Murat BELGE
Anayasa Mahkemesi’nin haddini bildirme girişiminin hazırlığı herhalde bir süredir devam ediyordu. Ancak topluma ilan edilmesi aniden oldu ve dolayısıyla şaşkınlık yarattı. Ben de bu şaşıranlardan biriyim. Yargıtay’ın olağanüstü tavır alışını görünce iktidarın hemen kolları sıvayıp bu yüksek hukuk kurumunun gösterdiği yoldan ilerleyeceğini sandım. Tayyip Erdoğan’ın hemen harekete geçmesini bekledim. Aslında, evet, o da tavır almakta ve tavrını belli etmekte gecikmedi. Ama bu “ikilem”de kendine “hakemlik” rolünü biçti (yani “icraat”a girişmedi) ve burada çözümü anayasayı değiştirme aşamasına bıraktığını anladım. İktidarın şimdiye kadar gösterdiği başlıca üslup özelliğinin “pervasızlık” olduğu düşünülürse bu olayda da diyelim o bildiriyi imzalayan Yargıtay üyeleriyle Anayasa Mahkemesi yargıçlarını yargılamaya başlamak gibi bir yola bile girebileceğini sanmak pekala mümkün. Ve aslında o günlere hazırlanıyor sanki; bunlar o günlere hazırlık gibi.
Tayyip Erdoğan’ın anayasayla işi daha devam etmek durumunda. Yaptığı bir değişiklik bir süre sonra eskiyebiliyor. Örneğin çiğnenmesi gereken kuraları çiğneyerek üçüncü kere Cumhurbaşkanı seçildi. Ama şimdi dördüncüsünün zamanı yaklaşıyor. Bu sefer bir “anayasal tedbir” zorunlu olacak gibi görünüyor. Ama yalnız o değil. Tayyip Erdoğan bir şeyi yapmaya karar vermişken, anayasa babayasa, bir şey çıkıp buna engel olunca Tayyip Erdoğan fena halde sinirleniyor. Örneğin şu son krizde birileri, “Yahu,” diyorlar, “Anayasa Mahkemesi’nde Tayyip Erdoğan’ın seçmediği kimse neredeyse kalmadı. Neyi değiştirmek istiyor hala?” Tamam, öyle olabilir, ama ne olsa adamlar yargıç, yargıç gibi ses verecekleri, davranacakları tutuyor. Bu durumda Cumhurbaşkanı kızıyor. İstemiyor onun iradesinin karşısında dikilecek başka bir irade ile karşılaşmak. “Anayasa” denilen metin, Tayyip Erdoğan’ın aklına gelen şeyi bir zorlukla karşılaşmadan yürürlüğe koymasını hazırlayan metin olmalı. Bu oluncaya kadar da Erdoğan’a rahat yok.
Tayyip Erdoğan’ın hak verdiği ve bir “yüksek mahkeme” olarak Anayasa Mahkemesi üyelerinin yargılanmasına bir biçimde arka çıktığı Yargıtay (Yargıtay’ın sözkonusu kolu), böyle bir taleple kamuoyu önüne çıkabildiğine göre, var olan hukuk düzenini bilmiyor. Bilmemekle kalmıyor, öğrenmeyeceğini de ilan ediyor. Nasıl olacak bu dediği? Kim yapacak?
Var olan anayasa, Tayyip Erdoğan cephesinin bundan böyle durmadan tekrarlayacağı gibi, iki hukuk kurumunun arasında anlaşmazlık olursa bunun nasıl çözüleceğini bir karara bağlamamış (oysa pekala bağlamış: böyle bir durum çıkarsa Anayasa Mahkemesi’nin dediği olur, diyor. Açıkça) olduğuna göre, “mutasavver” anayasada. “Böyle durumlarda Cumhurbaşkanı karar verir” şeklinde bir ekleme yapılır ve kriz giderilir, bir daha çıkması da önlenir. Gidiş oraya doğru. Hani, beterin beteri var hesabından bizleri korumak üzere, Anayasa Mahkemesi üyelerinin yargılanması şıkkını uygulamaya koymadan bu işi anayasa değişikliğiyle çözelim deniyor.
Ama bu bir “savaş ilanı” olarak da yorumlanabilir. Mayıs’ta seçim yaptık. Bu seçimi iktidarın bu kolaylıkla kazanmasını beklemiyorduk (nitekim böyle olduğu görülünce şok geçirdik) Biz beklemiyorduk ya, Tayyip Erdoğan’ın da endişeleri vardı. Herhalde büyük bir ferahlama duydu. Onunla birlikte, tasarladığı başka tedbirleri de yürürlüğe koyma zamanının geldiğine karar verdi, sanıyorum. Anayasa Mahkemesi gibi bir kurumu kendi uygulamalarını engelleyebileceği bir konumdan çıkarmak da bu tedbirlerden biri. “Tedbir”den anlaşılan Tayyip Erdoğan’ın iradesi dışında bir iradenin etkili olamadığı bir Türkiye yaratmak. Bunun için yapılması gerekli görünen şeyleri yapmak için elinden geleni yapacağından hiçbir şüphemiz olmasın. Buraya gelebilmek için az buz mesafe alınmadı. Kalanı da almak üzere planlar yapılıyordur. Şu Mahkeme hikayesinin gelişme sürecine bakınca iktidarın nasıl çalıştığını görebiliyoruz.
Mayıs seçimi iktidarı oturduğu koltukta tuttu. Önemli değişiklik CHP’de. CHP’nin yeni programının adı “değişim.” Bunun büyük kısmının daha enerjik ve etkili muhalefet olduğunu söylüyorlar. Bakalım, göreceğiz. Böyle bir muhalefete ciddi ihtiyacımız olduğu belli. Böyle düşünen ve bunun gereğini yerine getirmeye kendini hazır hissedenlerin varlığını biliyoruz; öylelerinin çoğalacağını beklemek de boş bir hayal değil. AKP ve Reis’i bir “başarı hikayesi” anlatacak konumda olmanın bir hayli uzağındalar. Bütün bunlar, çetin bir mücadele dönemine girdiğimizin işaretini veriyor. Yirmi küsur yıldır “çetin” olmayan bir dönemden mi geçiyorduk? Hayır, AKP ile hayatın hiçbir parçası kolay geçmedi; ama görüldüğü gibi, mücadele gevşemiyor, ortam sakinleşmiyor. “Yüzüncü yıldönümü” diyoruz. Bunu kutlamaktan söz ediyoruz. Ama iktidarın gözünde olması gereken bu yüzyılı yaşanmamış gibi yapmak. Bu da kolay olmuyor tabii.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları




















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025