Fehim TAŞTEKİN
Suriye’de Rus stratejisi sahada bilek büken gerçekliği ve çıkış umuduna ayarlı aldatısıyla yeni bir aşamaya giriyor. Ruslar askeri kazanımları ekonomi ile tahkim edip siyasi çözümü mümkün kılmak istiyor.
ABD’nin Sezar Yasası ile Suriye’yi çökertme hamlesini Rusya’nın nasıl karşılayacağı merakla beklenirken Rus diplomasisi 6-7 Eylül’de ağır toplarıyla Şam’a çıkarma yaptı. Önce Başbakan Yardımcısı Yuri Borisov, ardından Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov Şam’a intikal edip Devlet Başkanı Beşşar el Esad, Dışişleri Bakanı Velid el Muallim ve diğer yetkililerle görüşmeler yaptı. Elektrik santralleri, petrol ve doğalgaz tesisleri dahil kritik önemdeki 40 tesisin yenilenmesini içeren bir ekonomik işbirliği paketi üzerinde duruldu. Anlaşmaların yıl sonuna tamamlanması hedefleniyor. Paket deniz sınırlarında hidrokarbon aramasını da içeriyor. Yani Rusya Doğu Akdeniz’deki enerji oyununa Suriye üzerinden girmek istiyor.
***
Askeri müdahaleye ekonomik boyut katan bir süreç üç yıldır zaten işliyordu. Kremlin’e yakın oligarklar pay peşindeydi. Amerikalıların hedefindeki Gennadi Timçenko’ya ait StroyTransGas, Palmira’daki fosfat madenlerinin işletmesini 49 yıllığına, Tartus limanının işletmesini 50 yıllığına almıştı. Aynı şirket 2017’de Humus’a 50 km. mesafedeki gaz tesisi (GPZ-1) ile Rakka’nın 75 km. güneydoğusundaki gaz tesisinin (GPZ-2) yapımını üslenmişti. 2017’de Tartus ve Banyas kıyılarında petrol ve doğalgaz arama işi de StroyTransGas’a verilmişti. SoyuzNaftaGas ile de 7 yıl önce benzer bir anlaşma imzalanmıştı. Zarubezhneft, Zarubezh Geology ve STG de petrol arama, sahaların yenilenmesi ve rafinerilerin bakımı için anlaşmalar yapmıştı. Aralık 2019’da Suriye Parlamentosu, Mercury ve Vilada ile ülkenin kuzeydoğusundaki petrol sahaları ile Şam’ın kuzeyinde bir doğalgaz havzasında arama ve üretim çalışmaları için yapılan üç ayrı anlaşmayı onaylamıştı. Mercury, Wagner’in kurucusu Yevgeni Prigojin’e ait.
***
Temmuzda Şam’a sunulan 40 kalemlik proje paketi yeni bir aşama. Suriye’de ağırlaşan ekonomik durum sistemin altındaki halıyı çekiyor. Rusya da bu halde askeri sonuçların siyasi zafere dönüşmeyeceğini gördüğünden müdahaleyi boyutlandırıyor. Tabii bu 5 yıldır savaşa yapılan yatırımın karşılığı da sayılır. Fakat mesele hâlâ savaşı kazanmakla ilgili.
O yüzden bazı önemli kararlar alındı. Rus lider Vladimir Putin geçen mayısta Rusya’nın Şam Büyükelçisi Aleksander Efimov’u özel temsilci olarak atamıştı. Zaten iki temsilci vardı; biri Suriye’den sorumlu Aleksander Lavrentiyev, diğeri Orta Doğu’dan sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Mikhail Bogdanov. Ama ikisinin çalışmaları daha çok askeri meseleler, muhalefetle ilişkiler, Astana, Cenevre ve Soçi süreçlerine odaklıydı. Önceden Abu Dabi elçisi olan Efimov’un 2018’de Şam’a gönderilmesi ve devamında özel temsilci yapılması yeniden inşa sürecine ağırlık verme arayışıyla ilgiliydi. Bu arada bir tıkanma yaşandı. Moskova’nın Esad’a sistem içinden bir alternatif aradığına dair Rus kaynaklı spekülasyonlara paralel olarak Suriye yönetimi Rami Mahluf gibi ayrıcalıklı oligarklara dokunacak şekilde ‘yolsuzlukla mücadele’ ve ‘mali denetim’ kampanyası ile evin avlusunu biraz düzene soktu. Ardından temmuzda genel seçimler, ağustosta yeni hükümetle birlikte Şam, Moskova’ya işlevsel bir ortak olabileceği görüntüsünü verdi. Rus çıkarması bu zemin üzerinde geldi. Putin, Esad’a emeklilik yeri arayanları bir kez daha ters köşeye yatırdı. Fakat yeni hamleler de şahsa değil Rusya’ya müttefik bir devletin devamlılığına yönelik.
***
Rusya’nın ekonomiye ağırlık verirken paralel atışlara da ihtiyacı var:
– Fırat’ın doğusunda Kürtlerin ABD ile vedalaşmasına imkân verecek şekilde özerk idareyle ilgili bir formül bulunması için Şam’ı cesaretlendirmesi gerekiyor. Ama buradaki sıkıntı ciddi. Şam özerkliği bölünme projesi olarak okuyor. Müttefikler arasındaki görüş ayrılığı Şam’daki basın toplantısına da yansıdı. Moskova’da Suriye Demokratik Meclisi ile Moskova Platformu/Halkların İradesi Partisi arasında imzalanan mutabakat soruldu. Muallim, “Anayasaya aykırı hiçbir anlaşmayı desteklemiyoruz” dedi. Lavrov ise Rusya’nın mutabakatta bir dahlinin olmadığını ama imzacı tarafların Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünü teyit ettiğini, bunun da Moskova’nın tutumunu yansıttığını belirterek bir nevi girişime kefil oldu.
Amerikalılar Suriye’ye ayak basıncaya kadar Kürtlerin özerkliğini tanımak, Şam’ın Ankara’ya verebileceği bir yanıt olarak ihtimal senaryoları arasındaydı. Şimdi Ruslar hem Ankara hem Şam’a, “Kürtlere bir şey vermeden ne Amerikalılar gider ne de Suriye’nin bütünlüğü sağlanır” diyen bir pozisyonda. Ne var ki Türk vetosu yüzünden ne Amerikalılar ne de Ruslar Kürtleri Cenevre sürecine ortak edebiliyor. Şam’ın inatçılığına ilaveten Ankara’nın vetosu kalkmadığı müddetçe Cenevre’den de Fırat’ın doğusunu kuşatacak bir çözüm çıkmayabilir. O yüzden Rusya alternatif bir çıkışa asılmak durumunda.
– Beri tarafta Rusya’nın İdlib kördüğümünü çözmeden Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğine olan taahhüdü de sözde kalabilir. Türkiye’nin himayesinde İdlib’in ‘Cihadistan’ statüsü oturuyor.
Rusya’nın ‘al-ver’ stratejisinin sonucu artan Türk askeri varlığı da Şam’da sorgulanıyor. İdlib’de operasyonların ötelenmesi ciddi bir rahatsızlık konusu. M-5’in yeniden kontrol altına alınmasının ardından sıra M-4’e geldiğinde 6 Mart’ta Rus-Türk mutabakatıyla operasyon durduruldu. M-4’ü açmaya dönük Rus-Türk ortak devriyesi aylardır debeleniyor. Türkiye’nin terör örgütlerini elimine etme taahhüdü ise aldatmaca. M-4’ün iki yakasında 6’şar kilometrelik güvenli bölge hedefi de kâğıt üzerinde kaldı. Haliyle Suriyeliler, “Acaba Rusya ekonomik-stratejik çıkarları için Türkiye ile farklı bir pazarlık mı yapıyor” diye soruyor. Basın toplantısında, “Ankara, Suriye’deki varlığını sona erdirmek için hangi bedeli talep ediyor?” diye soruldu. Lavrov Türkiye ile mutabakatların Suriye liderliğinin desteği ile sağlandığını, ekonomik unsur barındırmadığını savunup ekledi: “Suriye hükümetinin, İdlib gerilimi azaltma bölgesinde kontrol ettiği topraklar, Rus-Türk mutabakatlarının imzalandığı andan itibaren önemli oranda arttı.”
Mayıs 2017’de Astana’da dört gerilimi düşürme bölgesinin oluşturulması mutabakatı ve daha sonra gelen Soçi ve Moskova mutabakatlarının tümünü birlikte düşünürsek bu ortaklık şu sonucu verdi: Muhalefetin Doğu Halep, Doğu Guta, Dera, Kuneytra, Humus ve Hama’daki mevzileri çöktü. Ya silah bıraktılar ya da İdlib’e taşındılar. Moskova’da 6 Mart’ta sağlanan son mutabakat da M-5’in merkezin kontrolüne geçmesinin ardından oluşan yeni statünün Türkiye tarafından kabullenilmesini sağladı.
Şimdilik mutabakatlar, Ankara üzerinde baskı kurulmasına yarıyor. Ama Türkiye de mutabakatı kullanarak İdlib’deki askeri noktaların sayısını 68’e çıkarttı. Bu gidişat ilhak senaryosunu akla getiriyor. Rusya, Cenevre’de bir anayasa taslağı çıkıncaya kadar Ankara’yla gerilimli ortaklığı sürdürmekten yana. Sonra “Artık çekilme sırası sende” diyebilecek.
– Rusya’nın zar zor doldurduğu çuvalın ağzını büzebilmek için Cenevre’nin yürümesi lazım. Üçüncü buluşmanın ardından BM Özel Temsilcisi, Moskova’ya gidip Şam heyetinin yavaşlatıcı tutumunu aktardı. Genel izlenim; Rusya, süreci uzatan tutumdan rahatsız. Şam’ın taktiklerinde amaç şu: Anayasa yazım sürecinin olabildiğince geciktirilmesi, 2021’de başkanlık seçimlerine yeni anayasayı beklemeden gidilmesi, ola ki yeni anayasa yazılır da halk oylamasından geçerse uygulamanın 2024 genel seçimlerine bırakılması. Muhalif heyet önce anayasa sonra seçim diyor. Moskova için Cenevre’nin çözüm platformu olmaktan çıkmaması önemli. Bu yüzden Şam’dan süreci ciddiye almasını bekliyor. Bu da gündeme geldi. Muallim seçimlerin zamanında yapılacağını söylerken Lavrov, “Anayasa komitesi bir vakit sınırlamasına bağlı değil. Yeni anayasa yapılmadığı sürece ülke mevcut anayasayı uygular” dedi.
– İsrail-ABD-Avrupa-Körfez dörtgeni İran’ın Suriye’deki varlığını normalleşmenin önünde bir engele dönüştürürken Moskova’nın da bu konuda kıvrak çözümlere ihtiyacı artıyor. Rusların İsrail’in saldırılarına göz yumması, güneyden İran unsurlarının çekilmesini sağlaması, milis yapılanmaları kontrol altına almaya çalışması Rusya’yı Suriye’de tercih edilen bir güce dönüştürse de İran’la beklentileri karşılamıyor. Lavrov, “Rusya, İran’ın çekilmesi için uğraşıyor mu” sorusuna “İran’ın varlığını Suriye liderliğinin tutumu dışında ne Rus ne da başka bir tarafın iradesi belirliyor” yanıtını verdi.
Şam’ın iki müttefiki birbiriyle dengeleme taktiği de Moskova’nın işini zorlaştırıyor. Suriye’nin geleceğinde herkesi bir İran-Rus nüfuz kavgası bekliyor.
***
Özetle Sezar Yasası’nın bir çöküşü tetiklemesi Rusların askeri kazanımlarını tersine çevirme riskini artırıyor. Savaşın en şiddetli olduğu zamanlarda bile sistemi çok zorlamayan buğday, elektrik ve petrol gibi temel ihtiyaçlar artık kıtlıkla birlikte anılır oldu. ABD’nin Deyr el Zor ve Haseke’deki petrol yataklarına konması, Fırat’ın doğusundan buğday arzında güvencenin kalkması ve bunların üzerine gelen ağır yaptırımlar Rus stratejisini zorluyor. Moskova’nın mevcut durumu korurken Fırat’ın doğusunda Kürtlerle orta yol bulup Amerikalıları göndermek, Türkiye’yi İdlib’de çözüme zorlamak, Cenevre’deki anayasa yazım sürecini ilerletip yeniden inşa ve normalleşmeyi önleyen uluslararası tecridi yarmak için sistemin ekonomik ve yönetsel etkinliğini artırması gerekiyor. Aksi halde ABD’nin çöküş stratejisi mesafe alabilir. ABD’de Demokratlar seçimi alırsa Suriye dosyasına haşince el atmaları da mümkün. Ruslar bundan da endişeli.
Yazarlar
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları



































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025