Mehmet AKBACAK
Herşey ne kadar kolaydı;sağcımısın,solcumusun diye sorduklarında verilen cevapla işin içinden sıyrılıyorduk.Ben ne sağcıyım,ne solcuyum diyenlere de iyi gözle bakılmazdı.Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra tüm siyasi kavramların içi boşaldı,anlamsızlaştı ve hayatı okumaya yetmedi.O güne kadar hepsini bir torbaya sokarak kavramları çarpıtanlar veya o torba içinde olup da gerçekte siyasi kimliğinin ne olduğunun bilinmediği kişiler ve guruplar,torbanın ağzı açılıp ortaya yayılınca çıplak gerçeklerle yüzyüzekaldılar.Düne kadar yan yana yürüyenlere baktığımız ,bugün birbirlerine kurşun atacak duruma gelmeleri bazılarını şaşırtıyor. En küçük kasabalarda bile siyasi oluşumlar birbirlerini yok etmek için ellerinden geleni yapmaya çalıştılar.Heyhat! bakıyorsun birde ne görüyorsun,dün kavga edenler sarmaş dolaş olmuşlar.”Yahu hocam daha ne istiyorsun barış hasıl olmuş,kavga sürse daha mı iyi olacak” diye soracağınızı umuyorum.Nerde ; barış falan olmamış olan ne peki; dün kavga edenler şimdi birleşip aynı uslupla kavga edecek birilerini bulmuşlar,yani anlayacağın kavga devam ediyor,aslında kavgayı sürekli gündemde tutanlar aynen yerli yerinde dururken,sahnedeki oyuncular değişmiş hepsi bu.
Şimdi ise yeni bir oyun tezgahlayıp sahneye çıkarttılar.2002 den bu yana 3 genel seçimi üst üste kazanan ve gelecek yerel seçimlerde de kazanma şansı bulunan iktidardan nasıl kurtuluruz sorusuayanıt aramaya başladılar.Gerçi bende bu iktidardan kurtulmak istiyorum; çünkü hala düşünce özgürlüğünden dolayı insanlar hapiste, faili meçhullerin faillerinden hesap sorulmuyor, asgari geçim ücreti çok düşük, milyonlarca insan açlık sınırında yaşıyor, hergün onlarca kadın katlediliyor,iş kazalarında ölenlerin sayıları binlerle ifade ediliyor, Kürt barış girişiminde adımlar atılmıyor, seçim kanunu,siyasi partiler yasası,YÖK,RÜTUK yasası gibi yasalar değişmedi,ihale yasası AB ölçeğinde değil,hala 12 Eylül Anayasasıyla yönetiliyoruz, daha bir sürü gerekçeler ilave edebilirim.Bu sorunların çözümünde baş sorumlu tabii ki hükümet.Yiğidi öldür hakkını yeme diye bir söz vardır.Yukarda saydığım bazı sorunları hükümet çözmeye kalkıştığında söylermisiniz bana; Ana Muhalefet partisi ve diğerleri (BDP hariç) hiç destek verdiler mi?Hep karşı çıkmadılar mı? Ya şeriat gelecek,ya ülke Kürtler’e teslim edilecek,ya da sivil dikta kurulacak diye.Bazılarımız da buna inandı, inanmıyanlara da dönek ve hain diye saldırdılar.Artık şu noktaya gelelim; ülke sorunlarını kim çözmek isterse ona destek verelim, verelim ama eleştirilerimizi yapalım.Bizim sorun olarak gördüklerimiz birileri için beslenme kaynakları olduğunu unutmayalım.Ben Kürt sorununun çözümünden yanayım; peki silah satanlar ve komisyoncuları çözülsün istermi?.Ortadoğu petrollerini kontrol edenler bölgedeTürkiye’nin güçlü olmasını isterler mi?(Kuzey Irak petrolünün güzergahının değişmesi için baskı yapıldı) Ben asgari ücretin AB seviyesinde olmasını istiyorum; peki yıllarca işçileri köle gibi çalıştıranlar bunu istermi?, işte bunlara karşı çıkarken ne diyecekler, diyecekleri hiçbir şey kalmayınca başladılar yolsuzluk var, rüşvet var soygun var demeye.Peki bunu kime dedirttiler,12 yıldan bu yana iktidarın tüm nimetlerinden yararlananlara.(Düzce’de sağınıza solunuza bakın 12 yılda neler kazandıklarını göreceksiniz.) Muhalefet için bulunmaz bir fırsat hemen üzerine atlanıldı (Balbay 6 ay önce Sonbaharı bekleyin demişti.) ve tepinmeye başlandı,birbiri ardına yayınlanan kasetler,tapelervs.Bombardıman karşısında şaşkına döndürülen halk kendine gelmeden iktidar yıkılacak ve ülke düzlüğe çıkartılacaktı.Hesapta olmayan iki meseleyle karşılaşıldı.Birincisi hükümetin sarsılmasına rağmen dik duruşu(27 Nisanda olduğu gibi)ikincisi Kürt hareketinin bu darbeye destek vermemesi(Öcalan; yangın yerine benzin taşımayız dedi.) işlerin bozulmasına neden oldu.Gerçiherşey düzelmiş değil, bu kavga devam edecek.Zannediliyor ki kavga Cemaatle AK Parti arasında keşke öyle olsa, kavga Türkiye’nin değişimine karşı çıkanlarla,değişimden yana olanların kavgası.28 Şubat’taki Fadime Şahinler,Müslümhoca,Aczmentliler nerde şimdi. Artık görsellikten iletişim çağına geçtik dinlemeler,tapeler dönemi.
Geçen hafta bir yayın organının organizasyonuyla düzenlenen panele Prof.Dr.Mehmet Altan bey konuşmacı olarak geldi.1980 lerin sonundan bu yana takip ederim.2.Cumhuriyetin savunucularından, sanki bende onun Düzce temsilcisi gibi olarak bilinirimdim ve bu yüzden bayağı “övgü” aldığım oldu.Merakla konuşmasını dinliyorum,birde ne göreyim tanımasam ya Emin Çölaşan geldi yada Yılmaz Özdil geldi zannederdim.Bizim 2.Cumhuriyetçi arkadaş gitmiş yerine 1.Cumhuriyetçi arkadaş gelmiş.Beni yaralayan şu sözlerini de toplantı bitince yanına gidip, biraz da öfkeli bir halde yüzüne karşı itirazımı haykırdım.Neydi o sözleri;”Bu dönem 12 Eylül rejimini aratır hale geldi.” Bunu duyunca aklıma Napolyon’un bir hikayesi geldi.Muharebeyi kaybeden komutanı sorguya çeken Napolyon soruyor,neden kaybettik diye.Komutan; efendim bir takım eksiklerimiz vardı deyince, söyle bakalım diyor.Bir barutumuz yoktu,İki der demez dur diyor başka bir şey söyleme diyor.O hesap Mehmet Altan bunu diyorsa başka bir şey söylemesine gerek yok.(Mehtap TV.de yıllarca proğram yapmasının borcunu mu ödeyor demek istemem ama) Daha düne kadar statükoya karşı tavır koyanlara ne olduysa olduysa oldu, statüko savunucusu oldular.Doğal olarak bunu açık yüreklilikle dillendiremedikleri için üstü kapalı Erdoğan karşıtlığı üzerinden gerçekleştiriyorlar. Ne zamandan beri; Barışın gerçekleşmesinin ortaya çıkmasıyla. O zamana kadar kamuoyunda sol liberal olarak bilinenler sanki akıl tutulması yaşayarak ulusalcı çizgiye geçiverdiler. İşin ilginç yanı düne kadar onlara küfredenler de, ıkına sıkıla onları desteklemeye başladılar.Sürekli olarak siyasi anlamda ayrışmalar yaşıyoruz. Daha önce yazdıklarımda ve konuşmalarımda şunu özellikle belirtmiştim.”İslam’cılar,Kürt’ler,sosyalistler,demokratlar, Alevi’ler ve liberallerin ittifakı olmadan Türkiye’de demokrasi kurulamaz.Bu nedenle sürekli olarak Kürt hareketini alana çekmeye çalışıyorlar, son günlerde de HDP’ye saldırılar yoğunlaşması hayra alamet değil.
Görünen o ki; seçimlerden sonrada bu çatışma devam edecek gibi, ok yaydan çıktı. Hükümetin bu kaostan tek çıkış yolu; daha çok demokrasi, daha çok demokrasi paketleriyle yarasaların gün ışığına çıkmalarını sağlamak, ayrıca iddia edilen yolsuzlukların hesabını sormak, suçlu olanların cezalandırılmasını sağlamaktır.Paralel yapı denilerek derin yapının gözden kaçırılmamasına dikkat etmek.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları







































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2020
29.01.2020
22.01.2020
14.01.2020
13.11.2019
21.10.2019
10.10.2019
26.09.2019
8.08.2019