Mehmet AKBACAK
1989 Yılında Berlin’i ikiye bölen duvar yıkıldığı zaman, tüm dünya halklarının çoğu sevinerek karşılarken,sosyalizme umut bağlamış milyarlarca insanda hüzünle karşılıyordu.Aslında yıkılan duvar değildi,yıkılan dünyayı iki kutuplu hale getiren anlayışların yıkılışıydı.Bizim gibi ülkelerde bu konu sistem sahipleri tarafından alabildiğince propaganda malzemesi olarak kullanıldı.Zannettiler ki; bu olay sosyalizmin sonu,kapitalizminbaşarısı.Bugün dünyada gelinen duruma baktığımızda; başarı ve başarısızlık hiçbir sisteme mal edilemez.20.yüzyılın sonunda insanlık ortak evrensel değerlerin egemen olması için uzlaşmayı seçmişlerdir.Dünya barışının egemen olması akşamdan sabaha kadar halledilecek bir iş değil ama, tarihi bir eşik olarak adlandırabiliriz.
Ülkemizde, bu dünyanın bir parçası olması nedeniyle yaşanan olaylardan etkilenmemesi söz konusu olamaz.Yüzyıla yakın bir zamandan bu yana temel sorunlarımız ya yok farzedilmiş, ya da tali sorunlarmış gibi addedilerek ötelenmiş, veya ana meseleyi halledince onları çözmek çocuk oyuncağı gibi basite alınmış.Fakat sistem sahipleri; konunun öneminin farkında oldukları için sürekli olarak bu sorunları dile getirenlere ve duyarlı olanlara karşı acımasızca davranıp, onları kamuoyunda hain gibi göstererek, her alanda aşağılayarak varlıklarını ortadan kaldırmayı amaçlamışlardır.Saymaya kalkarsak sayfalar yetmez, yalnız güncel olduğu için 3 örneği tekrar hatırlatmak isterim.Birincisi DEP’lilerinmeclisten yaka paça çıkartılarak tutuklanması, ikincisi Ahmet Kaya’nın Kürt’çe kaset yapmak istiyorum dediği için linç edilmektense yurt dışına çıkmak zorunda kalışı, son olarak da Merve Kavakçı’nın başörtüsünden dolayı meclisten kovulmasıdır.Peki ne oldu, duvar yıkılalı 24 sene oldu.(Gerçi bizimkiler hala duvar örüyor ama) Biz bundan ders almadık duvarlarımız tahkim etmek için habire tuğla koymaya devam ettik, bilemedik ki o yıkılan duvar aslında tüm duvarların bir sembolüydü.Neydi onlar; ÖZGÜRLÜK,ADALET,EŞİTLİK,HUKUK;DEMOKRASİ VE İNSAN HAKLARI.
16.Kasım günü ülkemizde ilk defa Kürdistan Başbakanı Diyarbakır’da, Başbakanımız tarafından karşılanıyor, ve ilk defa Diyarbakır belediyesi Başbakanı ağırlıyor,BDP’liler de heyet olarak yer alıyorlar, 37 yıldan buyana ülke dışında yaşamak zorunda kalan Şivan Perver,İbrahimTatlısesle birlikte Kürtçe,Türkçe düet yapıyorlar.Diyarbakır,Diyarbakır olalı; barışı bu şekilde ilk defa ciğerlerinde hissetti.Yalnız Diyarbakır mı, tüm Türkiye aynı duygu yoğunluğunu yaşadı.
Belki bazıları bunlar için hain damgasını hemen vuracaklar(Hiçde önemli değil), bazılarıda AK Parti’ye yarar sağlayacağı için burun kıvırıp basite alacaklar.(Buda önemli değil) Ama büyük çoğunluk (Barışı isteyenler,İmralı da dahil) barışın ete kemiğe bürünüyor olmasından, en kısa zamanda kartopu gibi yığınların barışa koşmasına neden olacağı için, yalnız ülkemizde değil OrtaDoğuda barışın ayak seslerinin duyulmasından memnunlar.
Gelinen son durumdan kimse kendine fazla pay çıkarmaya kalkmasın.Çünkü barış ortamının oluşmasında binlerce gencimizin kanları var, binlerce faili meçhullerin yok oluşu var, 12 Eylül’de Diyarbakır cezaevinde katledilen, kendini yakan yüzlerce insanın bedenleri var.Yıllarca tutuklu kalıp mahkemeye çıkmayan insanlarımız var,daha ne sayayım kimseye haksızlık etmek istemem.Demem şu ki; tüm demokrat, barışsever, özgürlükçü güçlerin başarısıdır.
Şunu da yazmadam geçemeyeceğim.12 Eylül refarandumundan sonra demokrasi güçlerini suçlayanlar, barış görüşmelerinin başlamasıyla gerçek barış demokrasi olmadan olmaz, diyenlere, hergün sizi kandırıyorlar diye aslında barışın önüne çomak sokanlara; şunu kafalarına bir yerlere kazısınlar.Bu ülkede barışın gerçekleşmesi için artık hiç kimse engel olamayacaktır, çünkü ülkemizi ikiye, üçe bölen duvarlar birbiryıkılıyor.Artık gençlerimiz ölmüyorlar, dağdan inecekler, hapishaneler boşalacak, şiddet yerine demokrasi mücadelesiyle politika yapılacak.Kim tutar Türkiye seni.
ı
Yazarlar
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları




































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2020
29.01.2020
22.01.2020
14.01.2020
13.11.2019
21.10.2019
10.10.2019
26.09.2019
8.08.2019