Abdurrahman Dilipak
Önce, “Dinde reform” talebi, ardından Suudi bayraklı kılıç ve kelime-i tevhid yazılı bira kapağı. Şimdi donanmaları ile Suriye bahanesi ile Doğu Akdeniz’e dayandılar. Suriye’ye barış getireceklermiş.
Şimdi Suudileri ve BAE’yi gözlerine kestirdiler. Bab’ül Mendep ve Süveyş’ten Suudi Arabistan’ı kıskaca alacaklar, Hürmüz bahanesi ile BAE’yi. Rusya’yı ise Karadeniz’e hapsetme planları var. Yani İstanbul boğazının arkasına. Suudiler, Katar’ın kara bağlantısını koparıp ülkeyi ada yapmak için dünyanın en büyük eskavatörünü getirip işe koyulurken, dünyada bunlar oluyor. Suudileri ve BAE’yi yemek için gerekçe hazır: Yemen’de savaş suçu ve insan hakları ihlalleri.
Birileri kendi cehennemine sırtında odun taşıyor. Kasabının bıçağını yalayan koyuna benziyor.. Dünyalarını kurtarmak için ahiretlerini satarken, aynı zamanda bir adım sonra dünyalarını da kaybedeceklerinin farkında değiller. Zalimlere yardım edenler, ateşin kendilerine de dokunacağını bilmeliler.
Bugünlere RCD, CENTO yollarını geçip geldik, son senaryoları BOP’du o da ellerinde patladı.
Son olarak MESA diye bir şey uydurmuşlardı, o da olmadı. Suudilerin parası ve Mısırlıların askerleri ile ABD bölgede kendi komutasında yeni bir güç oluşturacaktı.
ABD’nin bölgeyle ilgili planları hiç bitmedi. Bu da yeni bir “Çevik Güç” projesi idi, o da başlamadan bitti. Şimdi iş başa düştü, İngilizleri, Fransızları da yanlarına alıp geldiler. Zaten İsrail tabii müttefik.
Bu arada Suriye bahanesi ile Tartus’u vurup, Rusları Akdeniz’den sürmek istiyorlar.
MESA dedikleri senaryo şöyle bir şeydi: Donald Trump 6 Körfez ülkesi ile Mısır ve Ürdün›ün katılacağı askeri ve siyasi bir ittifak üzerinde çalışıyordu.. Bu plan çerçevesinde ülkeler arasında füze savunması, askeri eğitim, terörle mücadele ile bölgesel ekonomi ve diplomatik bağların güçlendirilmesi gibi konularda daha derin bir işbirliği oluşturulması öngörülüyordu.. Kurulacak birlik İran’ın bölgedeki etkinliğini kırmak ve yayılmasını engellemekle görevli olacaktı.
Ortadoğu Stratejik İttifakı (MESA) olarak adlandırılan çalışma grubunun 12-13 Ekim tarihlerinde başkent Washington’da yapılması planlanan zirvede tartışılması bekleniyordu ama bugün bölge ve dünyadaki dengeler her şeyi altüst etti.. Kurulması planlanan ittifak ile birlikte Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri›nin Trump yönetimi ile daha yakın çalışarak, Körfez›deki sorunlara ağırlık vermeleri bekleniyordu ama, bugün Suudiler ve BAE ABD’nin hedefinde.
Önceki ABD hükümetlerinin Körfez ve Arap müttefikleri ile bir ittifak geliştirme girişimleri geçmişte başarısız olmuştu. Bugün de olacak olan bu. Bu arada haçlı dünyası İslam’a ve Müslümanlara karşı kışkırtmalarını sürdürüyor. Neyse ki Wilders son karikatür provokasyonundan vazgeçti de, yoksa işler daha da tırmanmadı. Ama bu iş böyle devam etmeyecek. İnceldiği yerden kopacak. Ve bu işten en büyük zararı da biz değil, onlar görecek. Korku ve öfkeleri akıllarından büyük olduğu için bunu bile göremiyorlar. Neler yaptıklarını biliyorsunuz: Cami kapısına domuz başı bırakıyorlardı. Ne kadar “domuzluk” varsa yapıyorlar. Tehdit ediyorlar, kışkırtıyorlar, hakaret ediyorlar..
Kendi dinleri “made in human” ya, yani “sentetik bir din” ya, bizim dinimizi de kendi dinlerine benzetmek istiyorlar. Aslında bunlar bir “din” e inanmıyorlar. Bunlarınki “Religio”. Yani kim ve ne olduğunu bilmedikleri, bazan Hz. İsa gibi gözüken, bazan dünyadan münezzeh, bazan “kutsal bir ruh” diye kendini tanıtan biri var. Ona şükranlarını sunmak için kendilerine göre ritüeller, seremoniler oluşturuyorlar, onu temsil eden ikonalar üretiyorlar. F.Gülen’e ve insanları peşinden sürükleyen, kendilerini İlah ve Rab konumuna yükselten ya da öyle takdim edilen birilerine gelen o “biri” kimse o aynı “kişi” olmalı. Onu tahmin etmek de zor olmasa gerek.
Ah Tarsuslu Saul ah! Bugünkü Hristiyanlık, Hz. İsa’dan 50 yıl sonra Hatay, yani bizim Antakya’da üretildi. Hz. İsa ile bir ilgisi yok. Saul Şam sokaklarında kendini Hz. İsa diye tanıtan esoterik bir varlıktan mesaj almış ve bu dini kurmuş. İncil deseniz, Hz. İsa’dan 300 sene sonra İznik konsülünde yine o günkü şartlarda toplanan ruhaniler tarafından oluşturulmuş.
Bugünkü Hristiyanlıkta pagan gelenekten bir sürü izler var. Bu Hristiyanlık Saul sonrası Roma’da yeniden şekillendirilmiş. Yani Bugünkü Katolizm, biraz Hatay, biraz İznik ve biraz Roma tecrübesi ile Hz. İsa’dan 50 yıl sonrasından başlayıp, 500 yılına kadar 450 yılda oluşmuş.
Kendi dinlerini zaman içinde istedikleri gibi yoğurduklarından İslam’ı da yoğurabileceklerini sanıyorlar. Aslında F. Gülen ve birtakım “hoca”lar üzerinden, bugün Suudiler üzerinden başarmak istedikleri bu. Kendi dinlerine ihanet edenlerden bizim dinimize saygılı olmalarını beklemek hayalcilik olur.. Bu adamlar, kendi kitaplarını da okumuyorlar. Bugünkü Tevrat’da, Kur’an-ı Kerimdekinden çok daha fazla İsrailoğulları için “tehdit” ve “lanet” var. Ya da çok daha radikal bir şekilde şiddet içeren bölümler var. Bu “Aydıncıklar” sanırım kendi kitaplarından bile habersiz bunlar.
Saul adı, Hz. Davud zamanındaki Beni İsrail oğullarından tarihi bir şahsiyet olan Calud’la savaşan Tâlût’un bir diğer adı. Şaul veya Şaul Ben Kiş olarak da anılır. Tanah’taki kitaplardan olan Samuel kitabı ve “1. Bölüm Tarihler” ve Kur’an-ı Kerim’de adı geçen MÖ 1047 ile MÖ 1007 yılları arasında İsrail Krallığı’nın ilk kralıydı. Hz. İsa sonrası yaşayan aynı adı taşıyan kişi ise Katolizmin kurucusudur. Asıl adı Saul olan Pavlus. Tarsus’ta doğmuş bir Yahudi asıllı Roma vatandaşıdır. Bir Ferisi olup ilk Hıristiyanları eziyet edip öldürmüştü. Şam’daki inananları yakalayıp, Kudüs’e getirmek görevini Başkahinden alıp Şam’a giderken, Hz. İsa’nın karşısına çıktığı ve çarpılarak yere düştüğü anlatılır.. O kişi kendisine “Saul neden bana eziyet ediyorsun?” dediğini, kendisinin de “Sen kimsin?” diye sorduğunu, onun da kendisine, “Ben eziyet ettiğin İsa’yım. Kalk şehre gir ve ne yapman gerektiği sana söylenecektir” dediğini anlatır.
Bu esoterik hikayede anlatıldığına göre Saul yerden kalkınca kör olduğunu anladı. Arkadaşları onu Şam’da Yahuda’nın evine götürdüler. Üç gün kör, susuz ve aç kaldı. Kendine gelince gözünün açılması için dua etti. Hz. İsa Şam’da yaşayan Hananniya adlı bir inananına Yahuda’nın evine gitmesini ve Saul için dua etmesini, ona yardımcı olmasını istedi. söyledi. Hannaniya o eve gitti ve Saul’un gözüne elini koydu ve gözleri gören Saul bunun üzerine vaftiz oldu. Havralarda (Haşa) İsa’nın Allah’ın oğlu olduğunu söylemeye başladı. (Elç.İş.9:1-20). Saul (Pavlus) Roma İmparatoru Neron tarafından MS 67’de başı kesilerek öldürüldü. Bana sorarsanız F.Gülen çakma bir Saul’dür!
Hristiyan dünyasında yaygın bir kehanete göre Papalığın sonuna gelindi. Bugün gelinen noktada bu gelişmeler İsrail’in de sonuna işaret ediyor. Ve birileri böyle bir sona yaklaşırken Mesihi dünyaya davet ediyor ve onun gelişini hızlandırmak için de işlerin insan eli ile düzeltilemeyecek kadar karıştırılması gerektiğini düşünüyor. Ve sonra “Rab İsa” gelecek, onların günahlarını bağışlayarak onları kendi koruması altına alacak!
Bugünkü krizin arkasındaki teolojik inanç ve kehanet bu. Ve gelinen nokta ortada.
Bundan sonra her şey olabilir. Birileri kendi kehanetlerini gerçekleştirmek için dünyayı ateşe vermeye hazırlanıyor. Herkesin bir hesabı var, Allah’ın ise bir hükmü var. La galibe illallah! Selâm ve dua ile.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
18.01.2026
18.12.2025
7.09.2025
3.08.2025
26.08.2024
5.08.2024
4.06.2024
27.05.2024
20.05.2024
5.05.2024