İbrahim Karagül
Türkiye’nin ekonomik sıkıntıya girmesi, krizin özellikle dışarıdan dayatılması ve siyasi dalgalarla gelmesi, krize yönelik bir tür korku psikolojisinin kamuoyunda hızla yaygınlaştırılmak istenmesi, “yeniden içeriye mecbur bırakma” gibi klasik bir yöntemi bir kez daha masamıza koydu.
Her ne kadar, güneyimizdeki gelişmelere kayıtsız kalmasak da, İdlib için harika bir sonuç alsak da, Münbiç’teki ABD oyalamalarının farkında olsak da, ABD finans çevreleriyle bağlantıyı güçlendirsek ve Avrupa ile daha güçlü ekonomi arayışına girsek de, özellikle Asya’da yükselen ekonomilere yönelsek de, yine de içeride öyle meşgul edileceğiz ki, bazı şeylerin elimizden kayıp gitmesine seyirci bile kalabiliriz.
Bize yine tuzak kurdular. Zor oyunu bir kez daha bozmalı..
İşte tam bu sırada, bugünlerde, içeride ve çevremizde olanlara olağanüstü bir dikkatle bakmak, ne kadar zorlansak da, gözümüzü dışarıdan ayırmamak, körleşmemek, bizi kör etmek isteyenlere meydan okumak zorundayız. Çünkü ister siyasi ister ekonomik olsun, ister içeriden ister dış müdahaleden kaynaklansın, içeride karşı karşıya bulunduğumuz her sıkıntının çözümü dışarıda harekete geçmek, inadına daha da dışarıya yönelmektir.
Çünkü zamanın ruhu da, konjonktür de, küresel ölçekte yeni güç hareketliliği de bizi buna zorlamaktadır. Zor oyunu bozacaktır ve bir kez daha bozmalıdır.
Çünkü biz ne zaman içeriye yönelsek, buna mecbur bırakılsak çevremizde olağanüstü gelişmeler olur ve bizim müdahalelerimiz bu şekilde engellenir. Bir şey yapamayacak hale geliriz. Çaresizce izleriz, o iş oluncaya kadar içeride çabalar dururuz.
Son on yıl hep böyle geçti
Ne zaman coğrafyamızda olağanüstü gelişmeler olacaksa hemen öncesinde Türkiye’yi kendi içine yoğunlaştıracak şeyler mutlaka olur. Dikkatlerimiz, gücümüz, enerjimiz, kaynaklarımız bütün zamanımız içeride harcanır.
Bu bazen terör olur, bazen siyasi kriz olur, bazen Gezi eylemi olur, bazen 15 Temmuz olur, bazen ekonomik kriz olur. Ama bir şey mutlaka olur. Son on yıla bakın; bölgemizdeki radikal değişimlerin hemen öncesinde Türkiye’de neler yaşanmış bakın. Uzun bir liste çıkacak, on yıllık gayri resmi ama gerçek tarih elinizin altında olacaktır.
Ekonomik fırtınanın arkasında Fırat’ın doğusu planı yatıyor..
Bugünkü ekonomik fırtınadan sonra ne gelecek? Çok şey olacak bence. “Türkiye’yi durdurmak” isteyenler, güneyimizde yeniden hareketlendirdikleri planlar için daha hızlı harekete geçecekler. Bu da Fırat’ın doğusudur. Suriye savaşının gerçek sebebi budur, bu “harita”dır. Coğrafyanın tamamına yönelik tasarımın en önemli parçalarından biridir.
Türkiye, Afrin ve Fırat Kalkanı operasyonuyla ve son İdlib başarısıyla bunu o terör koridorunun Batı kapılarını kapattı. İşte tam şimdi Suriye meselesinin esası masamıza gelecektir. ABD ve müttefikleri, PKK ile birlikte bir garnizon devletin son hazırlıklarını yapıyorlar.
Fırat’tan İran sınırına kadar Türkiye’nin güneyini tamamen bir cepheye dönüştürecekler. Türkiye ile Arap dünyası arasına bir tampon bölge kuracaklar. Yarının “Türkiye Cephesi”ni tamamlamış olacaklar. Bizi on yıllarca bu bölgeden vuracaklar. Coğrafyayı buradan parçalayacaklar.
Kimse neden ses çıkarmıyor?
Bu koridor tamamlanınca, Fırat’ın doğusu tamamlanınca da başka bir cephe açacaklar. Büyük planının yeni bir aşamasına geçecekler, başka ülkeleri parçalamak için bahaneler üretecekler. 1991 Körfez Savaşı’ndan bu yana bu hep böyle olmuştur, böyle de devam edecektir.
Dikkat ediyorum, hiçbir ülke Fırat’ın doğusu için tek cümle kurmuyor. BAE ve S. Arabistan gibi ülkeler buradaki garnizon devlet için para akıtıyor. ABD ve İsrail, projeyi bu ülkelere finanse ettiriyor. Suriye meselesi konuşulurken, ülkenin işgal altındaki üçte biri için İdlib kadar bile itiraz yükselmiyor.
Sizce neden? Bu zihinsel kuşatmayı, yönlendirmeyi kim yapıyor? Neden dikkatler hep başka bölgelerde yoğunlaştırılıp bu bölge dikkatlerden uzak tutuluyor.
Bu plan bozulmalı, harita engellenmeli, herkes seferber olalı
Bence asıl Suriye savaşı yeni başlıyor, başlayacak. Coğrafyanın tamamı için, bölgedeki ülkelerin tamamı için bir tehdit olarak büyüyen Fırat’ın doğusunda büyük bir hesaplaşma başlayacak, başlamalı da.
Bu plan bozulmalı, bu harita engellenmeli, bu işgal sona erdirilmeli, bu “Haçlı Talanı”nın önüne geçilmelidir. Ekonomik saldırıların faturası Fırat’ın doğusundan çevrelenmek olmasın, bizi buna zorlamaya, sessiz ve hareketsiz bırakmaya dönük girişimlere teslim olmayalım.
Hangi siyasi çevreden olursa olsun, herkesin bu işgale tavır alma, onunla savaşma, mücadele etme, tehlikeye dikkat çekme, Türkiye’yi ve bütün bölgeyi harekete geçirme zorunluluğu var. Türkiye’nin, Suriye’nin, İran’ın, Irak’ın ve diğer bölge ülkelerinin, kitlelerin bu korkunç plana karşı harekete geçme yükümlülüğü var. Sessiz kalmanın bahanesi olmaz çünkü faturası çok ağır olacaktır.
Müdahale şarttır ve bu milli mücadeledir
Türkiye’yi Münbiç’le oyalamalarına izin vermeyin. Çünkü bunu bir “kart” olarak kullanıp zaman kazanıyorlar. Sonra da Münbiç’den çekilecekler çünkü Fırat’ın doğusundaki plan tamamlanmış olacak. Bütün krizlerden meydan okumalarla kurtulduk ve bunu bir zafere dönüştürmeyi bildik.
İran sınırından Fırat Kalkanı bölgesine kadar iki ya da üç bölgeye, bedeli ne olursa olsun, müdahale etmek vatan borcudur, bir milli mücadeledir.
Çünkü bu artık Suriye meselesi değil, Türkiye meselesi, coğrafyanın geleceği meselesidir. Türkiye’de bu düşünceyi itibarsızlaştırmaya, Fırat’ın doğusuna sessiz kalmaya yönelik bütün çabalar büyük işgalin uzantısıdır, parçasıdır.
ABD/PKK ortak işgali bir “Haçlı İşgali”dir. Herkesi bu işgalle mücadeleye çağırın!
Şunu asla unutmayın: Bu bölgedeki ABD/PKK işgali bir “Haçlı İşgali”dir. Coğrafyanın bütün insanları, devletleri bu işgalle mücadele etmek zorundadır. Çünkü hepsi için vatan mücadelesidir. Ve bu olacaktır. Yarın bir gün, birbirine düşman görünenlerin bile o bölgedeki işgali karşı omuz omuza mücadele ettiklerini göreceğiz. Bu muhtemeldir, kimse yadırgamasın.
Ekonomik saldırılarla bizi içeriye yoğunlaştırıp gözlerimizi kör etmeyi deniyorlar. Buna yenilmemeliyiz. Asla bu tuzağa düşmemeliyiz. Tehlike çok büyüktür ve Suriye savaşı bu bölgede yeniden yaşanacaktır. Bu yüzden, kim ne derse desin, çok daha büyük kayıpların önüne geçmek için, açık biçimde Fırat’ın doğusuna müdahaleye çağırıyorum.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları





































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021