Orhan MİROĞLU-Taraf yazıları
Sayın Gül’ün Almanya’da konuşma yapacağı salon için bomba ihbarı yapılması üzüntü yarattı. Eğer onların işiyse, diasporadaki Kürt siyasetinin artık bu yöntemlerden vazgeçmesi gerekiyor. O salona gitmek ve medeni insanlar gibi, Türkiye Cumhurbaşkanı’nı dinlemek ve soru sormak daha ‘diplomatik’ ve daha siyasi bir tavır olurdu.
Nitekim Sayın Gül, en olmayacak sorulara da cevap vermeye hazır olduğunu söylüyordu.
Değişimin zamanıdır ve bu zamanın farkına varmak gerekiyor.
Türkiye de farkına varmalı, Kürt siyaseti de. Ezberlerle hareket etmenin vakti çoktan geçti.
Diaspora söz konusu olduğunda, Türkiye de ezberini bozmalı, Kürt siyaseti de.
Bugün Prof. Dr. İlhan Kızılhan’ın bu bağlamda gördüğüm entegrasyon konulu araştırmasından söz edeceğim.
Prof. Dr. İlhan Kızılhan Almanya’ya 1973 yılında göç etmiş bir Kürt aileye mensup, yayımlanmış kitapları ve çok sayıda makalesi var.
Araştırmanın tümünü görmek isteyenler AjendaKURD adlı Kürt internet sitesine bakabilirler.
Kızılhan’ın bu değerli çalışmasına geçmeden önce, bir iki tesbit yapmak istiyorum.
Türkiye’nin, 1990’lı yıllardan bu yana yaptığı gibi, bugün de ve hâlâ, Kürt sorunu bağlamında AB’yle olan ilişkilerini, PKK’ye karşı ‘ortak mücadele’ ile sınırlaması gerçekçi bir politika olmaktan uzaktır.
AB, PKK’yi terörist bir örgüt olarak görüyor, ama Kürt grupların, Avrupa’daki kültürel çalışmalarına da, herkes için geçerli olan Avrupa hukuku bağlamında yaklaşıyor.
Türkiye ise bu faaliyetlerin neredeyse tümünün terörizm kapsamında görülmesini istiyor ki, bu hiçbir şekilde mümkün değil.
Prof. Dr. İlhan Kızılhan’ın araştırması, Türkiye’nin Avrupa’daki Kürt vatandaşlarına karşı sorumluluklarını hatırlatması bakımından son derece önemli veriler ortaya koyuyor.
Şimdi gelelim araştırmanın sonuçlarına.
Almanya’da 800 bin Kürt yaşıyor. Kızılhan bu rakamı, Alman makamlarından elde ettiğini yazıyor.
Bu Almanya’nın Türkiye’den gelen herkesi Türk kabul etmediğini ve kayıt tutarken etnik farklılığa saygı gösterdiğini ortaya koyuyor. Ama bu saygının henüz devletin resmî politikası haline gelmediğini de söylemek lazım.
Almanya’da yaşayan Kürtler, resmî olarak, Türk, Arap, ve geldikleri ülkelerin başka resmî kimliğine göre tanımlanıyor, Ermeni, Rus, Gürcü, ve Fars gibi.
Dolayısıyla Kürt kuruluşları, devletin entegrasyon ve göçe ilişkin program ve projelerinden çok az faydalanabiliyorlar.
Kızılhan, ‘Kürtler ve terör’ gibi kavramların, ve ‘namus’ adına işlenen cinayetlerin, Kürtler’in bu ülkede sorunlu ve suç işlemeye meyilli bir toplum olarak algılanmasına yol açtığını düşünüyor ve PKK’nin izlediği politikaların, hem Alman siyaset kurumunun hem de güvenlik birimlerinin, Kürtler’e şüpheyle bakmasına yol açtığını ifade ediyor.
Bu şüpheler Alman kamuoyunun Kürt algısını olumsuz yönde etkiliyor. Almanların önemli bir kısmı, Kürtler’in entegrasyonu düşünmediklerini ve demokratik bir sistemde yaşamak istemediklerini düşünüyor.
Fakat Kızılhan yine de bu algıya katılmıyor.
Çünkü, 1344 kişiyle yapılan görüşmelere göre entegrasyona karşı olduğunu söyleyenlerin sayısı sadece yüzde 10.
Kürt nüfus inanç bakımından homojen bir nüfus değil. Almanya’daki Kürt nüfusun, yüzde 78’ı Sünni mezhebine bağlı, yüzde 16 Alevi ve yüzde 6’sı Êzidiler’den oluşuyor.
Peki din Kürtler’in günlük yaşamlarında nasıl bir rol oynuyor?
Deneklerin, yüzde 50’si dinine bağlı olduğunu ama radikal ve fanatik olmadığını ama yüzde 20’si de, dinin günlük yaşamlarında belirleyici ve önemli bir rol oynadığını söylüyor.
Yüzde 24’ü kendisini aşırı ‘dindar’ olarak görmüyor. Yüzde 6’sı ise dinin günlük yaşamlarında önemli bir rol oynamadığını söylüyor.
Sünni kesim içinde 2000’li yıllarda kendisini dindar olarak görenlerin sayısı yüzde 55’ti, şimdi bu sayı yüzde 74’e çıkmış görünüyor.
Kızılhan, Türkiye ve Güney Kürdistan’ın İslami referansları çağrıştıran politikalarının bu sonuçta etkili olduğunu, hatta Afganistan, İran ve Pakistan’ın bile, bu bağlamda rol oynadığını ifade ediyor.
Eğitim alanında çarpıcı sonuçların ortaya çıkmasını sağlayan bu araştırmaya göre, Êzidi ve Alevi Kürt nüfus içinde okuma oranı Almanlar kadar yüksek. Fakat hem Türk hem Kürt Sünni kesim içinde bu oran çok düşük. (Sünniler arasında da son on yılda okuma oranlarında artış var.)
Almanlarla ilişkilere gelince:
Deneklerin yüzde 27’si Almanlarla her gün hayati ilişkiler içinde olduğunu söylüyor.
Arkadaşça ilişkiler içinde olduğunu söyleyenlerin oranı ise yüzde 46.
Yüzde 23’ü haftada bir, yüzde 25’i ayda bir Almanlar’la görüştüğünü ifade ediyor.
Yüzde 37’si ise Almanlar’la çok az ilişki içinde.
Kürt örgütleri ve kültürel kurumlarda çalışan ve ‘Programlarını Kürdistan’a göre’ düzenleyen Kürtler’in de, Almanlar’la ilişkileri az.
Alman örgütlerinin kültür-spor faaliyetlerine ilgi duyan ve buralara üye olan Kürtler’in sayısı da çok az. (Kızılhan bu durumun artık değişmeye başladığını yazıyor)
Öte yandan Kürtler’in yüzde 32’si Almanya’da herhangi bir Kürt örgütüne üye değil; yüzde 42’si, ise Kürtler’in kurduğu derneklere, örgütlere üyeler.
Almanların kurduğu örgütlere üye olanların oranı da yüzde 12.
Deneklerin yüzde 20’si hem Alman hem Kürt örgütlerine üye olduğunu söylemiş.
Deneklerin yüzde 20’si YEK-KOM’un üye veya taraftarı olduğunu ifade ediyor. Bu üyeler YEK-KOM’un, ‘Kürdistan’ın özgürlüğü’ için Almanya’da önemli bir rol oynadığını düşünüyor. Ve böyle düşünen Kürtler, Kürdistan için çalışmayı, entegrasyon için çalışmaktan daha değerli buluyor.
Peki, Kürtler Almanlar için ne düşünüyor? O da haftaya, yerim kalmadı.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- 2071’ E DOĞRU: TÜRKLER V KÜRTLER..
7.10.2012 - Vur kendini dağlara! Vur kendini Maxmur’a!
3.09.2012 - Kürt aydınının trajedisi (2)
1.09.2012 - Kürt aydınlarının trajedisi (1)
30.08.2012 - Roj baş hevaller!
27.08.2012 - Bu savaş kimin için
25.08.2012 - Zulmedene benzemek ve suskunluk
23.08.2012 - Ruh sağlığım gayet yerinde
20.08.2012 - Ali Fikri Işık
18.08.2012 - Yoksa, Aygün ‘devletin iyi Kürdü’ mü
16.08.2012
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları































































































Hrac Madooglu
islami ilimlerle sekuler ilimler birarada ogretilecek(mis)...islami ilimler hangileri? Dinle ilmin ne baglantisi var? Din, dogma degil midir? ilimde arastirma, sorgulama, ozgur dusunce, deneyler, kanitlar vardir. Dinde inanctan, golgelere tapmaktan baska birsey var mi? Siz evrim teorisine inaniyor musunuz, mesela?