Aydın Selcen
Gisele Halimi bir avukat. Aslen Tunuslu, sonradan Fransa vatandaşı. Annesi Sefarad Yahudisi, babası Berberi. Fransa’da feminizmin erken dönem sancaktarlarından, sömürgecilik karşıtı ve hem Tunus hem Cezayir’in bağımsızlık mücadelelerinin destekçisi; insanlığa katkıları, cüreti ve cesareti anlatmakla bitmeyecek bir kadın. Uzun ve güzel yaşadı, geçtiğimiz günlerde 93 yaşında rahmetli oldu. Meşhur hikâyede, dönemin Cumhurbaşkanı De Gaulle, Halimi’ye “hanımefendi (“madame”) mi, hanımkızım (“mademoiselle”) diye mi hitap edeyim?” diye sorar. Halimi, “avukat (“maître”-yerleşik hitap şekli: “üstad”) demeniz yeterli” yanıtını verir.
Günümüz Fransa’sında Cumhurbaşkanı Macron’un belediye başkanlıklarını kaptırınca vali atamalarına abandığı aktarılıyor, iki ülkeyi bilenlerin “kayyım” esprileri eşliğinde. Ama konumuz farklı. Yarı-başkanlıkla yönetilen Fransa’da “oyun” benzer olabilir ama “saha ve zemin” bambaşka. Bizim de gereksinim duyduğumuz “oyun” üzerinde uzlaşmak yani “demokrasi ittifakı” değil, “saha ve zemin” konusunda yani “yeni cumhuriyet için birlik” kurmak diye tutturmam bundandır.
Zamanında eski Fransa’da, yeni Fransa’nın temellerini atan De Gaulle’ün deyim yerindeyse pantolonunu usturuplu biçimde indiren Halimi gibi, ona kimlik sorulmasının yasal dayanağını sorgulama cüreti (!) gösteren Hatay Barosu Başkanı Ekrem Dönmez de avukat. Meslektaşı genel yayın yönetmenimiz Ali Topuz’un bu sütunlardaki yazısı olayın vahametini tüm çıplaklığıyla açıklıyor. İleride belki bugün Halimi’nin erdemi önünde saygıyla eğildiğimiz gibi, Dönmez’in de muhayyel heykelini zihinlerimize dikeriz. Çok beklemeden, acaba CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Dönmez’i yanına alıp bir basın toplantısı düzenlemeyi düşünür mü? Yoksa bu önerim, buradan istenmese de paylaştığım diğer önerilerim gibi “oyuna gelmek” mi sayılır, bilemem.
Bizim yerli ve milli dögollar ise, temel atmak ne kelime, eldeki hayratı da viran etmekle meşguller. Franco ile Atatürk’ün, Hagi ile Emre’nin aynı kefede değerlendirilemeyeceği gibi. Nitekim yaptığı açıklamada, “Bizim ‘polis devleti’ mi yoksa ‘hukuk devleti’ mi olduğumuza karar vermemiz gerekiyor. Her istenmeyenin bastırıldığı, baskılandığı bir süreçten geçiyoruz.” diyor Dönmez. Gözaltı görüntülerini paylaştığı Hatay İl Emniyet Müdürü ona Baro Başkanı olduğunu belirtmesinin yeterli olduğu ve görüntüleri onunla paylaşmasından ötürü “utanç duyduğu” yanıtını vermiş. Ali Topuz’un aynı konudaki ikinci yazısının başlığı da “ciğeri kediye, demokrasiyi polise emanet edeceksin” idi.
Dönmez’in çıkışı, 2010’da Tunus’da kendini ateşe veren işportacınınkiyle (Muhammet Buazizi), yahut 2001 krizinde başbakanlık önünde yazar kasa atan esnafınkiyle (Ahmet Çakmak) siyaseten eşdeğer. Sözkonusu eylem, içinde bulunduğumuz cendereyi de, oradan çıkışın yolunu da “beş soruna on üç çözüm, on üç çözümü açıklayan beyanname” ile yan yana konulduğunda, çok daha anlaşılır biçimde hepimizin gözünün önüne seriyor. Hemen kendimizi tokatlayalım: CHP’yi dışlayan demokrasi mücadelesi olmaz. Kemal Bey’in işi çok zor, Akşener’i idare ederken, HDP seçmenini hoş tutmaya çabalıyor. Partiden ayrılıp öz-CHP’yi yahut CHP’nin İYİP’ini kuracak olan Muharrem İnce de cabası.
Önce yeni anayasa, sonra parlamenter sistem, nihayet Kürt sorununun mecliste çözülmesi. İki müjde peş peşe: Cumhuriyetin kurucu partisi Kürt sorunun varlığını tescil etti ve yeni bir Kürt Raporu için ilgili, bilgili, deneyimli, birikimli kişilerle henüz ayrıntılarına vakıf olamadığımız toplantılara başladı. İYİP Genel Başkanı Akşener daha net: HDP’yi PKK’nin uzantısı olarak gördüklerini defalarca vurguladı. HDP’nin ana gövde seçmeni de net: Her gün kayyımlarla yaşıyor, “Dönmez gözaltısı x 10” uygulamaları günbegün deneyimliyor. HDP Eş Genel Başkanı Sancar’ın demokrasi ittifakı çağrısını da duyan, duymak isteyen olmadı. Babacan ve Davutoğlu’nun Ayasofya desteği, Karamollaoğlu’nun İstanbul Sözleşmesi tutumu da ortada. Bu duruma Amerikalılar “ölü atı kırbaçlamak” diyor galiba, yerlicesi “ölme eşşeğim ölme” sanırım.
O esnada, ileri demokrasi coşkusu sıcak ve nemli bir yaz günü apansız patlayan lağım misali burun direklerini sızlatır tarzda buram buram yaşanırken, profesör lakâplı DİB Erbaş devlet memurluğunun tüm haşmetiyle bayram namazına da sünnet çocuğu gibi elde tören kılıcı çıktı. Özetle “ders almam, ders veririm” dedi hepimize. Maslak’taki devasa MİT karargâhı açılışında Sayın Cumhurbaşkanımız, sağolsunlar, biz tebasıyla II.Abdülhamit’in ve o arada jurnalciliğin faziletlerini paylaşmayı ihmal etmedi. Sözcüsü Kalın, o da profesör, modernleşme adı altında bize başkalarının öyküleri mi anlatılmış neymiş, şimdi kendi akortsuz türkümüzü çığıracakmışız milletçe, o istikamette görüş beyan etti. Hani “olurlarıyla” yasaya aykırı biçimde ilçeler toptan kapatılıp, seri kimlik kontrolleriyle vatandaşın huzuru tesis edilen Sayın İçişleri Bakanı da durur mu, Pervari’den ses verdi: Görecekmişiz, hiçbirimizin ummadığı gelişmeler Türkiye’de yaşanacakmış. Ona ne şüphe!
Fakat bilin bakalım ne yok? Uğur Gürses yine yazdı, kasa tamtakır. AB’de Covid-19 dolayısıyla rekor küçülme yüzde 12’nin üzerinde, aksi gibi turist de göndermiyor. Sefere kalktık, Libya’da öyle açıkladık, affedersiniz petrole çökecektik, heyhat Suriye’de olduğu gibi nüfus bizde, kuyular rakip takımlarda kaldı. Kuzeydoğu Suriye’nin petrolünü çıkarmak için ABD’nin DeltaCrescent şirketiyle (Crescent Petroleum ile ilgisi yok, Gulfsands ile var) anlaşma yapılmış, meğer Ankara’nın da sessiz rızası devşirilmiş. Hani Fransız Courbet Libya’ya giden konvoyun arasında slalom yaptıydı, sonra Fransa’yı masada madara ettikti ama o gün, bugün denizden lojistik destek kesildi. İşe bakın, ABD’nin Eisenhower uçak gemisi de beraberindeki görev gücüyle bizim NAVTEX ilan ettiğimiz manevra alanına geldi, biz de müzakereye kapı açıp, yüce gönüllülükle sondaj faaliyetine ara verdik, yetmedi ABD ile ortak tatbikata başladık. Putin’le telefonda yapılan turist ve domates pazarlıkları neticesinde de Suriye’de frene bastık.
Çok uzun zaman önce sadık amadeniz devlet hizmetinde Kürt ellerinde görev yaparken Ankara’dan o işlerle ilgili bir genel müdür büyükelçimiz teşrif buyurmuşlardı Erbil’i. Havaalanından otele giderken ilk sorusu “burada Arapça mı konuşuluyor?” olmuştu. Ben utangaç tavırla izahata girişince, sözümü kesip, “bunları senin ofise gidince konuşuruz” yanıtı almıştım. Bilahare benim odamda bir saate yakın anlattım durumu ve bir yandan izlenen güvenlikçi politikaların o dönemki açılımcı siyasal iradeyle yarattığı çelişkiyi. “Bitti mi?” diye sordu önce, sonra bir süre düşünür gibi sessiz kaldı. Neden sonra “anladım ki bizim hiç karışmamamız gereken işler bunlar” dedi. Varsayalım yarın, bilemediniz öbür gün, velev ki 2023’te berceste muhalefetin bir güzide adayı ol başkanlık tahtına oturanda, koltuğunun altında MİT, TSK, EGM, idare reformu ve anadilde eğitim gibi Kürt dosyalarıyla devletlû haşmetmaapa arza girecek bir memur sunumunun ardından sizce farklı bir yanıt alır mı?
“Yok sanmam, almaz vallahi” diyorsanız, demokrasi ittifakınız hayırlı olsun: Mavi Vatan’da, siber vatanda, dağda ve bayırda beka mücadelesine devam. Bana gelince, modernleşme bünyeye yabancı, Batı’dan ithalmiş ya, getirin İspanya, Fransa, Britanya, Almanya, İtalya her neyse Türkiye’yle karşılaştırılabilir cesamette gerçekten demokratik herhangi bir büyük ülkenin sistemini. Ama bütünüyle; eğitim, yönetim, hukuk, hak ve özgürlükler şu bu: O’cu olacağım söz, elimde o ülkenin adı yazılı bir pankartla sizleri vapur çıkışında Kadıköy rıhtımında çiçeklerle karşılayacağım, aha da buraya yazıyorum. Bir de dipnot: Demokrasiye geçiş mücadelelerinde, karizmatik, toplumu ardından sürükleyen liderliğin de önemi büyükmüş, nedense aklıma geldi. Örnekse Cumhurbaşkanı De Gaulle, 3 Temmuz 1962’de Cezayir’in bağımsızlığını tanırken, “küçülttüğü” Fransa’ya şanını, büyüklüğünü anlatabilen bir liderdi. Şansölye Brandt 7 Aralık 1970’de Varşova’da Yahudi Gettosu Kahramanları Anıtı önünde diz çökerek, kendini küçültürken, Almanya’yı büyüten, yine Almanya yapan, yeni Almanya’nın temel taşını koyabilen bir liderdi.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları









































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.04.2025
23.02.2025
27.01.2025
9.12.2024
19.11.2024
11.11.2024
2.11.2024
1.08.2024
14.06.2024
14.04.2024