Yıldıray OĞUR
“Dip dalgası Maltepe’de Tsunami oldu”
Muhtemelen bu başlığı artık kimse hatırlamıyor. Halbuki üzerinden sadece dört yıl geçmiş.
23 Haziran 2018’de Halk TV’nin Muharrem İnce’nin İstanbul Maltepe mitinginden yaptığı canlı yayının başlığıydı bu.
Miting seçimden bir gün önce yapılmıştı. Heyecan doruktaydı. 3 milyon diyen de vardı, beş milyon diyen de.

Mitingi görenler sosyal medyaya aynı cümleyi yazmışlar ve o cümle o gün TT olmuştu:
“Bu iş bitti”
Halbuki bundan iki ay önce başka bir ismin adaylığı tartışılıyordu.
25 Nisan 2018 günü Cumhuriyet gazetesi “CHP Gül’de ısrarlı” manşetiyle çıkmıştı:
“Muhalefet partilerinin 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü ortak cumhurbaşkanı adayı gösterme arayışları sürüyor. CHP lideri Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi’nden oybirliği ile yetki aldı. Kılıçdaroğlu, daha önce planlanmamasına rağmen Akşener’le bir araya gelecek. Bu görüşme muhalefetin Akşener’i tek adaya ikna için hâlâ umutlu olduğu şeklinde yorumlandı.”

Manşete gün boyu tepki yağdı.
Tepkilerden Cumhuriyet gazetesi de nasibini aldı.
Ama en çok iki isim tepkilerin hedefindeydi: Gül ve onu aday olarak düşünen Kılıçdaroğlu.
CHP’liler haberde Gül’ün adaylığı için ikna edilmeye çalışıldığı yazılan Akşener’e buna engel olması çağrıları yapıyordu.
Muharrem İnce “Gül aday olursa, Erdoğan’a oy vereceğini” açıkladı.
Aralarında Özgür Özel gibi CHP yöneticilerinin olduğu isimler bu ihtimale karşı mesajlar paylaştılar:
“YETER... Bu kadar spekülasyon canımıza tak etti. Bütün amaç bizim içimizde bir tartışma yaratıp moralimizi düşürmek CHP’nin gündeminde Abdullah Gül diye bir isim olmadı, şimdi de yok, olmayacak ta.”

Peki, CHP’nin gündeminde Gül dışında hangi isimler vardı?
O günlerde de bu adaylar için anketler yapılmıştı.
Konsensus firmasının anketine göre seçim ikinci tura kalıyordu ve ikinci turda Erdoğan karşısında adayların oy oranları şöyleydi:
“İlhan Kesici: Yüzde 39.9 Recep Tayyip Erdoğan: Yüzde 60.1
İlker Başbuğ: Yüzde 42.3 Recep Tayyip Erdoğan: Yüzde 57.7
Kemal Kılıçdaroğlu: Yüzde 42.3 Recep Tayyip Erdoğan: Yüzde 57.7
Muharrem İnce: 44.9 Recep Tayyip Erdoğan: Yüzde 55.1”
Nitekim anketlerin dediği oldu.
Ortak adaylık suya düşünce, “Gül aday olursa Erdoğan’a oyunu vereceğini” açıklayarak laik tepki rüzgarlarını ve anketleri arkasına alan Muharrem İnce, Kılıçdaroğlu tarafından CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olarak ilan edildi.
Günün kahramanı ise adaylıktan vazgeçmeyerek Gül’ün adaylığını engelleyen İYİ Parti lideri Akşener’di.
Herkes bunu sağladığı için Akşener’e teşekkür ediyordu.
Akşener de seçim kampanyası boyunca katıldığı bütün yayınlarda bu adaylığı engellemese şimdi Erdoğan-Gül arasında bir yarış olacağını bir başarı hikayesi olarak anlattı, muhaliflerin kendisine teşekkür etmesi gerektiğini söyledi.
Gül’ün ortak adaylığına neden hayır dediği sorusuna cevap verirken ise hikayenin farklı versiyonlarını anlattı.
Bazen Gül’ü HDP’nin de istediğini söyledi:
"Abdullah Gül'ün adaylığını isteyen çok farklı bir grup vardı. Birbirine benzemeyenlerden oluşan bir grup. Bunlar Gül’ü çatı aday olarak istediler. HDP'nin de razı olduğunu söylediler. Burayı ben bozdum. Sonuç itibarıyla Kürtlerden bana oy gelmeyeceği söylendi. Kürtlerin hiç oy vermeyeceğini dillendiren HDP'li Sırrı Süreyya Önder. Sonra da ikinci turda Tayyip Erdoğan'ı destekleyeceğini söyledi. Bu çok manidar.”
Bazen de mevzuyu “Yetmez ama evetçiler”e ve “İkinci Cumhuriyetçilere” bağladı:
“Ben tek adayı kabul etmedim. Çatı aday ben bile olsam kabul etmem dedim. Birbirine benzemeyen pek çok insan bana çemkiriyor. İstanbul’da bir grup yetmez ama evetçiler, ikinci cumhuriyetçiler bunu istedi.”
Peki esas red gerekçesi neydi?
Tabii ki siyasi özgüven ve seçim hesapları.
Eğer CHP ve Saadet, Akşener’in adaylığına rağmen Gül’ü aday gösterselerdi, seçimlerde Erdoğan’ın karşısına ikinci tura kim çıkardı?
Gül mü, Akşener mi?
İYİ Partililer ve Akşener’in hesabına göre Akşener.
O zamanlar pek çok köşe yazısında bu zaten yazılmıştı:
“Eğer CHP ile Saadet ortaklaşa Abdullah Gül’ü aday gösterirse bunun tek bir sonucu olur. CHP’lilerin yüzde 90’ı, abartmıyorum yüzde 90’ı adaylıktan kimse için çekilmeyeceğini açıklayan Meral Akşener’e oy verir. Değil Kemal Kılıçdaroğlu, Atatürk Anıtkabir’den çıkıp Gül’ü aday gösterse, CHP’lileri Gül’e oy vermeye ikna edemez.”
Muharrem İnce’nin adaylığından sonra bu özgüven bu kez de İnce’nin fazla agresif, laikçi ve Kemalist olduğu için muhafazakar ve milliyetçi oyları alamayacağı bu oyların da Akşner’i ikinci tura taşıyacağı analizleriyle sürdü.
Bazı seçim anketlerinde 2. tura İnce’nin değil, Akşener’in kalacağı ve Erdoğan’a karşı onun seçimi alabileceği iddia edildi.
Bugünlerde yine adayın kim olması gerektiği konusunda çok iddialı yazılar yazan bir köşe yazarı şöyle yazmıştı:
“KONSENSUS’un yayınladığı anketin yanı sıra, diğer anket firmalarından aldığım bilgiler birbirine yakın sonuçlar çıkarıyor.
Oranlar farklı olsa da sıralamalar ve genel tablo değişmiyor.
Muharrem İnce’nin 2. tura çıkamayacağı ve 2. turda Akşener’in olacağını tüm anketçiler söylüyor.
Yanılıyorlarsa günahları boynuna.”
Yanıldılar ama günahları tabii ki onların boynuna olmadı.
Seçim kampanyasında hava Muharrem İnce’den yana esti.
Meydanlar doldu taştı.
Seçimden bir gün önce 23 Haziran’da İnce’nin son mitingini yaptığı İstanbul Maltepe meydanındaki kalabalık ise “Tsunami”ye benzetildi.
Halk TV ekranında “Dip dalgası Maltepe’de Tsunami oldu”
KJsi varken, mitingden bağlanan şimdi adlarını anmaya gerek olmayan gazeteciler, analistler, anketçiler, siyasetçiler çoşkulu konuşmalar yaptılar.
Sosyal medyada o gün bir cümle TT oldu: “Bu iş bitti”
Gerçekten de çok kalabalık olan mitinge gidenler ve mitingdeki kalabalığı televizyondan izleyenler Muharrem İnce’nin bu seçimi aldığına, olmadı seçimin ikinci tura ise kesin kaldığına inanıyorlardı.
Seçim günü sandıklar açılmadan önce sosyal medyada İnce’nin büyük performansı övülüyor, Akşener’e bunu sağladığı için teşekkür ediliyordu.
Üçüncü en çok teşekkürü alan kimdi peki?
CHP’den İzmir adayı olmasına rağmen Şanlıurfa’ya seçim gözlemcisi olarak giden ve sandıklara sahip çıkan Teğmen Çelebi:
“Muharrem İnce den sonra bu secimin yıldızı kesinlikle ve kesinlikle Kara Pilot Tegmen Mehmet Ali Çelebi'dir. Urfa'daki yobazlığa, irticaya, ağalık düzenine karşı mücadeleyi örgütlemiştir.”
“Teğmenimiz Mehmet Ali Çelebi’ye bak be. Yahu bu adam benim hayallerimdeki vatandaş profilinin vücuda gelmiş hali.”
O gün bir siyasetçinin mesajı en çok paylaşılan mesajlardan biri oldu:
“Muharrem İnce’yi zevkle ve umutla izliyorsanız Kılıçdaroğlu’na değil, Akşener’e teşekkür ediniz. Akşener adaylıkta ısrarcı olmasaydı, meydanlarda İnce’yi değil, salonlarda sıfır umutla 2. Ekmeleddin vakası, çatı adayı Abdullah Gül’ü dinliyordunuz.”
Gerçekten de 2018’de ortak Cumhurbaşkanı adayı Gül olsaydı, bu kadar kalabalık mitingler yapılamaz, Gül, İnce gibi “Recep”, “kuantum fiziği”, “Sanayi 4” dedikçe kendisine Nobelli fizikçi muamelesi yapan muhalif kalabalıkları coşturamaz, meydanları asla dolduramazdı.
Ve sonra sandıklar açıldı.Ve sonuç malum.
Meydanları inleten, bütün CHP’nin adayı kim olmalı anketlerinde başta çıkan İnce yüzde 30 ve ikinci tura kalacağına emin biçimde ortak adaylığı bozan Akşener yüzde 8 aldı.
Erdoğan seçimi ilk turda rahat kazandı.
İnce ve Akşener’in toplam oyu, 2014’de adı telaffuz edilemediği için ekmekli kampanya yapılan Ekmeleddin İhsanoğlu’nun CHP-MHP ittifakının ortak adayı olarak aldığı yüzde 39’un altında kaldı.
Bu hatanın günahı da anketçilerin boynuna kalmadı, Türkiye beş yıl boyunca zor günler yaşadı ve yaşıyor.
Şimdi yine “Birbirine benzemeyenlerden oluşan bir grup” olarak Altılı Masa var ve bir çatı adayı çıkarmaya çalışıyorlar. Yine HDP dışarından destekçi.
Ve yine anketlerde kendilerini biraz önde görünce masanın üstündeki her şeyi isteyenler, ne gerek var bu Masa’ya diyenler, masadakileri sandalyelerinden kaldırmaya çalışanlar, portakal çiçeğinde vitamin bile olmayan iktidarı şimdiden kimseyle paylaşmak istemeyenler, iktidar tadı damağa deyince bir anda çoğulculuğu unutup, çoğunlukçuluğa meyledeneler, Cumhurbaşkanı’nın ittifaktaki liderlerle istişare ederek karar vermesine bile şimdiden tahammül edemeyenler var.
Yine çok iddialı anketler, yine herkesin çok iddialı adayları, kendi adayı için Masa’yı tutuşturmaya hazır olanlar, “şu aday olursa Erdoğan’a oy veririm”ciler var.
Masa’da oturan altı partinin lideri ise bu kibirli tazyiklere karşı birlikteliği koruyor, Masa’daki birliğin matematikle anlaşılmayacak faydalarını siyasi hesap kitaba harcamıyor, ittifakın karşısındaki yüzde 50’lik bloktan siyasetçilerin bu Masa’ya oturuyor olmasının değerinin anketlerdeki oylarla ölçülemeyeceğini görüyorlar.
Siyasi özgüvenin kibre dönüşmesinin, aritmetik hesapların, rövanşist öfke krizlerinin ve en önemlisi de kalabalık çarpmasının Türkiye’ye maliyeti ağır oldu.
Pek çoğu yaşananların birebir aktörü ve şahidi.
Herkes unutsa da en azından o masadaki liderler 2018’de yaşananları unutmuyor.
En azından şimdilik..
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları




































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2026
2.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026