Şahin ALPAY
İki ülkede de siyasi temsil, parlamentonun halkı ne ölçüde temsil ettiği sorunu var. Brezilya, 1988 anayasası ile kuvvetler ayrılığına dayanan, ABD usulü bir başkanlık sistemini yerleştirmeyi başarmış olmakla beraber, yolsuzluklarla çalkalanıyor.
Parlamento üyelerinin üçte biri, oy satın alma, rüşvet ve zimmet suçlarından yargılanmakta. Başkan iki turlu çoğunluk sistemiyle seçilmekte. İki meclisli Brezilya parlamentosunun üst kanadı Senato, 8 yıllığına basit çoğunluk sistemiyle seçilen (4 yılda bir üçte biri yenilenen) 81 senatörden oluşuyor. Parlamentonun alt kanadı Federal Meclis ise 4 yıllığına seçilen (27 federal birimden 8 ila 70) toplam 513 milletvekilini kapsıyor. Parlamento üyeleri çok yüksek maaş alıyor. Yılda 365 bin (ayda yaklaşık 30 bin) real (= lira) maaş alıyorlar; ek ödentiler ile yıllık gelirlerinin 1 milyar reali bulduğu hesaplanıyor.
Meclis seçiminde barajsız nisbi temsil uygulandığından şu an mecliste 32 parti yer almakta. Bir milletvekili istifa ederse, yerine istediğini atayabiliyor. Eğer bir aday seçilmesi için yeterli oydan fazlasını alırsa, fazla oyları ittifak yaptığı partilerin adayları arasında paylaşılıyor. Netice olarak, Brezilyalı seçmenler, tıpkı Türkiye’dekiler gibi, kimi seçtiklerini bilemiyor. Başkan, parlamentodan istediği yasaları geçirebilmek için koalisyonlar oluşturmak zorunda. Bu amaçla bakanlıkları partiler arasında paylaştırıyor.
Ülkenin başta gelen partisi Başkan Dilma (kabaca “Cumma” okunuyor) Rouseff ve bir önceki başkan Lula’nın mensup olduğu iktidardaki İşçi Partisi. Anamuhalefet partisi ise Aecio Neves’in (ve önceki başkanlardan Fernando H. Cardoso’nun) Brezilya Sosyal Demokrat Partisi. Lula’nın korumacı -devletçi bir anlayıştan liberal- globalleşmeci bir çizgiye kaymasından sonra, Brezilya’nın iki büyük partisinin, genelde sosyal demokrat (merkez sol) denebilecek bir çizgide buluşmaları, Brezilya siyasetinin çok dikkat çekici, Türkiye’ye benzemez yönlerinden biri.
Dilma yeniden seçilecek mi?
Brezilya siyasetinin yükselen yıldızı ise Yeşiller Partisi’nin lideri (koyu renkli) Marina Silva. Rousseff’in Ekim 2014’te aday olup olmayacağı (Lula’nın kendisini ekarte edip tekrar aday olabileceğinden söz ediliyor), bir dönem daha seçilip seçilemeyeceği belli değil. Destek oranı geçen Mart’ta % 65’ten Eylül’de % 38’e kadar inmişti. Ancak, bizzat kendisi ve Brezilya şirketleri aleyhinde casusluk faaliyetlerinde bulunduğunun ortaya çıkması üzerine ABD’ye yapacağı resmi ziyareti iptal etmesinin milliyetçi duyguları okşayacağı ve popülaritesinin yeniden yükselişe geçebileceği tahmin edilmekte.
Brezilyalıların sadece üçte biri siyasilerin, tercihlerine önem verdiği görüşünde. Haziran gösterileri sırasında Başkan Rousseff, siyasetin halkın taleplerine daha iyi cevap verebilmesi için alınacak önlemleri kararlaştıracak bir kurucu meclis toplanmasını önerdi, fakat önerisi hemen ertesi gün, anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle reddedildi. (Bkz: The Economist, 28.09.2013.)
11 Ekim günü, Cihan Haber Ajansı SP temsilcisi Kamil Ergin, Brezilya’ya bilgisayar mühendisliği alanında master yapmak üzere gelen İTÜ mezunu Kırşehirli Celalettin Yaşar ve SP üniversitesinde pedagoji öğrenimi görmekte olan İstanbul Sefaköy Lisesi mezunu, Kilisli Mahmut Kölükfakı ile birlikte SP’den otomobille hareketle Rio de Janeiro’ya (bundan böyle Rio) doğru yol alıyoruz. Yol boyunca ellerinde dinsel semboller taşıyan bayraklarıyla yürümekte olan, her renk ve cinsiyetten yüzlerce insanla karşılaşıyoruz. Ergin, bu insanların ertesi gün Aparecida şehrinde yapılacak olan dinî kutlamaya, çok uzaklardan yürüyerek gelmekte olduklarını anlatıyor. Kutlama, Hz. Meryem’in Brezilya’da görüldüğü rivayet olunan yerde yapılan büyük katedralin ve içinde bulunan heykelin ziyaret edilmesini kapsıyor. Vatikan tarafından kutsal hac yeri olarak işaretlenen katedrale her yıl yüz binlerce insan akın ediyor. (Bu yıl 2 milyon kişi katıldı.)
Brezilya, devletle dini ayıran bir rejime sahip, yani laiklik (Türkiye’de olduğu gibi) kanunların laik olmasından ibaret değil. Devlet bütün inançlara eşit mesafede duruyor, din özgürlüğü tam. Katolik Kilisesi’nin hiçbir resmî statüye sahip değil. Kamu okullarında din dersleri yok, ama kilise okulları dahil özel okullar dinî eğitim vermekte serbest. Ne var ki Brezilya halkı çok dindar bir toplum; çok ilgi çeken bir özelliği de, global bir fenomen olan din değiştirmelerin en yaygın olarak görüldüğü iki ülkeden biri olması. Brezilya’da Katolikler Protestanlığı, Güney Kore’de Budistler Hıristiyanlığı benimsiyor. Bazı tahminlere göre, Brezilya 10, 20 veya 30 yıl sonra Katolik çoğunluklu olmaktan çıkıp Protestan çoğunluklu bir ülke haline gelecek.
Protestanlaşmanın sınırları
Zira, özellikle kent yoksulları (dolayısıyla siyahlar ve karma ırktan olanlar arasında) Evanjelik ve Pentekostal Protestan grupları hızla yayılmakta. Bunlar arasında en etkili olanı, Piskopos Edir Macedo’nun çalışma ve kazanmayı teşvik eden bir tür “refah teolojisi”ni savunan, kürtajı serbest bırakan ve eşcinselliği tanıyan “Tanrı Krallığı’nın Evrensel Kilisesi” adlı Evanjelik grubu (bkz: www.universal.org). Grup, Brezilya’nın ikinci büyük TV şebekesine ve ABD’ye yayılan şubelere sahip. Pazar günü SP ya da Rio’da televizyonu açtığınızda, tıpkı ABD’nin Güney eyaletlerinde olduğu gibi, dinî ayinler ve vaazlarla karşılaşıyorsunuz.
Katı ilkeleri olan Katolik Kilisesi’nden çok farklı, esnek görüşlere sahip Protestan grupların yaygınlığını, yoksul Brezilyalıların dinî duygularının, onları selamete erdirme vaadiyle sömürülmesiyle izah edenlere rastladım. Hangi nedenle olursa olsun nüfusun Afrika ve yerli kökenli yoksullar arasında Protestanlık yayılıyor. Ne var ki, ziyaret ettiğim referans gazetesi “O Estado de Sao Paulo”nun editörlerinden Jose Roberto Toledo’ya göre, sonunda Brezilya’nın Protestan çoğunluklu olacağına dair iddialar fazlasıyla abartılı, zira Protestanlaşma, kent yoksullarıyla sınırlı.
Yarın: Irklar uyumu değil ayrışması
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları

























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020