, dili, tarihi gibi yalan, sahte ve çalıntıdır. tarihi Kadıköy Rum bayrağını çalmış sahtekarlar. inanmayan araştırsın.
mahmut
derli-toplu guzel bir yazi ..yazarimiza tesekkurler
Ad Soyad Giriniz...
Gazete Sahibine Ufak Bi Not Yorumcularınızdan Ali Beyin Bayrak Hakkındaki Yorumu Başınızı Ağrıtabilir.Allah C.c "Kırmızı" sevmez bayrağımız yeşil olsun ne demektir bu ne had böyle
serkan
ali bey bilmiyonuz bari sallamayın "Türk Bayrağını ilk olarak Anadolu Selçuklu hükümdarı Gıyaseddin Mesud tarafından Osman Beye gönderilen kırmızı renkli sancak olarak görürüz" türk bayrağının kökü bin yıllık bi tarihe dayanıyor ha ben yinede sevemedim diyosanız buyrun süriye bayrağı buyrun iran bayrağı isteğiniz gibi toz olabilrsiniz bu ülkeden ! adama bak la türk bayrağının rengini beğenmiyomuş ?
Ali
bu bayrak 90 yıldır bize türk bayrağı diye dayatıldı ve doğal olarak orta asya kökenli olmayan insanlar bu dayatmadan rahatsız oldu. Aslında islam bayrağı hilal: ALLAH, yıldız ise Hz. peygamberi temsil ediyor. Adına türk bayrağı değil de islam bayrağı dersek sorun hallolur. Belki geçmişteki kötü anıları silmek için (Diyarbakır cezaevi başta olmak üzere bayraklı işkenceler vb.) rengi kırmızı yerine başka bir renk olabilir. Ne de olsa kırmızı ALLAHın sevmediği bir renk
abdulbaki
yazınızdan sonra kürt halkı sokaklara çıkmış türkiye milleti türkiye milleti diye bayram yapıyomuş türk milleti denincede sinirleniyolarmış
melih
tatlı su hümanisti olmak sanırım böyle bir şey :) hani yazıcak birşey olmayınca böyle şeylere takılıyor demekki insan ha gayret hilal hanım yakında türk adı tarihten silinsin isimli yazınıcı bekliyoruz.
serkan
ülkenin adını değiştirseydiniz hilal hanım hazır başlamışken içinde türk geçiyo çünkü ayy ne kadar itici dimi tü kaka türkler , bayrakta bence kürtleri hiç temsil etmiyo bence 3-5 renk katalım dimi ? kusura bakmayın ama dilinizin , düşüncelerinizin uzanabildiği hayal edebileceğiniz bir çok şey olabilir ama bu ülkenin bayrağı ,dili bellidir DEĞİŞTİRELEMEZ,Ülke Toprakları içindeki herkes türk milletinin bi ferdidir. türkiye milletinin içinde türk geçmiyo sanki !