Yüksel TAŞKIN
Yıllardır pek çok seçime “Bu seçim çok önemli, çok kritik” uyarılarıyla girdik. 1 Kasım seçimleri için de benzer ifadeler kullanılmakta. Seçimler hakikaten çok önemli.
Peki, böyle mi olmalı veya olmalıydı? İktidar el değiştirdiğinde, devlet dairesindeki çaycının dahi değiştiği bir ülkede seçimlerin bu kadar önem kazanması anlaşılırdır.
Demek ki olayın bir yapısal boyutu var: On yıllardır sivil bir anayasa yapamadığımız için sadece devlet dairesindeki çaycı değil; üniversitede rektörlük seçiminde en yüksek oyu alan ama mevcut iktidardan olmayan birisi de kendisini güvende hissetmiyor.
Bugün ülkemizde iktidara yakın olmayanların tedirginlik içerisinde oldukları açık.
Çünkü “kazanan hepsini alır” bencilliğini “siyaset” sanıyoruz.
Bu sivil beceriksizliğimizin yanında ve galiba bununla da ilişkili bir başka sorunumuz var: Seçimler bir değer sisteminin veya ideolojinin diğerine galip geleceği bir gladyatör arenasına dönüşmüş durumda. Başka bir ifadeyle söylersek, seçimi kazanan bir parti, sandıktan “devrim” çıkarmaya kalkabiliyor.
Seçimi kazandığı için tüm toplumun değer sistemini değiştirmek gibi bir hamle yapmayı kendi hakkı görebiliyor.
Bu noktada bizde “siyaset” diye anlaşılan olgu ile bugün Ortadoğu’da yaşanan süreçler arasında bir benzerlik olduğu da söylenebilir.
Bizde sandıktan çıkanlar diğerlerinin hayat alanlarını yok etmeye, dönüştürmeye çalışırken; Ortadoğu’da aynı şey silahlarla veya silahların gölgesiyle yapılmaya çalışılıyor. İnanın ikisi de siyaset değil.
Üstelik mevcut siyaset anlayışımızın toplumu birbirine düşman ederek, Ortadoğu’da içerisine yuvarlanılan çukurun içerisine bizi de yuvarlaması, hiç de hafife alınmaması gereken bir olasılık.
O zaman seçimlere asılmamız gayet anlaşılırdır ama bu bizi feci hâlde mutsuz ediyor. Geriyor ve yoruyor.
Bugün bencilliğin iktidarını bize dayatanlara, bizi yenemeyeceklerini göstermemiz gerekiyor.
Son yıllarda demokratikleşmenin, üstün ahlaklı insanlar tarafından değil, birbirlerini yenemeyen, yenişemeyenler tarafından inşa edilebildiğini kavradım. Elbette ilkeli, ahlaklı insanlar bu sürecin daha rahat ilerlemesine olumlu tesir ediyorlar.
Yine bencilliğin iktidarına karşı bizzat o cenahta itiraz edilmesini dilemeye de devam etmeliyiz ama bu konuda ümitler o kadar azaldı ki, iş tamamen başa düştü.
Bizi “yenemeyeceklerini” göstermemiz lazım. Elbette sandık yoluyla ve meşru siyasetin alanlarında.
Ancak ondan sonra ve derhal sivil bir anayasa için kolları sıvamalıyız. Bu öyle bir anayasa olmalı ki, sandıktan çıkan parti, çocuklarımızı, eğitim dedikleri bir cehennemde hamur gibi yoğurmayı kendine hak görememeli. Veya bunu yapacak yetkilerden uzak tutulmalı.
Bekir Ağırdır’ın isabetle vurguladığı gibi, böyle bir sivil anayasada iki kilit düğüm olacaktır: Kürtler ve kadınlara sağlanacak haklar ve özgürlükler. Elbette bunların da ötesi var ama kilit buralarda.
İşte o zaman gönül rahatlığıyla bizi yoran, mecburen yaptığımız “siyaset” sona erecek. Belki o zaman siyaset severek yaptığımız, insanların mutluluğuna katkıda bulunan somut ve pratik bir uğraş olur.
O zaman siyaset “kurtarıcılarımızın bizleri kurtarmaya soyundukları değil”, ama bizlerin “kurtarıcılarımızdan kurtulduğumuz” özgürleştirici bir faaliyete dönüşebilir.
Evet ama önce seçimlerde oy kullanmalı ve oyumuza sahip çıkmalıyız. Bir maraton koşuyoruz. Yorgun demokratlar, enseyi karartmayın. Özgür Türkiye, sizin eseriniz olacak.
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları






































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.04.2024
15.12.2019
26.07.2019
18.12.2017
27.09.2017
19.09.2017
10.08.2017
27.07.2017
10.07.2017
26.06.2017