Abdurrahman Dilipak
“Söz dinlemeyen” kavim ve onların peşinden gidenler, yine söz dinlemeyecek ve “öldürmeyeceksin”, “çalmayacaksın”, “rüşvet ve riba yemeyeceksin”, “fuhşa yaklaşmayacaksın” emrine rağmen yine öldürecekler, yine çalacaklar, torpil yapacak, zulmedecek, riba yapacaklar, rüşvet alıp verecekler! Kızılderilileri yokettikleri, kara derilileri köleleştirdikleri, sarı ırkı sömürdükleri yetmedi. Sömürü mirasını paylaşamadıkları için kendi aralarında 100 yıl savaştıkları yetmedi, 1. Dünya Savaşı, 2. Dünya Savaşı, aynı ülkenin çocuklarını kendilerine iktidar ve servet üretmek için sağ-sol diye savaştırdıkları, adı konulmadık bir dünya savaşı olan soğuk savaş yetmedi, şimdi yeni bir dünya savaşı için yangına körükle gidiyorlar.
Savaş başladı aslında. Terör yeni bir savaş şekli. O kadar çok savaş türü var ki, Cyber savaş, psikolojik savaş, asimetrik savaş, vekâlet savaşı, biyolojik savaş, nükleer savaş, kimyasal savaş, ekonomik savaş, vesaire vesaire. Mesela “Cyber savaş” deyince robotlar da bu işin bir parçası, Hacker saldırıları da. Mesela Mavi Balina, Angel da. Kendi içinde en az 10 ayrı alt başlığa sahip bir savaş türü bu. Bakın, sadece denizaltılarındaki nükleer başlıklar bile, dünya savaşlarındaki toplam infilak gücünden daha fazla infilak gücüne sahip.
Elektronik, biyolojik ve kimyasal ve fizik alanında çalışan özel sektöre ait laboratuvarlarda bu silahların birçoğunu üretmek mümkün, hammadde, üretim maliyeti, teknoloji hiç sorun değil.
Bugün dünya düne göre çok daha güvensiz. Bir “dehşet dengesi” oluşmuş durumda.
Bakın artık ekmek silah, su silah, gıda silah, ilaç silah olabilir. Cep telefonunuz, bilgisayarınız, evinizdeki televizyon bir silaha dönüşebilir. Subliminal mesajlarla sizi size vurdurabilirler. Artık suya ya da meyvelere data yüklenebiliyor. Enerji bombalarının kullanılacağı yeni bir dünyadan söz ediyoruz. Hiçbir yer uzak değil, hiçbir zırh delinmez değil, hiç bir engel aşılmaz değil.
Adrese teslim bombalar kargoya, ya da postacınıza ihtiyaç duymuyor.
Bugün dünyanın en az 40 bölgesinde savaş var. 70 yıldır devam eden savaşlar var. İsrail kurulduğundan beri savaş bitmedi. Aslında ne 1. Dünya Savaşı bitti, ne de 2. Dünya Savaşı. Soğuk savaş da, aktörleri değişse de farklı bir şekilde devam ediyor. Sadece tehlikenin rengi kırmızı idi, yeşil oldu! 15 Temmuz bu anlamda sadece bir darbe ya da terör değil, bu savaşın farklı bir uygulaması idi.
Çatışma bölgelerinde Afrika başı çekiyor. Ardından Ortadoğu dedikleri coğrafya ve Asya geliyor. Aslında buralardaki savaşların çoğu “Vekâlet savaşları”.
Biyolojik savaşa dikkat. Gıda ve ilaç bu konuda en önde gelen silahların başında geliyor.
İnsanlara İlahlık ve Rablik taslayanlar, dünya nüfusunu çok fazla buluyorlar. Humanoidler, Siborglar, Genomik’ler derken fazla insana gerek yok!?. Darwin hortladı. 1700’lerde 500 milyon olan dünya nüfusu bugün 8 milyar. Bunu 2050’ye doğru nasıl 4 milyara, asrın sonunda 2 milyara çekeceklerinin hesabını yapıyorlar. Buldukları yöntem, evlilik müessesini yıkmak, doğum kontrolü, kadın ve erkeklerin doğurganlık imkânlarını sınırlandırmak, intihar ve ötenazinin serbest bırakılması, ilaç ve gıda yolu ile kısırlaştırma. Sorunlu bölgelerde savaş ve terör, nükleer ve kimyasal sızıntı gibi, kazalarla toplu imha operasyonları gibi birçok senaryo var.
Mesela İran’ın eli Arap yarımadasını, Suudilerin eli ile İran’ı yerle bir etmek istiyorlar. DAEŞ ve Husi projeleri onlar açısından çok başarılı oldu. Bizi bize kırdırıyorlar, din, mezhep, tarikat, ırk, kavim, ideoloji, siyaset, felsefi ve vicdani kanaat farklılıkları, işçi-patron, kadın-erkek, hatta futbol takımı taraftarlığı üzerinden bile çatışma örgütleyebiliyorlar. Sufi, Selefi, Şii çatışması bitti, şimdi Maturidi, Eş’ari çatışması kapıda.
Suriye’den son gelen haberlere bakıyorum; ABD’nin Suriye’de 2 bini lojistik ve eğitmen olmak üzere sözleşmeli şekilde çalıştırdığı ABD vatandaşı, büyük oranda PKK üyelerinden oluşan yerel elemanlar ve üçüncü ülke vatandaşlarından oluşan 5508 kişilik bir askeri varlığı bulunuyormuş. Suriye’den çekiliyorum diye 2000 asker çekmiş. Onlar da Noel tatili için olsa gerek. Ne olacak 2 saatte geri gelirler. Topluca geri çekilir, peyderpey gelirler. Bir süredir bunu söylüyorum ama kim dinliyor ki. Değişik ülkelerden “Chiristianty Army” dedikleri gönüllü Hristiyan birlikler, yani Neo Haçlılar, Amerikan vatandaşı Kürtler, paralı askerler, Blackwater gibi unsurlar da var.. Kimi Tanrıyı kıyamete zorluyor, kimi kıyamet savaşına hazırlanıyor.
Geçen gün Ulvi Saran’ın Twitter’de RT ettiği bir ölüm raporuna rastladım. Burada dikkat çekici birkaç nokta var. Tablo sanki dünya derin devletinin güç temerküzü ile aynı. 32 kategoride ölüm sebepleri oransal olarak verilmiş. Tabi burada bazı Afrika, Asya, Latin Amerika gibi ülkelerden ölüm sebepleri ile ilgili istatistiki veri bulmak çok mümkün değil. Yoksul ülkelerde ölüm sebepleri açlık, savaş, terör, çocuk ölümleri şeklinde gözükebilir.
Dünyada hastalıklara göre ölüm nedenleri (2016): 1. Kalp-damar 17.6 m, 2. Kanser 8.9 m, 3. Solunum 3.5 m, 4. Şeker 3.2 m, 5. Demans 2.4 m, 6. Solunum yetmezliği 2.4 m, 7. Bebek ölümü, 1.7 m, 8. İshal 1.7 m, 9. Kaza 1.3 m, 10. Karaciğer 1.3 m, 11. Verem 1.2 m, 12. Böbrek 1.2 m, 13. Sindirim 1.1 m, 14. AIDS 1 m, 15. İntihar 0.8 m (2018 Aralık 15 verisi 1.039.909).
İlk 3 hastalıktan ölenlerin toplamı 30 milyon. Bunların ilki Kalp Damar, 17.6 milyon, 2. Kanser 8.9 milyon, 3. Solunum yolları 3,5 milyon. İlk 1., diğer ikisinden daha büyük. İlk 3, sonraki 4’ten büyük. İlk 7, takip eden 55’ten daha büyük. Derin devletin ilk 62 şirketi de aynen böyle, ilk 7, 55’ten, ilk 3 devamındaki dörtten, 1., takip eden diğer 2’den daha büyük.
Terörden yılda 34.676 kişi ölürken, intihardan ölen insan sayısı 817.148. Evet, aşırı beslenmenin sebep olduğu obeziteden ölen insan sayısı açlıktan ölenden daha fazla.
Size dünyamızla ilgili birkaç küçük bilgi notu daha: Şu anki Dünya nüfusu şöyle: 7.671.514.951. Dünya nüfusu 1700’lerin başında 500 milyon civarında idi. 1950 yılında yeryüzündeki dünya nüfusu 2,5 milyardı. Günümüzde ise dünya nüfusu 7 milyarın üzerinde. Amerikan Nüfus Sayımı İdaresi tahminlerine göre; 30 yıl içinde dünya nüfusu 10 milyara yakın bir seviyede olacağını tahmin ediyor.
Türkiye’de durum şöyle: 2017’de 603 bin 976 bin kişi evlenirken, 136 bin 808 kişi boşandı. 2016 yılı raporlarına bakıldığında ise evlenen kişi sayısı 594 bin 493 kişi iken boşanan çiftlerin sayısının 126 bin 164 olduğu görüldü. 2017 yılının doğum sayıları incelendiğinde, 1 milyon 341 bin 831 kişinin hayata gözlerini açtığı görülürken, 447 bin 342 kişinin öldüğü açıklandı. Bugüne dair birkaç sayısal veri verelim: Dünyada bu yıl doğanların sayısı 136.515.579, bugün doğanların sayısı 385.450. Bu yılki ölüm sayısı 57.277.575, Bugün ölenlerin sayısı 161.723, Bu yılki nüfus artışı 79.238.004.
Bugünlük de bu kadar. Selam ve dua ile.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
18.01.2026
18.12.2025
7.09.2025
3.08.2025
26.08.2024
5.08.2024
4.06.2024
27.05.2024
20.05.2024
5.05.2024