Namık ÇINAR
Acayiplik bende de, acaba o yüzden dilime mi doladım, diye kuşkuya kapılıyorum bazen. Fakat sonra bakıyor ve görüyorum ki, altmış yıllık upuzun bir süreçte, TSK’nın kimi hastalıklı generallerinden paçasını kurtarabilmiş, ilâç için bir tek günümüz dahi yoktur ki; toplumsal ve siyasal yaşamımızın ta orta yerine askersel bir bahaneyle gelip de tüfek çatılmamış, demokratik nizamın karşısına dikilip de burun karıştırılmamış olsun.
Her güne, her güne düşen mutlaka bir şeyler var. Muhtıra vermediler ya da darbe marbe yapmadılar ise, ya bir protokol esnasında Cumhurbaşkanı’na veya Başbakan’a bir densizlik, ya da bir tatbikat vesilesiyle gazetecilerin tuttuğu çanağa bir tükürük, yahut da kendi tertipledikleri brifinglerde, kursiyer olarak ağırladıkları postal yalayıcılar üzerinden sivil topluma saygısızlık, yıllık ajandalarının her bir gününe insicamla serpiştirdikleri plânlı-programlı faaliyetler imiş gibi görünüyor, âdetâ.
Daha dün “28 Şubat”tı; alın işte bugün de meselâ “12 Mart”, yarın “27 Nisan”, öbür gün birer hafta arayla “21 Mayıs” ve “27 Mayıs” (“22 Şubat”ı da atladık): böyle böyle, uzayıp gider bu utanç tablosu, bu rezil kronoloji.
Üstelik, “12 Mart Faşizmi”nin bende özel de bir yeri var, ayrıca. İktidar savaşları nedeniyle, yok “9 Mart”tı, yok “12 Mart”tı diye birbirlerine düşen generallerin, itiş-kakışlarındaki ilişkilerini saptırmak ve örtmek üzere, ezerek ordudan attıkları, bütün bu olup bitenlerden bir sabî kadar habersiz, önüne konan sorumlusu olmadığı faturayı ödemek zorunda bırakılan gencecik bir teğmendim, o yıllarda.
Fakat sadece faşist generallerin değil, o dönemdeki koca koca yaşlı başlı kimi albay ve yarbayların da, timsahların vahşetine seyirci kalan uysal ve teslimiyetçi hayvanlar gibi davrandıklarını; hâttâ şarkılarını bedava söylesinler diye, orduevlerine getirtilen piyasanın üçüncü sınıf şantözlerine, para yerine sunulan “şilt”lerin aynısından birer tane de kendileri alabilmek ve evlerinin kitaplıksız duvarlarına gururla asabilmek için, o paşalara nasıl da utanmazca yaltaklandıklarını, bir gün olsun unutmadım hiç.
Kendilerine en yaraşır yerdir diye “Dante Cehennemi”nin dibinde düzenlediğim bugünkü yıldönümü davetine, gözlerimin önünden hiç gitmeyen korkunç birer maske gibi simalarıyla, şimdi karşımda resmigeçit yaparak, sökün edip katılıyorlar birer ikişer, çıkıp böcek yuvalarından.
Ağulardan damıtıp da ellerine tutuşturduğum kor kadehleri, Haşim’in oysa bunu hiç hak etmeyen o güzelim gülgün piyalesiyle bir zannederek, irticaya karşı en esaslı önlem gördükleri niyetlerle, salınıp duruyorlar ortalıkta.
Hemen ileride Faik Türün, menü siparişlerini Peter Greenaway’in Aşçı, Hırsız, Karısı ve Aşığıfilmindeki mutfaktan yaptığım sofraya erkenden çöreklenmiş ve tüfeği namlu kundağından kavrar gibi tuttuğu çenesini, sol elinin çatal yaptığı ayasına yerleştirmiş, içe çökük ve yuvaları gölgeli gözlerini bir engerek gibi kısarak, hem birtakım fesatlıklar düşünüyor, hem de astırdığı gençlerin taze etinden sunulacak olan yemekleri muhayyilesinde tasarladıkça yalanması giderek artıyor.
Bu hâliyle insana, başı, bedeni, kolları ve bacaklarıyla, o yıllarda Killing diye bilinen ucuz fotoromanlardan fırlayıp çıkmış sanısı veriyor. Ayrıca, gülümseyebileceği yüz kasları da gelişmediği için, baktığı her insanda kaygı uyandıran siması, donuk suratında vesikalık bir fotoğraf gibi duruyor.
Ama bakın, Cihat Akyol öyle mi ya! Tam tersine, suratına sümüklüböcek tutkalıyla yapışmış, terli ve riyakâr bir sırıtış, ona Batman çizgi romanındaki Jokergibi bir eda, bir hava veriyor.
Sivillere o kadar düşmandı ki, üniformayla gömülmüş olabileceğini kuvvetli bir ihtimâl olarak görüyorum. Gardırobunda sivil giysi var mıydı, doğrusu, derin kuşkum var. Eğer Tanrı asker kökenli değil de, şansı yaver gidip bu vakte kadar karşılaşmadılarsa, bence kaçacak delik aramalıdır.
Memduh Tağmaç, –köylüler beni affetsin–, daha ziyade bir rençperi andırırdı. Karamürsel sepeti gibi ufarak boyuyla, sanki fasulyeden general olmuş da, aradan kimselere fark ettirmeden sıyrılıp, o mertebelere varmışmış gibiydi.
Kendi sosyokültürel gelişimini tamamlamak kısmet olmamıştır. Bu durum doğal olarak küçük bedeninde epeyi tahribat yapmıştı. Başkalarınınkiler ona çok koyuyor, zaten kaz ciğeri kadarki bronşlarına daha da dokunuyordu. Sosyo-kültürel özgürlüklerin pencerelerini, cereyan yapıyor diye kapatılmasını istemesi, “lâfı mı olur, Paşam!” diyen ikiyüzlü, ahlâksız politikacıların bir dediğini, iki etmemeleri; ne ki, komplekslerine merhem olamadı, gene de.
Ölmeden önce, “en cahil general” unvanını kimselere kaptırmamıştır. Mamafih, öldükten sonra boynuz-kulak hikâyesinde olduğu gibi, sıkı çalışıp geçilmiş olması da gayet normaldir. Hayatın gelişmesi önünde, biliyorsunuz kimsecikler duramaz.
O kadar çoktular ki! Bir de albay örneği verip, bu kadarla yetinelim:
Bizim alay komutanıydı. Benim gibi, Tekirdağlıydı o da. “Seni kurmay yapacağım” filân, deyip dururdu. Fakat sonra kuyruğu kısa geldi. Tümen komutanından fırçayı yer yemez, kurmaylık yerine, onunla işbirliği yapıp, bir ay önce 200 üzerinden 197 verdiği sicilimi bozarak, ordudan atılmama önayak oldu. Kurmay olduğu için, bütün bunları general olmak uğruna yapmıştı. Ne ki, bu dahi yetmemişti o generalliğe.
Ormanların “beslenme zinciri” kategorisine girer de birbirinizi yerseniz, insan olmaktan çıkarsınız. Onlar çıkmışlardı. Ve ben, insan olmadıkları hâlde insan gibi görünen böyle çok yaratık tanıdım.
Bu yalnızca benim öyküm değildir; Türkiye’nin de öyküsüdür. Onun için anlattım. 12 Mart faşizmini nefretle kınıyorum. Hem de 41 kere.
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları


















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.05.2022
24.03.2022
6.02.2016
30.05.2016
24.05.2016
13.05.2016
10.05.2016
8.02.2016
3.02.2016
29.04.2016