Alper GÖRMÜŞ
Kayıtsız şartsız iktidarcı yazar çizerlerin bugünlerdeki Habertürk televizyonu alerjilerini anlamak zor değil. Çünkü ana akım haber kanalları arasında iktidarın canını sıkma istidadı taşıyan bilim adamı yorumları en fazla orada yer alıyor.
Cumartesi (28 Mart) gecesi bu kanalda izlediğim bir tartışma programında, iktidarın vermeye çalıştığı "Sokağa çıkma yasağı hususunda (da) Bilim Kurulu'nun tavsiyesi doğrultusunda hareket ediyoruz" izleniminin çanına adeta ot tıkandı. Programa katılan bir Bilim Kurulu üyesi, kararlarının tam izolasyon yönünde olduğunu, fakat nihai karar merciinin kendileri olmadığını söyledi. Böylece tescil edilmiş oldu ki, tam izolasyonun gerçekleşmemesinden doğacak sorumluluk tümüyle iktidara aittir.
Size bu programı anlatacağım, fakat ondan önce iktidarın, bir türlü almadığı sokağa çıkmama kararının sorumluluğunun bir bölümünü Bilim Kurulu’nun omuzlarına yıkmaya çalıştığı şeklindeki iddiamı nereden çıkardığımı anlatmalıyım.
Bunun için sizi Bilim Kurulu’nun 27 Mart Cuma günü yaptığı uzun toplantının ardından Sağlık Bakanı Koca’nın ve bilahare Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın canlı yayımlanan konuşmalarına götürmem gerekiyor.
Bilim Kurulu’nun karantina önerdiği apaçıktı
O gün (27 Mart) akşama doğru haber kanallarında “Sağlık Bakanı Fahrettin Koca Bilim Kurulu’nun toplantısının ardından 19:15’te açıklama yapacak” duyurusunu gören herkesin kafasında aynı soru belirdi: Sokağa çıkma yasağı mı geliyordu?
Fahrettin Koca’nın toplantı sonrasında gerçekleştirdiği canlı basın toplantısında üstü kapalı olarak söylediği şey açıktı: Evet, Bilim Kurulu, sosyal izolasyonun mevcut halinden daha ileri bir biçimine geçme yönünde tavsiye kararı almıştı. Bu yöndeki tavsiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’a iletilmişti, karar onundu.
Bunun topyekûn ya da kısmi karantina önerisi anlamına geldiği açıktı, yine de bir muhabir bunu kamuoyunun daha iyi anlayabilmesi için Koca’ya o anda sorulması gereken soruyu sordu: “Açıklamanızdan karantina sonucu çıkıyor...”
Sağlık Bakanı, soruyu “ben öyle bir şey telaffuz etmedim” diye savuşturmaya çalıştıysa da muhabir direndi, “Biz öyle anladık” deyip Bilim Kurulu’nun tam olarak ne tavsiye ettiğini bir kez daha sordu. Bakan, soru üzerine bir kez daha, tabii yine ima yoluyla, kararın karantina yönünde olduğuna işaret etti.
Bakanın basın toplantısı bitti, televizyonlar bu defa da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın saat 22:00’de kamuoyuna canlı yayınla hitap edeceğini duyurdular.
Şimdi artık soru şuydu: Cumhurbaşkanı, Bilim Kurulu’nun tavsiyesine uyarak sokağa çıkma yasağı mı ilan edecekti, yoksa işi buraya vardırmadan bazı sınırlı yeni tedbirlerle mi yetinecekti?
“Bilim Kurulu ne diyorsa o...”
Erdoğan, birkaç gün önce Huber Köşkü’nde kurulan sistem üzerinden bakanlarla konuşmuştu. Bazı bölümleri kamuoyuyla da paylaşılan bu görüşmelerde Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, eğitime verilen aranın uzatılıp uzatılmaması hususunda bir talimatının olup olmadığını sorunca, Erdoğan, sağlık konusunun her şeyin önünde olduğunu, dolayısıyla Bilim Kurulu ne karar verirse ona uyulması gerektiğini söylemişti. Bu arka plan bilgisiyle birleştirilince, Cumhurbaşkanı’nın canlı yayında Bilim Kurulu’nun tavsiye kararına uyup karantina ilan edeceğine dönük geniş bir beklenti hasıl oldu. Ne var ki bu beklenti gerçekleşmedi.
Fakat Cumhurbaşkanı, karantinayı gerekli bulmadığına dair iradesini ortaya koyarken ilginç bir şey yaptı: Kararını açıklarken Bilim Kurulu’nun aynı günkü toplantısında bazı yeni tedbirler alındığını hatırlattı ve böylece verdiği kararla Bilim Kurulu’nun tavsiyesinin aynı yönde olduğuna dair bir izlenim yarattı.
Erdoğan’ın konuşmasının ardından, Sağlık Bakanı’nın basın toplantısından itibaren o geceki süreci an be an izleyen WhatsApp grubumuza şöyle bir mesaj attım:
“Cumhurbaşkanı, sanki Bilim Kurulu’nun önerilerini yerine getirmiş gibi yaptı. Oysa Bilim Kurulu sokağa çıkma yasağı istemiş belli ki. Biraz önce Habertürk’teki programa katılan bir Bilim Kurulu üyesine ‘bunlar mıydı önerileriniz’ diye sordular. Adam ‘hayır’ demeye çalıştı ama nasıl bir dille söylediğini tahmin edebilirsiniz. Şayet birkaç cesur Bilim Kurulu üyesi çıkmaz da ‘Cumhurbaşkanı’nın kararıyla bizimki uyum içinde değil’ demezse kabak onların başına patlayacak. Böyle yazıyorum ama, bir yandan şu soruyu kendime sormaktan alamıyorum: ‘Erdoğan, Bilim Kurulu’nun gerçek tavsiyesinin sokağa çıkmama yönünde olduğunun üstünü daha ne kadar süreyle örtebilir? Birkaç üyenin çıkıp, gerçeği söylemesi ihtimalinden hiç mi çekinmiyor?’”
Bilim Kurulu’nun gerçek fikri ne?
Bu soru, cevabını bir gün sonra (28 Mart) yine Habertürk’te izlediğim ve bu yazının başında zikrettiğim bir programda buldu.
Eren Eğilmez’in sunduğu Gerçek Fikri Ne başlıklı programa (ne kadar manidar bir başlık!) üç tıp profesörü katılıyordu (Ahmet Özdoğan, Yağız Üresin ve Çağrı Büke). Ankara stüdyosunda ise Bilim Kurulu üyesi Doç. Dr. Sema Turan vardı.
Eren Eğilmez, stüdyodaki hocalara gerekçelerini sonra almak üzere sorduğu bir soruyla başlattı programı: “Sokağa çıkma yasağı gerekli mi, tek kelimeyle cevap veriniz.”
Bu soruya üç bilim adamı da “evet, gerekli” cevabını verdi.
Programın moderatörü, bu cevapların ardından Bilim Kurulu üyesi Sema Turan’a soruların sorusunu yöneltti: “Dün, Bilim Kurulu tam olarak nasıl bir tavsiyede bulundu?”
Sema Turan önce kişisel kanaatinin sokağa çıkma yasağı yönünde olduğunu söyledi, muhtemelen soruların sorusundan kaçıp (nedenlerini tahmin etmek zor değil) bununla yetinecekti ki, programın yöneticisi buna izin vermedi: “Peki, sizin kişisel görüşünüzle Bilim Kurulu’nun tavsiye kararı uyuşmadı mı?”
İçimden, “bravo, işte gazeteci sorusu” diye geçirirken, Ankara’dan cevap geldi: Hayır, Bilim Kurulu’nun tavsiyesi de bu doğrultudaydı. Hatta devamında öyle şeyler söyledi ki, Bilim Kurulu’nun bu tavsiyesini oy birliğine yakın bir çoğunlukla aldığı gibi bir izlenim bile doğdu.
Hiç şüphem yok, önümüzdeki günlerde Bilim Kurulu üyelerinin de dahil olduğu bilim insanları karantinaya dair taleplerini daha gür bir sesle ifade edecekler ve iktidarın, kararına onları da ortak etme taktiği tümüyle çökecek. Büyük bir ihtimalle sonunda karantina kararı alınacak fakat önceki birçok kararda olduğu gibi yine geç kalınmış, yine hastalığın peşinden gidilmiş olacak.
Karantina önerisi: FETÖ taktiğine alet olmak
Şu son günlerde kayıtsız şartsız iktidarcılar yeni bir vesvese geliştirdiler. Buna göre Koronavirüs’e karşı karantina önerisini dile getirenler ya doğrudan “FETÖ”cüdür ya da “FETÖ”nün oyununa gelmektedir. Melih Altınok’ların, Kurtuluş Tayiz’lerin, Cemil Barlas’ların, bilumum Pelikancının bugünlerdeki favori ithamları bu.
Şimdilik bilim adamlarına laf sokuşturmuyorlar, yıpratma faaliyetini onların sözlerini kamuoyuna iletmede aracılık görevi gören yayın organları üzerinden yürütüyorlar. Başta söylediğim gibi, asıl darbe de bugünlerde bu doğrultuda etkili bir yayıncılık yapan Habertürk’e indiriliyor:
“Şimdi de ‘sokağa çıkma yasağı’ kampanyası başlattılar. Madenden aldığı enerjisini son zamanlarda yalnızca bu kampanyaya kanalize eden Ciner'in medya grubu başı çekiyor.” (Akşam gazetesi yazarı Kurtuluş Tayiz’in tweet’i, 28 Mart).
Tayiz’in tweet’inde işaretlediği yazısında Melih Altınok da “FETÖ trollerinin halk sağlığına olan ilgilerinin ve sokağa çıkma yasağı kampanyasına omuz vermelerinin üzerinde durmak gereğine” işaret ediyordu. (Sabah, 28 Mart).
Hükümetçi yazarlar bugünlerde sanki “FETÖ’cü sana söylüyorum, sokağa çıkma yasağı öneren bilim insanı sen anla” der gibiler.
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.07.2025
14.07.2025
23.06.2025
19.06.2025
17.06.2025
8.06.2025
1.06.2025
11.05.2025
8.05.2025
4.05.2025