Lale KEMAL
Türkiye’nin silahta dışa bağımlılığı hiç bitmeyecek gibi görünüyor. Soğuk Savaş döneminde, 1983 yılında başlayan PKK ile mücadele 21. yüzyılda bugün halen devam ediyor, “Silah verin,” diye halen Amerika’nın kapısı çalınıyor. Türkiye, terörle mücadele sırasında evrensel hukuk ilkelerini çiğnediği gerekçesiyle üyesi olduğu NATO müttefiklerinin silah ambargolarıyla karşı karşıya kaldı. Tank gibi ağır kara silahlarını terörle mücadelede kullandığı için Almanya bu silahları Türkiye’ye vermedi. Keza Amerikan Kongresi de, 1980’li, 90’lı yıllarda aralarında saldırı helikopterlerinin de bulunduğu silahların Türkiye’ye satışını engelledi. Nedense, bu türden baskıları Türkiye gururuna yedirdi, terörle mücadele özelinde ve ülke genelinde işkence ve kötü muamele şeklinde ortaya çıkan ağır insan hakları ihlallerini en aza indirme ve yerli silah sanayiini güçlendirme gibi politikaları benimsemedi. Bunun yerine, o zamanki yakın müttefiki İsrail ile 1997 yılında bu ülkeden silah sanayiinde teknolojik destek almaya başladığı bir süreci başlattı ve böylece Amerikan Kongresi’nin ambargo girişimleri de engellenmiş oldu.
İsrail, Türkiye’nin, Amerikan yapımı M60 tanklarını, F-4, F-5 savaş uçaklarını modernize etti, hassas teknoloji ve nihayetinde Heron İHA’larını sattı. İsrail ile silah sanayiindeki yakın işbirliği, Türkiye’nin, o tarihlerde bir hayli cılız olan ulusal savunma sanayiinin güçlenmesi için ne gibi bir katkı sağladı, sorusunun cevabı bir muamma ama kimi ahlaksız aracıların ceplerini doldurduğu bir gerçek. AK Parti iktidarının ikinci döneminde, gerek İsrail’in Gazze’ye yönelik orantısız güç kullanımı ve sonrasında komandolarının Mavi Marmara gemisine saldırmasıyla dokuz Türk’ün ölümü olayı, iki ülke ilişkilerini dibe vurdurdu. Bunun sonucu olarak, İsrail silah firmaları Türkiye gibi “İştah açan” bir pazarı kaybederken Türkiye’deki silah tacirleri de çok üzüldü mutlaka. Bu arada, “Türkiye silah sanayiinde dışa neden bu kadar bağımlı” sorusunu sormak kimsenin aklına gelmedi.
Dünyanın en ileri silah teknolojilerine sahip olan ve yine çok silah satan ülkeler sıralamasında ABD başı çekiyor, Batılı ülkeler de arkasından geliyor. Böylece bu ülkeler, hem ileri askerî teknolojileri üreterek hem de bu teknolojileri üçüncü ülkelere satarak ekonomilerine katma değer sağlıyorlar.
Silah devi bu ülkelerin, 1980’li yıllardan itibaren Türkiye’ye, zaman zaman örtülü zaman da açıktan ambargo uygularlarken her zaman insan haklarına saygı gibi ilkelerle hareket ettiklerini söylemek saflık olur. Daha geçen yıl ABD, insan haklarının esamisinin okunmadığı Körfez ülkeleriyle milyar dolarlık silah satışı anlaşması yaptı. Yunanistan ilk krize girdiğinde, diğer AB üyesi Almanya ve Fransa’nın, bu ülkeye silah satışı için baskı yaptığını unutmayalım.
İşin içine ticaret ve de en önemlisi silah ticareti girince ahlak, hukuk gibi kavramlar değerini yitirir, bunu da biliyoruz. Ama beni Türkiye özelinde ilgilendiren konulardan biri, terörle mücadele için özellikle ABD’ye dönüp, sürekli silah talebinde bulunuyor olmamız.
Son yıllarda, Türkiye’nin de savunma sanayii altyapısını kurmak için ciddi çaba gösterdiğini biliyoruz, hatta çok geç de olsa kritik askerî teknolojileri üretmek üzere düğmeye basıldığını not etmekte yarar var. Ne var ki bu adım çok geç atıldığı için Türkiye silah için sürekli yüzünü dışa döndürmeye devam ediyor.
Türkiye’nin, silah sanayiinde süregelen bağımlılığı bir gerçek.
Ne var ki, ülkenin ilk “Top 3”ü; Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özel’in, ABD’den Predator ve Reapar İHA’larını satın almak için azami gayret gösteriyor olmaları sıkıntılı. Zira, PKK’ya karşı kullanılmak üzere bu silahların alınması için gösterilen üstün gayretlerin birazı bile terör sorununun silahsız çözümü için gösterilmiyor. Çözüm iradesi yeniden ortaya çıksa bu silahlara belki de gerek kalmayacak.
Tepedekilerin uyumu yetmiyor
Erdoğan, Pakistan’da gazetecilere, Uludere’de sivillerin ölümüyle sonuçlanan bombalama emrini bizzat kendisinin verdiği iddialarını yalanlarken, olaydan sonradan haberinin olduğunu da belirtiyor ve ekliyordu; “Biz yetkiyi vermişiz, TSK da kullanmış”. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özel’in de, bombalama olayından sonradan haberdar olduğu iddiaları bulunuyor. Her operasyon öncesi en tepe karar vericilerden izin alınmayabilir. Ancak, dün bizim gazetede yer alan ve Amanoslar’da birlik komutanının hataları sonucu üç askerin PKK’nın pususuna düştüğü iddiaları, öncesinde 34 sivilin Uludere’de öldürülmüş olması, daha öncesinde Dağlıca, Aktütün’deki ihmaller sonucu pek çok askerin ölümü gibi son yıllarda artık saklanamayan –kasıt yoksa eğer– vahim hatalar zinciri, tepe isimler Erdoğan ve Özel uyumlu bir mesai içinde olsalar da kırılamaz. Terörle mücadele sırasında sıkça yapıldığı anlaşılan ancak yeni yeni ortaya çıkan ihmaller ve hataların önünü almak için, siyasi iradenin, TSK’yı en üstten en alta kadar denetim altına alması için ara verdiği reformları başlatması şart. Hükümet, tüm istihbarat bilgilerini Başbakanlığın denetimi altına alarak işe başlayabilir.
Yazarlar
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları




















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016