Levent Gültekin
Her şey Davos’ta çekilen “One minute!” ile başladı.
İktidar bir şey fark etti: Dış politikada meydan okuyucu, sağa sola fırça atan bir dil kullanmanın kendisi için çok kolay ve ucuz bir getirisi var.
Müslüman ülke halklarında İsrail’in, ABD’nin, Batı’nın yaptıklarına karşı biriken haklı bir öfke vardı.
“One minute” çıkışının yarattığı etki, bu öfkenin günlük siyasi kazanç için bulunmaz bir kaynak olduğunu gösterdi. Bu ucuz ama çok tehlikeli kaynağı kullanmaktan imtina etmediler.
“One minute” çıkışına dünya bir anlık öfke patlaması gözüyle bakarak dikkatli davrandı.
İsrail, ilişkiler daha da bozulmasın diye alttan alan mesajlar verdi.
ABD ve Batı, İsrail ile Türkiye’nin ilişkisini düzeltmek için çabaladı.
Fakat tüm bu çabaları ‘Bizden korktular, bizi hafife alamayacaklarını anladılar, biz olmadan bölgede hiç bir şey yapamayacaklarını gördüler’ diye algılayan iktidar diplomatik dili büsbütün bir kenara bıraktı.
İsrail’in ilişkileri düzeltmeye çalışmaktan vazgeçtiğini, Türkiye’nin çıkarına aykırı politikalara ağırlık verdiğini gördüklerinde geri vites yaptılar. Ancak iş işten geçmişti. İsrail ile eskisi gibi etkin bir ilişki kuramıyorlardı. Çünkü Türkiye içi boş, ucuz tehditler savururken, esasında elinin ne kadar zayıf olduğunu bütün dünyaya göstermişti.
Şimdi Filistin bütünüyle yalnız. Gazze bütünüyle sahipsiz.
Ve Türkiye, İsrail’e diplomatik olarak bile tek bir cümle edemez durumda.
İktidara kısa vadeli kazanç sağlayan ama ülkeye zerre kadar yarar getirmediği gibi büyük zararlar veren kabadayı dilin dozu, her geçen gün biraz daha arttı.
Dış politika artık iç politikanın malzemesi yapılmıştı.
Diplomasinin yerini BM’ye, ABD’ye, Rusya’ya AB’ye, İsrail’e, esasen bütün dünyaya meydan okuyan, ayar veren bir dil almıştı.
Taraftarın duygusunu kabartmak, ideolojik bir kenetlenme sağlamak adına önlerine gelen ülkeye en üst perdeden ayar vermekten, hakaret etmekten zerre kadar çekinmiyorlardı.
Bu dilin, bu yaklaşımın getirdiği zararı İsrail ile yaşanan olayda gördükleri halde benzer bir dili Rusya ile ilişkilerde de kullandılar.
Rus uçağı düşürüldüğünde köklü bir devlet gibi diplomatik dil yerine, bir mahalle kabadayısı evsafında dil kullanmaya başladılar.
“Gerekirse tezek yakarız”, “Siz yeni Türkiye’nin büyüklüğünün farkında değilsiniz”, “Artık, boyun eğen, ‘Tamam’ diyen bir ülke değiliz, bunu kabul ederseniz sizin iyiliğinize…” gibi ipe sapa gelmez, temelsiz, ucuz meydan okumalarla Rusya’yla da bütün köprüleri attılar.
Fakat çok sürmedi. Turizm ağır yara alıp tarım ihracatı durunca ve meydan okumanın maliyetinin farkına vardıklarında Rusya’dan özür dilediler.
Fakat Rusya eski Rusya olmadı. Çünkü söylenmiş onlarca ipe sapa gelmez cümle vardı. Üstelik sergilenen o kabadayılığın ne kadar kof olduğunu, Türkiye’nin elinin ne kadar zayıf olduğunu, birçok alanda kendilerine muhtaç olduğunu fark ettiler.
Rusya tarım ürünlerine koyduğu ambargoyu kaldırmıyor. Türkiye’nin tek taraflı vize iptaline rağmen vize uygulamaktan vazgeçmiyor, 103 gündür Ankara’ya büyükelçi atamıyor. Türkiye’nin en hassas olduğu Suriye’deki YPG konusunda YPG’ye açıktan destek vermekten zerre kadar çekinmiyor.
Ve ne yazık ki Türkiye’nin Rusya’ya söyleyebilecek tek bir sözü yok.
Bizimkiler, en küçük bir memnuniyetsizlik belirtisinde bile bulunamıyorlar.
Atılan onca naranın, meydan okumanın ardından gelinen nokta ‘Aman sesimizi çıkarmayalım da var olan tek taraflı ilişki de bozulmasın’ durumu.
Özürden sonra Rusya ile ilişkilerin düzeldiğini sandıkları bir dönemde bu sefer ABD’ye, NATO’ya, AB’ye kabadayılık tasladılar.
Yandaş medyada her gün bir Batı ülkesi için “Terörist devlet” manşetleri, “Ortadoğu’da artık biz varız bizsiz hiç bir şey yapamazsınız” gibi ipe sapa gelmez tehditler, “Ya biz ya YPG” gibi çocukça tercihe zorlamalar…
Hepsinin neticesinde Türkiye artık ne Irak’ta ne de Suriye’de var.
ABD’ye ve Batı’ya “Ortadoğu’da artık bizsiz yaprak kımıldamaz, biz olmadan hiçbir şey olmaz” tehdidi savruluyordu.
Tehdit edilenler tehdit edenin kofluğunu, güçsüzlüğünü göstermek için onun istemediği, “Yaparsanız çok fena olur” dediği her şeyi yaptılar.
Mesela Türkiye, Musul operasyonuna dahil edilmedi.
Suriye’de istediği tampon bölge talebi kabul görmeyince sessizce gündemden düşürdü. “Rakka operasyonunu YPG ile değil bizle yapın” talebi vardı; ABD ve Rusya, Türkiye’yi değil YPG’yi seçti.
Bundan dolayı Rakka ve Münbiç’e ABD ile beraber operasyon hayalleri rafa kaldırılarak ‘Fırat Kalkanı’ operasyonu apar topar sonlandırıldı.
Üstelik “71 gencecik çocuk niçin oralarda şehit oldu?” sorusu havada dururken.
Türkiye’nin en çok korktuğu ‘Suriye’de bir Kürt bölgesi oluşumu’ ABD ve Rusya’nın desteğiyle gerçekleşiyor.
Kerkük’te istemediği bir durum gelişiyor fakat sesini çıkaramıyor.
Mesele sadece masada olmamak değil. Bütün gelişmeler Türkiye aleyhine ilerliyor.
Fakat ne yazık ki Türkiye’nin bunlara itiraz edecek, etse de karşılık alacak en küçük bir ağırlığı kalmadı.
Türkiye, büyük devlet olmadan büyük devletmiş gibi davranmanın, hatta kabadayılığı büyük devlet olmak sanmanın ağır faturasıyla karşı karşıya.
Türkiye’nin hem Batı ve ABD’yle hem Rusya’yla hem de İran, Irak, Mısır gibi Müslüman ülkelerle ilişkisi ağır yara aldı.
Tehditler, meydan okumlalar, diplomatik dilden uzak, mahalle kabadayısı edasıyla yapılan hakaretler, farklı ülkelere yöneltilen akıl almaz ithamlar…
Tüm bunların sonunda bütün etkisini kaybetmiş, dünya siyasetinde en küçük bir ağırlığı, itibarı kalmamış bir ülke durumuna geldik.
Bir devlet bankasının genel müdür yardımcısı bir başka ülkede tutuklanıyor, iktidar ağzını açıp tek cümle edemiyor, bir politika belirleyemiyor.
Çünkü ülkemizin o cümleyi edebilecek, caydırıcı bir politika belirleyecek en küçük bir ağırlığı kalmadı.
Hezeyanlar içindeki kimi yandaş kalemlerin “Yedi düvelle savaşıyoruz” gibi akıl almaz yayınları, iktidarın, içeride kendini sağlama almak için dış politikayı iç politika malzemesi yapması neticesinde Türkiye ağır bir bedel ödüyor.
Yukarıda da dediğim gibi büyük devlet olmadan büyük devletmiş gibi davranmanın, büyük devlet olmayı mahalle kabadayılığı sanmanın neticesinde Türkiye dışarıda, devlet olma vasfını, etkisini ve ağırlığını bütünüyle kaybetti.
Birçok uzmana göre de ‘haydut devlet’ olarak algılanıyoruz.
İktidarlarını sağlama almak için Türkiye’nin asırlardır birikmiş tüm itibarını harcadılar.
Çok yazık!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları



































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.09.2023
19.08.2023
19.08.2023
14.08.2023
6.08.2023
8.07.2023
3.07.2023
27.06.2023
23.06.2023
19.06.2023