Hasan CEMAL
İlhan Selçuk hayatı boyunca annesinin Ermeni olduğunu saklamış. Mehmet Ali Birand’ın anne tarafının Kürt olduğunu da, ancak geçen yıl yaşam öyküsünü anlatan kitap çıkınca öğrendik. Onları, annelerinin gerçek kimliklerini onca yıl gizlemeye mecbur eden neydi?
Kar atıştırıyor. Hava yine dünkü gibi kapalı, kasvetli ve çok soğuk. Hüzünle yükselen kaval sesinin geldiği yere doğru yürüyorum.
İstasyonda, Katedral’in önündeki taş meydanda karların üstüne oturmuş, önüne mendil sermiş, kavalını çalıyor, bir başka dünyaya dalıp gitmiş...
WDR’nin karşısındaki Lederer’de, o küçük birahane ya da ‘kneipe’de Osman Okkan’la geçmişi konuşuyoruz. Yüksük kadehlerde birer korn ve buraların meşhur taze birası Kölsch eşliğinde biraz nostalji iyi geliyor.
Örsan Öymen’i anarken Altan Abi’yi arıyorum. Bir gün Köln’e birlikte gelip eski dünyamızı yazmak için anlaşıyoruz Altan Öymen’le...
Cep telefonuma mesaj düşüyor.
Sadun Tanju da ölmüş...
Seksenli yaşlarındaydı.
Cumhuriyet’in Sadun Abi’sini, bir zamanların çok iyi gazeteci ve yazarını uzun yıllardır görmemiştim. İlhan Selçuk’un ‘gazeteci içi darbesi’nde ona karşı saflarda yer almış olmanın iç sıkıntısını sonraki yıllarda hissedecektim.
Sadun Tanju’yla birlikte, birkaç gün önce kaybettiğimiz Toktamış Ateş’i de anıyoruz rahmetle. Yılın ilk ayı beraberinde ne çok ölüm getirdi böyle...
Köln Üniversitesi’nde amfi dolu. Türkler, Kürtler, Ermeniler, Aleviler, Almanlar... Hrant Dink için bestelenmiş oratoryo icra ediliyor, koronun sesi dalga dalga yükselirken dalıyorum.
Sözcüklerin gücü...
Fazla mı abartıyoruz?.. Şimdi yine konuşacağım. Sonra?.. Ertesi sabah erken yazacağım.İstanbul uçağında yeni kitabımın notlarını alırken de, bir sonraki yazım aklıma düşecek.
Berlin’de, Humboldt Üniversitesi’ndeki konuşmamı tutsak akıl-özgür akıl çerçevesine oturtmuştum. Sevgili Hrant’ı anarken, akılların totaliter ideolojiler ve milliyetçilik tarafından nasıl tutsak alındığını, bu durumun insanların hayatını nasıl cehenneme çevirdiğini anlatmaya çalışmıştım.
Önceki akşam Köln Üniversitesi’ndeki konuşmamın konusu ‘milliyetçilikle barışın kavgası’ydı. Milliyetçiliğin her türlüsünden kurtulmadan insanlığın gerçek barışa kavuşamayacağının üzerinde duracaktım.
Konuşmamın başlığı şöyleydi:
“Milliyetçilikle barışın savaşında üç soru!”
Kitabımdan bir de alıntı koymuştum konuşma metninin başına:
“Gün gelecek hepimiz geçmişi acıyla anacağız, nefretle değil. Ve gün gelecek bizler de kendi topraklarımızda ‘kayıp tarihi’mizi bulacağız. İşte o zaman tarih bize de yük olmaktan çıkacak ve tarihimizle birlikte bizler de özgürleşeceğiz.” (*)
Üç sorudan ilki şöyleydi:
“Siz hiç kimliğinizi saklamak zorunda kaldınız mı? İlhan Selçuk hayatı boyunca annesinin Ermeni olduğunu saklamış. Mehmet Ali Birand’ın anne tarafının Kürt olduğunu da, ancak geçen yıl yaşam öyküsünü anlatan kitap çıkınca öğrendik. (**)
Onların annelerinin gerçek kimliklerini gizlemeye mecbur eden neydi? Toplumsal baskı... Devlet baskısı... İkisi birden... Ne hazin değil mi? Yine o Hakkarili Kürt aydının sesi kulağımda:
‘Türkiye’de uzun yıllardır Kürtler yaşadıklarını, Ermeniler de öldürüldüklerini anlatmaya, ispat etmeye çalışırlar.’
Bu öylesine bir devlet anlayışıydı ki, Türkiye’de Kürtler Kürt olduklarını, Ermeniler Ermeni olduklarını, Aleviler Alevi olduklarını yıllar yılı gizlemek zorunda kaldılar.”
İkinci sorum şuydu:
Sizin hiç tabularınız ya da bazı sözcüklerle sorununuz oldu mu?
Özetle dedim ki:
“Benim oldu. Bunlardan biri soykırım sözcüğüydü. Bakın anlatayım. Los Angeles, 31 Mart 2011. Kısa adı UCLA olan University of California, Los Angeles’ta yapacağım konuşmayla uğraşıyorum oteldeki odamda.
Soykırım diyecek miyim?
Bir yazıyor, bir çiziyorum üstünü. Neden? Sorunum nedir bu sözcükle? Tabular? Korkular?Mahalle baskısı? ‘Hepiniz Ermeni’siniz, hepiniz piçsiniz!’ 301’ler? ‘Vatan hainliği’ damgası? Milliyetçiliğin ağır baskısı, kabusu?
Kaç yaşıma geldim, kaç yıldır demokrasiyi, ifade özgürlüğünü savunuyorum, ama hâlâ bazı düşüncelerimi kendime saklamaya devam mı edeceğim? Hâlâ tabularım mı olacak? Aklım hâlâ tutsak mı olacak?
Özgürleşemeyecek miyim?
Ve sonunda soykırım sözcüğünü eklemiştim konuşmama...”
Üçüncü sorum şuydu:
“İnsanın kendi kendine yönelik şiddeti nedir, hiç düşündünüz mü?
Bazı taşları yerinden oynatmaya, bazı tabulara dokunmaya çalışırken, insanın kendi kendisine uyguladığı şiddetin verdiği acıyı hiç hissettiğiniz oldu mu?
Ben bu şiddeti 2011 yılı Mart ayında, Los Angeles’taki konuşmamı hazırlarken, soykırım sözcüğüyle boğuşurken galiba kendi içimde hissettim.
Nilüfer Göle bir kitabında şöyle der:
‘Taşları yerinden oynattığınız zaman kızarlar. Kızılmaktan bıkmamak lazım. Aydın olmanın bir parçası da kendine yönelik şiddet...’
Özellikle bu topraklarda, Almanya’da insanlığın başına korkunç belalar sarmış olan milliyetçiliğe karşı dünyanın her yerinde barışın zaferi için taşları yerinden oynatmaya, gerektiğinde kendi kendimize şiddet uygulamaya kendimizi alıştırmalıyız.
O taşları Türkiye’de fena halde yerinden oynatmış olan sevgili Hrant Dink’i burada, Köln Üniversitesi’nde hasretle anıyorum.”
—————
* Hasan Cemal, 1915: Ermeni Soykırımı, Everest Yayınları, sayfa 57.
** Sevgili Mehmet Ali’ye böyle bir konuşma hazırladığımı Galatasaray’ın maçı için geçen ay gittiğimiz Trabzon’da kendisine söylemiş ve iznini almıştım bunun için. Kürt meselesiyle çok yakından ilgilendiği dönemde bir gün İlhan Selçuk’un bana “Birand’da Kürtlük var mı?” diye sorduğunu da aynı seyahatte kendisine nakletmiştim.
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları









































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024