Lale KEMAL
Radikal dinci IŞİD terör örgütü, Irak’ta Kürt özerk bölgesinin başkenti Erbil’e, belki de bu satırların yazıldığı sırada girerse -ki eli kulağında- Kürt Peşmergeleri ile kıyasıya bir çatışmaya girecek.,
Malum, IŞİD’in daha haziran başlarında Irak’ın Musul kentini ele geçirdikten hemen sonra Türk başkonsolosluğunu basarak, Başkonsolos Öztürk Yılmaz ile kadın ve çocukların da bulunduğu 49 kişiyi rehin alma olayı üzerinden 50’den fazla gün geçti. Rehinelerin yakınları, kendilerinden haber alamadıkları için haklı bir feryat içindeler.
Diğer yandan, IŞİD’in ele geçirmeye başladığı bölgelerde yaşayan Yezidiler ve Türkmenler dahil pek çok insanın yerlerinden olmasıyla yanı başımızda çok ciddi bir insani kriz yaşanıyor, kaldı ki Türkiye, Suriye iç savaşından göç edenlerin yol açtığı kriz ile dahi baş edemiyorken.
Musul’a girerek Suriye’den sonra Irak’ta da varlığını güçlendiren IŞİD’in artan tehdidi ve yol açtığı insani kriz karşısında ABD bölgeye helikopterlerle insani yardım harekatı başlatırken bu terör örgütünü püskürtmek için gerekirse sınırlı hava saldırıları yapabileceği uyarısını dün hayata geçirdi. Bu en korkulan durum, çünkü “Amerikan hava akınları ile rehinelerin akıbeti ne olur?” sorusu Ankara’yı en fazla endişelendiren konu.
Zira IŞİD’in, Irak’tan püskürtülmeleri için NATO destekli yani Türk hava sahasının da kullanılması anlamına gelen bir saldırıyı önlemek adına Türk rehineleri canlı kalkan olarak kullanmakta olduğu herkesçe biliniyor. Hatta Başkonsolos Öztürk Yılmaz’ın, IŞİD’in kontrolünde Suriye’de Deir ez Zour bölgesinde bir yerde tutulduğu istihbarat kaynaklarınca belirtiliyor.
NATO Müttefik Kuvvetler Komutanlığı’ndan emekli olan Amerikalı General Wesley Clark, dün Amerikan CBS kanalının sunucusunun, “IŞİD’in ilerleyişini önlemek için aylardır neredeydiniz?” şeklinde yönelttiği sorulara yanıt vermeye çalışırken, Türkiye, Suudi Arabistan gibi müttefiklerin desteğiyle artık hava akınlarının yapılabileceğini söylüyordu.
Bırakın, Türkiye’den destek almayı, Türkiye’siz bir hava operasyonu karşısında dahi IŞİD’in rehineleri öldürmesi olasılığı bir hayli yüksek. Bu yüzdendir ki cumhurbaşkanı adayı Başbakan Erdoğan, rehine olayının hemen sonrasında müttefikleri, IŞİD’e karşı bir operasyon yapmamaları yolunda uyarmıştı.
Hükümet, bir yandan da, TSK’dan, rehine olayının başlarında tutsakların kurtarılması için bir plan yapmasını istedi -ki bu da normal- ancak askeriye de böyle bir operasyonun yaratacağı riskleri biliyordu.
İçeride cadı avına çıkınca dış tehditleri ıskalayan hükümet, gerek Kuzey Irak’ta yüzlerce Özel Harekâtçı bulundurmasına gerekse Suriye ile olan sınır bölgelerinde IŞİD’in faaliyetlerini takip ettiğini zannetmemize rağmen bu terör örgütünün ilerleyişini bir istihbarat başarısızlığı ile göremedi. Dolayısıyla konsolosluğu öncesinde boşaltmayarak ciddi bir zafiyet gösterdi, rehine olayına yol açarak elini kolunu bağladı.
Ama artık gelinen noktada, Irak içinde ilerleyişi sonucunda yol açtığı ciddi insani kriz ile bu ülkede hilafet devleti kurma adına arazide kazanımlar elde ediyor olması karşısında IŞİD’e karşı karada değil ama havada bir operasyon dün kısmen başladı.
Irak’taki bu gelişmeler, rehine olayını aşıp Türkiye dahil çevre ülkeleri ilgilendiren aynı zamanda bir insani sorun bağlamında güvenlik krizine dönüştü.
Nihayetinde Ankara yanlış politikaları ile elini kolunu bağladı, tam bir çıkmaza girdi. ABD’ye yaptığı, “Aman dur, rehinelerin hayatını riske atmayalım,” çağrısına artık Washington kulak vermiyor, IŞİD’e yönelik dünkü bombardımanın gösterdiği gibi. Belki rehineleri de kurtarmak için Türkiye’nin ABD ile ortak bir operasyonu artık kaçınılmaz olabilir.
Yazarlar
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları












































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016