Fehim TAŞTEKİN
PKK ile Rojava’daki aktörler arasında ayrım gözetilmediği bir siyasal ortamda, 17 Şubat 2016'da Ankara’da düzenlenen terör saldırısına Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eşbaşkanı Salih Müslim’in de adı karıştırıldı. Cemil Bayık, Murat Karayılan, Fehman Hüseyin, Zübeyir Aydar ve Remzi Kartal gibi PKK yöneticilerinin yanı sıra Salih Müslim hakkında da yakalama emri çıkarıldı.
Salih Muslim, Kobani doğumlu bir Suriye vatandaşı. Türkiye’de ikameti olmadığı gibi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı da değil. Ancak Ankara’da birilerinin muhtemelen şöyle bir umudu var: Interpol’den kırmızı bülten çıkarırsak bu iş tamamdır. Prag’tan Berlin’e, olmazsa Paris’ten Brüksel’e indiğinde enseleriz! Böylece bir daha Avrupa Parlamentosu ya da Avrupa Komisyonu’nda konuşma yapamaz.
Salih Müslim, Türkiye’yi çok iyi tanıyan ve oturup Türkçe konuşabileceğiniz Suriyeli bir Kürt. Suriye’deki kriz boyunca onunla da yollarım sıklıkla kesişti, defalarca konuştum, röportajlar yaptım. İD tehdidi karşısında 22 Şubat 2015’te Süleyman Şah Türbesi’nin sınırdaki Eşme köyüne taşınması söz konusu olduğunda benim ‘kubur kaçırma’ dediğim operasyonun gizli kahramanlarından biri de Salih Müslim’di. İmralı’da tutulan PKK lideri Abdullah Öcalan, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile Halk Koruma Birlikleri (YPG) arasında gelişen sıra dışı ortaklığı “Eşme Ruhu” diye selamlamıştı. TSK ise benzetmeye sert tepki göstermişti.
Ama şaşırtıcı olan bu iş birliği gerçekten yaşandı. YPG türbeye kadar Türk birliğine eşlik etti. Bu işin koordinasyonunu sağlayan da Salih Müslim ile Rojava yönetiminden birkaç yetkiliydi. Kobani Kantonu Eşbaşkanı Enver Müslim ve YPG Komutanı Polat Can da operasyon planı için Ankara’da birkaç gün ağırlandı. Son benimsenen politikalarla ise fiiliyattaki ‘Eşme Ruhu’ iyi komşuluk şansını tepeleyen düşmanca bir çizgiye tepetaklak yuvarlandı!
Türkiye’deki resmi makamlar, Salih Müslim’i PKK’li olarak görüyor ve ona göre tepki veriyor. Aslında Apocu olduğunu gizlemeyen Müslim, Kürt coğrafyasında birçok Kürt’ün siyasal profilini yansıtan bir geçmişe sahip. Haliyle onunla ilgili bir karar, sadece PYD değil daha geniş bir çerçevede ‘karşıtlık ilişkisi’ne yol açıyor. Çizgileri birbirinden ne kadar farklı olursa olsun Kürt’ün bir yakası, diğer yakalarını etkiliyor. “Rojava: Kürtlerin Zamanı” adlı kitabım için Salih Müslim’le geçen haziranda gerçekleştirdiğim söyleşinin bir kısmını sözünü ettiğim yaygın profilin daha iyi anlaşılması için burada alıntılamanın tam zamanı:
Taştekin: Bir dönem Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile birlikte olduğunuz söyleniyor. Nasıl oldu da siyasi çizginiz değişti?
Müslim: Ben köylü çocuğuyum. Kobani’ye 7 kilometre mesafede bulunan Şeyran köyünde 1951’de doğdum. Orta ve lise eğitimimi Suriye’de tamamladım. 1970’de İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Fakültesi’ne girdim, 1977’de mezun oldum. Önce Londra’ya gittim sonra Suudi Arabistan’a. 1978’den 1990’a kadar aralıksız Suudi Arabistan’da çalıştım. 1990-1992 arasında oraya gidip geldim. 1993’de Halep’te mühendislik ofisi açıp çalışmaya başladım. Hâlâ Halep Mühendisler Odası’nın üyesiyim. Politik olarak da 1970’lere kadar Mele Mustafa Barzani’nin başlattığı ayaklanma vardı, sempati duyuyorduk.
Taştekin: KDP içinde siyasi faaliyette bulundunuz mu?
Müslim: Hayır, onlarla politik çalışma içinde yer almadım. Lisedeyken bir yurtsever olarak ilgimiz vardı. Ama örgütlenme içinde değildik. Türkiye’de de öyleydik, ilgimiz sempatizan düzeyinde kaldı. İsyan zirvesindeydi, gelişmeler çok ilgimi çekiyordu. İzliyordum, sempatizandım ama örgütsel bir çalışma içinde değildim. Suudi Arabistan’a gidinceye kadar böyleydi. Ondan sonra evlendim. Suudi Arabistan’da da 1980’lerde Türkiye’deki gelişmeleri yakından izliyordum. Türkçe bildiğim için PKK ile ilgili gelişmeleri izleyebiliyordum. Orada da bir sempatizan olarak PKK ile ilgili gelişmeleri takip etmeye çalıştım. Gündemde Irak-İran Savaşı, Halepçe katliamı vardı.
Taştekin: PKK ile örgütsel bir ilişkiniz olmadı mı?
Müslim: Hayır, bir Kürdistan yurtseveri olarak takip ediyordum. Gelişmeler açısından PKK hareket olarak daha öndeydi ve güncelliğini koruyordu, basından takip ediyordum. Ama örgüt ilişkisi yoktu. Suriye’ye gittiğimde Abdullah Öcalan’la Şam’da falan bir iki kez görüştüm. Sempatimiz arttı. Ama sempati düzeyinde kaldı. Suriye’ye döndükten sonra hem Kobani hem Halep’te yaşıyordum. Toplum içinde yerimiz vardı. Toplumla ilgileniyordum. Bu dönemde de politik bir örgütlenme içinde olmadım. 1998’e kadar fikir düzeyinde kendi örgütlerimizi kurmamız gerektiği konusunda tartışmalar yürüttük. Bu tartışmaların sonucunda Suriye Demokratik Topluluğu’nu kurduk. İçinde Araplar da vardı. Bu örgüt 2002’de feshedildi. Sonra PYD’nin oluşumuna yöneldik. PYD oluşumunun öncülerinden biriyim. Ortada bir taban vardı. Sayın Öcalan’ın Suriye’de kaldığı dönemde halk arasında taban oluştu. Biz o tabandan yararlandık. 20 Eylül 2003’te PYD’yi o taban üzerine kurduk. PYD’yi Suriye Kürtlerinin partisi olarak kurduk.
Taştekin: PYD’nin oluşumunda sizinle birlikte hareket edenlerin hepsi Öcalan’ın fikirlerine inanan kişiler miydi?
Müslim: Çoğunluğu benim gibi sempatizandı. Aramızda fikir ortaklığı vardı. Bizi KDP gibi partilerden ayıran düşünce ortaklığıydı.
Taştekin: Öcalan’ın Suriye’den çıkartılması ve Adana Anlaşması’nın ardından tasfiye operasyonu başladı, PKK kadroları yakalanıp Türkiye’ye teslim edildi. Oluşan boşluğu doldurmak için de PYD kuruldu. Bu açıdan PYD, PKK’nin bir devamı sayılmaz mı?
Müslim: PKK’nin uzantısı değildi, hiçbir zaman da olmadı. Suriye’nin koşulları farklı. Hem rejim hem toplum hem de Araplarla ilişkiler açısından değişiklikler var. PKK dahil diğer Kürdistani hareketlere sempati duyuyorduk ama bizim derdimiz başkaydı. PYD, Suriye’ye yönelik.
Salih Müslim ayrıca türbe operasyonunda PYD ve YPG’nin rolüne dair bana şunları söyledi: “Sayın (Dışişleri Müsteşarı) Feridun Sinirlioğlu’na sorarsanız, tüm cevaplar onda var. Onlar Ankara’da kriz masası kurmuştu, ben İstanbul’daydım. Telefonları bende vardı. Olası bir durumda Kobani’yi arayıp müdahale edecektim. Aramam gerekmedi. Her şey normal geçti. Bittikten sonra arayıp bildirdiler: ‘Tamam başardık, bitti, sağolun, teşekkürler.’ Ben de çekip geldim. Bu kadar.”
Salih Müslim, farklı zamanlarda da Türkiye’ye gelip gayri resmi görüşmeler yaptı. Kendisiyle yaptığım tüm görüşmelerde olumlu mesajlar veren Müslim Türkiye ile hep iyi ilişkiler istediklerini, kesinlikle tehdit oluşturmadıklarını vurguladı. İD ve Nusra gibi örgütler üzerinden geliştirilen vekâlet savaşlarına ve doğrudan taciz atışlarına rağmen bu tutumlarının değişmeyeceğini belirtti. Üstelik bunları Türkiye sınırlarından beslenen örgütlerle girilen çatışmada oğlunu yitirmiş bir baba olarak söylüyordu.
Bin Xet’ten (hattın altı) gelen bu tür sıcak mesajlar hem “Kürt akraba toplulukları” ile ilişkilerin normalleşmesi hem de Türkiye’nin kendi iç barışına olumlu katkı sağlaması açısından önemliydi. Hükümet, Ser Xet’te (hattın üstü) olduğu gibi Bin Xet’te de tehditkâr bir yolu seçerek Kürt akraba topluluklarıyla temiz bir başlangıç yapma şansını değerlendirmedi.
Türkiye içinde Kürtlerle barış süreci yerini çatışmaya bırakırken Rojava’ya karşı da çok boyutlu bir strateji devreye girdi. Türk askeri 24 Ağustos 2016’da İD ile mücadele adı altında Cerablus koridorundan sahaya sürüldü. YPG’nin önderliğindeki güçlerin Menbic’ten sonra Cerablus’u İD’den temizlemesi engellendi. Ankara'ya göre Kürt koridoru önlenmiş oldu.
Türkiye’nin El Bab ve Rakka ile ilgili hesapları ise Rojava’daki özerklik hareketini felç etmeye yönelik. Askeri açıdan önleme ve çevirme hamlesine siyasi ve diplomatik savaş eşlik ediyor. Ancak Ankara şimdiye kadar PYD ve YPG’nin uluslararası alanda meşruiyet kazanmasını önleyemedi. Rojava’daki özerklik hareketi, ekim 2014’ten beri İD’e karşı ABD’nin ortağı konumunda. Salih Müslim de Türkiye’nin ortaklık ilişkisi içinde olduğu pek çok AB kurumu tarafından ağırlanıyor. Avrupa başkentlerinde siyasi partiler ve sivil örgütler tarafından büyük bir iltifatla karşılanan Müslim ve PYD’yi mahkûm eden çıkışlar orada karşılık bulmuyor. Aksine, Rojava karşıtı bütün bu hamleler “İD’le mücadele eden bir gücü yok etme girişimi” olarak görülüyor. Bu açıdan, Türkiye’nin PKK için benimsediği stratejiyle PYD konusunda yol alması imkânsız. Dahası, Suriye’de çözüm süreci için kurulacak masada eninde sonunda Salih Müslim de olacak. Son Cenevre Konferansı’nda olduğu gibi Ankara’nın “PYD varsa biz yokuz” resti bu kez havada kalabilir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları

































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025