Murat BELGE
Şu son Davutoğlu hikâyesi önemli mi, değil mi, insan karar vermekte zorlanıyor. Türkiye’de solun İslâm ile ilişkisi üstüne bir çizgi tutturmuş gidiyorken, onu ertelemeyi gerektirecek kadar önemli mi?
İlk bakışta değil gibi geliyor, çünkü böyle olayları kanıksadık. Tayyip Erdoğan, şimdiye kadarki davranışlarıyla, bu son olayın o kadar fazla kopyasını zaten seyrettirdi ki, “Bütün olanlardan sonra bu da olmuş, olmamış ne fark eder?” diye düşünüyor insan.
Ama Tayyip Erdoğan’la edindiğimiz alışkanlıkların dışına kendimi çekip (çekebiliyorsak) “Yahu, ne oldu?” diye düşününce, olan şeyin hiç de normal bir şey olmadığı ortada. Dünyada siyaset denen faaliyet biçimi böyle yürümüyor. Benzeri yok bunun.
Zaten dünya basını yazıyor, yorumlarını yapıyor. Biri diyor ki Davutoğlu’nun “vize” konusunda elde ettiği başarı Erdoğan’ı kızdırmış; öbürü diyor ki kendisi Obama’dan görüşme koparana kadar akla karayı seçmiş, oysa Davutoğlu hop diye koparmış randevuyu. Bunlar doğru mudur, değil midir, benim bilmeme imkân yok. Ama dünyanın en tanınmış, ciddi gazeteleri bunları yazıyorsa, bu zaten yeter.
Bunun bir benzeri dünya yok.
Ama zaten Erdoğan’ın gözünde dünyanın önemi yok. Nitekim bu olayla birlikte “Siz kendi yolunuza, biz kendi yolumuza” dedi; bence Avrupa Birliği ile ilişkiyi kesin olarak bitirdi. En azından, Tayyip Erdoğan ortaklıkta bir yerlerde oldukça öyle bir ilişki söz konusu olamaz.
Tayyip Erdoğan Padişah olarak, Sadrazam’ını çağırdı, “Mühürü geri ver” dedi. Şimdi onu uygun bulduğu bir başkasına verecek.
Kavga çıkarmayacağına, geçimsizlik etmeyeceğine teminat vererek gitti, Davutoğlu. Ardından Tayyip Erdoğan, “kararının” kendisi için hayırlı olmasını diledi. Oysa Davutoğlu, “Bu benim kararım değil” demişti. Ama Erdoğan, “Senin kararın” diyor. “Hayrını gör” diye de ekliyor. Ne olsa bir Cumhurbaşkanı’nın bir Başbakan’ı böyle azletmesi bir skandal. Onun için “Bunun sorumluluğu sende. Al ve kabul et!” diyor. Yani Davutoğlu’nun çilesi makamı bırakıp gitmekle de bitmedi.
Erdoğan’ın iradesine boyun eğmenin sonu yok. Erdoğan’ın kendine biçtiği “irade kullanma” alanının da sonu yok.
O bakımdan bu olay “öğretici.” AKP içindekiler, “efsane lider”lerini hoşnut etmek için yapmaları gerekeni şöyle bir düşünebilirler. Hoşnut etmeyi başaramadıkları zaman başlarına gelecekleri de şöyle bir düşünebilirler-düşünmeye başlamışken.
Yetkilerini alma “küçük düşürmesi”, bütün bir toplum önünde… Pelikanlara maskara olma keyfiyeti…
Bir de ilginç durum var: Ne olsa, ne bitse, bütün olaylar, Tayyip Erdoğan’ın ne kadar haklı olduğunu gösteriyor; her şey orayı işaret ediyor; her şey Erdoğan’ın taleplerini alkışlıyor.
İşte şu, dünyada benzeri olmayan olay oluyor; bu olayla birlikte Tayyip Erdoğan, “İşte, başkanlık siteminin ne kadar gerekli olduğu görüldü” diyor. Bunu Tayyip Erdoğan’la hemen yanındaki çevrenin “gör”düğünü anlıyoruz, zaten biliyoruz da, başka kim tarafından “görüldü” acaba?
Olan olay, bir kişinin “Benim iktidarımı hiçbir irade sınırlayamaz” diye dünyaya meydan okumasının ne kadar tehlikeli bir şey olduğunu gösteriyor. “Görülen” bu.
Ama Tayyip Erdoğan bakıyor ve bambaşka bir şey görüyor.
Bir nokta daha var; Tayyip Erdoğan halk oyuyla Cumhurbaşkanı seçileli beri devam eden bir şey:
Tayyip Erdoğan “Cumhurbaşkanı” seçimine girdi ve kazandı. Bunun bir “seçim”e bağlanması zaten daha önce gerçekleşmiş bir yasal değişiklikti. O değişiklik, Cumhurbaşkanı’nın nasıl seçile
Buna rağmen Tayyip Erdoğan “Ben halkın seçtiği Cumhurbaşkanıyım” diyor ve sanki Cumhurbaşkanlığının davranışlarını belirleyen kurallar da değişmiş gibi davranıyor. Bir yandan da herkesten önce ve herkesten sık, gene kendisi, “Bu kurallar değişmeli” diyor. Yani varolan kurallara göre yapmaya hakkı olmayan işler yaptığını kendi ağzıyla teslim ediyor.
Bunları yapan, bunları söyleyen bir Cumhurbaşkanı’mız var. (Elimizle seçtik) “Bu toplumu bana uydurun!” diye emir yağdırıyor.
O zaman adamın biri bu adaleti yerine getirmek için adliye dışında Can Dündar’a kurşun sıkıyor. Mademki keyfilik esastır, onun da çorbada tuzu bulunsun. Çünkü sonra adliyeden içeri giriyorlar. Bu sefer Can Dündar ve Erdem Gül’ün üstüne beş yıl sıkılıyor.
Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’sinde yaşamaya devam ediyor ve Danıştay, Yargıtay yeniden kuruluyor…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları




















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025