Celal BAŞLANGIÇ
İddianameye bakılırsa suçları çok büyük!
Savcı her bir sanık için teker teker sıralamış suçlamalarını.
Bir kez devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma…
37 kişiyi öldürme, 31 kişiyi öldürmeye teşebbüs…
24 kez yağma, 38 kez alıkoyma, bin 750 kez alıkoymaya teşebbüs, 397 kez yakarak mala zarar verme, bin 60 kez kamu malına zarar verme, 503 kez yakarak kamu malına zarar verme…
53 kez işyeri dokunulmazlığını ihlal, 294 kez geceleyin işyeri dokunulmazlığını ihlal, 26 kez geceleyin açıktan hırsızlık, 20 kez açıktan hırsızlık, 114 kez hırsızlık, 272 kez geceleyin hırsızlık, beşer kez basit yaralama, 43 kez silahla basit yaralama…
264 kez ibadethanelere zarar verme, bir kez düşük yapmaya neden olma, 24 kez bayrak yakma, 25 kez 5816 sayılı Atatürk’ü Koruma Kanunu’na muhalefet ve suç işlemeye tahrik…
Savcı 27’si tutuklu, altısı adli kontrollü, 75’i yakalamalı olmak üzere toplam 108 şüphelinin her biri için ayrı ayrı rekor ceza istiyor; 29 ayrı suçtan 38’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 19 bin 680’er yıl hapis…
Belli ki bu iddianame konjonktüre uygun olarak HDP’yi kuşatma, baskılama, aşağılama, belki de kapatmak için altyapı oluşturma, kriminalize ederek muhalefette oluşacak bir cepheyi şimdiden dağıtma amacını güdüyor.
Kesin olarak bu girişimin birinci amacı bu ama diğer yandan da AİHM’in Demirtaş hakkında kesin olarak verdiği “derhal serbest bırakılmalı” kararını boşa düşürmek gibi beyhude bir amaç taşıyor.
Yani koskocaman bir torba atarak PKK/KCK’den HDP’ye oluşan bir hatta bütün yapıları birbirine bağlayarak hepsine “terörist” muamelesi yapmak amaçları.
Hem etinden, hem sütünden, hem derisinden, hem dişinden, hem tırnağından, hem kemiklerinden yararlanmayı hedefleyen çok amaçlı bir iddianame bu.
İddianamede suçlanan kişiler hakkında bazı itirafçı ifadeleri, bazı demeçleri ve bolca da internet haberlerinden derlenmiş ekran görüntüleri var.
En çok alıntı da ANF’den yani Fırat Haber Ajansı’ndan yapılmış.
Ama bu ajansın sitesinden alınan her ekran görüntüsünün altına “PKK/KCK silahlı terör örgütü ile iltisaklı ANF isimli internet sitesinde…”, “… başlıklı sözde haberin paylaşıldığı…” diye notlar düşmeyi de ihmal etmemişler.
Yani iddianamenin diliyle söylersek “PKK/KCK ile iltisaklı ANF’nin sözde haberleri”ni şüpheliler hakkında delil olarak kabul etmişler.
İddianameyi okumadan önce savcıların ve hâkimlerin “PKK/KCK ile ilintili bir ajansın sözde haberlerine” bu kadar itibar edeceklerini tahmin etmek mümkün değildi.
Şöyle bir göz atınca insan “ANF olmasa bu iddianameyi yazamayacaklardı herhalde” demekten kendini alamıyor.
Bu iddianamenin ne kadar boş, ne kadar altyapısız, ne kadar ölçüsüz olduğunu anlamak için en ağır biçimde suçlanan 108 kişiden sadece birisine bakmak bile yeterli derecede aydınlatıcı olacaktır.
İddianamenin mantığına göre 6-8 Ekim 2014’te, yani üç gün içersinde 35 il, 96 ilçe ve 131 yerleşim yeri dolaşıp 37 kişiyi öldürme, 31 kez öldürmeye teşebbüs etme, yağma, yakma ve benzeri 29 ayrı suç işleyenlerden biri de Suriye’de kurulu PYD’nin (Demokratik Birlik Partisi) eski Eş Genel Başkanı Salih Müslim.
Peki, Salih Müslim hangi ara Türkiye’ye gelip bütün bu suçları nasıl işlemeyi başarmış?
İşte iddianamede bunu görmek pek mümkün değil.
Müslim’in adı 3 bin 500 sayfayı aşan iddianamenin yedi yerinde var; bunlardan üçü basında çıkan haberlerin kupürlerinde, ikisi Ayhan Bilgen’in cep telefonundaki fotoğraflarda ve ikisi de örgütle olaylar arasında ilişkinin değerlendirildiği bölümlerde.
Örneğin Kobane için KESK öncülüğünde yapılan bir eylemle ilgili haber var iddianamede.
Bu habere göre Sebahat Tuncel iktidara “Eğer samimiysen PYD Eş Başkanı Salih Müslim ile yaptığın görüşmelerde verdiğin sözleri tut” çağrısı yapıyor eylemde.
Başka bir örnek… İddianamede yer alan bir habere göre dönemin BDP Milletvekili Hasip Kaplan bir konuşmasında Güney Kürdistan’da PYD Eş Başkanı Salih Müslim ile görüştüğünü söyleyerek “Bana ‘Cizre halkına en sıcak selamlarımı götür, bizim yanımızda olduklarını biliyoruz’ dedi” diye bir aktarım yapıyor.
Bir de iddianamede Ayhan Bilgen’in cep telefonu taramasında Salih Müslim’in iki fotoğrafının bulunduğuna ilişkin not var:
“PKK/KCK silahlı terör örgütünün Suriye uzantısı olan PYD (Demokratik Birlik Partisi) sözde lideri Salih Müslim Muhammed isimli terör örgütü mensubunun fotoğrafının olduğu…”
İddianamede bir de “araştırma tutanağı” var.
“Soruşturma kapsamında isimleri tespit edilen şüphelilere ilişkin daha önceden ve halen özellikle PKK silahlı terör örgütünün propagandasını yapmak ve örgüt ile bağlantılarını gösteren eylemlere ilişkin sabıka araştırma kayıtları” bölümünde Müslim için tek bir not düşülmüş:
“20- Salih Müslim Muhammed (Müslim-Ayşe oğlu, 03.03.1951 doğumlu Ayn El Arab doğumlu Suriye uyruklu) isimli şahıs hakkında yapılan çalışmada; kırmızı bülten ile arandığı tespit edilmiştir.”
O kırmızı bülten de ayrı bir hikâye, o kadarına girmeyelim ama sadece Interpol tarafından kabul görmediğini söylemekle yetinelim.
Görüldüğü gibi iddianamede Müslim’in hangi ara Türkiye’ye gelip 6-8 Ekim 2014’te iddianamede yer alan hakkındaki 29 ayrı suçu nasıl işlediği belli değil.
Ama iddianamede anılan 6-8 Ekim 2014 tarihinden sonra da Türkiye’ye geldi Salih Müslim, hem de bunca suçu işlediği iddia edilen tarihten yaklaşık sekiz buçuk ay sonra…
Hem de Dışişleri Bakanlığı’nın davetlisi olarak gelmiş ve daha önce kullandığı Erbil ya da Süleymaniye üzerinden değil.
Müslim’in bunca suçu (!) işledikten sekiz buçuk ay sonra Ankara’ya gelebilmesi için özel izinle bir sınır kapısı bile açılmış.
Bunu biz söylemiyoruz, daha önce Yeni Şafak’ta köşe sahibi olan bugünün Hürriyet Yazarı Abdülkadir Selvi söylüyor.
7 Temmuz 2015’te Yeni Şafak’taki köşesine “Salih Müslim’in Türkiye trafiği ve İncirlik Üssü” başlıklı bir yazı yazmış Selvi.
Yazısında önce bazı kulis bilgileri veriyor:
“Ancak PYD konusunda bir tavır değişikliği gözleniyor.
“Bunu geçen hafta bir grup gazeteci ile bir araya gelen devlet yetkilisinin, ‘PYD, rasyonel bir aktör olabilir’ şeklindeki sözlerinden öğrenmiştik.
“Devlet yetkilisi ‘PYD ile uzlaşmak mümkün. IŞİD ile PYD arasında çok büyük fark var. PYD’nin rasyonel ve muhatap alınabilecek bir aktör olduğunu düşünüyoruz. Rasyonel davranırsa uzlaşma mümkün’ demişti.”
Selvi, yazısının ilerleyen bölümlerinde Müslim’in 6-8 Ekim 2014 Kobane olaylarından sekiz buçuk ay sonra resmi görüşme yapmak için 20 Haziran 2015’te Türkiye’ye geldiğini aktarıyor:
“Salih Müslim’e ikinci bir kredi daha açıldı. Salih Müslim geçen hafta 24 saatliğine Ankara’daydı. Yurtdışına giderken Erbil ya da Süleymaniye’yi kullanan PYD lideri 20 Haziran Cumartesi günü kendisine özel izinle açılan bir sınır kapısından girip Mardin üzerinden Türkiye’ye geldi. Müslim’in Mardin üzerinden Ankara’ya geldiği yönünde bir kulis bilgisine ulaştım.”
Bir kulis notu daha aktarıyor Yeni Şafak’taki yazısında Selvi:
“PYD konusunda duyarlılığı yüksek kesimlerde PYD ile IŞİD birbirinden ayırıyor. PYD ile irtibat kurulabileceğini söylüyor. ‘Güneyde bir topluluk var. Bunları yok saymak ya da muhatap almamak söz konusu değil. Geçmişte Talabani ve Barzani’ye uygulanan bir sistem var. Salih Müslim’le de irtibat kurulabilir. Bunun için Salih Müslim’in açıklamalarının bir düzene girmesi lazım. Salih Müslim Türkiye’nin hassasiyetlerine saygı gösterir, açıklamalarında özenli davranırsa o zaman irtibat kurulabilir’ diyorlar.”
Yani 2015’te özel izinle sınır kapısı açıp Ankara’da resmi görüşme yapan ve “irtibat kurulabilir” bulan AKP anlayışı bugün kalkmış bu davetten sekiz buçuk ay önce Ekim 2014’te yaşanan Kobane olaylarından dolayı Salih Müslim hakkında bugün 38 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 19 bin 680 yıl hapis cezası istiyor.
Şimdi iddianamenin ciddiyetine uygun bir dille sormanın tam zamanı; n’etti la bu Salih Müslim size!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları




































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.03.2023
17.03.2023
1.01.2023
17.11.2022
9.09.2022
10.07.2021
26.06.2021
22.06.2021
8.06.2021
4.06.2021